2009 yılında canlı olarak BBC Radio 3'te piyano çalmıştır.У 2009 році зіграла на фортепіано вживу для передачі Pianothon радіостанції BBC Radio 3 у Лондоні.
Türkiye Şarkıları, Sezen Aksu'nun ilk canlı video albümü.Сектор Газа: Про самі перші альбоми гурту.
Erişim tarihi: 28 Haziran 2016. ^ "Atatürk Havalimanı'na 3 Canlı Bomba Saldırdı: En Az 28 Ölü".Процитовано 28 червня 2016. Istanbul Ataturk airport attack: At least 10 reported dead.
Öte yandan pek çok canlı da diğer canlıların ürettiği gıdalar olmadan ne büyüyebilir ne çoğalabilir.Розмножується виключно насінням, на відміну від інших видів верби нездатна розмножуватися живцями.
Zaten asıl gereken de onu canlıyken yakalamaktır.Буде він тямити, доки буде жити.
Buna göre canlı bebek ölümleri 1000 bebekte 47 oranına düşmüştür.Дитяча смертність становить 11 дітей на 1000 народжених живими.
Tüm canlıların yapısında bulunur.Первонароджений всякої тварі.
Etçil canlılardır.Гордієнко Яків .
Turneyi 3.5 milyondan fazla kişi canlı izlemiştir.Країну відвідали 3,5 мільйона туристів.
İlki Minimal canlı CD'dir.Перша складність — низький ККД установки.
Bilim çevreleri bu canlının varlığını kabul etmemektedir.Наука заперечує існування таких світів.
Organ - Canlıların vücutlarını oluşturan uzuvlardan her biri.[[Ци|ци) - основою життєвої сили кожного живого організму.
2011 Mayıs'ta Radio 1's Big Weekend'da canlı olarak seslendirdi.Вони також грали на BBC Radio 1's Big Weekend 15 травня 2011.
Trent Reznor tüm canlı performanslarda Dean marka gitarları kullanmaktadır.На кожному виготовленому інструменті він уміє грати гуцульські народні мелодії.
Maç France 2'den canlı olarak yayınlandı.Випущено другу частину франшизи Party Hard 2.
Hastaneye canlı olarak yetiştirilen bir taraftarın da dört gün sonra ölmesiyle ölü sayısı 95'e ulaştı.94 вболівальники загинули на місці, 95-й помер у лікарні через чотири дні.
Mucize Nağmeler: Live 1, Mucize Nağmeler programındaki canlı kayıtlarından oluşan performans albümü.Узагальнені результати публікуються у en:Living Planet Report.
Cins belirleme sistemi, bir canlıdaki cinsel karakteristiklerin gelişimini belirleyen bir biyolojik sistem.Детерміна́ція ста́ті — біологічний механізм, що визначає розвиток статевих характеристик організму.
Her memeli canlı gibi yumurta ile çoğalamazlar.Розмножуються скоріш за все шляхом яйцеживородіння.
İkisi de canlı doğuyor ama 4 aylık olmadan önce ölüyorlar.Обидва померли чотирма роками раніше, дні їхньої смерті відстоять один від одного менше ніж на два місяці.
Dil, canlı bir varlıktır.Мова має говірне членування.
Görünür basitliklerine rağmen, bakteriler diğer canlılarla karmaşık etkileşimler içindedir.Незважаючи на їх простоту, бактерії можуть формувати складні асоціації з іншими організмами.
Ödül töreni, ABC televizyon kanalı tarafından Amerika Birleşik Devletleri'nde canlı yayınlandı.Трансляцію церемонії в США здійснював телеканал ABC.
Artık daha canlı ve hevesli durmaktadır.Ще більш сильна і живуча.
Canlı kaydırma.Повернись живим.
Atmosferin %78'ini oluşturan azot, canlılardaki temel besin maddelerinden biridir.Так, 79% повітря, яким ми дихаємо, складається з цього елемента.
İyi dengeli bir akvaryumda, diğer canlıların atıklarını metabolize edebilen organizmalar bulunmalıdır.Іншим прикладом є організми, що можуть жити на фекаліях.
Yalnız yaşayan noktürnal bir canlıdır.Тільки якимось чудом живим залишився один-однісінький чоловік.
İlk anlamı "canlı, mahlûk"tur.Первісне значення — «видовбана або висвердлена колода».
Etçil, canlı yemle beslenmelidir.Здобич поїдає живцем.
Canlılar dünyasında birbirinden bağımsız olarak evrilmiş bir dizi mercek tipi mevcuttur.Існує безліч гуманоїдних антропоморфних рас на Кільці, які походять від одного виду.
Emrindeki olan canlılara Kaldazın adı verilir.Кожного померлого предка називають по імені.
Karbon, canlılardaki bütün organik bileşiklerin yapısında bulunur.Вуглець є основою всіх органічних речовин.
Grup ayrıca aynı gün canlı vitrin düzenledi.Також у той день освятили дзвін.
Şimdi canlı söylüyorum.Тепер вони вже повисихали.
Daha sonraları deniz canlıları da dahil diğer türler de koruma altına alınmıştır.Пізніше парк було також присвячено захисту інших наземних видів, а також морському життю.
Oldukça saldırgan yırtıcı canlılardır.Доволі агресивні земноводні.
Kerevitler son yıllarda akvaryum sektöründe de talep gören canlılar haline gelmişlerdir.У працях минулих років стверджувалося про зимівлю більшості тварин у водоймах.
Hem de canlı canlı.Живий та завжди життєрадісний.
Tom canlı müzik dinlemeyi sever.Том полюбляє слухати живу музику.
O, arkadaş canlısı.Він дружелюбний.
Tom çok arkadaş canlısı değil.Том не дуже дружелюбний.
Canlı doğuranlar (Poeciliidae)Poeciliidae
Her biri canlıdır.Кожен з них живий.
İnsan bir canlıdır ancak canlı olmayan şeylerden de oluşmuştur.U člověka je však zakrnělý a zbývá z něj jen kostrč.
Parçanın final dakikasında 3D Homer, gerçek bir dünyada Los Angeles'ta canlı çekimle sona ermektedir.V poslední minutě této části 3D Homer vylézá ve skutečném světě – v Los Angeles.
Canlıların yaratılıp yeryüzüne yayıldığı gündür.V den smrtelného útoku jej pak svědkové nalezli na zemi roztrhaný.
Cuma günleri, canlı olarak cuma namazı ve hutbesi yayınlamıştır.V pátek Božího narození – tuhá zima bez prodlení.
Road to Revolution: Live at Milton Keynes - Linkin Park'ın ikinci Canlı albümü.Road to Revolution: Live at Milton Keynes je druhé živé CD/DVD od americké skupiny Linkin Park.
Bu iki özellik ve diğerleri akvaryumda hangi balıkların ve diğer canlıların yaşayabileceğini belirler.Tyto a další vlastnosti popisují, jaké druhy ryb nebo jiných živočichů mohou v akváriu úspěšně žít.
Mart 2007'de , İsveç marketi için Bingo ürününü ve bahis bölümü canlı bahis seçeneğini hizmete sundu.V březnu 2007 spustil na švédském trhu bingo a možnost live sázení na sportovní utkání.
Poe'ya göre bu meydan okuma sonucunda "gazetenin sayısız okuyucusunda canlı bir ilgi oluştu.Výzva přinesla, jak Poe napsal „velice živý zájem v řadách početných čtenářů žurnálu.
Bu 3 yıldan sonra ilk canlı konseriydi.To byla jejich první live show po třech letech.
Kalan şarkılar canlı performanslardı.Zbytek koncertu zahráli naživo.
Uçuşun beş ila yedinci saatlerinden itibaren uzay aracından gelen canlılık göstergesi kalmamıştı.Po pěti až sedmi hodinách letu nejevila známky života.
2018 programının resmî başlangıcı, canlı yayınlanan Dostluk İçin Futbol kura çekilişi ile yapıldı.Oficiálním začátkem programu v roce 2018 bylo veřejné otevřené losování turnaje Fotbalem k přátelství.
Çok arkadaş canlısıdır ve tam bir doğa aşığıdır.Podle přátel je velmi senzitivním člověkem a má rád přírodu.
Bu tahliller, teşhis koymak için canlı bakterilere ihtiyaç duymadıklarından zaman duyarlı değildir.Tyto testy nejsou tak citlivé na časové hledisko, jelikož pro stanovení diagnózy nevyžadují živé bakterie.
31 Aralık 1962'den beri burada yapılan yeni yıl kutlamaları televizyonlardan canlı olarak verilir.Novoroční oslavy jsou od roku 1962 každý rok přenášeny živě státní televizí.
Canlı, taze, donmuş ve konserve edilerek değerlendirilirler.Prodává se čerstvá, mražená a konzervovaná.