İdamı sırasında 49 yaşında olan Edith Cavell, Belçika'da modern hemşireliğin öncüsü olarak dikkat çekicidir.Cavell, que tenía 49 años cuando fue ejecutada, fue una pionera de la enfermería moderna en Bélgica.
Gianni Le charme discret de la bourgeoisie (Burjuvazinin Gizli Çekiciliği) (1972) ....El discreto encanto de la burguesía (Le charme discret de la bourgeoisie, 1972).
Ukko'nun çekici Vasara ("çekiç") muhtemelen kayık şekilli bir taş baltaydı.El arma original de Ukko era, probablemente, un hacha de piedra, con forma de barco.
Kent bir Katolik Başpişposluk merkezidir ve çok ilgi çekici bir katedrali ve kalesi bulunur.Es la sede de un arzobispado católico y tiene una destacada catedral y un castillo.
Çekici ilave edilmiştir.Cerro el Encanto.
Taşı akik silahı matkap olabilen bir savaş çekicidir.Es un fantasma que puede poseer una armadura.
İlgi çekici bir aksanı vardır.Tiene un acento muy italiano.
Homoerotizm aynı cinsiyete sahip insanlar arasındaki cinsel çekiciliktir.Homofilia: atracción sexual por una persona del mismo sexo.
Hiç kuşkusuz, bu çekici sabit bir nokta değildir.De todo ello resulta un atractivo estilo neobarroco.
Oyun zamanında oldukça dikkat çekiciydi, çünkü zarif bölüm tasarımları hızlı bir oynanışa izin veriyordu.El juego fue destacado en su época porque el diseño inteligente de sus niveles permitía avanzar rápidamente.
Nem çekicidir.No soy agradable.
Ancak, dalgalanmalara dikkat çekici büyük akımları üretilebilirdi.Sin embargo, podía producir picos de corriente muy grandes.
Kamyonların yanı sıra çekici olarak da üretilmektedir.Sin embargo, tiene bastante éxito la fabricación de camiones.
Yine de etrafındakilere göre oldukça çekici bir adamdır.No es más que un tipo maravilloso para tener alrededor.
Bu Roald Dahl'ın en dikkat çekici yazısını içerir.Se basa en el libro homónimo de Roald Dahl.
Oraç ve çekicin üzerinde cumhuriyetin Belarusça tam adının kısaltması olan "Б.С.С.Р." yazar.Encima de la hoz y el martillo se muestran las letras Б.С.С.Р en negro, indicando el nombre de la república.
Turizmin yükselişiyle alandaki nüfus dikkat çekici biçimde yüksek bir artış göstermiştir.La productividad por hora de los trabajadores se incrementó de manera asombrosa.
Zengin doğası turizmin en önemli çekiciliğidir.El parque natural supone el mayor atractivo turístico del pueblo.
Cooper bağlanmanın zayıflığının önemi olmayan çekici potansiyelin varlığında olduğunu göstermiştir.McCoy destaca que la compasión es algo de que los ordenadores carecen.
Bu kitap ilgi çekici görünüyor.Questo libro sembra interessante.
Tom gülümsediği zaman çok çekici.Tom è molto affascinante quando sorride.
Bu kız inanılmaz çekici.Questa ragazza è incredibilmente attraente.
Hiçbir adam çekici bir kadına karşı koyamaz.Nessun uomo può resistere a una donna affascinante.
Azulenin sentetik yollarla sentezi, alışılmadık yapısı nedeniyle uzun süre ilgi çekici olmuştur.Le vie sintetiche per l'azulene sono state a lungo fulcro di interesse a causa della sua struttura inusuale.
Bu noktada özellikle ikinci kitapta anlatılanlar dikkat çekicidir.Questi sono presenti soprattutto nel secondo libro.
Bu yüzden böcekler için çekici olurlar.Le infiorescenze risultano molto attrattive per gli insetti.
10000 güney gökküre yıldızını ve 42 bulutsu benzeri nesneyi listelediği katalogu dikkat çekicidir.È noto soprattutto per il suo catalogo di quasi 10000 stelle del cielo australe, inclusi 42 oggetti nebulosi.
Pim'i çekici bulmasına rağmen bir süre Debbie ile çıkmıştır.Trova la ragazza affascinante, anche se per un periodo è stato il ragazzo di Debbie.
Cooper bağlanmanın zayıflığının önemi olmayan çekici potansiyelin varlığında olduğunu göstermiştir.Cooper ha mostrato che tale legame avviene in presenza di un potenziale attrattivo, anche se molto debole.
Sporcu eliyle bu halkayı kavrayarak çekici fırlatır.D'altra parte, chi intraprende questo sport lo fa con entusiasmo.
Özellikle evlenince kontes unvanını alması ona çekici gelmiştir.Si rallegra quindi del fatto che ella, sposandolo, diverrà contessa.
Fakat üstünde yapılan düzeltmeler şarkıyı biraz daha ilgi çekici yapmıştır.Modificai gli accordi della canzone in modo da renderla un po' più interessante.
Orada yazılanlar çok hoşunuza gidiyor ya da bunlar sizin için ilgi çekici.Sì, in redazione lo hanno letto, lo hanno trovato molto divertente.
En dikkat çekici şey, Ca II'nin H ve K çizgileri olup, bunlar G2'de en belirgin olanlarıdır.Le linee H e K del Ca II sono molto evidenti e raggiungono il loro massimo intorno alla classe G2.
Karakterler'inin ilgi çekici yanı, tam bir değişme halinde bulunan toplumun başarılı bir tasvirini yapmasıdır.Il romanzo prova a rispondere alla domanda: qual è il ruolo dell'uomo in una società in rapida evoluzione?
Bu yaptığının cezası olarak da Thor un çekici Mjolnir'i elinden alarak dünyaya sürgün eder.Inoltre, all'apice della lotta, Thor presterà a sua volta il suo martello magico Mjolnir a Superman.
Bu takımyıldızın en dikkat çekici yıldızı, keşfedilmiş ilk değişen yıldız olan Mira'dır (ό Ceti).Mira (ο Ceti) è la stella più nota della costellazione; si tratta della prima stella variabile scoperta.
İlgi çekici bir aksanı vardır.Ha uno strano accento.
Mrs. Dalloway, Virginia Woolf'un en ilgi çekici romanlarından biridir.Clarissa Dalloway è un personaggio del romanzo di Virginia Woolf La signora Dalloway.
Okuldaki en çekici kızdır.È la ragazza più carina a scuola.
Çekici Coulomb kuvvetiyle, bir elektron bir atomun çekirdeğine bağlı olabilir.La forza di Coulomb ammette un'energia potenziale elettrica.
Brian, İmbat'ı çekici bulur.Gabrielle si lascia attrarre...
Yeğen bu kültün babası için neden bu kadar çekici geldiğini öğrenmeye başlıyor.La zia, finalmente, si rende conto di quanto importante sia diventata per lei la nipote.
Film sonlarındaki karamsar hava da dikkat çekicidir.Il livello qualitativo raggiunto negli effetti sonori del cinema, ad esempio, è strabiliante.
Jessica, Morty'nin matematik sınıfında bulunan çekici bir kızdır.Un'attraente ragazza nella classe di matematica di Morty, di cui lui è innamorato.
Kim çok çekici giyinmiş.Ким одета очень привлекательно.
Bu film orijinali kadar ilgi çekici değil.Фильм не так интересен, как оригинал.
Sen çok çekici bir kadınsın.Ты очень очаровательная женщина.
Yapımın seyirciler için görsel bir çekiciliği var.Продукция имеет визуальную привлекательность для наблюдателей.
Meydan'ın en dikkat çekici yeri ortasında bulunan dikilitaştır.Извещённый об этом Удаяна ожидает в условленном месте.
The Duluth News Tribune, Küller Şehri'nin "ilgi çekici" olduğundan bahsetmiştir.The Duluth News Tribune похвалили Город праха, назвав книгу "захватывающей".
Mrs. Dalloway, Virginia Woolf'un en ilgi çekici romanlarından biridir.«Миссис Дэллоуэй» — роман Вирджинии Вулф.
Orada yazılanlar çok hoşunuza gidiyor ya da bunlar sizin için ilgi çekici.Эта история написана специально для тебя. надеюсь, она тебе понравится.
Scania AB, İsveçli çekici, kamyon, otobüs ile deniz ve endüstriyel motorları üreticisi firmadır.Scania AB — шведский производитель грузовых автомобилей, автобусов, промышленных и морских двигателей.
10000 güney gökküre yıldızını ve 42 bulutsu benzeri nesneyi listelediği katalogu dikkat çekicidir.Лакайль составил список 42 туманностей южного неба и каталог, содержащий около 10000 звёзд южного неба.
Ancak, dalgalanmalara dikkat çekici büyük akımları üretilebilirdi.При этом могли возникать гигантские гляциодислокации.
Şehirde bu sporun tarihi çekiciliği bulunmaktadır.В последнее время этот вид спорта стал актуальным в городе.
Bu ana temanın yanındaki diğer ayrıntılar da oldukça dikkat çekici ve manalıdır.Остальные относятся к такой затее с большой осторожностью и сомнением.
Ve Beatles grupunun Maxwell's Silver Hammer (Maxwell'in gümüş çekici) şarkısını söylediği Sgt.Заметки о песне «Maxwell’s Silver Hammer» (англ.).
Suuçtu Şelalesi yakın çevreden turist çeken dikkat çekici turistik alanlarındandır.Глухое активно использовалось туристами из близлежащих регионов для отдыха.