cansız ile cümle
cansız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
İki gün sonra cansız bedeni Eyüpsultan'da bulundu.Il y a 2 mois, un autre corps mutilé a été retrouvé dans une benne à ordures.
Cansız bedeni öylece yatıyordu.Son corps est allongé.
Oyun, Alyx babasının cansız bedeninin önünde ağlarken biter.El juego termina con Alyx llorando sobre el cuerpo de su padre.
Erişim tarihi: 13 Ocak 2013. ^ "Slain Kurdish activist Cansiz leaves stamp on militant PKK".Consultado el 10 de enero de 2013. «Slain Kurdish activist Cansiz leaves stamp on militant PKK».
Sahibi/cansız nesne: taraflardan birisi cansız bir nesneymiş gibi, diğeri de onun sahibiymiş gibi davranır.Porque si cayeren, el uno levantará al otro; pero ¡ay del hombre solo!
Jack canlandığında, Gwen ile birlikte Ianto'nun cansız bedeninin yanında onu anarlar.Cuando Jack revive, él y Gwen lloran sobre el cuerpo sin vida de Ianto.
Herkesin sonsuza kadar uyuduğu karanlık ve cansız bir yerdi.Era un sitio oscuro y exánime, donde nadie dormía.
Antoine Lavoisier de azotu, Yunanca αζωτος (azotos) "cansız" anlamına gelen azote olarak adlandırmıştı.El nitrógeno es un gas tan inerte que Lavoisier se refería a él como azote (ázoe) que significa sin vida.
Canlı veya cansız ortamda gerçekleşebilir.Es decir, con o sin agua pueden sobrevivir.
Sonunda Tina'yı oturur konuma getirmeyi başarabilmişlerdir ancak Tina'nın cansız bedeni yine yere düşmüştür.Lograron hacer que Tina se siente, pero su cuerpo ya estaba sin vida y cayó al suelo nuevamente.
İki gün sonra cansız bedeni Eyüpsultan'da bulundu.Dos días más tarde, su cuerpo fue encontrado en Constantina.
İngilizce bilen Cansız, evli ve 4 çocukludur.Inglesa de origen estadounidense, está casada y tiene cuatro niñas.
Schwägermann, daha sonra merdivenlerden yukarı çıktı ve çiftin cansız cesetlerini gördü.Schwägermann poi salì le scale e, una volta in cima, vide i due corpi senza vita dei due.
Aslında Lena'nın da cansız bedeni uzanmaktadır.È la stessa Lauren a trovare il suo corpo senza vita.
Cansız etkenlerde olduğu gibi ilk reaksiyon yangısal bir değişikliktir.La vasocostrizione con modificazioni di flusso è la prima manifestazione di un'infiammazione acuta.
Ekosistemse canlı ve cansız çevrenin tamamıdır.Quello sopra descritto è un ciclo respiratorio pieno o completo.
Amy Lee onun cansız bedenini görmüş ve hayatında unutamayacağı bir yara olarak aklına kazımıştır.Permette a Leo di conoscere che tipo di vita avrebbe avuto se non fosse stato malato.
Sahibi/cansız nesne: taraflardan birisi cansız bir nesneymiş gibi, diğeri de onun sahibiymiş gibi davranır.Благом нельзя назвать то, что только приносит нам пользу, потому что это же самое может нанести вред другому.
Sonunda Tina'yı oturur konuma getirmeyi başarabilmişlerdir ancak Tina'nın cansız bedeni yine yere düşmüştür.Им удалось поднять Тину в сидячее положение, но её тело уже было безжизненным и снова упало на землю.
Yıldızların seyyar, sabit sendedir, Eşyalardan canlı, camit(cansız) sendedir.Далёкая звезда превращается в Кайса, так же протягивающего руки к ней.
Oyun, Alyx babasının cansız bedeninin önünde ağlarken biter.Игра заканчивается видом Аликс, плачущей над телом погибшего отца.
Lavoisier ve diğer fizikçiler canlı ve cansız dünyaları fizik ve kimya ile birleştirmeye başlamıştır.Лавуазье и другие химики и физики начали сближение представлений о живой и неживой природе.
Yahudiye Valisi Pontius Pilatus'tan İsa'nın cansız bedenini isteme cesaretini göstermişti.Пилат приказывает ему найти исчезнувшее тело Иисуса.
İki gün sonra cansız bedeni Eyüpsultan'da bulundu.Через 8 дней после аборта её тело было найдено в душе.
Cansız bedeni öylece yatıyordu.وأصبح الرجل الميسور ينام ظمآنا..
İki gün sonra cansız bedeni Eyüpsultan'da bulundu.وفي اليوم التالي وجدت جثة شلاير هامدة داخل سيارة.
Lavoisier ve diğer fizikçiler canlı ve cansız dünyaları fizik ve kimya ile birleştirmeye başlamıştır.بدأ أنطوان لافوازييه وغيره من علماء الفيزياء بربط العالمين الحي والجامد من خلال الفيزياء والكيمياء.
Yıldızların seyyar, sabit sendedir, Eşyalardan canlı, camit(cansız) sendedir.فأولها بحر عرب الذي يركب فيه من سيراف، وآخره رأس الجمحة، وهو ضيق فيه مغائص اللؤلؤ.
Schwägermann, daha sonra merdivenlerden yukarı çıktı ve çiftin cansız cesetlerini gördü.Schwägermann subiu os restantes degraus e, lá fora, viu os corpos de ambos.
Cansız bedeni ertesi sabah Lefkoşa'nın eteklerinde arabasının içinde bulundu.Seu corpo maltratado foi encontrado em uma latrina pela manhã.
Cansız bir nesneyi canlı bir nesneye dönüştürmeyi mümkün kılar.Um esforço que parece incompatível com uma vida atribulada.
Büyük Baba karakteri ise bu senaryoda ölü olup cansız vücudunu Otostopçu yanında taşıyordur.O personagem do Avô estava morto nessa versão e seu cadáver era carregado junto ao corpo do Caroneiro.
Inanimatus Conjurus: Cansız bir nesneyi efsunlar.A Cidade do Pensamento Único: Desmanchando Consenso.
Herkesin sonsuza kadar uyuduğu karanlık ve cansız bir yerdi.Tuonela é uma espécie de cidade escura e sem vida, onde os mortos dormem por toda a eternidade.
Herkesin sonsuza kadar uyuduğu karanlık ve cansız bir yerdi.Het was een donkere en levenloze plek, waar iedereen voor altijd sliep.
Abraham dışarı çıkar ve karısı ve çocuklarının cansız bedenlerini görür.Vervolgens ontdekt hij de levenloze lichamen van zijn vrouw en zijn dochter.
Beth'in cansız bedenini Daryl taşıyordur.Hij repareert Woody’s arm.
Bellerophone canavarın cansız bedenine gururla bakmış.Ommexecha brunneri is een rechtvleugelig insect uit de familie Ommexechidae.
Saçılga (Saçığ/Saçı): Cansız kurban.Infernal Affairs: Piekielna gra (oryg.
İki gün sonra cansız bedeni Eyüpsultan'da bulundu.Po dwóch dniach odnaleziono ciało płytko zagrzebane w piasku.
Cansız bedeni öylece yatıyordu.Pozbawiony Zmysłów zasypia.
Kimi eleştirmenler albümü cansız bulurken, kimisi de performanslardan ötürü albümü övdü.Pomimo zarzutów o komercjalizację wiele osób uważa ten album za duże osiągnięcie.
Tüm hücrelerde( canlı ve cansız) gerçekleşir.Denna sker skriftligt eller muntligt (viva).
Bu ortak ögeler, canlı ögeler (biyotik) ve cansız ögeler (abiyotik) ögelerdir.Dessa grupper är partåiga hovdjur (Artiodactyla) och valar (Cetacea).
Nadir bir kuş olup olgun ormanlar ile bol cansız odunlara ihtiyaç duyarlar.Det finns gott om fågelarter som kräver gamla skogar.
Daha sonradan bir kişinin daha cansız bedeni bulundu.Ett år senare hittas ett stympat lik...
Ekosistemse canlı ve cansız çevrenin tamamıdır.Planeten är nu en främmande och fientlig miljö.
Daha sonradan bir kişinin daha cansız bedeni bulundu.Тіло цієї людини знайдуть пізніше.
Eğitim kuklaları Cansız düşmanlardır.Лепирі-удушувачі — невидимі вороги.
Cansız bedeni öylece yatıyordu.Хворий спав задовільно.
Sonunda Tina'yı oturur konuma getirmeyi başarabilmişlerdir ancak Tina'nın cansız bedeni yine yere düşmüştür.Podařilo se jim dostat Tinu do sedící pozice, ale její tělo se znovu svalilo na zem.
Saçılga (Saçığ/Saçı): Cansız kurban.A Careful Man Dies (Smrt opatrného muže).
Carpe Retractum: Cansız varlıkları çekmeye yarayan büyüdür.Carpe Retractum Přitahovací kouzlo.
Oyun, Alyx babasının cansız bedeninin önünde ağlarken biter.Jocul se încheie cu Alyx plângând moartea tatălui.
Oyun, Alyx babasının cansız bedeninin önünde ağlarken biter.Peli loppuu kohtaukseen, jossa Alyx suree isänsä ruumiin äärellä.
Buna karşın kardeşleri Phobetor hayvan unsurundan ve Phantasos da cansız objelerden sorumludur.Hänen veljensä Fobetor luo unien eläimet ja Fantasos elottomat objektit.
Cansız varlıkları buyruğuna alabilme.Älä kuule elämän räpytteleviä lupauksia.
Quetzalcoatl ile birlikte cansız olan her şeye hayat verebilir.Ilmassa lenteli lepakkomainen lentolisko Quetzalcoatlus.
Canlının cansızdan üremesi söz konusu olamaz.Isännänviirillä ei voi suorittaa suruliputusta.
İllüzyonlar cansız veya canlı varlıklardan oluşabilmektedir.Τα εμβόλια μπορεί να αποτελούνται είτε από ζωντανούς είτε από αδρανοποιημένους ιούς.