Ana içeriğe geç
Sözlük

cekici ile cümle

cekici kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
1-2, Çekici.1-2 en blz.
General Grievous'un en dikkat çekici özelliği ayaklarıdır.Een van de bekendste is Generaal Grievous.
Marge'ın kendine özgü kovan şeklindeki mavi saçı, en dikkat çekici fiziksel özelliğidir.Het meest zichtbare karakteristieke kenmerk van Blanka is zijn groene kleur.
Boyun altı santim kısaldı, olsa olsa kırk beş kilosun ve hâlâ güzel, çekici, arzu uyandırıcısın.De plant wordt 15-45 cm hoog, heeft een kantige, behaarde stengel en vormt uitlopers.
Truva atları, ilgi çekici görünen ama aslında aldatmaya yönelik zararlı dosyalardır.Het dilemma van de walvisvaarders is aan de ene kant begrijpelijk, maar toch laakbaar.
Brian, İmbat'ı çekici bulur.Faber weet Lucy te verleiden.
Özellikle evlenince kontes unvanını alması ona çekici gelmiştir.Bij het huwelijk bracht zij het graafschap Provins in.
Ayrıca çekici hastalar doktorlarından daha iyi bakım alırlar.Ook aanzienlijk succesvoller dan de behandeling van Tibetaanse artsen.
Darbeler bir çekiçle (çoğunlukla bir güç çekiciyle) veya bir kalıp ile yapılır.Ze kunnen onder of over een (over)broek gedragen worden.
Cumaná’dan dönen Humboldt 11 Kasım’ı 12 Kasım’a bağlayan gece dikkat çekici bir meteor yağmuru gözlemler.In de nacht van 11 op 12 november was Humboldt getuige van een meteorietenregen (de Leoniden).
19. yüzyılın başlarında, Alman yolları dikkat çekici derecede bozulmuştu.In het begin van de negentiende eeuw was het wegennetwerk in Duitsland erg slecht.
İlgi çekici ve şaşırtıcıydı ve bu bölüme gerçekten gönlümü koydum." ifadelerini kullandı.Het was buitengewoon leerzaam en inspirerend om mijn mening met u te delen.'
Jane Susan'dan daha çekici.Jane is aantrekkelijker dan Susan.
Sonuç dikkat çekicidir.Het resultaat is opmerkelijk.
Yanına çok çekici bir kadın oturur ve Jack ile sohbet etmeye çalışır.Zszokowana dziewczyna postanawia porozmawiać o tym z Jackiem.
Burada ise Golden Gate Köprüsü en dikkat çekici yer.Golden Gate Bridge jest bardzo ważnym węzłem komunikacyjnym.
Bu durumda oldukça dikkat çekicidir.Jest wtedy bardzo ostrożny.
Kral akbaba dikkat çekici renklere sahiptir.Król Rekinów wyróżnia się kolorem oczu.
Özellikle evlenince kontes unvanını alması ona çekici gelmiştir.Dodatkowo, aby przypodobać się jemu, udaje zwolennika Konfederacji.
Müziği de çekicidir.Muzyka była zbyt rozrywkowa.
Bu gezilerinden en çok turist çekicisi Rio Negro Nehri ve Solimos Nehri kavşağına olanıdır.Kolejną atrakcją turystyczną są wycieczki łódkami wzdłuż rzeki Rio Negro.
Hikâye cücelerin efsanevi çekicini bulma arayışlarıyla devam eder...Dziewczyny postanawiają więc odnaleźć legendarne przedmioty.
En dikkat çekici özelliği geniş kubbesi ve minare yüksekliğidir.Ekstrema cenowe decydują o długości górnego i dolnego cienia.
Ancak P. rubifrons yaşam alanınının yok edilmesi nedeniyle dikkat çekici şekilde sayısı azalmaktadır.Także podgatunek P. l. brevinasus znacząco zmniejszył liczebność wskutek utraty środowiska.
1-2, Çekici.1–2, przekł.
Homoerotizm aynı cinsiyete sahip insanlar arasındaki cinsel çekiciliktir.Występuje duża agresja pomiędzy osobnikami tej samej płci.
Çekirdeği çevreleyen toz halkası (karanlık halka) oldukça dikkat çekicidir.Odległe rokowanie w MSUD jest jednak ostrożne.
Dikkat çekici ve yanlış anlaşılmazdırlar.Jest pomysłowy i niepozorny.
Kadını oldukça çekici bulur fakat bu kadın Ali Bey'e pek uygun değildir.Lordiego nie widać prawie żadnej różnicy, jednak u Lady Awy widać ją bardzo wyraźnie.
Zengin doğası turizmin en önemli çekiciliğidir.Główną atrakcję turystyczną stanowi bogata przyroda.
Karakterler'inin ilgi çekici yanı, tam bir değişme halinde bulunan toplumun başarılı bir tasvirini yapmasıdır.Powieść przedstawia role ludzi w szybko zmieniającym się środowisku.
Nâzım'ın Hiroşima'ya olan hassasiyeti dikkat çekicidir.Podróż do Rosji wywarła ogromne wrażenie na Hippelu.
Kraterin içinde birçok volkanık asıllı, örneğin büyük kül konileri gibi, ilgi çekici özellikler bulunmaktadır.Wnętrze krateru jest usiane przez wiele tworów wulkanicznych, np. wielkie stożki z popiołu.
Çekici ile evlilikleri ve nesneleri de kutsayabilir.Udzielali oni chrztów, a nawet ślubów.
Dublin’in en ilgi çekici mimarisinin büyük bir bölümü bu dönemden kalmadır.Stora delar av Dublins mest kända arkitektur kommer från denna tid.
Ayrıca dikkat çekiciliğinden dolayı dünyada taksiler sarıdır.Vid sidan av bussarna finns det också gula taxibilar.
Büyük dişleri dikkat çekicidir.Ögonen är starkt buktiga.
Söylencelerin en dikkat çekici ve akılda kalıcı, en çok ilgi çeken anlatım yollarından biridir.Det är utan tvekan den mest beklämmande och upplysande bok om politik jag någonsin läst.
Hayri İrdal’ın hayatı başından itibaren dikkat çekicidir.Redan från början är det full fart på äventyret.
Durbar Salonu çok göz çekicidir.Terrängen på Ennubirr är mycket platt.
Bilhassa, nesnelerin altın oran'a göre oranlandığında daha çekici göründüğünü kaydettiler.Зокрема, вони помітили, що речі з пропорціями золотого перетину виглядають красивіше.
Artık Sif kısa saçlarıyla hiç çekici değildir.Не зчісує з себе подразнювальних волосків.
DSSC’nin özellikle çekici başka bir alanı var.WSF виробляє особливо чистий вакуум.
Dağcılık da buralar için çekiciliği olan ayrı bir spordur.Спорт — єдина сфера, в якій у неї добре йдуть справи.
Bir çalışmada, katılımcılara on çift yüz gösterildi ve hangi yüzün daha çekici olduğu soruldu.Учасникам показували дві фотографії людей та питали, яка людина здається їм більш привабливою.
Son derece yakışıklı ve çekici görünümüne karşın sesi imce, oyunculuk yeteneği de sınırlıydı.Крім гарного зовнішнього вигляду, актор мав добрий голос, неголосний, але інтенсивний.
Dikkat çekici karmaşık desenlere sahip olabilir.Він може піднімати дуже важкі предмети.
Onun renkli ve çekici bir üslubu vardı.Він повинен був бути зовні красивий і привабливий.
Homoerotizm aynı cinsiyete sahip insanlar arasındaki cinsel çekiciliktir.Představuje sexuální přitažlivost mezi osobami stejného pohlaví.
Empire Dergisi tarafından 1955 yılında sinema tarihinin en çekici 100 film yıldızı arasına 6. sıradadır.Časopis Empire ji v roce 1995 zařadil mezi 100 nepřitažlivějších hvězd filmové historie.
Derilerinin çok yumuşak olması onları çekici bir evcil hayvan yapar.Pokud je o křečky dobře pečováno, stávají se z nich velmi milá domácí zvířátka.
Fil beyni ile insan beyni arasındaki dikkat çekici benzerlik yakınsak evrim tezini desteklemektedir.Nápadná podobnost mezi sloním a lidským mozkem podporuje tezi o konvergentní evoluci.
Deyimler, ilgi çekicidirler.Jsou podle nich přitažlivější.
Dikkat çekici bir husus da şudur.Je to i příznivé číslo.
Bahsedildiği gibi köpek dişleri ilgi çekici büyüklükte değildir.Na rozdíl od candáta obecného nemá velké tzv. psí zuby.
Ada deniz kuşları ve deniz memelileri için çekicidir.Ostrov je hnízdištěm mořských ptáků a vodního živočišstva.
Suuçtu Şelalesi yakın çevreden turist çeken dikkat çekici turistik alanlarındandır.Okolí Lednických rybníků je turisticky velmi vyhledávanou lokalitou.
Oyun zamanında oldukça dikkat çekiciydi, çünkü zarif bölüm tasarımları hızlı bir oynanışa izin veriyordu.Oceňován byl pro své pojetí hry, kdy výborně ovládal poziční hru na velkém prostoru.
Avantajlı konumu nüfusun korunmasını sağlamış ve şehre dikkat çekici bir göç yaşanmamıştır.K životu dávají přednost porostlým stanovištím, nevadí jim lidská přítomnost.
Yahudiler için ulusal bir ev haykırışı bana pek çekici gelmiyor.Revoluce nezasáhla židovské domovy.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod