Ana içeriğe geç
Sözlük

cali ile cümle

cali kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Kendini edebiyat çalışmasına adadı.He devoted himself to the study of literature.
O, barış getirmek için çalıştı.He tried to bring about peace.
O, barışı desteklemek için çok çalıştı.He worked hard to promote peace.
Çalışmadığı için sınavı başaramadı.He failed in the examination because he had not studied.
Çalışıyorken, uykuya daldı.While he was studying, he fell asleep.
O, çalışmalarında gayretlidir.He is diligent in his studies.
Bir avukat olma düşüncesiyle gece gündüz çalıştı.He studied day and night with a view to becoming a lawyer.
Hukuk bürosunda altı yıl çalışmıştı.He had worked for the law firm for six years.
Her gün bir buçuk saat çalışıyordu.He studied for one and a half hours every day.
O, her gün İngilizce çalışır mı?Does he study English every day?
O, her gün bahçede iki saat çalışmayı bir kural haline getiriyor.He makes it a rule to work in the garden for two hours every day.
Amacına ulaşmak için sıkı çalıştı.He worked hard to obtain his objective.
O, geceye kadar çok çalıştı.He worked far into the night.
Gece geç saatlere kadar bizi çalıştırdı.He made us work till late at night.
Gece çalışmayı tercih etti.He preferred studying at night.
Onun hırsı onu sıkı çalıştırdı.His ambition made him work hard.
O akşam yemeğinden önce çalışmayı ihmal etmez.He makes a point of studying before supper.
O akşam yemeğinden önce çalışmayı ilke edinir.He makes a point of studying before supper.
O akşam yemeğinden önce çalışamaya özen gösterir.He makes a point of studying before supper.
Çeşitli grupları birleştirmeye çalıştı.He tried to unify the various groups.
O, günden güne çok çalıştı.He studied hard day after day.
Kalma korkusuyla sıkı çalışıyor.He is studying hard for fear he should fail.
O ayağa kalkmaya çalıştı.He tried to stand up.
O, yurtdışında eğitim almak için part-time çalışmak zorunda kaldı.He was forced to work part-time to study abroad.
O, yurtdışında eğitim yapabilmek için çok çalışıyor.He works hard so that he can study abroad.
Ebeveynlerine göre yaşamak için çok çalıştı.He tried very hard to live up to his parents expectations.
O, ebeveynlerini hayal kırıklığına uğratmamak için çok çalışıyor.He is studying hard in order not to disappoint his parents.
O, gözyaşlarını gizlemeye çalıştı.He tried to keep back his tears.
Tatilleri sırasında çalışmaları onlar için iyidir.It is good for them to work during their vacation.
Onlar bir günde 8 saat çalışmalılar.They must work 8 hours a day.
Onlar günde sekiz saat çalışırlar.They work eight hours a day.
Onların ikisi de giriş sınavını geçebilmek için çok çalıştı.Both of them worked hard so that they could pass the entrance examination.
Onlar sabahtan akşama kadar çalışmaya devam etti.They carried on working from morning till night.
Onlar pek çok karınca gibi çalıştı.They worked like so many ants.
Maliyeti düşürmeye çalışıyorlar.They are trying to keep costs down.
Onlar bu projede beraber çalıştılar.They worked jointly on this project.
Bu proje üzerinde ortaklaşa çalıştılar.They worked jointly on this project.
Onlar kurulduğundan beri bu küçük oteli çalıştırdılar.They have run this small hotel since it was established.
Onlar kızı bulmaya çalıştılar.They searched for the girl.
Artık çalışamayacak kadar çok yorgundular.They were too tired to work any more.
Daha sıkı çalışmaya karar verdiler.They resolved to work harder.
Onlar bütün yıl boyunca çalışmak zorundaydılar.They had to work all year round.
Onların hepsi zamanında konuşmaya çalıştı.They all tried to talk at one time.
Onlar geçen yıl İngilizce çalışmaya başladı.They started studying English last year.
Birlikte çalışmayı kabul ettiler.They agreed to work together.
Onlar 1997 mali yılı için bütçe üzerinde çalıştılar.They labored over the budget for the fiscal year 1997.
Araştırma çalışması için yeterli para ayırdılar.They earmarked enough money for research work.
Onlar fabrikalarda çalıştılar.They labored in the factories.
Onlar şimdi çalıştırıyorlar.They are running now.
Onlar dün İngilizce çalıştılar.They studied English yesterday.
Çocuklarının hatırına çok çalıştılar.They worked hard for the sake of their children.
Onlar bütün gün bizi çalıştırdılar.They made us work all day long.
Onlar bizi bütün gece çalıştırdılar.They made us work all night.
Onlar bizi bütün gün çalıştırdı.They made us work all day.
Onlar sürekli olarak birbirlerini geçmeye çalışıyorlar.They are constantly trying to outdo each other.
Yeni bir makinenin geliştirilmesi için sıkı çalıştılar.They worked hard in order to develop a new machine.
Yeni bir makine geliştirmek için çok çalıştılar.They worked hard in order to develop a new machine.
Onlar yeni bir siyasi parti kurmaya çalışıyorlar.They are trying to organize a new political party.
Ormandan odun toplamaya çalıştılar.They tried to collect wood from the forest.
Onlar matematik sınavı için çok çalışmak zorundalar.They have to study hard for the math test.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod