‹‹Eğer bir adam kızını cariye olarak satarsa, kız erkek köleler gibi özgür bırakılmayacak.Και εαν τις πωληση την θυγατερα αυτου δια δουλην, δεν θελει εξελθει καθως εξερχονται οι δουλοι.
‹‹Eğer bir adam kızını cariye olarak satarsa, kız erkek köleler gibi özgür bırakılmayacak.Ако някой продаде дъщеря си за робиня, тя няма да излезе така както излизат робите.
‹‹Eğer bir adam kızını cariye olarak satarsa, kız erkek köleler gibi özgür bırakılmayacak.Если кто продаст дочь свою в рабыни, то она не может выйти, как выходят рабы;
‹‹Eğer bir adam kızını cariye olarak satarsa, kız erkek köleler gibi özgür bırakılmayacak.וכי ימכר איש את בתו לאמה לא תצא כצאת העבדים׃
‹‹Eğer bir adam kızını cariye olarak satarsa, kız erkek köleler gibi özgür bırakılmayacak.واذا باع رجل ابنته امة لا تخرج كما يخرج العبيد.
‹‹Eğer bir adam kızını cariye olarak satarsa, kız erkek köleler gibi özgür bırakılmayacak.人 若 賣 女 兒 作 婢 女 、 婢 女 不 可 像 男 僕 那 樣 出 去
‹‹Eğer bir adam kızını cariye olarak satarsa, kız erkek köleler gibi özgür bırakılmayacak.人 若賣 女 兒作 婢女 、 婢女 不可 像 男僕 那 樣 出去
Eğer cariyeyi oğluna nişanlarsa, ona kendi kızı gibi davranmalıdır.A jeźliby ją synowi swemu poślubił, według prawa córek uczyni jej.
Eğer cariyeyi oğluna nişanlarsa, ona kendi kızı gibi davranmalıdır.A keby ju bol zasnúbil svojmu synovi, učiní jej tak, ako je obyčaj činiť dcéram.
Eğer cariyeyi oğluna nişanlarsa, ona kendi kızı gibi davranmalıdır.Ako jo pa zaroči sinu svojemu, ji izkaži pravico, kakršno imajo hčere.
Eğer cariyeyi oğluna nişanlarsa, ona kendi kızı gibi davranmalıdır.Dacă o dă de nevastă fiului său, să se poarte cu ea după dreptul fiicelor.
Eğer cariyeyi oğluna nişanlarsa, ona kendi kızı gibi davranmalıdır.Ha pedig a fiának jegyzi el õt: a leányok törvénye szerint cselekedjék vele.
Eğer cariyeyi oğluna nişanlarsa, ona kendi kızı gibi davranmalıdır.만일 그를 자기 아들에게 주기로 하였으면 그를 딸 같이 대접 할것이요
Eğer cariyeyi oğluna nişanlarsa, ona kendi kızı gibi davranmalıdır.Mas se a desposar com seu filho, fará com ela conforme o direito de filhas.
Eğer cariyeyi oğluna nişanlarsa, ona kendi kızı gibi davranmalıdır.Men dersom han utser henne for sin sønn, da skal han unne henne døtres rett.
Eğer cariyeyi oğluna nişanlarsa, ona kendi kızı gibi davranmalıdır.Men om han låter sin son ingå förbindelse med henne, så förunne han henne döttrars rätt.
Eğer cariyeyi oğluna nişanlarsa, ona kendi kızı gibi davranmalıdır.Mutta jos hän määrää hänet pojallensa, niin antakoon hänen nauttia tyttärien oikeutta.
Eğer cariyeyi oğluna nişanlarsa, ona kendi kızı gibi davranmalıdır.Nhưng nếu chủ định để cho con trai mình, thì phải xử với nàng theo phép như con gái mình vậy.
Eğer cariyeyi oğluna nişanlarsa, ona kendi kızı gibi davranmalıdır.Nhưng nếu chủ_định để cho con_trai mình , thì_phải xử với nàng theo phép như con_gái mình vậy .
Eğer cariyeyi oğluna nişanlarsa, ona kendi kızı gibi davranmalıdır.Pakli by synu svému ji zasnoubil, učiníť jí tak, jakž obyčej jest činiti dcerám.
Eğer cariyeyi oğluna nişanlarsa, ona kendi kızı gibi davranmalıdır.Pero si la ha tomado para su hijo, hará con ella como se acostumbra hacer con las hijas
Eğer cariyeyi oğluna nişanlarsa, ona kendi kızı gibi davranmalıdır.S`il la destine à son fils, il agira envers elle selon le droit des filles.
Eğer cariyeyi oğluna nişanlarsa, ona kendi kızı gibi davranmalıdır.Vertraut er sie aber seinem Sohn, so soll er Tochterrecht an ihr tun.
Eğer cariyeyi oğluna nişanlarsa, ona kendi kızı gibi davranmalıdır.Αν ομως ηρραβωνισεν αυτην με τον υιον αυτου, θελει καμει προς αυτην κατα το δικαιωμα των θυγατερων.
Eğer cariyeyi oğluna nişanlarsa, ona kendi kızı gibi davranmalıdır.если он обручит ее сыну своему, пусть поступит с нею по праву дочерей;
Eğer cariyeyi oğluna nişanlarsa, ona kendi kızı gibi davranmalıdır.Но ако я е сгодил за сина си, то нека постъпи с нея, както е обичайно с дъщерите.
Eğer cariyeyi oğluna nişanlarsa, ona kendi kızı gibi davranmalıdır.ואם לבנו ייעדנה כמשפט הבנות יעשה לה׃
Eğer cariyeyi oğluna nişanlarsa, ona kendi kızı gibi davranmalıdır.وان خطبها لابنه فبحسب حق البنات يفعل لها.
Eğer cariyeyi oğluna nişanlarsa, ona kendi kızı gibi davranmalıdır.主 人 若 選 定 他 給 自 己 的 兒 子 、 就 當 待 他 如 同 女 兒
Eğer cariyeyi oğluna nişanlarsa, ona kendi kızı gibi davranmalıdır.主人 若 選定 他 給自己 的 兒子 、 就 當待 他 如同 女兒
İbrahime, ‹‹Bu cariyeyle oğlunu kov›› dedi, ‹‹Bu cariyenin oğlu, oğlum İshakın mirasına ortak olmasın.››A povedala Abrahámovi: Vyžeň túto dievku i jej syna, lebo nebude dediť syn tejto dievky s mojím synom, Izákom.
İbrahime, ‹‹Bu cariyeyle oğlunu kov›› dedi, ‹‹Bu cariyenin oğlu, oğlum İshakın mirasına ortak olmasın.››in reče Abrahamu: Spódi to deklo in njenega sina; kajti sin te dekle ne bode dedič s sinom mojim, z Izakom.
İbrahime, ‹‹Bu cariyeyle oğlunu kov›› dedi, ‹‹Bu cariyenin oğlu, oğlum İshakın mirasına ortak olmasın.››I řekla Abrahamovi: Vyvrz děvku tuto i syna jejího; neboť nebude dědicem syn děvky té s synem mým Izákem.
İbrahime, ‹‹Bu cariyeyle oğlunu kov›› dedi, ‹‹Bu cariyenin oğlu, oğlum İshakın mirasına ortak olmasın.››그가 아브라함에게 이르되 이 여종과 그 아들을 내어 쫓으라 이 종의 아들은 내 아들 이삭과 함께 기업을 얻지 못하리라 하매
İbrahime, ‹‹Bu cariyeyle oğlunu kov›› dedi, ‹‹Bu cariyenin oğlu, oğlum İshakın mirasına ortak olmasın.››и сказала Аврааму: выгони эту рабыню и сына ее, ибо не наследует сын рабыни сей с сыном моим Исааком.
İbrahime, ‹‹Bu cariyeyle oğlunu kov›› dedi, ‹‹Bu cariyenin oğlu, oğlum İshakın mirasına ortak olmasın.››ותאמר לאברהם גרש האמה הזאת ואת בנה כי לא יירש בן האמה הזאת עם בני עם יצחק׃
İbrahime, ‹‹Bu cariyeyle oğlunu kov›› dedi, ‹‹Bu cariyenin oğlu, oğlum İshakın mirasına ortak olmasın.››فقالت لابراهيم اطرد هذه الجارية وابنها. لان ابن هذه الجارية لا يرث مع ابني اسحق.
İbrahime, ‹‹Bu cariyeyle oğlunu kov›› dedi, ‹‹Bu cariyenin oğlu, oğlum İshakın mirasına ortak olmasın.››就 對 亞 伯 拉 罕 說 、 你 把 這 使 女 、 和 他 兒 子 趕 出 去 、 因 為 這 使 女 的 兒 子 、 不 可 與 我 的 兒 子 以 撒 、 一 同 承 受 產 業
İbrahime, ‹‹Bu cariyeyle oğlunu kov›› dedi, ‹‹Bu cariyenin oğlu, oğlum İshakın mirasına ortak olmasın.››就 對 亞伯拉罕說 、 你 把 這 使女 、 和 他 兒子趕 出去 、 因為這 使 女的 兒子 、 不 可 與 我 的 兒子 以撒 、 一同 承受 產業
İbrahim Tanrıya dua etti ve Tanrı Avimelekle karısına, cariyelerine şifa verdi. Çocuk sahibi oldular.A Abrahám sa modlil k Bohu, a Bôh uzdravil Abimelecha i jeho ženu i jeho dievky, a rodily.
İbrahim Tanrıya dua etti ve Tanrı Avimelekle karısına, cariyelerine şifa verdi. Çocuk sahibi oldular.Abraham aber betete zu Gott; da heilte Gott Abimelech und sein Weib und seine Mägde, daß sie Kinder gebaren.
İbrahim Tanrıya dua etti ve Tanrı Avimelekle karısına, cariyelerine şifa verdi. Çocuk sahibi oldular.Abraham pria Dieu, et Dieu guérit Abimélec, sa femme et ses servantes; et elles purent enfanter.
İbrahim Tanrıya dua etti ve Tanrı Avimelekle karısına, cariyelerine şifa verdi. Çocuk sahibi oldular.Abramo pregò Dio e Dio guarì Abimèlech, sua moglie e le sue serve, sì che poterono ancora partorire
İbrahim Tanrıya dua etti ve Tanrı Avimelekle karısına, cariyelerine şifa verdi. Çocuk sahibi oldular.Entonces Abraham oró a Dios, y Dios sanó a Abimelec y a su mujer y a sus siervas para que dieran a luz
İbrahim Tanrıya dua etti ve Tanrı Avimelekle karısına, cariyelerine şifa verdi. Çocuk sahibi oldular.I modlil se Abraham Bohu, a uzdravil Bůh Abimelecha, a ženu jeho, a děvky jeho; i rodily.
İbrahim Tanrıya dua etti ve Tanrı Avimelekle karısına, cariyelerine şifa verdi. Çocuk sahibi oldular.I modlił się Abraham Bogu, a uzdrowił Bóg Abimelecha, i żonę jego, i służebnice jego, i rodziły.
İbrahim Tanrıya dua etti ve Tanrı Avimelekle karısına, cariyelerine şifa verdi. Çocuk sahibi oldular.아브라함이 하나님께 기도하매 하나님이 아비멜렉과 그 아내와 여종을 치료하사 생산케 하셨으니
İbrahim Tanrıya dua etti ve Tanrı Avimelekle karısına, cariyelerine şifa verdi. Çocuk sahibi oldular.Og Abraham bad til Gud, og Gud helbredet Abimelek og hans hustru og hans tjenestekvinner, så de fikk barn.
İbrahim Tanrıya dua etti ve Tanrı Avimelekle karısına, cariyelerine şifa verdi. Çocuk sahibi oldular.Orou Abraão a Deus, e Deus sarou Abimeleque, e a sua mulher e as suas servas; de maneira que tiveram filhos;
İbrahim Tanrıya dua etti ve Tanrı Avimelekle karısına, cariyelerine şifa verdi. Çocuk sahibi oldular.Toen bad Abraham en vroeg God om de koning, de koningin en de andere vrouwen van de hofhouding te genezen.
İbrahim Tanrıya dua etti ve Tanrı Avimelekle karısına, cariyelerine şifa verdi. Çocuk sahibi oldular.И помолился Авраам Богу, и исцелил Бог Авимелеха, и жену его, и рабынь его, и они стали рождать;
İbrahim Tanrıya dua etti ve Tanrı Avimelekle karısına, cariyelerine şifa verdi. Çocuk sahibi oldular.И тъй, Авраам се помоли на Бога; и Бог изцели Авимелеха, и жена му, и слугите му; и раждаха деца.
İbrahim Tanrıya dua etti ve Tanrı Avimelekle karısına, cariyelerine şifa verdi. Çocuk sahibi oldular.ויתפלל אברהם אל האלהים וירפא אלהים את אבימלך ואת אשתו ואמהתיו וילדו׃
İbrahim Tanrıya dua etti ve Tanrı Avimelekle karısına, cariyelerine şifa verdi. Çocuk sahibi oldular.فصلّى ابراهيم الى الله. فشفى الله ابيمالك وامرأته وجواريه فولدن.
İbrahim Tanrıya dua etti ve Tanrı Avimelekle karısına, cariyelerine şifa verdi. Çocuk sahibi oldular.亞 伯 拉 罕 禱 告 神 、 神 就 醫 好 了 亞 比 米 勒 和 他 的 妻 子 、 並 他 的 眾 女 僕 、 他 們 便 能 生 育
İbrahim Tanrıya dua etti ve Tanrı Avimelekle karısına, cariyelerine şifa verdi. Çocuk sahibi oldular.亞伯拉罕 禱告 神 、 神 就 醫好 了 亞 比 米勒 和 他 的 妻子 、 並 他 的 眾女僕 、 他 們便 能 生育
Kalevin cariyesi Efa ona Haranı, Mosayı ve Gazezi doğurdu. Gazez Haranın oğluydu.A Efa, ženina Kálefova, porodila Chárana, Mócu a Gázeza. A Cháran splodil Gázeza.
Kalevin cariyesi Efa ona Haranı, Mosayı ve Gazezi doğurdu. Gazez Haranın oğluydu.Efá, a concubina de Calebe, teve Harã, Moza e Gazez; e Harã foi pai de Gazez.
Kalevin cariyesi Efa ona Haranı, Mosayı ve Gazezi doğurdu. Gazez Haranın oğluydu.Efa, concubina de Caleb, dio a luz a Harán, a Mosa y a Gazez. Harán engendró a Gazez
Kalevin cariyesi Efa ona Haranı, Mosayı ve Gazezi doğurdu. Gazez Haranın oğluydu.Efa, concubina di Caleb, partorì Caràn, Moza e Gazez; Caran generò Gazez