Ana içeriğe geç
Sözlük

canlı canlı ile cümle

canlı canlı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Hiçbir şekilde canlı çalan müzisyenlere ihtiyaç yok.There doesn't need to be any
Şimdi, 15J de oturan bayan aramızdaki canlı bomba olsun.Now, lady in 15J was a suicide bomber amongst us all.
Eğer canlı bomba Galler vatandaşı olsaydı, Galler'e iyi şanslar derdim.If the suicide bomber was from Wales, good luck to Wales, I'd say.
En ilkel canlının duygularıyla aynı duygu.The same sensations as the most primeval creature.
'Bunu çok istedim olamazdı,' dedi Alice, 'canlı denizin dibinde.''You couldn't have wanted it much,' said Alice; 'living at the bottom of the sea.'
Klasik, canlıcı, biçimci ve ikonoklast.The classicist, the animist, and formalist and iconoclast.
Bazende içeriye insanlar ya da başka canlılar sayesinde girerler.And they are brought inside by humans and other creatures.
Eğer gençken bir fil öldürürken Canlı çeşitliliğini yok ettiğimi bilseydim yapmazdım.If I know when I was young, that [by] killing an elephant, I'm destroying biodiversity,
Pekala, onları canlı tutuyordu.Well, they kept them alive.
Bildiğimiz kadarıyla insanlar, varlıklarını anlayabilen yegane canlılar.As far as we know, human beings are the only beings able to understand their existence.
30 dakika, canlı yürüyüş.30 minutes, brisk walking.
Veri artık canlı; bu canlı bir görüntü, ve bir saniyede güncelleyebilirim.So the data is now alive; this is a living image, and I can update it in a second.
Sizde eşsiz bir canlılık ve enerji olacak.You'll have unsurpassed vitality and energy.
İngiliz babaanneler çok canlıdırlar 200 tanesi hemen gönüllü oldu.200 of them volunteered immediately.
Burada, bu anda gerçekten canlı hissedersiniz.You really are alive right here in this moment.
Çok isterim onu canlı izlemeyi, çok seviyorum müziğiniVrijdag is het de laatste dag van m'n leven
Yeşil çatılar, toprak ve canlı bitkilerle kaplı.Green roofs are soil and living plants.
Daha canlı görebiliyor muyuz?Can we see it more visually?
Bu insanların birbirlerine özendıkları ve saygı duydukları canlı ve enerjik bir toplum yaratır.It creates a vibrant, energetic community where people admire and respect each other.
Böylece canlı yayına geçtik.And that's when we went onto the airwaves.
Google Map kullanarak yerimi ekledim ve harita canlı, gezinmeyi deneyin.I've added my location with a Google Map, and it's live, so try moving it around.
Ve canlı.And it's live.
Bunlar bilgilendirmeden gelen canlı resimler.Now here are live images being pulled straight from the feed.
Bu şehirlerdeki bu bölgeler aslında yasadışı bölgelerden daha canlı.These communities in these cities are actually more vital than the illegal communities.
Bu da bize canlılığın olasılıksızlığını ifade için iyi bir yol veriyor.And that gives us a nice way to express our estimate of life's improbability.
Şimdi de ışıldayan tavşanlar yapıyorlar. ışıldayan bir sürü canlı yapıyorlar.And now they're making Glow-rabbits and Glow-all-sorts-of-things.
Silgi ve fırça kullanarak bu arka plana biraz canlılık kattım.I gave the background a dynamic look by using the eraser and the brush.
Bu bir masal mı yoksa canlı bir kabus mu?Well, is that a fairy tale or a living nightmare?
Ve yiyecek aradık, ama aynı zamanda diğer canlılar için yiyecektik ve bundan sakınmamız gerekiyordu.And we looked for food, but we were also food for other living creatures, and we had to avoid it.
Simdi canli yayinla Karakas'a baglaniyoruzWe are going live now to Caracas.
Canli yayinla Karakas'a baglaniyoruz Mayestro Abreu'nun TED odul dilegini duymak icin.We are going live to Caracas to hear Maestro Abreu's TED Prize wish.
Biriyle görüşme yaptığım sırada, şöyle diyebilirim, "Bu görüşme için yeterince canlı mısınız?While anytime I do an interview with someone, I can say, "Are you fresh enough for this interview?
Biz cesur ve canlı deriz.We talk about bold, fresh.
Sizi canlı tutar.It keeps you fresh.
Canlı bir tavrınız mı var?Are you an up attribute?
Bitkiler yaşayan canlılar değildir. İşte mesele bu.Plants are not living creatures -- this is the point.
Bitkiler, otlar, taşlar, gerçek nitelikleri: yeryüzünde canlı erdirmez aşağılık boşaIn plants, herbs, stones, and their true qualities: For naught so vile that on the earth doth live
Gitmiş olacak ve canlı ya da kalmak ve ölmek gerekir.I must be gone and live, or stay and die.
Aynı banish'd külhanbeyi canlı erdirmez, ona böyle bir unaccustom'd dram vereyimWhere that same banish'd runagate doth live,-- Shall give him such an unaccustom'd dram
PETER Sonra pate üzerinde hizmet veren canlının hançer yatıyordu.PETER Then will I lay the serving-creature's dagger on your pate.
"Dug, 7 buçuk gün sonra canlı ve sağlıklı bir biçimde çıkarıldı...""Dug out alive and well after seven and a half days.."
Bir canlının dişi veya erkek olduğunu anlamak için çok kolay bir yöntem vardır. -And to figure out whether something is a male or a female, it's a pretty simple system.
Genç ve canlı bir şirket olan,As a young and vibrant company,
Örnek vermek gerekirse, elimde baykuş kelebek olarak adlandırılan canlıların resimleri varSo, for example, here I've got a couple of pictures of what's commonly called the owl butterfly.
"Ateşli ve Canlı Hae Young Oppa"[Warm and fresh Hae Young Oppa]
Ateşli ve Canlı Hae Young Oppa mı?Warm and fresh Hae Young oppa?
Ateşli ve Canlı Hae Young Oppa.Warm and fresh Hae Young oppa.
İyi görünümlü insanlar her zaman daha arkadaş canlısı olarak değerlendirilmiştir.Good-looking people are always judged as being more friendly.
Bu nedenle canlı tanıkları görmek isterler.And so they want to see live witnesses.
"Canlı Yayın" Merhaba, ben Park Hae Young.[Breaking News] Hello, I am Park Hae Young.
İlk adımda yaşlanma, canlı olmanın yan etkisidir yani metabolizmanın yan etkisidir.Aging is a side effect of being alive in the first place, which is to say, metabolism.
Dinleyici: bu gezegende canlılar bağışık sistemleriyle gelişti,Audience:
Maç skorlarını canlı takip edebiliyorsunuz mesela.You can get the latest sports scores, etc.
Mantarla işbirliği yapan canlılar şanslıydılar, çünkü mantarlar ışığa ihtiyaç duymazlar.Those organisms that paired with fungi were rewarded, because fungi do not need light.
Dünyadaki en büyük canlı Doğu Oregon'da.The largest organism in the world is in Eastern Oregon.
Hatta canlı mı? diye düşünmüştüm.Is it really even a living thing?
Daha canlı bir renk seçeyim, görebilmeniz için.I could have my dx's-- let me pick a vibrant color so you can see it.
Canlı bir renkle yapayım.Let me do it in a vibrant color.
Canlı bir şekilde "V" yapmalısın.That makes the V-line more special.
Canlı yayında Kraliyet Ailesi hakkında... ...haberler var.Right now, there's a live news report about the imperial family.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod