cömertlik ile cümle
cömertlik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Cömertlik bazı kişilerde doğuştandır.Generosity is innate in some people.
"Neden sadaka için yalvarıyorsun, Diogenes?" "Cömertlik öğretmek için.""Why are you begging for alms, Diogenes?" - "In order to teach generosity."
Ne yazık ki, cömertlik kocamın belirgin özelliklerinden biri değil.Unfortunately, munificence is not one of the salient features of my husband.
Cömertlik bugünün bencil toplumunda önemli bir özelliktir.Generosity is an important trait in today's selfish society.
Cömertlik Bakü halkının karakteristik bir özelliğidir.Generosity is a trait of the people of Baku.
Takıntısız ve koşulsuz cömertlik, verme ve vazgeçme olarak ifade edilir.This can be characterized by unattached and unconditional generosity, giving and letting go.
O dönemde, lekeli bir giysi zenginlik ve cömertlik belirtisiydi.Red clothing was a sign of status and wealth.
Alışveriş karşılıklı etkileşime, cömertlik ise nakde dönüştü.It turned transactions into interactions, and generosity into a currency.
Bu cömertliktir," dedim. Aklıma başka bir şey gelmemişti.You teach: it's generosity," was all I could think of.
Cömertlik daha eğlenceli.Generosity is more fun.
Bu kaynak cömertlik için tasarım.And that source is design for generosity.
Bu muazzam cömertlik hayatımın anlamını derinden sarstı ve değiştirdi.This profound gift of generosity challenged and changed the very purpose of my life.
Bizi bir araya getiren cömertlik ve şeffaflıktı.It was honesty and transparency that brought us together.
Peki, umarım ki bizde bu haberi yayacağız ve hükümetler cömertliklerini üst seviyede tutacaklar.Well, hopefully we'll get the word out, and the governments will keep their generosity up.
Bilgiyi paylaşma, insanlara yapılan bir cömertlik.It's an act of generosity from many people, just sharing knowledge.
Görkem ve cömertlik bu Bronx Eyaleti.The glory and bounty that is Bronx County.
Şanı yüce, ilahî cömertlikle dolu Kur'an'a yemin olsun ki,I CALL to witness the glorious Qur'an.
Kaf. Şanı yüce, ilahî cömertlikle dolu Kur'an'a yemin olsun ki,Qaf; by oath of the Glorious Qur’an.
O dönemde, lekeli bir giysi zenginlik ve cömertlik belirtisiydi.Und dies war damals ein Zeichen von Wohlstand und Reichtum.
Takıntısız ve koşulsuz cömertlik, verme ve vazgeçme olarak ifade edilir.Se enamoran incondicional e irrevocablemente.
O dönemde, lekeli bir giysi zenginlik ve cömertlik belirtisiydi.Все эти одежды служили признаком богатства и высокого социального положения.
Ve sabırlı ol, zira sabır cömertlik demektir.Favorece a amabilidade, a paciência a serenidade.
Ve sabırlı ol, zira sabır cömertlik demektir.För andra betydelser, se Dobromir.
Ve sabırlı ol, zira sabır cömertlik demektir.Терпеливість стоїть природно за доброчесністю і смиренням.
Genelde her türlü ganimeti askerin elinde bırakmak cömertlik sayılırdı.Általában mindent elkövetett, hogy a katonák bizalmát biztosítsa magának.
Takıntısız ve koşulsuz cömertlik, verme ve vazgeçme olarak ifade edilir.Ennek jellemzője a feltétel nélküli nagylelkűség, az adakozás és az elengedés.
Budizmde altı mükemmellikten (pāramitā) biri olarak sayılır: cömertlik mükemmelliği - dāna-pāramitā.A dána a tökéletesedés (pāramitā) irányába mutat: az adakozás tökéletessége a „dāna-pāramitā”.
Asıl tören mütevazıydı ancak hatırasına sikke basıldı ve halka cömertlikle dağıtıldı.De faktiske bryllupsseremonien var beskjeden, men ble feiret på mynter og veldedighet ble delt ut til folket.
Dāna veya Daan (Pāli, Sanskrit: दान dāna) cömertlik veya bağışlama anlamına gelir.Kṣānti (sanskrit) eller khanti (pāli) er tålmodighet, overbærenhet og tilgivelse.
Ve sabırlı ol, zira sabır cömertlik demektir.Запази спокойствие, търпение и добро настроение.
Ve sabırlı ol, zira sabır cömertlik demektir.Ära võta kõike, sest kannatlikkusel on piir.
Alışveriş karşılıklı etkileşime, cömertlik ise nakde dönüştü.Așa a transformat tranzacțiile în interacțiuni, iar generozitatea în monedă de schimb.
Alışveriş karşılıklı etkileşime, cömertlik ise nakde dönüştü.A tranzakciókat interakciókká változtatta, és a nagylelkűséget pénznemmé.
Alışveriş karşılıklı etkileşime, cömertlik ise nakde dönüştü.Convirtió transacciones en interacciones, y generosidad en una moneda.
Alışveriş karşılıklı etkileşime, cömertlik ise nakde dönüştü.Cửa hàng này biến các giao dịch thành các tương tác, và sự hào phóng thành tiền.
Alışveriş karşılıklı etkileşime, cömertlik ise nakde dönüştü.Det vendte transaktioner til interaktioner, og generøsitet til en valuta.
Alışveriş karşılıklı etkileşime, cömertlik ise nakde dönüştü.Hal ini merubah proses transaksi menjadi interaksi, dan kebaikan menjadi mata uang.
Alışveriş karşılıklı etkileşime, cömertlik ise nakde dönüştü.Het veranderde transacties in interacties en vrijgevigheid in valuta.
Alışveriş karşılıklı etkileşime, cömertlik ise nakde dönüştü.거래를 상호 작용으로, 그리고 호의를 화폐로 바꾼거죠.
Alışveriş karşılıklı etkileşime, cömertlik ise nakde dönüştü.Les transactions sont devenues des interactions, et la générosité, de la monnaie.
Alışveriş karşılıklı etkileşime, cömertlik ise nakde dönüştü.Si è trasformata la transazione in interazione, e la generosità in valuta.
Alışveriş karşılıklı etkileşime, cömertlik ise nakde dönüştü.Tämä teki transaktiosta vuorovaikutusta, ja anteliaisuudesta valuuttaa.
Alışveriş karşılıklı etkileşime, cömertlik ise nakde dönüştü.To přeměnilo transakce na interakce a šlechetnost se přeměnila na peníze.
Alışveriş karşılıklı etkileşime, cömertlik ise nakde dönüştü.Transaktionen wurden zu Interaktionen und Großzügigkeit wurde zu einer Währung.
Alışveriş karşılıklı etkileşime, cömertlik ise nakde dönüştü.Transformou transacções em interacções, e a generosidade numa moeda de troca.
Alışveriş karşılıklı etkileşime, cömertlik ise nakde dönüştü.Zmenila transakciu na interakciu a štedrosť na peniaze.
Alışveriş karşılıklı etkileşime, cömertlik ise nakde dönüştü.Zmieniło to transakcje w interakcje, a szczodrość w pieniądze.
Alışveriş karşılıklı etkileşime, cömertlik ise nakde dönüştü.Μετέτρεψε τις συναλλαγές σε διαδράσεις, αλληλεπιδράσεις και τη γενναιοδωρία σε μορφή συναλλάγματος.
Alışveriş karşılıklı etkileşime, cömertlik ise nakde dönüştü.Сделки превратились во взаимодействия, а щедрость — в валюту.
Alışveriş karşılıklı etkileşime, cömertlik ise nakde dönüştü.Так грошові операції перетворюються в людські відносини, а благородність в гроші.
Alışveriş karşılıklı etkileşime, cömertlik ise nakde dönüştü.Това превърна продажбите в продажби и щедростта в пари.
Alışveriş karşılıklı etkileşime, cömertlik ise nakde dönüştü.זה הפך העברות כספיות לאינטראקציות בין אנשים, ונדיבות למטבע.
Alışveriş karşılıklı etkileşime, cömertlik ise nakde dönüştü.فتحولت المعاملات إلى التفاعلات، والكرم إلى عملة.
Alışveriş karşılıklı etkileşime, cömertlik ise nakde dönüştü.思いやりを貨幣に変えました ハッカーに力を与える ことだってできます
Bense, "Eh, bu işte tek başınasın. Sen öğretiyorsun: Bu cömertliktir," dedim."고승께서 이미 갖추고 설법하시는 관용의 마음씨입니다." 이것이 제가 드릴 수 있는
Bense, "Eh, bu işte tek başınasın. Sen öğretiyorsun: Bu cömertliktir," dedim.אז אמרתי, "טוב, אתה יודע, אתה כולך בתוך זה. אתה מלמד, זאת נדיבות".
Bense, "Eh, bu işte tek başınasın. Sen öğretiyorsun: Bu cömertliktir," dedim.ثم قلت له "اذا, تعرف, أنت في هذا كله نفسك . تعلم : إنه الكرم
Bense, "Eh, bu işte tek başınasın. Sen öğretiyorsun: Bu cömertliktir," dedim.それしか私には考えられなかったのです。徳とは何でしょう?
BG: Peki, umarım ki bizde bu haberi yayacağız ve hükümetler cömertliklerini üst seviyede tutacaklar.Miejmy nadzieję, że rozpowszechnimy tą informację i rządy podtrzymają swoją hojność.
BG: Peki, umarım ki bizde bu haberi yayacağız ve hükümetler cömertliklerini üst seviyede tutacaklar.Skvělé, doufejme, že budeme vyslyšeni, a že vlády zvýší svoji štědrost.