cömertlik ile cümle
cömertlik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
BG: Peki, umarım ki bizde bu haberi yayacağız ve hükümetler cömertliklerini üst seviyede tutacaklar.Надеюсь, нам удастся распространить эту информацию, и правительства не забудут о своей щедрости.
Bilgiyi paylaşma, insanlara yapılan bir cömertlik.Det är en generös handling från många personer, att bara dela med sig av kunskap.
Bilgiyi paylaşma, insanlara yapılan bir cömertlik.Đó là một hành động của lòng hảo tâm từ rất nhiều người, chỉ bằng việc chia sẻ kiến thức.
Bilgiyi paylaşma, insanlara yapılan bir cömertlik.Es ist eine Geste der Großzügigkeit vieler Menschen, die einfach ihr Wissen teilen.
Bilgiyi paylaşma, insanlara yapılan bir cömertlik.Es un acto de generosidad de muchas personas, el compartir conocimiento.
Bilgiyi paylaşma, insanlara yapılan bir cömertlik.È un atto di generosità da parte di molti, quello di condividere la conoscenza.
Bilgiyi paylaşma, insanlara yapılan bir cömertlik.Het is een daad van gulheid vanwege vele mensen, gewoon het delen van kennis.
Bilgiyi paylaşma, insanlara yapılan bir cömertlik.Ini adalah suatu kemurahan hati dari banyak orang, yang berbagi pengetahuan.
Bilgiyi paylaşma, insanlara yapılan bir cömertlik.Je velikodušno dejanje mnogih ljudi, da preprosto delijo znanje.
Bilgiyi paylaşma, insanlara yapılan bir cömertlik.이것은 많은 사람들로부터 비롯되는 관대함의 실천이며 지식의 나눔을 통해서.
Bilgiyi paylaşma, insanlara yapılan bir cömertlik.Od spousty lidí je velmi šlechetné, že jen tak sdílí své znalosti.
Bilgiyi paylaşma, insanlara yapılan bir cömertlik.To akt szczodrości, motywowany chęcią dzielenia się wiedzą.
Bilgiyi paylaşma, insanlara yapılan bir cömertlik.Είναι μια πράξη γενναιοδωρίας από πολλούς ανθρώπους, το να μοιράζεσαι τη γνώση.
Bilgiyi paylaşma, insanlara yapılan bir cömertlik.Для многих это щедрость, просто делиться знанием.
Bilgiyi paylaşma, insanlara yapılan bir cömertlik.إنه فعل نابع من الكرم من كثيرين مجرد تشارك المعرفة.
Bilgiyi paylaşma, insanlara yapılan bir cömertlik.知識を伝えているんです みんなに刺激を与え みんなに 希望を与えるためです
Bizi bir araya getiren cömertlik ve şeffaflıktı.Az őszinteség és az átláthatóság hozott össze bennünket.
Bizi bir araya getiren cömertlik ve şeffaflıktı.Byly to upřímnost a poctivost, co nás svedlo dohromady.
Bizi bir araya getiren cömertlik ve şeffaflıktı.C'est l'honnêteté et la transparence qui nous ont rapprochés.
Bizi bir araya getiren cömertlik ve şeffaflıktı.Chính sự chân thật và trong sáng đã mang chúng tôi tới với nhau.
Bizi bir araya getiren cömertlik ve şeffaflıktı.Det var ærlighed og åbenhed der bragte os sammen.
Bizi bir araya getiren cömertlik ve şeffaflıktı.Det var ärlighet och öppenhet som förde oss samman.
Bizi bir araya getiren cömertlik ve şeffaflıktı.Eerlijkheid en openheid bracht ons bijeen.
Bizi bir araya getiren cömertlik ve şeffaflıktı.Ehrlichkeit und Transparenz brachten uns zusammen.
Bizi bir araya getiren cömertlik ve şeffaflıktı.È stata l'onestà e la trasparenza che ci ha unito.
Bizi bir araya getiren cömertlik ve şeffaflıktı.Foi a honestidade e a transparência que nos uniu.
Bizi bir araya getiren cömertlik ve şeffaflıktı.Fue honestidad y transparencia lo que nos unió.
Bizi bir araya getiren cömertlik ve şeffaflıktı.Kejujuran dan transparansilah yang membawa kami bersama.
Bizi bir araya getiren cömertlik ve şeffaflıktı.우리를 뭉치게 한 것은 정직함과 솔직함이었습니다.
Bizi bir araya getiren cömertlik ve şeffaflıktı.Połączyła nas uczciwość i jawność.
Bizi bir araya getiren cömertlik ve şeffaflıktı.Sinceritatea şi transparenţa ne-au adus împreună.
Bizi bir araya getiren cömertlik ve şeffaflıktı.Ήταν η ειλικρίνεια και η διαφάνεια που μας ένωσαν.
Bizi bir araya getiren cömertlik ve şeffaflıktı.Нас объединила честность и искренность.
Bizi bir araya getiren cömertlik ve şeffaflıktı.Честността и прозрачността ни събраха.
Bizi bir araya getiren cömertlik ve şeffaflıktı.Щирість і відвертість об'єднали нас.
Bizi bir araya getiren cömertlik ve şeffaflıktı.היושר והשקיפות הם שגרמו לנו להתאחד.
Bizi bir araya getiren cömertlik ve şeffaflıktı.لقد كان الصدق و الشفافية الذين جمعانا مع بعض.
Bizi bir araya getiren cömertlik ve şeffaflıktı.私たちは 互いに心を通わせて話をしました
Bu cömertliktir," dedim. Aklıma başka bir şey gelmemişti.Azt tanítja: a nagylelkűség az", csak ennyi jutott eszembe.
Bu cömertliktir," dedim. Aklıma başka bir şey gelmemişti.Tu propovăduieşti generozitatea," doar la asta m-am putut gândi.
Bu cömertliktir," dedim. Aklıma başka bir şey gelmemişti.Ty učíš: je to štedrosť." to je všetko čo mi napadlo.
Bu cömertliktir," dedim. Aklıma başka bir şey gelmemişti.Вы учите: это, щедрость", это все, что я смог придумать.
Bu cömertliktir," dedim.Ông dạy: tất cả là sự độ lượng,"
Bu cömertliktir," dedim.Sie lehren: Es ist die Großzügigkeit."
Bu cömertliktir," dedim.Tu insegni: é la generosità."
Bu cömertliktir," dedim.Ty učíš: je to štědrost."
Bu cömertliktir," dedim.Ти навчаєш: це щедрість",
Bu kaynak cömertlik için tasarım.A tím je design z velkorysosti.
Bu kaynak cömertlik için tasarım.A tým spoločným je vytváranie z veľkorysosti.
Bu kaynak cömertlik için tasarım.Cette source, c'est l'intention de générosité.
Bu kaynak cömertlik için tasarım.Die bron is een ontwerp voor gulheid.
Bu kaynak cömertlik için tasarım.E essa fonte é o design pela generosidade.
Bu kaynak cömertlik için tasarım.E quella sorgente è stata progettata per generosità.
Bu kaynak cömertlik için tasarım.És ez a forrás a nagylelkű alkotás.
Bu kaynak cömertlik için tasarım.Iar acea sursă este creația pentru generozitate.
Bu kaynak cömertlik için tasarım.Jest nim projekt oparty na hojności.
Bu kaynak cömertlik için tasarım.그 요소란 '관대함을 모으는 설계방식'입니다.
Bu kaynak cömertlik için tasarım.Und das ist Gestaltung hin zur Großzügigkeit.
Bu kaynak cömertlik için tasarım.Và nguồn đó là thiết kế cho sự hào phóng.
Bu kaynak cömertlik için tasarım.Y esa fuente es el diseño de la generosidad.