Çekiciliğinden ise çok az şey kaybetti.彼なくしてはわずかな自然も残っていなかった。
1 Kasım 2004 tarihinde dikkat çekici bir sinyal olan SHGb02+14a duyurulmuştur.これまでで最も重大とされた候補信号は2004年9月1日のもので、電波源SHGb02+14a と名付けられた。
Ernst & Young raporuna göre, Polonya yatırım çekiciliği açısından dünyada 7. sırada yer almaktadır.2009年の Ernst & Young による報告によれば、ポーランドはビールの生産量ではヨーロッパでも第3位である。
Sarışın, biraz düz, çekici olmayan saçlar, güçlü çene.ブロンドの、やや剛い、魅力のない髪。
Blair istediklerini elde etmek için çekiciliğini, parasını ve sosyal statüsünü kullanır.Blair利用自己的個人魅力,金錢和社會地位去獲取自己想得到的東西。
Ve gözden kaçmayacak kadar da çekici.真故極成色不離於眼識宗。
İdamı sırasında 49 yaşında olan Edith Cavell, Belçika'da modern hemşireliğin öncüsü olarak dikkat çekicidir.当艾迪丝·卡维尔在49岁被杀害时,就已是比利时著名的现代护理先驱了。
19. yüzyılın başlarında, Alman yolları dikkat çekici derecede bozulmuştu.至19世纪初,德意志的道路状况已经恶化至令人震惊的地步。
Dikkat çekici bir örnek, yaklaşık 27 ton sıvı kripton içeren CERN'deki NA48 deneyinin kalorimetredir.其中著名的例子为欧洲核子研究中心的NA48实验中的热量计,当中使用了27吨的液态氪。
Özellikle dört maç ilgi çekici olarak nitelendirilmiştir.今天,这四项赛事被称为大满贯。
10000 güney gökküre yıldızını ve 42 bulutsu benzeri nesneyi listelediği katalogu dikkat çekicidir.因為他羅列出近一萬顆南天星星,包括42個星雲的巨大天體目錄,所以引起了世人的注意。
Dikkat çekici biçimde, bu ikinci Brocard noktası ile birinci Brocard noktası aynı Brocard açısına sahiptir.第二布罗卡点与第一布罗卡点具有相同的布罗卡角。
Vücuduna göre büyük kafası dikkat çekicidir.相對於身體來說,其頭部很大。
Onları çekici ve çok özel kılan kişisel bir dokunuş taşırlar.他以凶悍和暴烈的性格给人们留下了极為深刻的印象。
İstanbul çok güzel ve dikkat çekici bir şehir.毕尔巴鄂是一座整洁、美丽的城市。
Yüzündeki yaraları ile çok dikkat çekicidir.他脸上的表情痛苦不堪。
Artık Sif kısa saçlarıyla hiç çekici değildir.늠름한 체격에 털이 짧다.
Yüzündeki yaraları ile çok dikkat çekicidir.엄청난 미남으로 얼굴에 상처가 있다.
10000 güney gökküre yıldızını ve 42 bulutsu benzeri nesneyi listelediği katalogu dikkat çekicidir.라카유는 42개의 성운을 포함하여 약 1만 개의 남쪽 하늘의 별 목록을 작성한 것으로 유명하다.
Büyük dişleri dikkat çekicidir.귀여운 눈동자의 눈이 특징.
Orak ve çekiçin üzerinde ise kızıl yıldız bulunur.낫과 망치 위쪽에는 노란색 테두리를 두른 붉은 별이 그려져 있다.
Bu ad ile bizans kelimesi arasındaki benzerlik dikkat çekicidir.아딘크라와 이 아딘크라에 대응하는 초대칭 표현 (초다중항) 사이의 관계는 다음과 같다.
Biz böyle yapmıyoruz çünkü bu futbolu bu kadar popüler ve çekici kılmaktadır."אנחנו לא עושים זאת, וזה מה שהופך את הכדורגל למרתק ולפופולרי כל כך".
Aynı zamanda, Roma tiyatrosu estetik yönünden oldukça çekicidir.כמו כן, היה התיאטרון הרומי בעל משיכה רבה יותר לאסתטיקה.
Saray Sir Winston Churchill'in doğum yeri ve baba evi olarak da dikkat çekicidir.הארמון ידוע גם כמקום הולדתו של סר וינסטון צ'רצ'יל, ראש ממשלת בריטניה במלחמת העולם השנייה.
Gianni Le charme discret de la bourgeoisie (Burjuvazinin Gizli Çekiciliği) (1972) ....סוד הקסם הבורגני, Le charme discret de la bourgeoisie, 1972.
Bu noktada iki tür davranış biçimi dikkat çekicidir.לתהליך זה ידועות שתי בקרות.
Don Pasquale yeni sözlüsünu çok çekici bulur.דון פסקואלה אובד עצות.
Bu holdeki tarihi asansör dikkat çekici başka bir detaydır.במשרדי בית הכנסת שבקומה העליונה ניתן למצוא פריטים מעניינים נוספים.
Orada liberalizmin mimarisi üzerine uzun ve ilgi çekici bir konuşma yaptı.הוא הקפיד על הופעה חיצונית מסודרת ונאה בקרב חסידיו.
Britanya özellikle madenleri ve köleler bakımından Roma için çekici bir hedefti.בריטניה הייתה מטרה אטרקטיבית לרומאים בשל עושרה במחצבים ובעבדים.
İlgi çekici bir aksanı vardır.מדבר במבטא יידי כבד.
Ayrıca dikkat çekiciliğinden dolayı dünyada taksiler sarıdır.גם ברשות הפלסטינית המוניות צבועות בצהוב.
Taşı akik silahı matkap olabilen bir savaş çekicidir.אז נופל כדור דיו שאיתו אפשר להכין נשק.
1 Kasım 2004 tarihinde dikkat çekici bir sinyal olan SHGb02+14a duyurulmuştur.На 1 септември, 2004 е засечен интересен сигнал SHGb02+14a.
10000 güney gökküre yıldızını ve 42 bulutsu benzeri nesneyi listelediği katalogu dikkat çekicidir.Известен е с изработения от него каталог на повече от 10 000 южни звезди, включващ и 42 мъглявинни обекта.
Her neyse, İsveçlilerin çekici olduğunu duyduk," şeklinde bir açıklama yaptı.Той уведомява, че скептиците заемат проактивна позиция „да предложат алтернативно обяснение.
Kasabadaki bir çekici.Любимец на града.
Bir çocuk olarak dikkat çekici bir müzik yeteneği vardır.От дете проявява добри музикални способности.
İstanbul çok güzel ve dikkat çekici bir şehir.Белград е красив и модерен град.
Ayrıca yöredeki diğer çekiciliklerde mağaralardır.В хълмистите райони подходящи са и останалите изложения.
Tlepş büyük çekici ile taşı kırar, içinden ateş saçan, kor halindeki Sosrıkua çıkar.Кремъка изсича искра, при удара си в оребрена (грапава, насечена) стоманена пластина (огниво).
Ayrıca çekici hastalar doktorlarından daha iyi bakım alırlar.Също така те разполагат с малко повече нападателни умения, отколкото лечителите.
Albümde farklı mesajlar dikkat çekicidir.Отзивите за албума са многозначителни.
Peçeli olduğundan Harun onu tanımaz ve güzel kızın çekiciliğine kapılarak onu satın alır.Той разглежда портретът на Орсина и осъзнава, че вече не я намира за привлекателна и красива.
Hayri İrdal’ın hayatı başından itibaren dikkat çekicidir.Радикалния бихевиоризъм привлича внимание още от самото си начало.
Teçhizatlar genellikle Taian çekiciler üzerine eklenir.Любопитството често ги кара да се покатерят и върху превозните средства.
Dikkat çekici bir husus da şudur.Това е толкова забележимо.
Rüyada Betty; başarılı, çekici ve ileride ünlü bir oyuncu olmanın hayaliyle yaşayan bir kadındır.U snu, Betty je uspješna, šarmantna i živi u nadi kako će jednog dana postati slavna glumica.
Nehir beni sürükleyerek su çekici Akki’ye götürdü.Rijeka me nosila i donijela me u Akkiju, vodonoscu.
10000 güney gökküre yıldızını ve 42 bulutsu benzeri nesneyi listelediği katalogu dikkat çekicidir.Poznat je po svom katalogu koji je obuhvaćao desetak tisuća južnih zvijezda te 42 maglice.
Saray Sir Winston Churchill'in doğum yeri ve baba evi olarak da dikkat çekicidir.Palača je i rodno mjesto i predaka premijera Sir Winstona Churchilla.
Tabularium'un kendi yapısının yanında ilgi çekici bir diğer yanı da Veiovis tapınağı'dır.Glavna atrakcija Tabularija, osim same građevine, je Veiovisov hram.
Yine de etrafındakilere göre oldukça çekici bir adamdır.Unatoč svemu, Dil mu je još uvijek privlačna.
Yörenin turizm çekicilikleri arasında birçok şeyi sayabiliriz.U gradu se nalazi niz zanimljivih turističkih atrakcija.
Napolyon'un Rusya Seferi'ne benzerlikler dikkat çekicidir.Prikazuje rusko društvo tijekom Napoleonovog razdoblja.
Bu dikkat çekici çalışma için kısaca doğanın karmaşıklığı içinde ortaya çıkan birliğin betimlenmesi denebilir.Opseg tog značajnog djela može se ukratko opisati kao oslikavanje jedinstva unutar složenosti prirode.
Bu ana temanın yanındaki diğer ayrıntılar da oldukça dikkat çekici ve manalıdır.Upravo zato je ovaj drugi dio njegovog ukupnog duhovnog opusa vrjedniji i značajniji.
Time dergisinden Richard ve Mary Corliss, filmi "dikkat çekici ve tatmin edici" olarak nitelendirdi.Richard Schickel iz Time Magazina film je proglasio "nevjerojatno dobrim".
En dikkat çekici şey, Ca II'nin H ve K çizgileri olup, bunlar G2'de en belirgin olanlarıdır.Najdôležitejšie sú Ca II čiary H a K, ktoré sú najvýznamnejšie na G2.