Ana içeriğe geç
Sözlük

canlı canlı ile cümle

canlı canlı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Görünür basitliklerine rağmen, bakteriler diğer canlılarla karmaşık etkileşimler içindedir.Несмотря на видимую простоту, бактерии могут вступать в сложные взаимоотношения с другими организмами.
Sonuç olarak, benzer iç organizasyon yapıları, ilgili canlı organizmalarda farklı işlevlere sahip olabilirler.Следовательно, у структур со схожим строением у родственных организмов могут быть разные функции.
Awaking the Gods: Live In Mexico, Alman senfonik metal topluluğu Haggard'ın ilk canlı kayıt albümüdür.Awaking the Gods: Live In Mexico — первый концертный альбом немецкой симфоник-метал-группы Haggard.
Kutuya bir kez bakıldığında kedi canlı veya ölü olabilir, ikisi birden olamaz.Если же ящик открыть, то кот будет либо жив, либо мёртв.
Bu babasını son kez canlı görüşü olacaktı.Это был последний раз, когда она увидела своего сына живым.
Ne ölü ne de canlıdır.Не живые, и не мертвые.
WHATWG'nin “HTML Canlı Standardı” DRM’e izin veren öneriler olmaksızın geliştirilmeye devam etmiştir.В «живом стандарте HTML», развиваемом WHATWG, планов о добавлении DRM не появилось.
Nesli tükenen türler, nesli tamamen yok olmuş canlı türleridir.Личинки этого типа свойственны только насекомым с полным превращением.
Ama canlı yoktur.«Живых нет.
Canlı bir pazara sahiptir.Возникает рынок жилья.
Poe'ya göre bu meydan okuma sonucunda "gazetenin sayısız okuyucusunda canlı bir ilgi oluştu.Вызов привел, как писал Эдгар По, к «очень живому интересу среди многочисленных читателей журнала.
Ve hiçbir canlı nefes almadan yaşayamaz.Мы не остановимся, пока дышим.
Canlılığı ve sahibine olan bağlılığı bu melezlemede yer almasını sağlamıştır.Нужда и милосердие в один голос пизывают нас к этому.
Saat Uygulama simgesi canlı zamanı yansıtır.Песочные часы — символ преходящего времени.
Walk off the Earth şarkıyı The Ellen DeGeneres Show'da, yine tek bir gitar kullanarak canlı seslendirdi.Позднее они исполнили её живьём на шоу Ellen Show, и опять на одной гитаре.
Hem de canlı canlı.Живое – живым.
Eminem şarkıyı İrlanda'da Oxegen 2010 festivalinde ve İskoçya'da T in the Park festivalinde canlı seslendirdi.Эминем представил эту песню на шотландском фестивале Park festival и фестивале Oxegen 2010 в Ирландии.
Vergi çeşitli şekillerde; altın, kimi eşyalar, canlı hayvan veya işgücü olabilmektedir.Сколько людей прошло по огненной земле — терпеливых, мужественных, молчаливых.
Şarkı en son 2001 yılında One Wild Night turnesinde canlı olarak çalınmıştır.В последний раз в составе группы Сач выступил в 2001 году, во время концертного тура One Wild Night Tour.
Fakat program canlı yayınlanmamaktadır.Программа в настоящее время не выходит в эфир.
Canlı yayın akışı Yahoo!Компания выпустила поисковый движок «Yahoo!
Düşmanın birkaç savaş tekniğini ve hayli canlı gücünü yok eder.Они уничтожили много техники и живой силы врага.
Canlılar Dünyası.В Мире Животных.
Yeryüzündeki her canlı ölecek.Всё земное при этом погибнет.
Küçük canlılarla beslenirler.Питается мелкими животными.
Güncel versiyon, canlı CD'den kullanılan bir yükleme sistemiyle gelmektedir.Распространяется в виде образа операционной системы, загружаемой со сменного носителя (Live CD).
Arma da kullanılan çok canlı renk bulunmaktadır bunlar ülkeleri için parlak bir geleceği işaret etmektedir.Яркие цвета герба также предназначены, чтобы указать на яркое будущее для островов.
Turnuvadaki maçlar 40 yayın ortağı ve 19 farklı dilde canlı olarak yayınlandı.Чемпионат мира 2014 транслировался в прямом эфире 40 партнерами вещания на 19 языках.
Onlar, yok olan bir dünyadan geriye kalan son canlılardır.Они стали одними из последних, спасённых из-под обломков.
Bununla birlikte, Phocas, Narses'i canlı canlı yakarak idam ettirdi.Однако, Алиса сожгла созданное ею существо.
Dolayısıyla bu sözcük canlı birisini tanımlar ve onun canlı olduğunu, yaşadığını anlatır.Таким образом он докажет, что говорил правду и что этот мужчина жив.
Ekim 2003'te, Williams, ilk canlı performans albümü olan Live At Knebworth albümünü piyasaya sürdü.В октябре 2003 года Уильямс выпускает свой первый концертный альбом Live at Knebworth.
Canlı haşlanarak yenilmek zorundadır ve bu işlem sırasında bağıramaz.Берегитесь, вы побеждены, мы бы вам не кричали.
Canlı, sağ olma durumu.Физическое состояние: живой и здоровый.
Bu konserde izleyici sayısı 300.000 ile yarım milyon arasında idi ve konser televizyondan canlı yayınlandı.В общей сложности их посетило около 10000 зрителей, заключительный концерт транслировался по телевидению.
Yıldızların seyyar, sabit sendedir, Eşyalardan canlı, camit(cansız) sendedir.Далёкая звезда превращается в Кайса, так же протягивающего руки к ней.
Düşman tarafı çok canlı güç kaybetti.Отряд нанёс противнику значительный урон в живой силе.
Köpekler sosyal canlılardır.Слоны — социальные животные.
Sağlıklı ve canlı renkteki bir ibik, bir hayvanın sağlıklı olduğunun göstergesidir.Матовая и тусклая шерсть говорит о том, что животное нездорово.
Skagerrak, içinde yaklaşık 2000 deniz canlısı türü barındırır.Флора и фауна представлена около 2000 морских видов.
Giraffatitan yeryüzündeki yaşamış olan en büyük canlılardan biridir.Дали Ллама — самый великий из живущих на земле смертных.
Canlı bir hayvanın etini kopartıp yememek.Запрещается употреблять в пищу мясо, отрезанное от живого животного.
"What's My Name?"in tanıtımı Atlantik'in her iki yakasında verilen canlı performanslarla yapıldı.Свои впечатления писатель описал в путевых заметках «По обе стороны океана.
Yılın günü ve takvim etkinlikleri canlı kiremit üzerinde gösterilir.День года и события календаря отображаются на «живой плитке».
Canlılar bu dünyalar üzerinde yaşamlarını sürdürmektedir.”Может, эти твари и убили всё живое на этой планете?»).
Karbon, canlılardaki bütün organik bileşiklerin yapısında bulunur.Углерод является основой всех органических веществ.
"Vision of Love" (canlı) 3.«Love’s a Friend» III.
Bundan sonra üçlü, bir albüm kaydetmeye karar vermeden önce birlikte birkaç kere canlı performans verdi.Впоследствии трио дало несколько живых выступлений, прежде чем музыканты решили записать совместный альбом.
Fındık toplama sezonunda beldede geçici olarak büyük canlılık yaşanır.Во время сезона размножения они очень громогласны.
Canlının aktif hareket etmesini engeller.Пыталась предотвратить активацию.
C. elegans, genom dizisi tamamen tamamnlanan ilk çok hücreli canlıdır.C.elegans был первым многоклеточным организмом, чей геном был полностью секвенирован.
Yaratık, genel olarak var olan her canlı varlık, mahlûk.Верил он всем существом, органически.
Avrupa'nın en canlı ekonomisine sahip ülkenin otoriter siyasal sistemi felce uğramıştı.Наиболее населённой в мире страной с демократической системой стала Индия.
Hidrosfer, canlıların yaşam kaynağıdır.Углерод — основа жизни.
Çoğu yumurta ile çoğalırlar, bazıları canlı doğurur.Большинство видов откладывают яйца, некоторые живородящие.
Ayrıca grup şarkıyı 2006 yılında, birkaç defa canlı olarak çaldı.Также группа несколько раз играла короткие отрывки из песни на концертах в 2006 и 2008 году.
Hayalinde uçaktan canlı olarak kimse kurtulamamıştır.Никто лучше него не высыпается в самолете.
Canlılar dünyasında birbirinden bağımsız olarak evrilmiş bir dizi mercek tipi mevcuttur.Одно из многих загадочно изменившихся животных в мире YKK.
Tuz insan dahil tüm canlıların besin kaynaklarındandır ve ticari bakımdan da önemli bir maddedir.Соль жизненно необходима для жизнедеятельности человека, равно как всех прочих живых существ.
Bütün hamilelik süreci sonucunda bebeğin canlı doğma oranını verir.Все другие источники утверждают, что уж глотает младенца.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod