İlk kurulduğunda fikirler, radyonun yayınlarının fazla ilgi çekici olmamasıydı.Την περίοδο έναρξης της σειράς, η εκπομπή δεν είχε μεγάλη θεαματικότητα.
Yüzündeki yaraları ile çok dikkat çekicidir.Φέρει ζημιές στο πρόσωπο.
Geçiş metali iyonlarını bağlama yeteneği için dikkat çekicidir.Έχει άμεση σχέση με την ολκιμότητα των μετάλλων.
Her iki sorun da uğraşması çok zor olmasına rağmen asla çekiciliğini yitirmemiştir.Και τα δύο προβλήματα αποδείχθηκαν δύσκολα, αλλά δεν έχασαν ποτέ το ενδιαφέρον τους.
Sen dikkat çekici birisin.Είσαι αξιοσημείωτος.
Anthimos Gazis'in kartografik çalışması da çok dikkat çekiciydi.Η χαρτογραφική του ενασχόληση ήταν πολύ αξιόλογη.
Negatif özgürlük konsepti, birkaç dikkat çekici unsura sahiptir.Idéen om negativ frihed har flere bemærkelsesværdige aspekter.
Viyana'nın eski Doğu Bloku ülkelerine coğrafi yakınlığı bu anlamda dikkat çekicidir.Den geografiske nærhed til den forhenværende østblok bemærkes særligt i denne sammenhæng.
Kendine has, dikkat çekiçi bir mimariye sahiptir.Han gør for øvrigt et vist condottieremæssigt indtryk.
Artık Sif kısa saçlarıyla hiç çekici değildir.Kurvesvøbbladene er korte med fine hår.
Kulaklarının arkası dikkat çekici beyaz bir lekesi olan siyah renktedir.Bagsiden af ørerne er sort med en iøjnefaldende hvid plet.
Napolyon'un Rusya Seferi'ne benzerlikler dikkat çekicidir.Der er blevet draget paralleller til Napoleons invasion af Rusland.
Bu noktada özellikle ikinci kitapta anlatılanlar dikkat çekicidir.De eksempler der nævnes ligger i forlængelse af emneområderne for anden bog.
Grant Kurtarma Aracı Grant I ve II tanklarının topları çıkartılarak kurtarıcı ve çekiçiye dönüştürüldü.Grant ARV Grant I og Grant II modeller med kanonen fjernet og erstattet med en bjergningsudstyr.
Hiç kuşkusuz, bu çekici sabit bir nokta değildir.Bogstaverne er dog ikke noget sikkert holdepunkt.
Mrs. Dalloway, Virginia Woolf'un en ilgi çekici romanlarından biridir.Mrs Dalloway regnes fremdeles som en av Woolfs best kjente romaner.
Britanya özellikle madenleri ve köleler bakımından Roma için çekici bir hedefti.Britannia var atraktivt for romerne på grunn av dets ressurser, og da spesielt i form av gruver og slaver.
Viyana'nın eski Doğu Bloku ülkelerine coğrafi yakınlığı bu anlamda dikkat çekicidir.Den geografiske nærheten til den forhenværende østblokken er særlig viktig i denne sammenhengen.
19. yüzyılın başlarında, Alman yolları dikkat çekici derecede bozulmuştu.Innen tidlig på 1800-tallet hadde tyske veier forfalt til en veldig dårlig grad.
Dikkat çekici karmaşık desenlere sahip olabilir.Noen kan ha komplekse trekk.
Homoerotizm aynı cinsiyete sahip insanlar arasındaki cinsel çekiciliktir.Homoseksualitet, seksuell omgang mellom personer av samme kjønn.
Delphi, derleme hızı açısından dikkat çekici bir hıza sahiptir.Kelvin for å oppnå en akseptabel reaksjonsrate.
Atın en dikkat çekici özelliği taşların üzerinden atlayabilmesidir.Hans mest kjente tegneserie var om hesten Grane.
Bu tekniğin çekici yanı, teorik olarak sonsuz çözünürlük sağlamasıdır.Normalformer i logikk er viktige for bl.a. automatisk teorembevising.
Esasında Harran şehri Haçlılar için hiç çekici değildi.Men plyndringen av byen var ikke nok for korsridderne.
En dikkat çekici şey, Ca II'nin H ve K çizgileri olup, bunlar G2'de en belirgin olanlarıdır.Noen av de mest lyssterke H II-regionene er synlige for det blotte øye.
Artık Sif kısa saçlarıyla hiç çekici değildir.Oversiden er uten påfalende hår.
19. yüzyılın başlarında, Alman yolları dikkat çekici derecede bozulmuştu.Pada awal abad ke-19, kualitas jalan di Jerman sangat buruk.
10000 güney gökküre yıldızını ve 42 bulutsu benzeri nesneyi listelediği katalogu dikkat çekicidir.Ia terkenal karena katalognya yang berisi 10.000 bintang selatan, termasuk 42 objek samar-samar.
Heykelin ilgi çekici kısmı olan esirler, çok gerçekçi şekilde tasvir edilen acılar içinde kıvranır haldedir.Para calon pembunuh dipenjara dalam realitas virtual mereka yang bahagia.
Bu yüzden böcekler için çekici olurlar.Mereka juga kasar pada serangga.
Etkinliğin bir diğer özelliği ise görsel tasarımlarının dikkat çekici olmasıdır.Perbedaan yang dapat dengan mudah terlihat adalah dengan melihat desain karakterya.
Bu holdeki tarihi asansör dikkat çekici başka bir detaydır.Peninggalan-peninggalan sejarah tersebut sangat menarik untuk dikunjungi.
Tek dikkat çekici mücadele, 1974 FIFA Dünya Kupasın'da Doğu Almanya'nın 1-0 kazandığı maç olmuştu.Satu-satunya pertemuan penting antara mereka adalah di Piala Dunia 1974, dimana Jerman Timur menang 1-0.
Orada liberalizmin mimarisi üzerine uzun ve ilgi çekici bir konuşma yaptı.Naskahnya berisi suatu perpaduan tradisi yang menarik.
Bu yaptığının cezası olarak da Thor un çekici Mjolnir'i elinden alarak dünyaya sürgün eder.Namun dia tidak bisa memaksa Thor untuk memberinya Mjolnir.
Dişinin tüyleri daha az dikkat çekicidir.Pita dada kurang terlihat.
Sarışın, biraz düz, çekici olmayan saçlar, güçlü çene.Tóc vàng hoe, có phần thẳng, không gợi cảm, cằm nặng.
Grant Kurtarma Aracı Grant I ve II tanklarının topları çıkartılarak kurtarıcı ve çekiçiye dönüştürüldü.Grant ARV Grant I và Grant II được chuyển thành xe phục hồi thiết giáp.
Dublin’in en ilgi çekici mimarisinin büyük bir bölümü bu dönemden kalmadır.Phần lớn kiến trúc nổi bật của Dublin được xây vào thời này.
Nem çekicidir.Hấp dẫn chưa?
Orada yazılanlar çok hoşunuza gidiyor ya da bunlar sizin için ilgi çekici.Cô thích những thứ hay ai đó mà cô xem là dễ thương.
Eğer şüphe çekici bir hareket görmediyse işine geri dönmektedir.Và khi anh ấy biết mình không thể làm gì hơn nữa, anh ấy dừng đồng hồ lại.
1 Kasım 2004 tarihinde dikkat çekici bir sinyal olan SHGb02+14a duyurulmuştur.Ứng cử viên sáng giá nhất cho đến nay được tìm thấy vào ngày 1 tháng 9 năm 2004, tên là SHGb02+14a.
Bu devirde birçok aydın bu ikilemi çok çekici bulmakta idi.これらの皮膚症状は多くの場合境界が明瞭である。
Dolayısıyla Chicago'da kadınların veya çekici kadınların hüküm giyemeyeceği görüşü ortaya çıktı.シカゴでは女性らしいあるいは魅力的な女性は有罪判決とならなかったと伝えられている。
Çok ilgi çekici gelmeye başlamıştı.それがだんだん面白くなってきた。
Sürü teknolojisi ucuz, sağlam ve basit olması nedeniyle ilgi çekicidir.群知能技術は安価で頑強で単純なので、非常に魅力的である。
Artık Sif kısa saçlarıyla hiç çekici değildir.短髪で無愛想。
Mrs. Dalloway, Virginia Woolf'un en ilgi çekici romanlarından biridir.- オールムービー(英語) Who's Afraid of Virginia Woolf?
Nehir beni sürükleyerek su çekici Akki’ye götürdü.しかし川は私をアッキ(AKKI)の下へと運んだ。
İlgi çekici bir aksanı vardır.強い訛りがある。
Bunlardan bir tanesi ilgi çekicidir.ここでは全てが魅力的である。
Bu durumda oldukça dikkat çekicidir.このため、かなり目立つ。
Bu dönemde basılan paralarda REX ifadesi dikkat çekicidir.レックス同様、ワードとして覚醒したのはごく最近。
Fakat bu samimi üslubu, renkli tasvirleri, okuyucuyu sürükleyecek kadar çekici ve canlıdır.その姿は妖艶で流麗であり、読者にかなり人気が高い。
O doğal oyunculuk ve çekicilik ile kalıcı bir izlenim bıraktı.繊細で自然体の演技に定評があった。
İlk defa gözlemleyen bir kişi bunu görsel olarak ilgi çekici ve sezgilere aykırı bulabilir.この動きを最初に見たときには、直感に反しているように思われ、面白く感じるかもしれない。
UltraSPARC T1 sekiz çekirdek kullanmasıyla ayrıca dikkat çekicidir.UltraSPARC T1を拡張し、1コアで8スレッドを実行可能とした。
Sally adında bir bayan arabaya (Porsche) aşık olur ve burada en iyi arkadaşı Çekici Mater'dır.だが実は相手の男は「和田」といい、トリ江の親友・猪原妙子の恋人だった。