Ana içeriğe geç
Sözlük

cömert ile cümle

cömert kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Kaldığım birçok Afgan gibi çok cömert bir insandı.Byl velmi štědrý, podobně jako mnoho Afghánců, u kterých jsem bydlel.
Kaldığım birçok Afgan gibi çok cömert bir insandı.Dia sangat murah hati seperti kebanyakan orang Afganistan yang tinggal bersama saya.
Kaldığım birçok Afgan gibi çok cömert bir insandı.Er war sehr großzügig wie viele der Afghanen, bei denen ich blieb.
Kaldığım birçok Afgan gibi çok cömert bir insandı.Foi muito generoso, tal como muitos dos afegãos que me abrigaram.
Kaldığım birçok Afgan gibi çok cömert bir insandı.Fue muy generoso como muchos de los afganos con quienes me hospedé.
Kaldığım birçok Afgan gibi çok cömert bir insandı.Fu molto generoso, come molti degli Afgani che mi ospitarono.
Kaldığım birçok Afgan gibi çok cömert bir insandı.Han var mycket generös som många andra Afghaner jag bodde hos.
Kaldığım birçok Afgan gibi çok cömert bir insandı.Hij was erg genereus, net als veel andere Afghanen bij wie ik logeerde.
Kaldığım birçok Afgan gibi çok cömert bir insandı.Il était très généreux comme la plupart des Afghans chez qui j'ai séjourné.
Kaldığım birçok Afgan gibi çok cömert bir insandı.그는 제가 함께 지낸 많은 아프가니스탄 사람들과 마찬가지로 굉장히 너그러웠습니다.
Kaldığım birçok Afgan gibi çok cömert bir insandı.Nagyon bőkezű volt, mint sok más afgán akinél megszálltam.
Kaldığım birçok Afgan gibi çok cömert bir insandı.Ông ấy rất rộng lượng như rất nhiều người Afghan tôi đã từng ở cùng.
Kaldığım birçok Afgan gibi çok cömert bir insandı.Ήταν πολύ γενναιόδωρος όπως πολλοί από τους Αφγανούς με τους οποίους έμεινα.
Kaldığım birçok Afgan gibi çok cömert bir insandı.Беше много щедър, както и повечето от останалите афганистанци, при които отсядах.
Kaldığım birçok Afgan gibi çok cömert bir insandı.Он был очень великодушен, как многие из Афганцев, с которыми я находился.
Kaldığım birçok Afgan gibi çok cömert bir insandı.הוא היה נדיב מאד כמו רבים מהאפגנים שאצלם שהיתי.
Kaldığım birçok Afgan gibi çok cömert bir insandı.وكان فائق الكرم مثل الكثير من الافغان الذين قضيت معهم الوقت في أفغانستان
Kaldığım birçok Afgan gibi çok cömert bir insandı.と同様に、親切な人でした。 けれども、彼は、私たちが
Kaldığım birçok Afgan gibi çok cömert bir insandı.我借住在这样的一些人那里。 这是指挥官(名)Haji Malem Mohsin Khan of Kamenj。
Kendi paramla istediğimi yapmaya hakkım yok mu? Yoksa cömertliğimi kıskanıyor musun?›Alebo či nemám práva urobiť so svojím, čo chcem? Alebo či je tvoje oko zlé, že ja som dobrý?
Kendi paramla istediğimi yapmaya hakkım yok mu? Yoksa cömertliğimi kıskanıyor musun?›Ali mar ne smem jaz s svojim storiti, kar hočem? Je li oko tvoje hudobno, ker sem jaz dober?
Kendi paramla istediğimi yapmaya hakkım yok mu? Yoksa cömertliğimi kıskanıyor musun?›Azaż mi się nie godzi czynić z mojem, co chcę? Czyli oko twoje złośliwe jest, iżem ja jest dobry?
Kendi paramla istediğimi yapmaya hakkım yok mu? Yoksa cömertliğimi kıskanıyor musun?›Eller har jeg ikke Lov at gøre med mit, hvad jeg vil? Eller er dit Øje ondt, fordi jeg er god?
Kendi paramla istediğimi yapmaya hakkım yok mu? Yoksa cömertliğimi kıskanıyor musun?›Eller har jeg ikke lov til å gjøre med mitt hvad jeg vil? eller er ditt øie ondt fordi jeg er god?
Kendi paramla istediğimi yapmaya hakkım yok mu? Yoksa cömertliğimi kıskanıyor musun?›Enkö saa tehdä omallani, mitä tahdon? Vai onko silmäsi nurja sentähden, että minä olen hyvä?`
Kendi paramla istediğimi yapmaya hakkım yok mu? Yoksa cömertliğimi kıskanıyor musun?›내 것을 가지고 내 뜻대로 할 것이 아니냐 내가 선하므로 네가 악하게 보느냐
Kendi paramla istediğimi yapmaya hakkım yok mu? Yoksa cömertliğimi kıskanıyor musun?›Mag ik mijn geld niet weggeven als ik dat wil? Of neemt u mij kwalijk dat ik goed ben?'
Kendi paramla istediğimi yapmaya hakkım yok mu? Yoksa cömertliğimi kıskanıyor musun?›Não me é lícito fazer o que quero do que é meu? Ou é mau o teu olho porque eu sou bom?
Kendi paramla istediğimi yapmaya hakkım yok mu? Yoksa cömertliğimi kıskanıyor musun?›Ne m`est-il pas permis de faire de mon bien ce que je veux? Ou vois-tu de mauvais oeil que je sois bon? -
Kendi paramla istediğimi yapmaya hakkım yok mu? Yoksa cömertliğimi kıskanıyor musun?›¿No me es lícito hacer lo que quiero con lo mío? ¿O tienes envidia porque soy bueno?
Kendi paramla istediğimi yapmaya hakkım yok mu? Yoksa cömertliğimi kıskanıyor musun?›Non posso fare delle mie cose quello che voglio? Oppure tu sei invidioso perché io sono buono
Kendi paramla istediğimi yapmaya hakkım yok mu? Yoksa cömertliğimi kıskanıyor musun?›Nu pot să fac ce vreau cu ce -i al meu? Ori este ochiul tău rău, fiindcă eu sînt bun?`
Kendi paramla istediğimi yapmaya hakkım yok mu? Yoksa cömertliğimi kıskanıyor musun?›Ta há không có phép dùng của cải ta theo ý muốn ta sao? Hay là ngươi thấy ta ở tử tế mà lấy mắt ganh sao?
Kendi paramla istediğimi yapmaya hakkım yok mu? Yoksa cömertliğimi kıskanıyor musun?›Ta há không có phép dùng của_cải ta theo ý_muốn ta sao ? Hay_là ngươi thấy ta ở tử_tế mà lấy mắt ganh sao ?
Kendi paramla istediğimi yapmaya hakkım yok mu? Yoksa cömertliğimi kıskanıyor musun?›Zdaliž mi nesluší v mém učiniti, což chci? Čili oko tvé nešlechetné jest, že já dobrý jsem?
Kendi paramla istediğimi yapmaya hakkım yok mu? Yoksa cömertliğimi kıskanıyor musun?›Η δεν εχω την εξουσιαν να καμω ο, τι θελω εις τα εμα; η ο οφθαλμος σου ειναι πονηρος διοτι εγω ειμαι αγαθος;
Kendi paramla istediğimi yapmaya hakkım yok mu? Yoksa cömertliğimi kıskanıyor musun?›разве я не властен в своем делать, что хочу? или глаз твой завистлив от того, что я добр?
Kendi paramla istediğimi yapmaya hakkım yok mu? Yoksa cömertliğimi kıskanıyor musun?›Хиба ж не вільно менї робити, що хочу, з добром моїм? Чи того твоє око лихе, що я добрий?
Kendi paramla istediğimi yapmaya hakkım yok mu? Yoksa cömertliğimi kıskanıyor musun?›הלא אוכל לעשות בשלי כרצוני האם תרע עינך על אשר טוב אנכי׃
Kendi paramla istediğimi yapmaya hakkım yok mu? Yoksa cömertliğimi kıskanıyor musun?›او ما يحل لي ان افعل ما اريد بما لي. أم عينك شريرة لاني انا صالح.
Kendi paramla istediğimi yapmaya hakkım yok mu? Yoksa cömertliğimi kıskanıyor musun?›我 的 東 西 難 道 不 可 隨 我 的 意 思 用 麼 . 因 為 我 作 好 人 、 你 就 紅 了 眼 麼
Kendi paramla istediğimi yapmaya hakkım yok mu? Yoksa cömertliğimi kıskanıyor musun?›我的東 西難道 不 可 隨 我 的 意思 用 麼 . 因為 我 作 好人 、 你 就 紅 了 眼麼
Kopenhag'da "cömert mağaza" denilen bir mağaza açtı.코펜하겐에 소위 말하는 "마음씨 좋은 상점"을 열었습니다.
Kopenhag'da "cömert mağaza" denilen bir mağaza açtı.פתחה את מה שנקרא "חנות נדיבה" בקופנהאגן.
Kopenhag'da "cömert mağaza" denilen bir mağaza açtı.فتحت ما يسمى "مخزن سخي" في كوبنهاغن.
Kopenhag'da "cömert mağaza" denilen bir mağaza açtı.チョコレートを買うとき お金を払う代わりに
Kötüler ödünç alır, geri vermez; Doğrularsa cömertçe verir.(36:21) Нечестивый берет взаймы и не отдает, а праведник милует и дает,
Kötüler ödünç alır, geri vermez; Doğrularsa cömertçe verir.Bezbožný požičiava a neplatí, ale spravedlivý sa zmilováva a dáva.
Kötüler ödünç alır, geri vermez; Doğrularsa cömertçe verir.Cel rău ia cu împrumut, şi nu dă înapoi; dar cel neprihănit este milos, şi dă.
Kötüler ödünç alır, geri vermez; Doğrularsa cömertçe verir.Den gudløse låner og bliver i Gælden, den retfærdige ynkes og giver;
Kötüler ödünç alır, geri vermez; Doğrularsa cömertçe verir.Den ogudaktige lånar och kan icke betala, men den rättfärdige är barmhärtig och givmild.
Kötüler ödünç alır, geri vermez; Doğrularsa cömertçe verir.Den ugudelige låner og betaler ikke, men den rettferdige forbarmer sig og gir.
Kötüler ödünç alır, geri vermez; Doğrularsa cömertçe verir.Der Gottlose borgt und bezahlt nicht; der Gerechte aber ist barmherzig und gibt.
Kötüler ödünç alır, geri vermez; Doğrularsa cömertçe verir.El impío toma prestado y no paga, pero el justo tiene compasión y da
Kötüler ödünç alır, geri vermez; Doğrularsa cömertçe verir.Jumalaton ottaa lainan eikä maksa, mutta vanhurskas on armahtavainen ja antelias.
Kötüler ödünç alır, geri vermez; Doğrularsa cömertçe verir.Kẻ ác mượn , mà không trả lại ; Còn người công_bình làm_ơn , và ban cho .
Kötüler ödünç alır, geri vermez; Doğrularsa cömertçe verir.Kẻ ác mượn, mà không trả lại; Còn người công bình làm ơn, và ban cho.
Kötüler ödünç alır, geri vermez; Doğrularsa cömertçe verir.악인은 꾸고 갚지 아니하나 의인은 은혜를 베풀고 주는도다
Kötüler ödünç alır, geri vermez; Doğrularsa cömertçe verir.Kölcsön kér a gonosz és meg nem fizet, de az igaz irgalmas és adakozó.
Kötüler ödünç alır, geri vermez; Doğrularsa cömertçe verir.Le méchant emprunte, et il ne rend pas; Le juste est compatissant, et il donne.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod