Fakat işte bu noktada Tazmanya canavarı kanseri kesinlikle şaşırtıcı bir evrimsel adaptasyon sürecinden geçti.Genau hier hat der Krebs des Tasmanischen Teufels eine absolut erstaunliche evolutionäre Anpassung entwickelt.
Fakat işte bu noktada Tazmanya canavarı kanseri kesinlikle şaşırtıcı bir evrimsel adaptasyon sürecinden geçti.Jenomže právě tady dokázala rakovina tasmánského čerta vyvinout neskutečně ohromující evoluční adaptaci.
Fakat işte bu noktada Tazmanya canavarı kanseri kesinlikle şaşırtıcı bir evrimsel adaptasyon sürecinden geçti.하지만 그것이 태즈매니아 데블의 암이 전적으로 놀라운 진화론적 적응을 획득한 사례입니다
Fakat işte bu noktada Tazmanya canavarı kanseri kesinlikle şaşırtıcı bir evrimsel adaptasyon sürecinden geçti.Mais c'est là que le cancer du diable de Tasmanie a acquis une adaptation évolutionnaire absolument étonnante.
Fakat işte bu noktada Tazmanya canavarı kanseri kesinlikle şaşırtıcı bir evrimsel adaptasyon sürecinden geçti.Mas foi aí que o cancro do diabo da Tasmânia adquiriu uma adaptação evolucionária absolutamente espantosa
Fakat işte bu noktada Tazmanya canavarı kanseri kesinlikle şaşırtıcı bir evrimsel adaptasyon sürecinden geçti.Men det är där som den tasmanska pungdjävulcancern har förvärvat en helt fantastisk evolutionär anpassning.
Fakat işte bu noktada Tazmanya canavarı kanseri kesinlikle şaşırtıcı bir evrimsel adaptasyon sürecinden geçti.Namun di situlah kanker pada Tasmanian devil telah melakukan adaptasi yang luar biasa.
Fakat işte bu noktada Tazmanya canavarı kanseri kesinlikle şaşırtıcı bir evrimsel adaptasyon sürecinden geçti.Nhưng đó là cái mà bệnh ung thư của loài Tasmanian devil có được sự thích nghi tiến hóa đáng kinh ngạc.
Fakat işte bu noktada Tazmanya canavarı kanseri kesinlikle şaşırtıcı bir evrimsel adaptasyon sürecinden geçti.Rak diabła tasmańskiego jest inny, posiadł zupełnie niezwykłą zdolność adaptacji ewolucyjnej.
Fakat işte bu noktada Tazmanya canavarı kanseri kesinlikle şaşırtıcı bir evrimsel adaptasyon sürecinden geçti.Но тук е където рака на Тасманийския дявол е придобил абсолютно невероятна еволюционна адаптация.
Fakat işte bu noktada Tazmanya canavarı kanseri kesinlikle şaşırtıcı bir evrimsel adaptasyon sürecinden geçti.Но это как раз та точка, где рак у тасманских дьяволов достиг абсолютно невообразимой эволюционной адаптации.
Fakat işte bu noktada Tazmanya canavarı kanseri kesinlikle şaşırtıcı bir evrimsel adaptasyon sürecinden geçti.אבל כאן מצוי המקום בו סרטן השד הטזמני השיג מנגנון פשוט מדהים להתאמה אבולוציונית.
Fakat işte bu noktada Tazmanya canavarı kanseri kesinlikle şaşırtıcı bir evrimsel adaptasyon sürecinden geçti.ﻟﻜﻥ ﻫﺬﺍ ﻫﻮ مكان اكتساب سرطان العفاريت التاسمانية والذي حدث بصورة مدهشة وبﺗﻜﻴﻒ ﻣﺬﻫﻞ ﺗﻤﺎﻣﺎ
Fakat işte bu noktada Tazmanya canavarı kanseri kesinlikle şaşırtıcı bir evrimsel adaptasyon sürecinden geçti.驚くべき進化の適応を果たしたのが タスマニアデビルの事例だったのです DNAを解析することで
Gelişen teknolojinin yarattığı bir canavar, felaket.진보된 기술의 결함에 대한 것이죠.
Gelişen teknolojinin yarattığı bir canavar, felaket.Saya hanya akan menunjukkan dari salah satu perangkap teknologi canggih.
Gelişen teknolojinin yarattığı bir canavar, felaket.את אחת המלכודות של הטכנולוגיה המתקדמת.
Gelişen teknolojinin yarattığı bir canavar, felaket.واحدة من مشاكل التكنولوجيا المتقدمة
Gelişen teknolojinin yarattığı bir canavar, felaket.トム・クルーズの「ミッション・インポッシブル3」のプレミアでのことです。
Gerçekte ise ben bir canavardım:실제로 괴물이었던 것은 저였습니다. 파괴적일 정도로 고분고분한
Gerçekte ise ben bir canavardım:Zatímco doopravdy jsem byl zvířetem já.
Gerçekte ise ben bir canavardım:כשבמציאות אני הייתי הבהמה: צייתן באופן הרסני,
Gerçekte ise ben bir canavardım:殺戮の罪に気づかず 良心の声に耳を貸さなかったのです
Gerçekten bir canavar olduğumu fark ettim.Jag har insett att jag verkligen är ett monster.
Gerçekten bir canavar olduğumu fark ettim.Jeg har indset, at jeg virkelig er et monster.
Gerçekten bir canavar olduğumu fark ettim.Me doy cuenta de que realmente soy un monstruo.
Gerçekten bir canavar olduğumu fark ettim.Mi rendo conto di essere davvero un mostro.
Gerçekten bir canavar olduğumu fark ettim.Percebo que sou mesmo um monstro.
Gerçekten bir canavar olduğumu fark ettim.Tajuan, että todella olen hirviö.
Gerçekten bir canavar olduğumu fark ettim.Zrozumiałem, jakim jestem potworem.
Gerçekten bir canavar olduğumu fark ettim.Συνειδητοποιώ ότι όντως είμαι ένα τέρας.
Gerçekten bir canavar olduğumu fark ettim.Я понимаю, что я и в самом деле монстр.
Gerçekten bu canavarı daha sık beslemem gerek.Dovrei proprio sfamare più spesso quella bestia.
Gerçekten bu canavarı daha sık beslemem gerek.Realmente debería alimentar esa bestia con más frecuencia.
Gerçekten bu canavarı daha sık beslemem gerek.Это мой выбор.
Gölge canavar, Gluttony adındakini yuttu ve artık kontrolümüz dışında.El monstruo de la sombra devoró al otro monstruo, Gluttony, y no podemos contra él.
Gölge canavar, Gluttony adındakini yuttu ve artık kontrolümüz dışında.Il mostro delle ombre ha divorato quello di nome Gluttony, ed è fuori dal nostro controllo.
Gölge canavar, Gluttony adındakini yuttu ve artık kontrolümüz dışında.O monstro sombra devorou o Gluttony e está fora do nosso controlo.
Gölge canavar, Gluttony adındakini yuttu ve artık kontrolümüz dışında.Skuggmonstret slukade Gluttony och vi klarar honom inte längre.
Gölge canavar, Gluttony adındakini yuttu ve artık kontrolümüz dışında.Skyggemonsteret slugte Gluttony, og vi kan ikke klare ham længere.
Gölge canavar, Gluttony adındakini yuttu ve artık kontrolümüz dışında.Ten cienisty potwór pożarł tego, którego zwą Gluttony, i jest nie do opanowania.
Gölge canavar, Gluttony adındakini yuttu ve artık kontrolümüz dışında.Varjohirviö ahmi Gluttonyn, emmekä me voi sille mitään.
Gölge canavar, Gluttony adındakini yuttu ve artık kontrolümüz dışında.Το τέρας της σκιάς καταβρόχθισε το λεγόμενο Γκλούτονι και είναι πέραν του ελέγχου μας.
Gölge canavar, Gluttony adındakini yuttu ve artık kontrolümüz dışında.Монстр-тень поглотил того, кого звали Обжорство, и нам с ним не справиться.
Gücünle denizi yardın, Canavarların kafasını sularda parçaladın.(73:13) Ты расторг силою Твоею море, Ты сокрушил головы змиев в воде;
Gücünle denizi yardın, Canavarların kafasını sularda parçaladın.Chúa đã dùng quyền năng Chúa mà rẽ biển ra, Bẻ gãy đầu quái vật trong nước.
Gücünle denizi yardın, Canavarların kafasını sularda parçaladın.Chúa đã dùng quyền_năng Chúa mà rẽ biển ra , Bẻ gãy đầu quái_vật trong nước .
Gücünle denizi yardın, Canavarların kafasını sularda parçaladın.Dengan kekuatan yang dahsyat Engkau membelah laut, dan memecahkan kepala naga-naga laut
Gücünle denizi yardın, Canavarların kafasını sularda parçaladın.Det var du som delade havet genom din makt; du krossade drakarnas huvuden mot vattnet.
Gücünle denizi yardın, Canavarların kafasını sularda parçaladın.Du er den som skilte havet med din styrke, knuste dragenes hoder på vannene.
Gücünle denizi yardın, Canavarların kafasını sularda parçaladın.Du kløvede Havet med Vælde, knuste på Vandet Dragernes Hoved;
Gücünle denizi yardın, Canavarların kafasını sularda parçaladın.Du zertrennst das Meer durch dein Kraft und zerbrichst die Köpfe der Drachen im Wasser.
Gücünle denizi yardın, Canavarların kafasını sularda parçaladın.주께서 주의 능력으로 바다를 나누시고 물 가운데 용들의 머리를 깨뜨리셨으며
Gücünle denizi yardın, Canavarların kafasını sularda parçaladın.Sinä voimallasi halkaisit meren, sinä musersit lohikäärmeitten päät vetten päällä.
Gücünle denizi yardın, Canavarların kafasını sularda parçaladın.Te hasítottad ketté a tengert erõddel; te törted össze a czethalak fejeit a vizekben.
Gücünle denizi yardın, Canavarların kafasını sularda parçaladın.Ti si razklal v moči svoji morje, razbil si zmajem glave na vodah.
Gücünle denizi yardın, Canavarların kafasını sularda parçaladın.Tu ai despărţit marea cu puterea Ta, ai sfărîmat capetele balaurilor din ape;
Gücünle denizi yardın, Canavarların kafasını sularda parçaladın.Tu as fendu la mer par ta puissance, Tu as brisé les têtes des monstres sur les eaux;
Gücünle denizi yardın, Canavarların kafasını sularda parçaladın.Tu con potenza hai diviso il mare, hai schiacciato la testa dei draghi sulle acque
Gücünle denizi yardın, Canavarların kafasını sularda parçaladın.Tú con tu poder dividiste el mar; rompiste sobre las aguas las cabezas de los monstruos acuáticos