cır cır ile cümle

cır cır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
[El çırpma sesi][Clapping]
(cırcır böceği sesleri)(cricket sounds)
Bu bir çırpıda yapılabilir demiyorum.I don't say this can be accomplished in one swoop.
Saçları dağınık, elbisesinin ön kısmı düzensiz, çıplak ayakları ise biraz çirkin.The priest of her times said that she looked like
Burada kulaklarını çırpıyor ve zarafetle yukarı çıkıyor.And here he is, flapping with his ears and very gracefully going up.
Çirkin veya gerçekten çok güzel ol, herhangi bir fark yaratmaz.If you're ugly or if you're really, really good-looking it makes no difference whatsoever.
"Bu gibi çirkin?""As ugly as that?"
Ya ona dünyadaki en çirkin suratı vermek istiyorsam? intikam için, tabii.But what if I'd rather give her the most hideous face in the world? For revenge, of course.
Yazdığımız zaman, 2.7 falan filan, biraz çirkin bir sayı. -This number is kind of ugly when you write it out, 2.7 whatever, whatever.
İnanıyorum ki; en çirkin halimizden daha güzel olamayız.Because I really believe that we're never more beautiful than when we're most ugly.
Tarafsız olarak bakarsak, origami şimdi daha çirkindi, daha zordu.Well in an objective way, the origami now was uglier, it was more difficult.
Çünkü gerçekte ilk hallerinden çok daha çirkinlerdi.Because in reality, it was even uglier than the first version.
IC, "integrated circuit" (entegre devre) demek değil:Not integrated circuits:
O yetenekli, ama çirkin ve şişman.She's talented, but ugly and fat.
Hadi ama, o çirkin.Come on, she's ugly.
Asla çirkin ve şişman olduğunu söylemeyecek.He'll never say you're ugly and fat.
Çirkin olmak suç mu?Is it a crime to be ugly?
Çirkin şişman bir kızdım.I was an ugly, fat girl.
Ama şişman ve çirkin bir kızın... ...şarkısını dinlemek isterseniz...But if you wanna hear... ...that fat, ugly girl sing...
"Çirkin is calling."- Hello. - Hey.
Üstüne üstlük çok çirkin oldum.Besides, I've become ugly
Gidip, dünyadaki en çirkin adamı bulup, onunla evlendirin derhal !Come, find her the worst man, and marry her off.
Bir kahraman ile bir güzel... aptal çirkin bir kocadan çok daha iyi uyuşur birbiriyleA hero and a beauty is a much better match than with a stupid husband.
İhtiyar wu, bücür cüce sıçan gibi çirkin !Wu the Elder, small as a shrimp, ugly as an old bark.
Boşa çırpınıyorHe can forget it.
O çirkin kabloların aşağıya sarkmasını istemezsiniz.You don't want those ugly cords coming down.
Bu çirkin sapkınlığı itiraf et, günahkar hareketlerini kabul et. Son iki şans.Confess the heinous sin of heresy, reject the works of the ungodly two last chances.
El çırpması gibi ilk anlarında teşvik edici aileler ve insanlar yoktu.Lack of stimulation often leads to self-stimulating behaviors
Onları çırılçıplak soyacaklar.They strip them naked.
Vals yapan orkideler gibi okyanusta... ...kanat çırpan canlılar var.There are beings that flutter through the ocean like... ...waltzing orchids.
"Nehrin akıntısı üstündeki bir dalda, ötüyor bir cırcır böceği.""On a branch floating downriver, a cricket singing."
İlkinde Muti gibi, ve siz el çırpın, sadece bir kez.Once like a Muti, and you'll -- (Claps) -- clap, just once.
(El çırpışları)(Claps)
(El çırpışları) (Kahkaha)(Claps) (Laughter)
51.05 Médicos sin cirugía aramamýzý que pidió.51.05 Médicos sin cirugía aramamýzý que pidió.
A menos que la cirugía ¿Por qué?A menos que la cirugía ¿Por qué?
51.66 Si el paciente toma la cirugía Se sigue sobre la mesa.51.66 Si el paciente toma la cirugía Se sigue sobre la mesa.
13:13 Cirugía mujer teniente Son.13:13 Cirugía mujer teniente Son.
Benim hayat, tıp ve Konfüçyüs hakkındaki bütün görüşlerimi bir çırpıda toparlayıvermişti.It was like in one verbal swoop he had channeled my thoughts on life and medicine and Confucius.
Gerçekten de, Birleşik Devletler tarihinin en korkunç ve en çirkin bölümlerinden biri.Really one of the worst and ugliest chapters in US history.
Örnek: Şişman bir kız, veya büyük burunlu bir çocuk görsen, çirkin olduklarını söylersin.Take this example: you see a fat girl with a boy that has a big nose.
Sen, şişman kızın çirkin olduğunu söylüyorsun. Bunun sebebi vücudunda daha fazla yağ olması mı?You'll say that the fat girl is ugly, because she has more fat in her body?
O zaman, şişman kızın farklı olduğunu söyleyebilirsin. Ama ona çirkin diyemezsin.If you do, then you can say that the fat girl is different, but why should you say that she's ugly?
Cırcırböceklerinin ağlama seslerini duyuyor musun ?Hey, can you hear those crickets crying?
Cirkinler, degil mi?Ugly, aren't they�
Ben bir çırağım ve bahsi geçen işi gerçekte yapan insanlarla birlikte çalışıyorum.I'm an apprentice, and I work with the people who actually do the jobs in question.
Bir çırak olarak da, bilirsiniz, böyle yapılır.Being an apprentice, you know, you do that.
Yani bu insanlar, biyomimikçiler, doğanın çıraklarıdır.So these people, biomimics, are nature's apprentices.
Evet, bu bir çırpılmış yumurta.Yes, it is a scrambled egg.
Çünkü aslında esas olanın, yumurtanın, çırpılmamış hale dönüşü olduğunu farkediyor olmalısınız.Because you may notice that what's actually happening is that the egg is unscrambling itself.
Çırpılmış yumurta karmakarışık bir şey, leziz ama karmakarışık.A scrambled egg is mush -- tasty mush -- but it's mush.
Ancak aynı zamanda bu çirkinliğin içinde dramatik bir güzellik olduğunu da görüyoruz. .You know you've got...it's the pit of hell in a sense
Son videdoda işler çirkinleşmeye başlamıştı.Where we left off in the last video, we saw that things were already starting to get ugly.
İşler çirkinleşti.Things got ugly.
Gene sesinin cırlamasını mı istiyorsun? Şuna bak, şuna bak.You want to release squeaking sounds again?
Sesimin cırlama sesi olduğunu söylüyor.Now he says I make squeaking sounds.
Cırt cırt bantlara göre çok daha kuvvetli, değil mi?So much for Velcro, right?
Bir çırak olarak yaptığım iş çok temeldi.The work as an apprentice was very primitive.
Ben orada gerçekten bir çırak gibi çalıştım.And there I really worked as an apprentice.
Sonra, eşi olarak, arkasından gittim ve çirkin bir bez parçası taşıdığını gördüm.Then, being her husband, I ran behind her and saw she had a nasty rag cloth.

İlgili Sayfalar