1989'da, yerli halka yapılan canavarca muamele hakkında konuştuktan sonra, kaçırıldı.В 1989, после того, как она заговорила о жестоком обращении с индейцами, ее похитили
1989'da, yerli halka yapılan canavarca muamele hakkında konuştuktan sonra, kaçırıldı.През 1989, след като разказва за бруталността спрямо коренното население, я отвличат.
1989'da, yerli halka yapılan canavarca muamele hakkında konuştuktan sonra, kaçırıldı.ב-1989 אחרי שיצאה נגד הטיפול ,הברוטלי בילידים המקומיים .היא נחטפה
1989'da, yerli halka yapılan canavarca muamele hakkında konuştuktan sonra, kaçırıldı.彼女は誘拐されました 1989年11月2日
"Alçak canavar, hapis senin için fazla iyi" diyoruz."Ez egy szörny, még a börtönt sem érdemli meg!"
"Alçak canavar, hapis senin için fazla iyi" diyoruz."Kamala hirviö, tyrmässä pääset liian vähällä."
"Alçak canavar, hapis senin için fazla iyi" diyoruz.이렇게 말하죠. "몸서리 나는 괴물 같은 놈, 감옥도 네놈에게 과분하다."
"Alçak canavar, hapis senin için fazla iyi" diyoruz.lo que decimos es, "Vil monstruo, la prisión es demasiado buena para ti."
"Alçak canavar, hapis senin için fazla iyi" diyoruz."Monstro vil, a prisão é boa demais para ti."
"Alçak canavar, hapis senin için fazla iyi" diyoruz."Smerig monster, de gevangenis is nog te goed voor je."
"Alçak canavar, hapis senin için fazla iyi" diyoruz."Tên quái vật đê hèn, tù ngục là quá tốt cho mi."
"Alçak canavar, hapis senin için fazla iyi" diyoruz."Ty odporné monštrum, väzenie je pre teba príliš dobré."
"Alçak canavar, hapis senin için fazla iyi" diyoruz."Ty potworze, więzienie jest dla ciebie za dobre."
"Alçak canavar, hapis senin için fazla iyi" diyoruz.אנו אומרים: "מפלצת שכמוך, הכלא טוב מדי עבורך",
"Alçak canavar, hapis senin için fazla iyi" diyoruz.ما نقول هو "وحش حقير، تستحق ما هو أسوأ من السجن."
"Alçak canavar, hapis senin için fazla iyi" diyoruz.あるいはもっと悪いことに復讐が引き金となって、いま世界中で見るように
Ama bu yazı ile kesinlikle yapmak istemediğim tek şey köpekbalıklarını canavar gibi göstermeye devam etmekti.Chciałem uniknąć przedstawiania rekinów jako swego rodzaju potworów.
Ama bu yazı ile kesinlikle yapmak istemediğim tek şey köpekbalıklarını canavar gibi göstermeye devam etmekti.De az egyetlen dolog, amit semmi esetre sem akartam ezzel az anyaggal hogy szörnynek tûnjenek a cápák.
Ama bu yazı ile kesinlikle yapmak istemediğim tek şey köpekbalıklarını canavar gibi göstermeye devam etmekti.그러나 한 가지 제가 이 보도에서 정말 하고 싶지 않았던 것은 상어들을 괴물과 같은 것으로 계속 묘사하는 것이었습니다.
Ama bu yazı ile kesinlikle yapmak istemediğim tek şey köpekbalıklarını canavar gibi göstermeye devam etmekti.Mais la chose que je voulais éviter pour ce reportage était de contribuer à cette image des requins monstres.
Ama bu yazı ile kesinlikle yapmak istemediğim tek şey köpekbalıklarını canavar gibi göstermeye devam etmekti.Nhưng một điều tôi hoàn toàn không muốn đưa ra là tiếp tục xem cá mập như là những con quái vật.
Ama bu yazı ile kesinlikle yapmak istemediğim tek şey köpekbalıklarını canavar gibi göstermeye devam etmekti.Но одна вещь, которой в своем репортаже я хотел избежать, это изображение акул некими монстрами.
Ama bu yazı ile kesinlikle yapmak istemediğim tek şey köpekbalıklarını canavar gibi göstermeye devam etmekti.Проте у цьому сюжеті я точно не хотів робити одного - це показувати акул як монстрів.
Ama bu yazı ile kesinlikle yapmak istemediğim tek şey köpekbalıklarını canavar gibi göstermeye devam etmekti.אבל דבר אחד שבהחלט לא רציתי לעשות עם הכיסוי הזה היה להמשיך להציג את הכרישים כבתור מפלצות.
Ama bu yazı ile kesinlikle yapmak istemediğim tek şey köpekbalıklarını canavar gibi göstermeye devam etmekti.ولكن شيء واحد أنا بالتأكيد لا اريده من هذه التغطية وهي ان نواصل تصوير اسماك القرش كوحوش بحرية
Ama bu yazı ile kesinlikle yapmak istemediğim tek şey köpekbalıklarını canavar gibi göstermeye devam etmekti.絶対にしたくありませんでした。 過度に恐ろしく、攻撃的に見せたくありませんでした。
Ama durdurmak, dev bir balık soluk bir benzerlik değildir? hatta büyük canavarın kendisi?Ale stop; nie obciążają jej słabe podobieństwo do gigantycznej ryby? nawet wielki lewiatan siebie?
Ama durdurmak, dev bir balık soluk bir benzerlik değildir? hatta büyük canavarın kendisi?Ale stop, to nenese slabou podobnost s gigantickou rybu? i velké monstrum sám?
Ama durdurmak, dev bir balık soluk bir benzerlik değildir? hatta büyük canavarın kendisi?Ale stop, to nenesie slabú podobnosť s gigantickou rybu? i veľké monštrum sám?
Ama durdurmak, dev bir balık soluk bir benzerlik değildir? hatta büyük canavarın kendisi?De ne, ugye viseli halvány hasonlít egy gigantikus halat? még a nagy Leviathan magát?
Ama durdurmak, dev bir balık soluk bir benzerlik değildir? hatta büyük canavarın kendisi?그러나 중단, 그것은 거대한 물고기 기절 닮았하지 않는 이유는 무엇입니까? 도 큰 거대한인가?
Ama durdurmak, dev bir balık soluk bir benzerlik değildir? hatta büyük canavarın kendisi?Ma fermarsi, non è vero hanno una vaga somiglianza ad un pesce gigantesco? anche il grande leviatano stesso?
Ama durdurmak, dev bir balık soluk bir benzerlik değildir? hatta büyük canavarın kendisi?Mas pare; não é mesmo ter uma leve semelhança com um peixe gigantesco? até mesmo o grande Leviatã a si mesmo?
Ama durdurmak, dev bir balık soluk bir benzerlik değildir? hatta büyük canavarın kendisi?Men stop, betyder det ikke bære en svag lighed med en gigantisk fisk? selv de store Leviathan sig selv?
Ama durdurmak, dev bir balık soluk bir benzerlik değildir? hatta büyük canavarın kendisi?Men stopp, gör det inte bär en svag likhet med en gigantisk fisk? även stora leviathan själv?
Ama durdurmak, dev bir balık soluk bir benzerlik değildir? hatta büyük canavarın kendisi?Mutta stop, se ei kanna heikko muistuta jättimäinen kala? jopa suuri Leviathan itse?
Ama durdurmak, dev bir balık soluk bir benzerlik değildir? hatta büyük canavarın kendisi?Opriti-va, nu-l poartă o asemănare leşin la un peşte gigantic? chiar avantajos Leviathan el însuşi?
Ama durdurmak, dev bir balık soluk bir benzerlik değildir? hatta büyük canavarın kendisi?Pero detenerse; no lo tienen un leve parecido a un pez gigantesco? incluso el mismo gran Leviatán?
Ama durdurmak, dev bir balık soluk bir benzerlik değildir? hatta büyük canavarın kendisi?Tapi berhenti, apakah itu tidak memiliki kemiripan samar untuk ikan raksasa? bahkan besar raksasa sendiri?
Ama durdurmak, dev bir balık soluk bir benzerlik değildir? hatta büyük canavarın kendisi?Toda stop, pa ne nosijo rahel spominja na ogromen ribe? celo velika Leviathan sam?
Ama durdurmak, dev bir balık soluk bir benzerlik değildir? hatta büyük canavarın kendisi?Δεν το φέρει μια αμυδρή ομοιότητα με ένα γιγαντιαίο ψάρι; ακόμη και το μεγάλος Λεβιάθαν τον εαυτό του;
Ama durdurmak, dev bir balık soluk bir benzerlik değildir? hatta büyük canavarın kendisi?Але стоп, чи не так ведмідь віддалено нагадує гігантську рибу? навіть великий левіафан себе?
Ama durdurmak, dev bir balık soluk bir benzerlik değildir? hatta büyük canavarın kendisi?Но спре, не носят слаб прилича на гигантска риба? дори Самият велик Левиатан?
Ama durdurmak, dev bir balık soluk bir benzerlik değildir? hatta büyük canavarın kendisi?Но стоп, не так ли медведь отдаленно напоминает гигантскую рыбу? даже великий левиафан себя?
Ama durdurmak, dev bir balık soluk bir benzerlik değildir? hatta büyük canavarın kendisi?אבל להפסיק, זה לא דמיון קלוש דג ענק? אפילו לווייתן גדול עצמו?
Ama durdurmak, dev bir balık soluk bir benzerlik değildir? hatta büyük canavarın kendisi?ولكن توقف ، فهل لا تحمل شبها خافت لسمكة عملاقة؟ حتى تنين عظيم نفسه؟
Ama durdurmak, dev bir balık soluk bir benzerlik değildir? hatta büyük canavarın kendisi?偉大なリバイアサン自身? 部分的に基づいて、私自身の最終理論:実際には、アーティストのデザインはこのようだ
Ama eğer bu Tazmanya canavarlarında olabiliyorsa, neden diğer hayvanlara ve hatta insanlara aynı şey olmadı?Ale pokud se toto může stát u tasmánského čerta, proč se to nestalo u jiných zvířat, nebo dokonce u lidí?
Ama eğer bu Tazmanya canavarlarında olabiliyorsa, neden diğer hayvanlara ve hatta insanlara aynı şey olmadı?Azonban ha ez megtörténhet a tasmaniai ördöggel, miért nem történt meg más állatokkal vagy akár az emberekkel?
Ama eğer bu Tazmanya canavarlarında olabiliyorsa, neden diğer hayvanlara ve hatta insanlara aynı şey olmadı?그런데 이 암이 태즈매니아 데블에게서 생길 수 있다면, 왜 다른 동물이나 심지어는 사람에겐 생기지 않은 것일까요?
Ama eğer bu Tazmanya canavarlarında olabiliyorsa, neden diğer hayvanlara ve hatta insanlara aynı şey olmadı?Но ако това може да се случи с Тасманийските дяволи, защо не се е случило с други животни или на хора?
Ama eğer bu Tazmanya canavarlarında olabiliyorsa, neden diğer hayvanlara ve hatta insanlara aynı şey olmadı?Но если это происходит с тасманскими дьяволами, то почему этого не происходит с другими животными или людьми?
Ama eğer bu Tazmanya canavarlarında olabiliyorsa, neden diğer hayvanlara ve hatta insanlara aynı şey olmadı?אבל אם זה יכול לקרות בשדים טזמנים, מדוע זה לא קרה בבעלי חיים אחרים או אפילו בבני אדם?
Ama eğer bu Tazmanya canavarlarında olabiliyorsa, neden diğer hayvanlara ve hatta insanlara aynı şey olmadı?ﻟﻜﻦ ﺍﺫﺍ ﻛﺎﻥ ﻫﺬﺍ ﻣﻤﻜﻦ ﻓﻲ ﺍﻟﻌﻔﺎﺭﻳﺖ ﺍﻟﺘﺎﺳﻤﺎﻧﻴﺔ ﻓﻠﻤﺎﺫﺍ ﻟﻢ ﻳﺤﺪﺙ ﺫﻟﻚ ﻣﻊ ﺣﻴﻮﺍﻧﺎﺕ ﺍﺧﺮى ﺃﻭ ﺣﺘﻲ ﻣﻊ ﺍﻟﺒﺸﺮ؟
Ama eğer bu Tazmanya canavarlarında olabiliyorsa, neden diğer hayvanlara ve hatta insanlara aynı şey olmadı?動物になぜこの現象は 見られなかったのでしょうか? 実は既に起こっているのです
Ama Tazmanya canavarının sayısı gerçekten inanılmaz hızlı bir şekilde düşüş gösteriyor.Aber die Population des Tasmanischen Teufels erlebt einen extrem schnellen Rückgang.
Ama Tazmanya canavarının sayısı gerçekten inanılmaz hızlı bir şekilde düşüş gösteriyor.Ale populace tasmánského čerta se v poslední době velice rychle zmenšuje.
Ama Tazmanya canavarının sayısı gerçekten inanılmaz hızlı bir şekilde düşüş gösteriyor.Ale populacja diabłów tasmańskich niezwykle szybko się kurczy.
Ama Tazmanya canavarının sayısı gerçekten inanılmaz hızlı bir şekilde düşüş gösteriyor.Dar populația de diavoli tasmanieni trece printr-un declin extrem de rapid.
Ama Tazmanya canavarının sayısı gerçekten inanılmaz hızlı bir şekilde düşüş gösteriyor.De a tasmaniai ördögök populációja szerfelett gyors hanyatlásnak esett.