Ana içeriğe geç
Sözlük

cekici ile cümle

cekici kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bu özellik dikkat çekici biçimde MPEG-4 ASP ye dahil edilmemiştir.Správně by mělo být napsáno, že takový přístroj podporuje MPEG-4 ASP.
Bu noktada özellikle ikinci kitapta anlatılanlar dikkat çekicidir.Zvláště druhou zprávu slyší ministr s ulehčením.
Yetişkin bir benekli kedinin bile yüz ifadesinin yavru evcil kediye benzemesi dikkat çekicidir.To je však stejná snaha, jako učit kočku štěkat...
Bu yüzden böcekler için çekici olurlar.Květ je atraktivní pro hmyz.
19. yüzyılın başlarında, Alman yolları dikkat çekici derecede bozulmuştu.La începutul secolului al XIX-lea, drumurile germane erau extrem de deteriorate.
Fillerin dinî önemi Afrika'da yalnızca totemiktir ancak Asya'da bu önem daha dikkat çekicidir.Importanța religioasă a animalelor este doar totemică în Africa, dar este mult mai semnificativă în Asia.
Sarışın, biraz düz, çekici olmayan saçlar, güçlü çene.Păr blond, oarecum drept, neatractiv, bărbie puternică.
En dikkat çekici şey, Ca II'nin H ve K çizgileri olup, bunlar G2'de en belirgin olanlarıdır.Cele mai notabile linii de emisie sunt H și K linii ale Ca II, cele mai proeminente întâlnite la grupa G2.
Yörenin turizm çekicilikleri arasında birçok şeyi sayabiliriz.Printre multele atracții turistice se pot menționa.
Cumaná’dan dönen Humboldt 11 Kasım’ı 12 Kasım’a bağlayan gece dikkat çekici bir meteor yağmuru gözlemler.Revenit la, Humboldt asistă în noaptea de 11 spre 12 noiembrie la o remarcabilă ploaie de stele (Leonidele).
Bu filmde Elke Sommer ise çekici kadın Maria Gambrelli'yi canlandırmaktadır.Elke Sommer o interpretează pe atractiva Maria Gambrelli.
1 Kasım 2004 tarihinde dikkat çekici bir sinyal olan SHGb02+14a duyurulmuştur.Cu acest supercalculator virtual s-a captat semnalul SHGb02+14a.
Gramata Körfezi, parkın en ilgi çekici yerlerinden biridir.Skradinski buk este unul dintre cele mai atractive părți ale parcului .
Bunlardan bir tanesi ilgi çekicidir.Și le-am legat într-un mod foarte interesant.
Onslaught, araç modu Western Star 4900SF çekici.Onslaught este un Decepticon care se transformă într-un camion de tractare Western Star 4900SF.
Söğütözü'nün özellikle son 5 yılda geçirmiş olduğu değişim çok dikkat çekicidir.Băncilă a atras atențiunea lumii noastre, în chip deosebit, acum cinci ani.
Fiziksel olarak cihaz boyut ve incelik açısından dikkat çekicidir.Ea va fi deosebit de precoce din punct de vedere intelectual și de o mare drăgălășenie.
Nükleonları "residual strong force" adı verilen kısa menzilli bir çekici güç bir arada tutar.Nucleonii sunt legați împreună de un potențial atractiv cu rază mică de acțiune numit forță tare reziduală.
O hem çekici hem de çalışkandır.El este și atrăgător și muncitor.
Mrs. Dalloway, Virginia Woolf'un en ilgi çekici romanlarından biridir.A Mrs. Dalloway Virginia Woolf egyik legismertebb regénye.
Sarışın, biraz düz, çekici olmayan saçlar, güçlü çene.Szőke, egyenes, nem vonzó haj, erős áll.
Dikkat çekici bir husus da şudur.Figyelemre méltó továbbá az un.
Fakat üstünde yapılan düzeltmeler şarkıyı biraz daha ilgi çekici yapmıştır.Másrészt az ellenállásra fogékony körökben még vonzóbbá tette a dalt.
Paris'te bulunduğu zamanda Harry ile tanışır ve çekiciyle etkiler.A lány most éppen Harryvel találkozik, akivel nagyon jól érzik magukat.
Gramata Körfezi, parkın en ilgi çekici yerlerinden biridir.Sea Odyssey – Az egyik legegyedibb attrakció a parkban.
Bu Roald Dahl'ın en dikkat çekici yazısını içerir.E könyvet Roald Dahl írta.
Manzara olarak etkili bir turizm çekiciliği bulunur.Eredeti formájával turisztikai látványosság.
Dağcılık da buralar için çekiciliği olan ayrı bir spordur.A hegyi kerékpározás szintén nagyon népszerű sport a környéken.
Jenny, çekiciliğini kullanarak onlara nöbetçilik yapan askeri kandırarak etkisiz hâle getirir.Anyja megengedte neki, ha elég ügyes lesz, trombitaszóval ébresztheti őket.
Çok göz çekici sütunlu bir zemin uzerinde gelişen süslü bir cephesi vardır.Egy nagyon szép felszíni túra lehet a víznyelő megtekintése.
Rüyada Betty; başarılı, çekici ve ileride ünlü bir oyuncu olmanın hayaliyle yaşayan bir kadındır.Ana Leal egy jókedvű, optimista nő, akinek az az álma, hogy híres színésznő legyen és családot alapítson.
Eğer şüphe çekici bir hareket görmediyse işine geri dönmektedir.Ha másként van, csalódottan tér vissza a munkájához.
Dikkat çekici giysisi, yüksek bir sesi vardır.Egy különleges maszkot visel, melyen egy nagy szem található.
Turizmin yükselişiyle alandaki nüfus dikkat çekici biçimde yüksek bir artış göstermiştir.A hely elhagyatottsága miatt turistáknak fokozott óvatosságot kell tanúsítaniuk.
Bir çocuk olarak dikkat çekici bir müzik yeteneği vardır.Már kisgyermekként kiviláglott zenei tehetsége.
Müziği de çekicidir.A zenei szép.
Atın en dikkat çekici özelliği taşların üzerinden atlayabilmesidir.Legismertebb regénye az A lovakat lelövik, ugye?
Bu anlamda tekstür farklılığı da dikkat çekicidir.Hangsúlyt helyeztek a szövegek érthetőségére is.
Yanına çok çekici bir kadın oturur ve Jack ile sohbet etmeye çalışır.Ben meglátogatja Jacket, és megpróbál beszélgetni vele.
Onun çekici gözleri var.Vonzó szeme van.
Dikkat çekiciydi.Ő nem akar menni ma iskolába.
Türkiye kesinlikle çekici bir lig.Turkille on ominaista aluskarva.
Yüzündeki yaraları ile çok dikkat çekicidir.Hän sai pahoja vammoja kasvoihinsa.
Dikkat çekici giysisi, yüksek bir sesi vardır.Puhuu käheällä äänellä ja pukeutuu näyttävästi.
İlk kurulduğunda fikirler, radyonun yayınlarının fazla ilgi çekici olmamasıydı.Monien mielestä Yleisradio ei tuolloin lähettänyt riittävästi viihteellistä ohjelmaa.
Müziği de çekicidir.Musiikki on myös harkitumpaa.
Orada liberalizmin mimarisi üzerine uzun ve ilgi çekici bir konuşma yaptı.Hän teki pitkän ja ansiokkaan päivätyön työläisurheilun piirissä.
Nükleonları "residual strong force" adı verilen kısa menzilli bir çekici güç bir arada tutar.Se on peruvastavammanlaatuisen vahvan vuorovaikutuksen jäännösvoima, engl. residual strong force.
Dikkat çekici biçimde, bu ikinci Brocard noktası ile birinci Brocard noktası aynı Brocard açısına sahiptir.Brocardin kulma ensimmäiselle- ja toiselle Brocardin pisteelle ovat aina samat.
DSSC’nin özellikle çekici başka bir alanı var.NVC:llä taas on erityinen alkuperä.
Yanına çok çekici bir kadın oturur ve Jack ile sohbet etmeye çalışır.Hän on homo ja seurustelee Jackin kanssa.
Sürü teknolojisi ucuz, sağlam ve basit olması nedeniyle ilgi çekicidir.Η τεχνολογία νοημοσύνης σμήνους είναι ιδιαίτερα ελκυστική επειδή είναι φθηνή, εύρωστη και απλή.
BuddyTVranked onu "2014'te Televizyonun En Çekici 100 Kadını" listesinde 5. sıraya koydu.Το BuddyTV την κατέταξε στην 5η θέση στη λίστα με τις 100 πιο σέξι γυναίκες της τηλεόρασης για το 2014.
Britanya özellikle madenleri ve köleler bakımından Roma için çekici bir hedefti.Η Βρετανία ήταν για τη Ρώμη ελκυστικός στόχος λόγω του πλούτου της σε μέταλλα και δούλους.
Bebek özellikleri bütün kültürlerde tabiatından gelen bir çekiciliktedir ve gençlik, güzellik ile ilişkilidir.Τα νεογνικά χαρακτηριστικά είναι ενυπάρχων ελκυστικά και η νεότητα γενικά συσχετίζονται με την ομορφιά.
Numidya kralı Juba I ise dikkat çekici yerel bir müttefikti.Ο βασιλιάς Ιόβας Α' της Νουμιδίας ήταν επίσης ένας πολύτιμος σύμμαχος.
19. yüzyılın başlarında, Alman yolları dikkat çekici derecede bozulmuştu.Ωστόσο, στις αρχές της δεκαετίας του 1900, ο γερμανικός κίνδυνος είχε ενισχυθεί σημαντικά.
Kelime kökeninde Türkçe Kut kavramının bulunması bu bakımdan ilgi çekicidir.Η ταχύτατη ανέλιξή του για Τούρκο πολιτικό προκαλεί εντύπωση.
Don Pasquale yeni sözlüsünu çok çekici bulur.Η προσωπικότητα του Δον Ζουάν έχει εμπνεύσει πολλές σύγχρονες αντιλήψεις.
Çok ilgi çekici tarihsel bir merkezi bulunmaktadır.Είναι ιστορικού κυρίως ενδιαφέροντος.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod