cansız ile cümle

cansız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Cansız, verdiği bir röportajında, "Bir anlamda ailemi terk ettim.I reflektion over, hvordan hun blev politisk engageret, sagde hun senere: "På en måde forlod jeg familien.
Evrende canlı cansız her şeyin bir ruhunun olduğuna inanılır.De tror at alt levende har en sjæl.
Bellerophone canavarın cansız bedenine gururla bakmış.Nebelhorn kan nås med en kæmpe svævebane.
Antoine Lavoisier de azotu, Yunanca αζωτος (azotos) "cansız" anlamına gelen azote olarak adlandırmıştı.Nitrogen var så inert at Antoine Lavoisier kalte den «azote» fra det greske ordet αζωτος som betyr «livløst».
Cansız bir nesneyi canlı bir nesneye dönüştürmeyi mümkün kılar.Mempunyai kekuatan mengubah benda mati menjadi makhluk hidup.
Bellerophone canavarın cansız bedenine gururla bakmış.Trogoderma ballfinchae là một loài bọ cánh cứng trong họ Dermestidae.
Quetzalcoatl ile birlikte cansız olan her şeye hayat verebilir.Họ còn gặp một Quetzalcoatl sắp sửa chết.
Cansız bedeni öylece yatıyordu.逆立った髪は単なる寝ぐせ。
Cansızlar için davranış söz konusu değildir.だが小細工を行わない相手には無意味。
Herkesin sonsuza kadar uyuduğu karanlık ve cansız bir yerdi.全ての人が眠りついた世界で唯一、目を覚ました男。
İki gün sonra cansız bedeni Eyüpsultan'da bulundu.2日後、別居中の妻により遺体が発見された。
Bunların hepsi doğrudan doğruya veya dolaylı olarak canlı ve cansız varlıklara zarar vermektedir.基本的に全ての生物は他の生物に、直接的あるいは間接的に、依存している。
Sonunda Tina'yı oturur konuma getirmeyi başarabilmişlerdir ancak Tina'nın cansız bedeni yine yere düşmüştür.前作のラストでトミーにクリスタルレイクに沈められたが、ティナの超能力で復活して殺戮を繰り返す。
Lavoisier ve diğer fizikçiler canlı ve cansız dünyaları fizik ve kimya ile birleştirmeye başlamıştır.拉瓦锡和其它物理学家开始通过物理和化学方法将有生物的世界和无生命的世界连接起来。
Saçılga (Saçığ/Saçı): Cansız kurban.死因:死於絕心手上。
Inanimatus Conjurus: Cansız bir nesneyi efsunlar.《正義聯盟》:只出現在幾個情節。
Lavoisier ve diğer fizikçiler canlı ve cansız dünyaları fizik ve kimya ile birleştirmeye başlamıştır.라부아지에와 다른 물리학자들은 물리학과 화학을 통해 생물의 세계와 무생물의 세계를 연결하기 시작했다.
Bir çocuğun cansız bedeni kollarımdaydı (ağlıyor)...아파서 신음하는 아이를 팔에 꼭 안고서.
Ayrıca saçı (cansız kurban) anlamı da bulunur.불교에서는 머리카락을 무명초(無明草)라고도 한다.
Bellerophone canavarın cansız bedenine gururla bakmış.Bandersnatch 확 잡아채는 턱을 가진 몸짓이 재빠른 생물체.
Cansız bedeni öylece yatıyordu.'아이는 너무 조용히 누워 있었다.
Cansız, verdiği bir röportajında, "Bir anlamda ailemi terk ettim.בראיון מאוחר יותר היא אמרה לגבי אותה התקופה: "במובן מסוים, נטשתי את משפחתי.
Örneğin hayvan, cansız varlıklar, veya teknolojilerin her birisi birer eylemci olabilir.משתמש זואן יכול להיות כל יצור חי מטבעו, או כל חפץ על ידי טכנולוגיה מתקדמת.
Daha sonradan bir kişinin daha cansız bedeni bulundu.Malo kasnije nađeno je još jedno truplo.
Yahudiye Valisi Pontius Pilatus'tan İsa'nın cansız bedenini isteme cesaretini göstermişti.Josip iz Arimateje, zamolio je Poncija Pilata za dozvolu, da može pokopati Isusovo tijelo.
Bir çocuğun cansız bedeni kollarımdaydı (ağlıyor)...Následkom úrazu v detstve mala deformovaný trup – vychýlené rameno.
Frank’in cansız bedeni ile gemiye döndüğünde, HAL Dave’in gemiye yeniden girmesini onaylamaz.Ko se Dave vrača na ladjo s Frankovim truplom, mu HAL prepreči vstop.
Az ileride ise bedeni cansız olarak duruyordu.Kmalu po smrti so njegovo telo upepelili.
Bir çocuğun cansız bedeni kollarımdaydı (ağlıyor)...Ongių moteris su vaiku Puošta mirusiojo giminaičio kaukolė (~1910 m.)
Bir alandaki organizmalar ve cansız çevreleriyle olan ilişkilerine bakar.Tai ryšiai tarp organizmų per gyvenamąją aplinką.
Cansızlar için davranış söz konusu değildir.Veiksmažodžiai asmenimis nekaitomi.
Bazen cansız vücutları nehrin üzerinde yüzerken görürdüm.A volte, ho visto dei cadaveri galleggiare giù per il fiume.
Bazen cansız vücutları nehrin üzerinde yüzerken görürdüm.Cheguei a ver cadáveres a flutuar rio abaixo.
Bazen cansız vücutları nehrin üzerinde yüzerken görürdüm.Dar mulți dintre ei mor. Uneori am văzut cadavre plutind în jos pe râu.
Bazen cansız vücutları nehrin üzerinde yüzerken görürdüm.De sokan odavesznek. Néha láttam holttesteket a vízen úszni.
Bazen cansız vücutları nehrin üzerinde yüzerken görürdüm.Kadang, saya melihat tubuh-tubuh yang terapung di sungai.
Bazen cansız vücutları nehrin üzerinde yüzerken görürdüm.가끔씩, 저는 시체가 강을 따라 떠내려오는 것을 보기도 했습니다.
Bazen cansız vücutları nehrin üzerinde yüzerken görürdüm.Maar velen sterven. Soms zag ik lijken op de rivier drijven.
Bazen cansız vücutları nehrin üzerinde yüzerken görürdüm.Manchmal sah ich Leichen im Fluss treiben.
Bazen cansız vücutları nehrin üzerinde yüzerken görürdüm.Men många dör. Ibland såg jag döda kroppar som flöt nerför floden.
Bazen cansız vücutları nehrin üzerinde yüzerken görürdüm.Mnoho Severokorejců při tom ale zemře. Někdy jsem viděla po řece plout mrtvá těla.
Bazen cansız vücutları nehrin üzerinde yüzerken görürdüm.Mutta monet kuolevat. Joskus näin ruumiiden kelluvan alavirtaan.
Bazen cansız vücutları nehrin üzerinde yüzerken görürdüm.Nogle gange så jeg lig drive ned ad floden.
Bazen cansız vücutları nehrin üzerinde yüzerken görürdüm.Občas som videla na hladine rieky mŕtve telá.
Bazen cansız vücutları nehrin üzerinde yüzerken görürdüm.Od časa do časa sem videla trupla plavati po reki navzdol.
Bazen cansız vücutları nehrin üzerinde yüzerken görürdüm.Parfois, j'ai vu des corps flotter dans le fleuve.
Bazen cansız vücutları nehrin üzerinde yüzerken görürdüm.Pero muchos mueren.
Bazen cansız vücutları nehrin üzerinde yüzerken görürdüm.Và tôi đã nhìn thấy xác họ nổi trên sông.
Bazen cansız vücutları nehrin üzerinde yüzerken görürdüm.Widywałam martwe ciała dryfujące w dół rzeki.
Bazen cansız vücutları nehrin üzerinde yüzerken görürdüm.Είδα κι εγώ νεκρά σώματα να επιπλέουν στο ποτάμι.
Bazen cansız vücutları nehrin üzerinde yüzerken görürdüm.Іноді я бачу трупи, яких несе течією.
Bazen cansız vücutları nehrin üzerinde yüzerken görürdüm.Само че много от тях губят живота си. Понякога виждах плаващи мъртви тела в реката.
Bazen cansız vücutları nehrin üzerinde yüzerken görürdüm.Я видела иногда трупы, плывущие по реке.
Bazen cansız vücutları nehrin üzerinde yüzerken görürdüm.מידי פעם ראיתי גופות צפות בנהר.
Bazen cansız vücutları nehrin üzerinde yüzerken görürdüm.وأحياناً أرى جثثاً تطفو في النهر
Bazen cansız vücutları nehrin üzerinde yüzerken görürdüm.私が北朝鮮を脱出した経過を 詳しくは話せません
Bu arada bunlar, 3 yaşında cansız mankenler.Acestea sunt manechine pentru copii de 3 ani, apropo.
Bu arada bunlar, 3 yaşında cansız mankenler.Det här är treåringsdockorna förresten.
Bu arada bunlar, 3 yaşında cansız mankenler.Diese Dummies sind übrigens drei Jahre alt.
Bu arada bunlar, 3 yaşında cansız mankenler.Dit zijn drie jaar oude poppen.
İlgili Sayfalar