Ana içeriğe geç
Sözlük

cali ile cümle

cali kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Ben onu dikkatle dinlemeye çalıştım.I tried to listen to him carefully.
Ben onun çalışmasından memnunum.I am pleased with his work.
Onun arabasının üzerinde çalışıyorum.I'm working on his car.
Zarar görmüş itibarını tamir etmeye çalıştım.I tried to repair his damaged prestige.
Onlara daha çok çalışmalarını söyledim.I told them to study harder.
Onu durdurmaya çalıştım, ama beni geride bıraktı.I tried to stop him, but he left me behind.
Onu ikna etmeye çalıştım ama boşuna.I tried to persuade him, but in vain.
Onun piyano çalışını hayal edemiyorum.I can't picture her playing the piano.
Onun telefon numarasını bulmaya çalıştım.I tried to find out her telephone number.
Onun gözlerine bakmaktan kaçınmaya çalıştım.I tried to avoid looking at her eyes.
Yorgun olmama rağmen sıkı çalışacağım.Though I am tired, I will work hard.
Çalışmaya devam edemeyecek kadar yorgundum.I was too tired to go on working.
Hayatım için çalıştım.I ran for my life.
Ben bir hastane için çalışıyorum.I work for a hospital.
Dokuz-beş işinde çalışmaktan bıktım.I'm tired of working a nine-to-five job.
Babama Kumiko'nun Çin'de çalışmasını önerdim.I suggested to my father that Kumiko study in China.
Ben babamın hesabına çalışıyorum.I am acting for my father.
Babamı yeni bir araba alması için ikna etmeye çalıştım.I tried to argue my father into buying a new car.
Çalıştıktan sonra tenis oynadım.I played tennis after I studied.
Çalışmadığım için sınavda başarısız oldum.I failed the exam because I didn't study.
Çalışmak zorunda mıyım?Do I have to study?
Çalışmak zorundayım.I have to study.
Çalışmak yerine TV izledim.I watched television instead of studying.
Ben çalışacağım.I am going to study.
Çalışmak için boş vaktim yok.I have no leisure to study.
Ders çalışmadan önce televizyon izlerim.I watch television before I study.
Çalışabileceğim yere, odama gidiyorum.I am going to my room, where I can study.
Çalışmaktan yoruldum.I was tired from studying.
Çalıştıktan sonra yatmaya giderim.I go to bed after I study.
Ben okuldan sonra ders çalışmam.I don't study after school.
Her gün üç saat çalışırım.I study for 3 hours every day.
Her gün dokuzdan beşe kadar çalışırım.I work from nine to five every day.
Her gün İngilizce çalışırım.I study English every day.
Her gün yarım saat İngilizce çalışıyorum.I study English half an hour every day.
Her gün yarım saat İngilizce çalışırım.I study English half an hour every day.
Her gün matematik çalışmayı prensip edinirim.I make it a rule to study math every day.
Her gün çalışırım.I run every day.
Her gün çalışmaya karar verdim.I decided to study every day.
Her gün onun üzerinde çalıştım.I worked on it day after day.
Günden güne çok çalıştım.I worked hard day after day.
Her akşam İngilizce çalışmaya alışkınım.I am accustomed to studying English every evening.
Yarın çalışmak zorunda kalacağım.I will have to study tomorrow.
Gece geç saatlere kadar çalıştım.I worked far into the night.
Bir arkadaşımı evlenmekten vazgeçirmeye çalıştım.I tried to talk a friend of mine out of getting married.
Akşam yemeğinden sonra İngilizce çalışırım.I study English after dinner.
Akşam yemeğinden sonra iki saat İngilizce çalıştım.I studied English for two hours after dinner.
Akşam yemeğinden önce çalıştım.I studied before supper.
Sakin olmaya çalıştım ama sonunda kendimi kaybettim.I tried to be calm, but finally I lost my temper.
Hayatımı tarih çalışmasına adayacağım.I will devote my life to the study of history.
Tarih çalışmayı severim.I like studying history.
Altı yıldır İngilizce çalışıyorum.I have been studying English for six years now.
Ben bir deneme üzerinde çalışmak zorunda kaldım.I had to work on an essay.
Konuyu değiştirmeye çalıştım.I tried to change the subject.
Konuyu değiştirmeye çalıştım, ancak siyasetten söz etmeye devam ettiler.I tried to change the subject, but they went on talking about politics.
Tüm gücümle kapıyı açmaya çalıştım.I tried to open the door with all my force.
Beni ikna etmeye çalışmanın faydası yok.It is no use trying to deceive me.
Bana oyun oynamaya çalışmanızın faydası yok.It is no use trying to play a trick on me.
Biz sıkı çalışmamıza rağmen, Jane'i yenemedik.Even though we tried hard, we couldn't beat Jane.
Senin sıkı çalışmanı takdir ediyoruz.We appreciate your hard work.
Biz dokuzdan beşe kadar çalışırız.We work from nine to five.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod