Burada, bir bilgisayarın cümleleri ayrıştırmak içinAquí estoy explicando cómo usa una computadora
Burada, bir bilgisayarın cümleleri ayrıştırmak içinHier erkläre ich, wie ein Computer die englische Grammatik nutzt, um Sätze zu formen.
Burada, bir bilgisayarın cümleleri ayrıştırmak içinHier leg ik uit hoe een computer de Engelse grammatica gebruikt om zinnen te ontleden.
Burada, bir bilgisayarın cümleleri ayrıştırmak içinItt éppen elmagyarázom, hogyan használja a számítógép az angol nyelvtant, hogy mondatokat elemezzen.
Burada, bir bilgisayarın cümleleri ayrıştırmak için여기서 저는 컴퓨터가 어떻게 영어 문법을 사용해서
Burada, bir bilgisayarın cümleleri ayrıştırmak içinLà, j'explique comment un ordinateur utilise
Burada, bir bilgisayarın cümleleri ayrıştırmak içinQui, sto spiegando come un computer utilizza
Burada, bir bilgisayarın cümleleri ayrıştırmak içinTu razlagam, kako računalnik uporablja angleško slovnico in tvori povedi.
Burada, bir bilgisayarın cümleleri ayrıştırmak içinכאן, אני מסביר כיצד מחשב משתמש במילון אנגלי
Burada, bir bilgisayarın cümleleri ayrıştırmak içinهنا ، أنا أشرح كيف يستخدم الكمبيوتر قواعد اللغة الانجليزية
Burada, bir bilgisayarın cümleleri ayrıştırmak içinここではコンピューターが どうやって 英語の文法を使い 文の解析をするのか 説明しているところです
Burada önemli olan şey cümleler, kelimeler değil.Contiene solo frasi, non parole.
Burada önemli olan şey cümleler, kelimeler değil.Det er i stedet sætninger, det handler om, ikke ord.
Burada önemli olan şey cümleler, kelimeler değil.Ei bine, pentru că propoziţiile sunt mai interesante.
Burada önemli olan şey cümleler, kelimeler değil.Es geht um Sätze, nicht um Wörter.
Burada önemli olan şey cümleler, kelimeler değil.É todo baseado em frases, não palavras.
Burada önemli olan şey cümleler, kelimeler değil.Het draait allemaal om zinnen, niet om woorden.
Burada önemli olan şey cümleler, kelimeler değil.Il est centré autour des phrases. Pas des mots.
Burada önemli olan şey cümleler, kelimeler değil.Itt minden a mondatokról szól, Nem a szavakról.
Burada önemli olan şey cümleler, kelimeler değil.이것은 모두 문장으로 되어있습니다. 단지 단어가 아니라요.
Burada önemli olan şey cümleler, kelimeler değil.Kyse on lauseista, ei sanoista.
Burada önemli olan şey cümleler, kelimeler değil.Sólo se trata de oraciones. No de palabras.
Burada önemli olan şey cümleler, kelimeler değil.Tutaj chodzi o całe zdania, nie słowa.
Burada önemli olan şey cümleler, kelimeler değil.Πρόκειται πάνω απ'όλα για φράσεις, Όχι λέξεις.
Burada önemli olan şey cümleler, kelimeler değil.Это словарь предложений, не слов.
Burada önemli olan şey cümleler, kelimeler değil.,העיקר הוא משפטים .לא מילים
Burada önemli olan şey cümleler, kelimeler değil.نطاق هذا القاموس هي جمل مكتملة, وليس كلمات مفردة.
Burada önemli olan şey cümleler, kelimeler değil.単語ではなく、「例文」を扱うものです。 ある単語を含む文を検索して、
Burada sunmadığım ve hala hoşladığım bir şey, Aynı cümleyi kullanmak istedim.Voor de poster die ik niet heb ingeleverd, en die ik nog steeds mooi vind, wilde ik dezelfde zin gebruiken.
Burada sunmadığım ve hala hoşladığım bir şey, Aynı cümleyi kullanmak istedim.И ещё одна работа, которую я не показывал, которая мне всё же нравится, я хотел использовать ту же фразу.
Bu seferlik buna cümle dedim.Putem să formăm o frază începând cu un non-terminal, de obicei cu cel care e primul din stânga--
Bu seferlik buna cümle dedim.TH này tôi gọi là câu.
Bu seferlik buna cümle dedim.و في هذه الحالة , هي تلك التي سميتها "جملة"
Bu seferlik buna cümle dedim.規則に従い終端記号だけが残るまで
Bu seride, cümlelerin sonlarını kolaylıkla tespit edebilen bir bilgisayar desteği ile konuşuyor.Hawking porozumiewa się przy pomocy komputera, co sprawia, że odgadnięcie końca zdania przychodzi dość łatwo.
Bu seride, cümlelerin sonlarını kolaylıkla tespit edebilen bir bilgisayar desteği ile konuşuyor.이 강의에서 호킹 박사는 컴퓨터의 도움으로 말을 하는데요, 컴퓨터 덕분에 문장의 끝을 쉽게 찾을 수 있습니다.
Bu seride, cümlelerin sonlarını kolaylıkla tespit edebilen bir bilgisayar desteği ile konuşuyor.Trong khoá học này ông nói bằng máy tính nên rất dễ nhận ra điểm kết thúc câu.
Bu seride, cümlelerin sonlarını kolaylıkla tespit edebilen bir bilgisayar desteği ile konuşuyor.Σε αυτή τη σειρά μιλά με τη βοήθεια υπολογιστή, κάτι που διευκολύνει την αναγνώριση του τέλους των προτάσεων.
Bu seride, cümlelerin sonlarını kolaylıkla tespit edebilen bir bilgisayar desteği ile konuşuyor.В этой серии он говорит с помощью компьютера, что позволяет без проблем опознать концы предложений.
Bu seride, cümlelerin sonlarını kolaylıkla tespit edebilen bir bilgisayar desteği ile konuşuyor.Тут він говорить за допомогою комп'ютера, який фактично робить виявлення кінців речень досить простим.
Bu seride, cümlelerin sonlarını kolaylıkla tespit edebilen bir bilgisayar desteği ile konuşuyor.בסדרה הזו הוא מדבר בעזרת מחשב, שלמעשה הופך את הזיהוי של סוף המשפט
Bu seride, cümlelerin sonlarını kolaylıkla tespit edebilen bir bilgisayar desteği ile konuşuyor.في هذه السلسلة، يتحدّث بمساعدة حاسوب، ممّا يجعل التّعرف على نهايات الجمل
Bu seride, cümlelerin sonlarını kolaylıkla tespit edebilen bir bilgisayar desteği ile konuşuyor.だから文の終わりを特定するのは簡単です そこで私はステアリング アルゴリズムを作りました
Bu tarz cümlelerin senin ağzından döküleceğine asla inanmazdım...Aku tidak tahu kata kata seperti ini dapat keluar dari mulut Baek Seung Jo.
Bu tarz cümlelerin senin ağzından döküleceğine asla inanmazdım...Ich wusste nicht, dass diese Art von Wörtern aus Beak Seung Jos Mund kommen können.
Bu tarz cümlelerin senin ağzından döküleceğine asla inanmazdım...Ik wist niet dat dit soort woorden uit de mond van Baek Seung Jo zouden kunnen komen.
Bu tarz cümlelerin senin ağzından döküleceğine asla inanmazdım...JAg visste inte att sånna ord kunde komma ut från BAek Seung Jo's mun.
Bu tarz cümlelerin senin ağzından döküleceğine asla inanmazdım...Je ne savais pas que ces genres de mots pouvaient sortir de la bouche de Baek Seung Jo.
Bu tarz cümlelerin senin ağzından döküleceğine asla inanmazdım...Mình không biết là Baek Seung Jo có thể thốt ra những lời như vậy cơ đấy.
Bu tarz cümlelerin senin ağzından döküleceğine asla inanmazdım...Nie wiedziałam, że tego rodzaju słowa wyjdą z ust Baek Seung Jo.
Bu tarz cümlelerin senin ağzından döküleceğine asla inanmazdım...Nisem vedela, da lahko pridejo takšne besede iz Baek Seung Jojovih ust.
Bu tarz cümlelerin senin ağzından döküleceğine asla inanmazdım...Non sapevo che potessero uscire questo tipo di parole dalla bocca di Baek Seung Jo.
Bu tarz cümlelerin senin ağzından döküleceğine asla inanmazdım...Nu stiam ca astfel de cuvinte pot iesi din gura lui Baek Seung Jo
Bu tarz cümlelerin senin ağzından döküleceğine asla inanmazdım...Δεν ήξερα πως αυτού του είδους λέξεις μπορούν να βγουν απο το στόμα του Μπεκ Σουνγκ Τζο.
Bu tarz cümlelerin senin ağzından döküleceğine asla inanmazdım...Никогда не думала, что услышу такие слова из твоих уст.
Bu tarz cümlelerin senin ağzından döküleceğine asla inanmazdım...לא ידעתי שמילים כאלו אי פעם יצאו מפיו של בק סונג ג'ו
Bu tarz cümlelerin senin ağzından döküleceğine asla inanmazdım...لم أكن أعلم أن هذه الكلمات من الممكن أن تخرج من فم بيك سونغ جوو
Bu tarz cümlelerin senin ağzından döküleceğine asla inanmazdım...そう?
Bu yüzden cümleleri seviyoruz.Así que nos encantan las oraciones.
Bu yüzden cümleleri seviyoruz.Daarom houden we van zinnen.