cürüm ile cümle
cürüm kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Vampir cürümleri, yamyamlar ve bir tecavüz.Dăunătoare verzei, ridichilor și altor crucifere.
Örneğin Nottingham Şerifi 'Rottingham' Şerifi yapılmıştır (İng. rot=zırva, çürüme).Pentru funcția oficială , vedeți Șeriful din Nottingham (poziție).
Çiçeklerinde çürümekte olan yaprakların kokusunu andıran hoş olmayan bir kokusu vardır.Are frunze mari care emană un miros puțin neplăcut la zdrobire.
Odunu çürümeye karşı son derece dayanıklıdır.A tönkje túlságosan rostos a fogyasztáshoz.
Bu siyaset kokmuş, çürümüştür.Ez az állóvíz posványos és szennyezett.
Genelde canlı ve çürümüş ağaçlarda yetişir.Általában kidőlt és rothadó lomhullató fákon udvarol.
Bu siyaset kokmuş, çürümüştür.Sen murros on simpukkamainen ja rosoinen.
Bir örnek kaon çürüme .Näistä esimerkkinä murtoluvut.
Bunlar çürüme kadar, sadece yerleri muhafaza edilmelidir.Από εκείνες του Δημαρχείου σώζονται μόνο κακοδιατηρημένα τμήματα.
Sahip oldukları ahşap mayın kutusu çürümeye veya böcekler tarafından yenilmeye açıktı.Ωστόσο, το σύνολο σχεδόν των ρηγμάτων που είχαν προκληθεί από την εξόρυξη έχουν σφραγιστεί ή επιχωματωθεί.
Bağırsak çürümesinin tedavi yöntemi cerrahi girişimdir.Η θεραπεία των περιεδρικών αποστημάτων είναι η χειρουργική παροχέτευση.
Bu cesetler yaz sıcağında gayet çabuk kokuşup çürümeye başlamışlardı.Ligene lå ude i den varme sommersol og måtte begraves hurtigt.
Koku çürüme kokusu olarak tanımlanamasa da rahatsız edici bir kokudur.Behagelig lugt kaldes duft, mens ubehagelig lugt kaldes stank.
Çürümüş, kokuşmuş yemler.Den har ildelugtende stinkkirtler.
Bu gazın kokusu çürümüş yumurtaya benzemektedir.Svovelforbindelsene lukter kanskje verst, omtrent som råtne egg.
Onlar, çürümüş bir sistem içinde çalışıyorlardı.Det var et strabasiøst arbeid i uvegsomt terreng.
Üzerindeki et henüz çürümeden buraya atıldığı anlaşılmaktadır.Daging ini tidak dibumbui sebelum dipanggang.
Örneğin, Gotham polisindeki çürüme, Batman'in varlığına duyulan ihtiyacı doğurur.Ví dụ, cảnh sát của Gotham chủ yếu là tham nhũng, do đó thiết lập thêm cho sự tồn tại của Batman.
Çürümek yıpranmak Kele: Pekiştirme sözüdür.蔵間(くらま) 声 - 細井治 本作の狂言回し。
Sürekli ateşte yıkandığı için vücudu çürümemekte ve güzelliği hiç yokolmamaktadır.空手一家で育ったせいか常に髪はボサボサで、おしゃれもしない。
Hapishane o günden bu yana boş olarak çürümeye terk edilmiştir.この日以降休館に追い込まれる。
Koku çürüme kokusu olarak tanımlanamasa da rahatsız edici bir kokudur.不快な幻臭がとくに酷いケースは悪臭症と呼ばれる。
Organik maddelerin çürümesine yardım ederler.構造材料の強弱を試験すること。
Evinin altında 27 kurbanın çürümüş cesedi bulundu.在爆炸现场,至少发现37名遇难者尸体。
Tarımsal çürümenin en az 20%' si Alternaria türleri tarafından gerçekleştirilir.則可以預期在室溫下丁烷會產生約82%的對扭構象和18%的間扭構象。
Bunlardan ilki Curumo’nun (Saruman’ın), Aiwendil’i (Radagast’ı) yanına Yavanna ona yalvardığı için aldığıdır.인천역 일대를 예전부터 인천 사람들은 ‘하인천’이라고 불렀으며, 지금도 인천역을 하인천역으로 부르는 사람이 있다.
Üzerindeki et henüz çürümeden buraya atıldığı anlaşılmaktadır.그래서 그는 그가 플라스크 안에 들어 있었을 지 모르는 미생물들이 모두 박멸되었다는 확신을 얻을 때까지 고기 국물을 가열했다.
Bağırsak çürümesi hayati tehlike taşıyan ve anında müdahale gerektiren bir hastalıktır.הרעלת דם היא מצב מסכן חיים ודורש התערבות רפואית מיידית.
Örneğin, Gotham polisindeki çürüme, Batman'in varlığına duyulan ihtiyacı doğurur.Например, повечето полицаи в Готъм са корумпирани, което още повече налага намесата на Батман.
Ağır suçlulara cürümlüler, hafif suçlulara kabahatliler dendi.Защо нечестивците са богати, а благочестивите люде – бедни?
Çürümüş, kokuşmuş yemler.Ядлива и много вкусна гъба.
Evinin altında 27 kurbanın çürümüş cesedi bulundu.Той е арестуван и в дома му са открити 26 трупа.
Mezarı açtıklarında Jason'ın çürümüş cesedini bulurlar.При отваряне на ковчега му намерили непокътнат труп.
Kazıklar tamamiyle zemin suyuna yerleştirildi, bakteriler tarafından sebeb olacak çürümeyi önlemek için.Мазнините уплътняват пространството на съда и не позволяват на бактериите да го развалят.
Bu gazın kokusu çürümüş yumurtaya benzemektedir.Miris je nalik mirisu paprene metvice.
Bir örnek kaon çürüme .Príklad: To je krááááása!
Bakınız çürüme zinciri.Pozri heslo Pieskovisko.
Bağırsak çürümesi hayati tehlike taşıyan ve anında müdahale gerektiren bir hastalıktır.Akútne srdcové zlyhanie je život ohrozujúce ochorenie, vyžadujúce neodkladnú liečbu.
Kazıklar tamamiyle zemin suyuna yerleştirildi, bakteriler tarafından sebeb olacak çürümeyi önlemek için.Celé telo bolo vytreté palmovým vínom, aby ho nezačali rozkladať baktérie.
Dişileri yumurtasını çürümüş ağaçların arasına koyarlar.Samičky roháča kladú svoje vajíčka do rozkladajúceho sa dreva.
Daha sonra pozitron çürümesi bulununca Fermi'nin teorisi çerçevesinde kolayca tanımlandı.Keď ho zasiahla nárazová vlna, Fermi pustil kúsky papiera.
Organik maddelerin çürümesine yardım ederler.Gre za razgrajevanje organskih snovi.
Ayrışma veya çürüme, organik maddelerin, maddenin daha basit formlarına ayrıldığı süreçtir.Dekompozicija oziroma mineralizacija je razkroj mrtvih organskih snovi v enostavne anorganske spojine.
Koku çürüme kokusu olarak tanımlanamasa da rahatsız edici bir kokudur.Zastrupljene hrane se ne more razlikovati ne na osnovi vonja kot tudi ne okusa.
Onlar, çürümüş bir sistem içinde çalışıyorlardı.Čia veikė ištisa skridinių sistema.
Çürümüş, kokuşmuş yemler.Sultys rūgščios, negausios.
"Bağırsak Çürümesi Nedir?".Ar klaidūs „Krakatukų brūzgėlynai“?
Örneğin patates 5–8 °C de çürümeden daha uzun süre kalabilmektedirKankorėžėliai maži 5–8 mm, paprastai trumpesni už spygliukus.
Odunu çürümeye karşı son derece dayanıklıdır.DDT on lagunemisele väga vastupidav.
Onlar, çürümüş bir sistem içinde çalışıyorlardı.Nad töötasid koos väga viletsas laboratooriumis.
Katedral hasar gördü ve yavaş yavaş çürümeye yüz tuttu.Katoliku kalmistu vajus unustusse ning see hävines tasapisi.
Bir örnek kaon çürüme .Näide nõrga vältimatuse kohta.
Altıncı Spiker: Sosyal çürüme.Decadência da sociedade.
Ancak, ister istemez, çürümek üzere olan sebzeleri atacağım.O virus menor tem 25 nm Assim que sem duvida vai passar atraves de um buraco de 200nm
Ancak, ister istemez, çürümek üzere olan sebzeleri atacağım. Yemeği çöpe atmak bana acı veriyor.Aku akan membuang sayuran yang hampir busuk, dan aku sangat sedih, aku benci membuang makanan.
Ancak, ister istemez, çürümek üzere olan sebzeleri atacağım.Но неизбежно изхвърлям развалените зеленчуци и просто ме боли.
Araştırmacılar bu cesetlerin çürüme hızlarını gözlemliyor.언제나 75구 가까운 시체가 있습니다. 언제나 75구 가까운 시체가 있습니다.
Araştırmacılar bu cesetlerin çürüme hızlarını gözlemliyor.la velocidad de descomposición de los cadáveres.
Araştırmacılar bu cesetlerin çürüme hızlarını gözlemliyor.Leichen dokumentieren wollen.
Araştırmacılar bu cesetlerin çürüme hızlarını gözlemliyor.le taux de décomposition des cadavres.