Dolayısıyla, benim ilk cömert tahminim, bu evrende, hayat her yerde olacak.Por lo tanto, mi primera osada predicción es que, en el universo, habrá vida en todas partes.
Dolayısıyla, benim ilk cömert tahminim, bu evrende, hayat her yerde olacak.Prima mea prezicere curajoasă e că, în Univers, viața va fi peste tot.
Dolayısıyla, benim ilk cömert tahminim, bu evrende, hayat her yerde olacak.Моё первое смелое предсказание — во Вселенной жизнь находится повсюду.
Dolayısıyla, benim ilk cömert tahminim, bu evrende, hayat her yerde olacak.Първото ми дръзко предсказание е, че в тази вселена животът ще е навсякъде.
Dolayısıyla, benim ilk cömert tahminim, bu evrende, hayat her yerde olacak.ובכן, התחזית הנועזת הראשונה שלי היא, שביקום, יהיו חיים בכל מקום.
Dolayısıyla, benim ilk cömert tahminim, bu evrende, hayat her yerde olacak.لذا ، أول تنبؤ سأقوم به ، هو أن في هذا الكون ، الحياة موجودةٌ فيه في كل مكان.
Dolayısıyla, benim ilk cömert tahminim, bu evrende, hayat her yerde olacak.この宇宙には生命があふれているのです 生命を維持できそうな惑星系では
Eğlenerek yapılmalı. Cömertlik daha eğlenceli. İşin sırrı bu.즐기세요. 베푼다는건 재미 그 이상이죠. 이것이 핵심입니다.
Eğlenerek yapılmalı. Cömertlik daha eğlenceli. İşin sırrı bu.זה יתבצע מתוך הנאה, נדיבות היא יותר מהנה. זה המפתח.
Eğlenerek yapılmalı. Cömertlik daha eğlenceli. İşin sırrı bu.ويجب فعله باستمتاع. الكرم هو أكثر متعة . هذا هو الحل
Eğlenerek yapılmalı. Cömertlik daha eğlenceli. İşin sırrı bu.皆間違った認識を持っています。釈迦はとっても退屈な人だったと思っていて、
Eğlenerek yapılmalı. Cömertlik daha eğlenceli.Je zou het door plezier moeten doen.
Eşi benzeri görülmemiş bir cömertlikle,전례를 찾아볼 수 없는 -- 조심스럽게 말하자면--
Eşi benzeri görülmemiş bir cömertlikle,בנדיבות חסרת תקדים, ואני בוחר בקפידה את מילותיי,
Eşi benzeri görülmemiş bir cömertlikle,في حال لم يسبق له مثيل، وأنا أستخدام تلك الكلمة بعناية —
Eşi benzeri görülmemiş bir cömertlikle,当時の政府は
Eşi görülmemiş bir cömertlikle--ve bu insanlarla ilgili çok şüpheci olmalısınız--Det är snart fyra år sedan.
Eşi görülmemiş bir cömertlikle--ve bu insanlarla ilgili çok şüpheci olmalısınız--전례를 찾아볼 수 없는 너그러움 속에
Eşi görülmemiş bir cömertlikle--ve bu insanlarla ilgili çok şüpheci olmalısınız--בנדיבות חסרת תקדים,
Eşi görülmemiş bir cömertlikle--ve bu insanlarla ilgili çok şüpheci olmalısınız--في تناسب لم يسبق لها مثيل من الكرم-
Eşi görülmemiş bir cömertlikle--ve bu insanlarla ilgili çok şüpheci olmalısınız--とても怪しいですね- (笑)
Fakat tam tersine; zeki, komik cesur ve cömert kadınlarla tanıştım.Au lieu de cela, j'ai trouvé des jeunes femmes qui étaient intelligentes et drôles et braves et généreuses.
Fakat tam tersine; zeki, komik cesur ve cömert kadınlarla tanıştım.Ehelyett, fiatal nőket találtam, akik okosak és viccesek és bátrak és nagylelkűek.
Fakat tam tersine; zeki, komik cesur ve cömert kadınlarla tanıştım.Em vez disso, encontrei jovens mulheres inteligentes e engraçadas, corajosas e generosas.
Fakat tam tersine; zeki, komik cesur ve cömert kadınlarla tanıştım.En vez de eso, encontré a mujeres jóvenes inteligentes y divertidas y valientes y generosas.
Fakat tam tersine; zeki, komik cesur ve cömert kadınlarla tanıştım.In plaats daarvan ontmoette ik jonge vrouwen die slim, grappig, moedig en genereus waren.
Fakat tam tersine; zeki, komik cesur ve cömert kadınlarla tanıştım.În schimb, am găsit tinere inteligente și amuzante, curajoase și generoase.
Fakat tam tersine; zeki, komik cesur ve cömert kadınlarla tanıştım.Invece, ho trovato giovani donne intelligenti e divertenti, coraggiose e generose.
Fakat tam tersine; zeki, komik cesur ve cömert kadınlarla tanıştım.걱정과는 다르게 전 아주 똑똑하고 용감하며 관대한 여인을 만날 수 있었습니다.
Fakat tam tersine; zeki, komik cesur ve cömert kadınlarla tanıştım.Namun, saya menemukan wanita muda yang cerdas, lucu, berani dan dermawan.
Fakat tam tersine; zeki, komik cesur ve cömert kadınlarla tanıştım.Pravzaprav pa sem spoznala mlade ženske, ki so bistre in zabavne, pogumne in velikodušne.
Fakat tam tersine; zeki, komik cesur ve cömert kadınlarla tanıştım.Stattdessen traf ich junge Frauen an, die klug und witzig, sowie mutig und großzügig waren.
Fakat tam tersine; zeki, komik cesur ve cömert kadınlarla tanıştım.Thay vào đó, tôi tìm thấy những phụ nữ trẻ, những người thông minh và hài hước dũng cảm và hào phóng.
Fakat tam tersine; zeki, komik cesur ve cömert kadınlarla tanıştım.Zamiast tego spotkałam kobiety mądre i zabawne, a także odważne i hojne.
Fakat tam tersine; zeki, komik cesur ve cömert kadınlarla tanıştım.Αντιθέτως, βρήκα νέες κοπέλες που ήταν έξυπνες και διασκεδαστικές γενναίες και μεγαλόψυχες.
Fakat tam tersine; zeki, komik cesur ve cömert kadınlarla tanıştım.Але натомість я побачила розумних, дотепних молодих жінок, сміливих і щедрих.
Fakat tam tersine; zeki, komik cesur ve cömert kadınlarla tanıştım.Вместо това, аз открих млади момичета, които бяха умни и забавни, смели и щедри.
Fakat tam tersine; zeki, komik cesur ve cömert kadınlarla tanıştım.Вместо этого, я встретила молодых женщин, умных и с чувством юмора, смелых и щедрых.
Fakat tam tersine; zeki, komik cesur ve cömert kadınlarla tanıştım.במקום זה גיליתי צעירות פקחיות וכיפיות, ואמיצות ונדיבות.
Fakat tam tersine; zeki, komik cesur ve cömert kadınlarla tanıştım.بدلا من ذلك، وجدت الشابات كانوا اذكياء ومضحكين وشجعان وكرماء.
Fakat tam tersine; zeki, komik cesur ve cömert kadınlarla tanıştım.勇敢で寛大でした 思ったことを話してくれ
Gazetecilik, insanların doğal cömertlik duyguları için bir kanal oluşturmuş ve okuyucular yanıt vermişti.A sajtó csatornát biztosított az emberek természetes segítőkészsége számára, és az olvasók reagáltak.
Gazetecilik, insanların doğal cömertlik duyguları için bir kanal oluşturmuş ve okuyucular yanıt vermişti.Dziennikarstwo dostarczyło jednak ujścia dla ludzkiej szczodrości, czytelnicy zareagowali.
Gazetecilik, insanların doğal cömertlik duyguları için bir kanal oluşturmuş ve okuyucular yanıt vermişti.El periodismo había provisto de un canal al sentimiento natural de generosidad, y los lectores respondieron.
Gazetecilik, insanların doğal cömertlik duyguları için bir kanal oluşturmuş ve okuyucular yanıt vermişti.Journalismi oli antanut kanavan ihmisten luontaiselle anteliaisuudelle, ja lukijat vastasivat.
Gazetecilik, insanların doğal cömertlik duyguları için bir kanal oluşturmuş ve okuyucular yanıt vermişti.Jurnalismul a asigurat un canal pentru sensul natural al generozităţii umane, iar cititorii au răspuns.
Gazetecilik, insanların doğal cömertlik duyguları için bir kanal oluşturmuş ve okuyucular yanıt vermişti.저널리즘이 사람들이 자연스럽게 관대함을 나타내도록 이끌어 주었고, 독자가 거기게 반응한 것입니다.
Gazetecilik, insanların doğal cömertlik duyguları için bir kanal oluşturmuş ve okuyucular yanıt vermişti.Le journalisme a fourni un canal pour le sens naturel de générosité des gens, et les lecteurs ont répondu.
Gazetecilik, insanların doğal cömertlik duyguları için bir kanal oluşturmuş ve okuyucular yanıt vermişti.Журналистика обеспечила путь для человеческого великодушия, и читатели откликнулись.
Gazetecilik, insanların doğal cömertlik duyguları için bir kanal oluşturmuş ve okuyucular yanıt vermişti.Журналистиката е предоставила канал за природното чувство на щедрост в хората, и читателите откликнаха.
Gazetecilik, insanların doğal cömertlik duyguları için bir kanal oluşturmuş ve okuyucular yanıt vermişti.העיתונאות סיפקה ערוץ לנדיבותם הטבעית של בני-אדם, והקוראים נענו.
Gazetecilik, insanların doğal cömertlik duyguları için bir kanal oluşturmuş ve okuyucular yanıt vermişti.وفّرت الصحافة القناة لشعور الناس الطبيعي بالكرم، وقد أستجاب القُراء.
Gazetecilik, insanların doğal cömertlik duyguları için bir kanal oluşturmuş ve okuyucular yanıt vermişti.道をつけたのであり、読者がそれに応じたのです 私は田舎からジャカルタに出て来て、結局は駅舎で生活するようになった
Gönlü zengin olmak zorundayız ve kalplerimiz cömert olmalı, akıllarımız cömert olmalı.Anda harus murah hati, hati Anda harus murah hati, pikiran Anda harus murah hati.
Gönlü zengin olmak zorundayız ve kalplerimiz cömert olmalı, akıllarımız cömert olmalı.Bisogna essere generosi, avere il cuore generoso, la mente generosa.
Gönlü zengin olmak zorundayız ve kalplerimiz cömert olmalı, akıllarımız cömert olmalı.Chúng ta phải khoan dung, phải có một trái tim khoan dung, một tinh thần khoan dung.
Gönlü zengin olmak zorundayız ve kalplerimiz cömert olmalı, akıllarımız cömert olmalı.Devem ser generosos, e os vossos corações devem ser generosos, as vossas mentes devem ser generosas.
Gönlü zengin olmak zorundayız ve kalplerimiz cömert olmalı, akıllarımız cömert olmalı.Je moet edelmoedig zijn, je hart moet edelmoedig zijn en je geest moet edelmoedig zijn.
Gönlü zengin olmak zorundayız ve kalplerimiz cömert olmalı, akıllarımız cömert olmalı.여러분은 관대해야 하고, 마음이 관대해야 합니다. 정신이 관대해야 합니다.
Gönlü zengin olmak zorundayız ve kalplerimiz cömert olmalı, akıllarımız cömert olmalı.Legyetek nagylelkűek, a szívetek legyen nagylelkű, gondolkozzatok nagylelkűen!