Ana içeriğe geç
Sözlük

canlı canlı ile cümle

canlı canlı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
30 Ağustos 1999'da ilk canlı albüm olan Live aus Berlin yayımlandı.30. srpna vydávají Rammstein své první živé album, Live aus Berlin.
2015 yılının geri kalanını canlı etkinliklerde geçirdi.Přibližně od roku 2015 žil až do konce svého života v Osečné.
Aynı yıl "Live in Lisbon" adlı canlı performans videosunu yayınladı.Ve stejném roce vydává i třetí DVD Live in Lisbon.
Albüm rock tarihinin en iyi canlı albümlerinden biri olarak kabul edilir.Bývá někdy označováno jako nejlepší živé rockové album v historii.
Canlılar Dünyası.Světem zvířat.
Ayrıca canlı hayvan ticareti de yapılır.Obchoduje se rovněž s živými zvířaty.
Köpekler sosyal canlılardır.Králíci jsou společenská zvířata.
Bazı canlıların yaşam döngüsünde bir türün farklı soyları birbirini izler.Ve sledu pestrých biotopů se druhy vzájemně prolínají.
Canlı olarak onları birçok kez izledim.Ty byly později během jeho života několikrát přítomny.
Alabama Shakes Şubat 2012’de mtvU Woodie yarışmasında “en iyi canlı performans” dalında aday oldu.V únoru 2012 byla kapela nominována na mtvU Woodie za "nejlepší živé vystoupení".
Canlı bir hayal gücüm vardır.Měl by mít živou představivost.
Seremoni 1994'ten beri Canal+'da canlı yayınlanmaktadır.Televizní přenos od roku 1994 zajišťuje stanice Canal+.
Bu canlılar, genetik hakkında bilgilerin elde edilmesinde çok yararlı olmuşlardır.Ty se ukázaly k výzkumu genů velmi výhodné.
2006'da ise En İyi Canlı Performans ödülünü aldı.Dále roku 2006 získala nominaci na Best Frightened Performance.
Uzayda değişik gezegenler ve gezegenlerin her birinde değişik canlılar vardır.Na všech zmíněných planetách existuje inteligentní život.
19. yüzyılın başına kadar insanlar yaygın olarak yaşamın canlı olmayan maddeden kaynaklandığına inanıyorlardı.Do začátku 19. století lidé všeobecně věřili na spontánní vznik určitých forem života z neživé hmoty.
Ekim ayında Page’in yeni grubu Led Zeppelin ilk canlı performansını sergiledi.V říjnu debutovala živou nahrávkou Pageova nová kapela Led Zeppelin.
Ve hiçbir canlı nefes almadan yaşayamaz.Samo sebou jen to bez dechu dýchalo.
Küçük canlılarla beslenirler.Živí se drobnými živočichy.
Birçok model canlı vardır.Existovalo mnoho modelů.
Birisinin canlı olarak buraya atılması söz konusu değildi.Nikdo nemohl být zbaven osobní svobody soukromou osobou.
G3 (turne), Joe Satriani ve Steve Vai tarafından organize edilen canlı performans gitar şovu.Na G3: Live in Tokyo skladbu hráli kytaristé John Petrucci, Joe Satriani a Steve Vai.
Boyutuna oranla kollarının gücü, kendisini dünyanın en güçlü canlısı yapmaktadır.Tím získá veškerou energii Oriů a stane se tak nejmocnější povznesenou bytostí ve vesmíru.
Canlı yaratıkların her türünden geminin içine yükle.Je vyzvednut kosmickou lodí svích druhů.
Yalnız insansılarla değil, diğer canlılarla da telepati kurabildikleri örnekler vardır.Jen někteří jedinci zvládnou třeba i telepatii...
Filipinler'in ekonomisinde önemli bir canlılık görülür.To byl mimořádný stimul pro filipínskou ekonomiku.
Bu melez canlı kedigiller familyasının en dev üyesidir.Čepičatka jehličnatá je nejrozšířenějším zástupcem tohoto rodu.
Bütün canlılar kış uykusuna yatmaz.Jiná zvířata celou zimu prospí.
Fakat program canlı yayınlanmamaktadır.Ceremoniál nebyl vysílán živě.
Azot canlılar için önemli bir maddedir.Dusík je významným prvkem pro všechny živé organismy.
Online Canlı Sınıf Akademi.Dostupné online. Škola pro život .
Bu dönemde kolej gazetesinde yazılar yazdı ve arkadaş canlısı, girgin biri olarak tanındı.Psal pro univerzitní noviny a stal se známý jako družný a přátelský student.
Hayalinde uçaktan canlı olarak kimse kurtulamamıştır.Leteckou havárii pravděpodobně nikdo z letadla nepřežil.
"Başlangıç ekranı" olarak adlandırılan ana ekran, "Canlı Kiremitler"den oluşur.Domovská obrazovka s názvem "Úvodní obrazovka" se skládá z dlaždic.
Mesoplodon perrini türünü canlı kaydeden bir bilim insanı veya araştırmacı henüz olmamıştır.Kybernetické oko srovnatelné s lidským ještě vyrobeno nebylo.
Bu bileşik canlı organizma üzerinde olumsuz etkiler meydana getirmektedir.Tyto látky mají mít příznivé účinky na organismus.
Bu partiküller havada asılı kalarak bir süre canlılıklarını korurlar.Ti vévodovi doporučili, pokud chce přežít rok, pobyt v teplejším klimatu.
Genel olarak canlı doğururlar (5-7 kadar).Květy jsou pravidelné, obvykle pětičetné (4 až 7).
Onlar, yok olan bir dünyadan geriye kalan son canlılardır.Jsou to pravděpodobně pozůstatky zaniklé vsi.
Mikoplazmalar şimdiye kadar keşfedilmiş en küçük canlı hücrelerdir.Cirkoviry představují nejmenší doposud známé virusy živočichů.
Hayvanat bahçesi yetkililerinin onu canlı tutmasının hayvan koruma mevzuatına aykırı olduğunu belirtti.Tím, že jej udržela naživu, Zoo porušila legislativu o ochraně zvířat.
Hayatı ve ölümü o yaratmıştır, hayat veya ölümü canlılara bahşedendir.Voda mrtvého (jeho majetek i voda, získaná z jeho mrtvého těla) rovněž náleží vítězi.
Amacı yepyeni bir canlı meydana getirmektir.Jeho plánem je vytvoření nové civilizace.
Bu canlıların gelişmiş organları yoktur.Tito živočichové tedy nepotřebují žádné dýchací orgány.
Çoğu yumurta ile çoğalırlar, bazıları canlı doğurur.Některé druhy kladou vajíčka, jiné rodí živá mláďata.
Tabiattaki canlılarda uzuvların oranı altın oran adı verilen 1.618... sayısına uygunluk gösterir.Netradiční poměr stran 1:1,618 připomíná poměr stran tzv. zlatého obdélníku.
Mikroskobik canlılardır.Minerálky jsou zdravé.
Maçlar Eurosport ve Eurosport 2'den canlı olarak yayınlanmıştır.Eurosport 2 je sesterským kanálem Eurosportu a Eurosport News.
Etçil, canlı yemle beslenmelidir.Gekončíci vyžadují živou potravu.
Bu yolla bu canlıların görsel bellek yeteneklerinin bulunduğu görülmüştür.Jen díky svým biologickým znalostem mají šanci přežít...
Bu canlılar kalsit kabukları sayesinde güneş ve rüzgardan etkilenmezler.Díky tomu nejsou citlivé na sluneční úpal.
Aynı CD hem kurulum CD'si hem de canlı CD olarak kullanılabilir.Všechny verze jsou dostupné jako Live CD.
Bu yüzden canlılar sınıflara ayrılır.Proto se holky rozdělí do skupin.
Örneğin "ayak" kelimesi canlılardaki uzuvlardan biridir.Jedním z jeho projevů je například pejorativní výraz Buta tót.
AMPAS'ın Oscar olarak bilinen Akademi Ödülleri'ni verdiği tören, ABC tarafından canlı olarak yayınlanmıştır.Ceně Akademie (Academy Award) se lidově říká Oscar.
Bununla birlikte aynı adlı bir canlı aksiyon filmi 2017'de gösterime girdi.Toto dílo bylo v roce 2017 pod stejným názvem zfilmováno.
Fakat eğer dişin apeksini de etkileyen bir iltihabi olay varsa diş muhtemelen canlılığını kaybetmiştir.U neprořezaného zubu může dojít k degeneraci zubního váčku, ve kterém se zub vyvíjel.
Leylakların canlılığı, bahar mevsiminde bulunduğun izlenimini verir.Objevte kouzlo plédů právě teď, na jaře.
Bu canlıdan da diğer canlılar meydana gelmiştir.Společně s ní vyhynuly i jiné původní druhy živočichů.
Mayer 2004'teki ABD turnesinin yedi gecesinden canlı konserlerini kaydetti.Mayer a înregistrat din nou concerte live în șapte nopți în timpul turneului său american din 2004.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod