Ana içeriğe geç
Sözlük

cömert ile cümle

cömert kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Örneğin, zengin uluslar genellikle yoksul uluslardan daha cömert yoksulluk standartları kullanır.For example, rich nations generally employ more generous standards of poverty than poor nations.
Cömertliği ve yardımseverliği için sık sık takdir edilirdi.She is often admired for her generosity and charity.
Kendiliğinden cömertliği ve büyük iştahı iyi hatırlanır. [2]His spontaneous generosity was well remembered, as well as his great appetite.[2]
Buna karşılık, sanatı ve sanatçıları desteklemek için cömert davrandı.In turn, he was generous in support of the arts and artists.
Sadece [ailemin] destekleyici ve duygusal olarak cömert olduğunu hissetmedim.I just didn't feel [my family] was supportive and emotionally generous.
Ne cömert bir teklif!Was für ein großzügiges Angebot!
Başlarda cömert, insancıl doktoru oynar.Zunächst spielt sie die großzügige, menschliche Ärztin.
Cömertliği ve becerisi ile Roma'da çok büyük saygı görmüştür.In Rom gelangte er durch Großzügigkeit und Geschicklichkeit zu großem Ansehen.
Senin Rabbin en cömert olandır.Siehe, dein König kommt zu dir, ein Gerechter und Helfer.
En iyi cömert, muhtaca yardım edendir.Er gilt als starker Helfer.
Fakat işgüzar, tedbirli ve cömert vasıflarını da buna eklerlerdi.Die von ihm angebotenen Zeichen- und Malkurse waren beliebt und hatten starken Zulauf.
O dönemde, lekeli bir giysi zenginlik ve cömertlik belirtisiydi.Und dies war damals ein Zeichen von Wohlstand und Reichtum.
Çok cömertsin.Vous êtes tellement généreux.
Beni eski imparator (Taizong) alıp cömertçe tedavi ettirdi; ama ben ona ihanet ettim.L'ancien empereur m'a traité généreusement, mais je l'ai trahi.
Bu yayın çok popüler oldu ve katkıda bulunanlara ödediği cömert ücretlerle tanındı.Son journal devient vraiment populaire, et il est connu pour le paiement généreux de ses contributeurs.
Sen affedicisin, cömertsin.Il est ouvert, généreux.
O bütün kendi yol yöntemlerinde hep cömert olmuştur.Elle est goudronnée sur tout son parcours.
Sanırım Tom cömert.Creo que Tom es generoso.
Senin Rabbin en cömert olandır.Su señor es el Gran Luminor.
Fakat işgüzar, tedbirli ve cömert vasıflarını da buna eklerlerdi.Quienes lo conocieron alababan su sencillez y generosidad.
Cömert, âlicenap, yardımsever, merhametli olan Oruç Reis, ciddî ve sertti.Qué del meek, el llorando, y el merciful?
İsminin manası ''Cömert kadın'' demektir.Su nombre significa "mujer furiosa".
Halk, cömertliği ve liderliği sayesinde onun yanında yer aldı.El público le favoreció debido a su liderazgo y generosidad.
Takıntısız ve koşulsuz cömertlik, verme ve vazgeçme olarak ifade edilir.Se enamoran incondicional e irrevocablemente.
Ayrıca, erken ve cömert emeklilik programları yüksek emeklilik maaşlarına katkıda bulunmaktadır.Además, se potencia la jubilación anticipada y hay un gasto muy fuerte en pensiones.
Köy halkı cömert ve misafir perverdir.Geleneklerine sahiptirler.Es una mujer de pueblo, familiar, tradicional, y muy hecha a sus costumbres.
İmparator I. Romanos, Arapları cömert hediyelere boğarak Bulgaristan ile ittifak yapmalarını önlemeyi başardı.El emperador Romano I Lecapeno logró disolver la alianza búlgaro-árabe con generosos regalos.
Buyan: Aziz, cömert demektir.E questa, Cristo santo, è una cosa buona.
Yazarlar ve âlimler, ressamlar ve sanatkârların cömert bir koruyucusuydu.Fu un buon politico e un generoso protettore di artisti e letterati.
İmparator I. Romanos, Arapları cömert hediyelere boğarak Bulgaristan ile ittifak yapmalarını önlemeyi başardı.L'Imperatore Romano I Lecapeno riuscì a sventare un'alleanza bulgaro-araba con doni generosi.
Fakat işgüzar, tedbirli ve cömert vasıflarını da buna eklerlerdi.(EN) La ballerina e i suoi adoratori, su Silent Era.
En iyi cömert, muhtaca yardım edendir.Лучшее средство против них — гранаты.
Ayrıca, erken ve cömert emeklilik programları yüksek emeklilik maaşlarına katkıda bulunmaktadır.Кроме того, работа на вредных и опасных производствах даёт право на досрочное назначение трудовой пенсии.
O dönemde, lekeli bir giysi zenginlik ve cömertlik belirtisiydi.Все эти одежды служили признаком богатства и высокого социального положения.
Ancak babası ne kadar cömert ve bağışlayıcıysa Commodus da tam tersiydi.بعكس والده الذي كان سخيا سمحة ،الا ان كومودوس كان عكس ذلك تماما.
O bütün kendi yol yöntemlerinde hep cömert olmuştur.كان دائما يريد أن يقوم بالأعمال بطريقته الخاصة.
Senin Rabbin en cömert olandır.وسبحانك ربى فأنت على كل شيء قدير."
Tom çok nazik ve cömert bir adam.توم رجل بالغ اللطف والكرم.
Çok cömertsin.أنت كريمٌ جداً.
Cömertliğin takdir edilmektedir.كرمك مقدر
Bekleyip göreceksiniz ve cömert bir bütçem var," dedi.Você vai ter que esperar para vê-lo, mas tenho um orçamento generoso".
İsminin manası ''Cömert kadın'' demektir.Ser nome significa "mulher furiosa".
Ilımlı ve cömert bir kral olarak övüldü.Ele é recordado como um generoso, ilustre e magnânimo rei.
Yazarlar ve âlimler, ressamlar ve sanatkârların cömert bir koruyucusuydu.Foi um grande benfeitor e protetor de intelectuais e artistas.
Ayrıca seçkin bir belediyeci ve cömert bir hayırseverdi.Diz-se que era um homem virtuoso e um governante generoso.
Ve sabırlı ol, zira sabır cömertlik demektir.Favorece a amabilidade, a paciência a serenidade.
En iyi cömert, muhtaca yardım edendir.Een uitmuntend Meester en een uitnemend Helper".
Cömert çiftinin arabası hareket edince kırmızı Simca da hareket etti.Ook na de opstand bleef Simcha Rotem actief in de ZOB.
İsminin manası ''Cömert kadın'' demektir.De betekenis van dit woord is "deugdzame vrouw".
Mihail iktidarını kurmak gayreti ile orduya, bürokrasiye ve kiliseye cömertçe para dağıttı.Anderzijds voelde hij zich verplicht veel geld uit te geven aan het leger, aan de bureaucratie en aan de Kerk.
Çomart ise kimilerince farsça Cömert ile ilgili görülür.Przy rozmnażaniu generatywnym często otrzymuje się mieszańce.
Buyan: Aziz, cömert demektir.Wiem, kto jesteś: Święty Boży.
Servetini cömertçe dağıtmaya, özellikle fakir ressamlara destek olmaya başladı.Rozwinęła na Powązkach szeroką działalność charytatywną, głównie dla ubogich dzieci.
Arafat'ın temas ettiği işadamları ve petrol işçileri cömertçe el-Fetih örgütüne yardım etti.Biznesmeni i pracownicy naftowi hojnie wspierali finansowo struktury al-Fatah.
Cömert, âlicenap, yardımsever, merhametli olan Oruç Reis, ciddî ve sertti.Bismillahi ar-Rahman ar-Rahim, som betyder "I Guds, den barmhärtiges, den nåderikes namn".
Ve sabırlı ol, zira sabır cömertlik demektir.För andra betydelser, se Dobromir.
Buyan: Aziz, cömert demektir.Du, JEsu. korszfäst är för mig.
Mihail iktidarını kurmak gayreti ile orduya, bürokrasiye ve kiliseye cömertçe para dağıttı.Medan statens inkomster minskade fördelade han generöst pengar till armén, förvaltningen och kyrkan.
Cömert, âlicenap, yardımsever, merhametli olan Oruç Reis, ciddî ve sertti.Була справжньою аристократкою, побожною, милосердною, доброчесною.
O bütün kendi yol yöntemlerinde hep cömert olmuştur.Вона завжди йшла на поводу власного настрою.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod