buzağı ile cümle

buzağı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Bacakları dimdikti, ayakları buzağı ayağına benziyor ve cilalı tunç gibi parlıyordu.ורגליהם רגל ישרה וכף רגליהם ככף רגל עגל ונצצים כעין נחשת קלל׃
Bacakları dimdikti, ayakları buzağı ayağına benziyor ve cilalı tunç gibi parlıyordu.وارجلها ارجل قائمة واقدام ارجلها كقدم رجل العجل وبارقة كمنظر النحاس المصقول.
Bacakları dimdikti, ayakları buzağı ayağına benziyor ve cilalı tunç gibi parlıyordu.他 們 的 腿 是 直 的 、 腳 掌 好 像 牛 犢 之 蹄 、 都 燦 爛 如 光 明 的 銅
Bacakları dimdikti, ayakları buzağı ayağına benziyor ve cilalı tunç gibi parlıyordu.他 們 的 腿 是 直 的 、 腳掌 好像 牛犢之蹄 、 都燦爛 如 光明 的 銅
Ben de, ‹Kimde altın varsa çıkarsın› dedim. Altınlarını bana verdiler. Ateşe atınca, bu buzağı ortaya çıktı!››A povedal som im: Kto má zlato, strhajte si! A dali mi, a hodil som ho do ohňa, a vyšlo toto teľa.
Ben de, ‹Kimde altın varsa çıkarsın› dedim. Altınlarını bana verdiler. Ateşe atınca, bu buzağı ortaya çıktı!››Então eu lhes disse: Quem tem ouro, arranque-o. Assim mo deram; e eu o lancei no fogo, e saiu este bezerro.
Ben de, ‹Kimde altın varsa çıkarsın› dedim. Altınlarını bana verdiler. Ateşe atınca, bu buzağı ortaya çıktı!››Jaz pa sem rekel: Kdo ima zlata? odtrgali so si ga in mi dali, in vrgel sem ga v ogenj, in izšlo je to tele.
Ben de, ‹Kimde altın varsa çıkarsın› dedim. Altınlarını bana verdiler. Ateşe atınca, bu buzağı ortaya çıktı!››내가 그들에게 이르기를 금이 있는 자는 빼어내라 한즉 그들이 그것을 내게로 가져왔기로 내가 불에 던졌더니 이 송아지가 나왔나이다
Ben de, ‹Kimde altın varsa çıkarsın› dedim. Altınlarını bana verdiler. Ateşe atınca, bu buzağı ortaya çıktı!››И я сказал им: у кого есть золото, снимите с себя. и отдали мне; я бросил его в огонь, и вышел этот телец.
Ben de, ‹Kimde altın varsa çıkarsın› dedim. Altınlarını bana verdiler. Ateşe atınca, bu buzağı ortaya çıktı!››ואמר להם למי זהב התפרקו ויתנו לי ואשלכהו באש ויצא העגל הזה׃
Ben de, ‹Kimde altın varsa çıkarsın› dedim. Altınlarını bana verdiler. Ateşe atınca, bu buzağı ortaya çıktı!››فقلت لهم من له ذهب فلينزعه ويعطيني. فطرحته في النار فخرج هذا العجل.
Ben de, ‹Kimde altın varsa çıkarsın› dedim. Altınlarını bana verdiler. Ateşe atınca, bu buzağı ortaya çıktı!››我 對 他 們 說 、 凡 有 金 環 的 、 可 以 摘 下 來 、 他 們 就 給 了 我 、 我 把 金 環 扔 在 火 中 、 這 牛 犢 便 出 來 了
Ben de, ‹Kimde altın varsa çıkarsın› dedim. Altınlarını bana verdiler. Ateşe atınca, bu buzağı ortaya çıktı!››我 對 他 們說 、 凡 有 金環 的 、 可以 摘下 來 、 他 們 就 給 了 我 、 我把 金 環 扔在 火中 、 這牛犢便 出 來了
Bir buzağı heykeli yaptılar Horevde, Dökme bir puta tapındılar.(105:19) Сделали тельца у Хорива и поклонились истукану;
Bir buzağı heykeli yaptılar Horevde, Dökme bir puta tapındılar.Au făcut un viţel în Horeb. S'au închinat înaintea unui chip turnat,
Bir buzağı heykeli yaptılar Horevde, Dökme bir puta tapındılar.Borjút csináltak a Hóreb alatt, és hajlongtak az öntött bálvány elõtt.
Bir buzağı heykeli yaptılar Horevde, Dökme bir puta tapındılar.De gjorde en kalv ved Horeb og tilbad et støpt billede,
Bir buzağı heykeli yaptılar Horevde, Dökme bir puta tapındılar.De gjorde en kalv vid Horeb och tillbådo ett gjutet beläte;
Bir buzağı heykeli yaptılar Horevde, Dökme bir puta tapındılar.De lavede en Kalv ved Horeb og tilbad det støbte Billed;
Bir buzağı heykeli yaptılar Horevde, Dökme bir puta tapındılar.Di Gunung Sinai mereka membuat anak lembu emas, dan menyembah patung tuangan itu
Bir buzağı heykeli yaptılar Horevde, Dökme bir puta tapındılar.En Horeb hicieron un becerro y se postraron ante una imagen de fundición
Bir buzağı heykeli yaptılar Horevde, Dökme bir puta tapındılar.Fizeram um bezerro em Horebe, e adoraram uma imagem de fundição.
Bir buzağı heykeli yaptılar Horevde, Dökme bir puta tapındılar.He tekivät vasikan Hoorebin juurella ja kumarsivat valettua kuvaa;
Bir buzağı heykeli yaptılar Horevde, Dökme bir puta tapındılar.Ils firent un veau en Horeb, Ils se prosternèrent devant une image de fonte,
Bir buzağı heykeli yaptılar Horevde, Dökme bir puta tapındılar.저희가 호렙에서 송아지를 만들고 부어 만든 우상을 숭배하여
Bir buzağı heykeli yaptılar Horevde, Dökme bir puta tapındılar.Naredili so tele pri Horebu in so se klanjali uliti podobi,
Bir buzağı heykeli yaptılar Horevde, Dökme bir puta tapındılar.Sie machten ein Kalb am Horeb und beteten an das gegossene Bild
Bir buzağı heykeli yaptılar Horevde, Dökme bir puta tapındılar.Si fabbricarono un vitello sull'Oreb, si prostrarono a un'immagine di metallo fuso
Bir buzağı heykeli yaptılar Horevde, Dökme bir puta tapındılar.Spravili si aj teľa na Horebe a klaňali sa sliatine
Bir buzağı heykeli yaptılar Horevde, Dökme bir puta tapındılar.Sprawili i cielca na Horebie, i kłaniali się bałwanowi litemu,
Bir buzağı heykeli yaptılar Horevde, Dökme bir puta tapındılar.Toen maakten zij bij de berg Horeb een gouden kalf; zij knielden ervoor neer alsof het een god was.
Bir buzağı heykeli yaptılar Horevde, Dökme bir puta tapındılar.Tổ phụ tôi làm một bò tơ tại Hô-rếp, Thờ lạy trước mặt hình đúc;
Bir buzağı heykeli yaptılar Horevde, Dökme bir puta tapındılar.Tổ_phụ tôi làm một bò tơ tại Hô-rếp , Thờ lạy trước mặt hình đúc ;
Bir buzağı heykeli yaptılar Horevde, Dökme bir puta tapındılar.Udělali i tele na Orébě, a skláněli se slitině.
Bir buzağı heykeli yaptılar Horevde, Dökme bir puta tapındılar.Κατεσκευασαν μοσχον εν Χωρηβ, και προσεκυνησαν το χωνευτον
Bir buzağı heykeli yaptılar Horevde, Dökme bir puta tapındılar.Те направиха теле в Хорив, И поклониха се на излеян идол;
Bir buzağı heykeli yaptılar Horevde, Dökme bir puta tapındılar.יעשו עגל בחרב וישתחוו למסכה׃
Bir buzağı heykeli yaptılar Horevde, Dökme bir puta tapındılar.صنعوا عجلا في حوريب وسجدوا لتمثال مسبوك‎.
Bir buzağı heykeli yaptılar Horevde, Dökme bir puta tapındılar.他 們 在 何 烈 山 造 了 牛 犢 叩 拜 鑄 成 的 像
Bir buzağı heykeli yaptılar Horevde, Dökme bir puta tapındılar.他 們在 何烈山 造 了 牛 犢 叩拜 鑄成 的 像
Böylece Harun sunağa gidip kendisi için günah sunusu olarak sunulacak buzağıyı kesti.Aäron ging naar het altaar en slachtte het kalf als zondoffer voor zijn eigen zonden.
Böylece Harun sunağa gidip kendisi için günah sunusu olarak sunulacak buzağıyı kesti.Aaron s'a apropiat de altar, şi a junghiat viţelul pentru jertfa lui de ispăşire.
Böylece Harun sunağa gidip kendisi için günah sunusu olarak sunulacak buzağıyı kesti.Aaron s`approcha de l`autel, et il égorgea le veau pour son sacrifice d`expiation.
Böylece Harun sunağa gidip kendisi için günah sunusu olarak sunulacak buzağıyı kesti.Arão, pois, chegou-se ao altar, e imolou o bezerro que era a sua própria oferta pelo pecado.
Böylece Harun sunağa gidip kendisi için günah sunusu olarak sunulacak buzağıyı kesti.A-rôn bèn lại gần bàn thờ, giết bò con đực dùng làm của lễ chuộc tội.
Böylece Harun sunağa gidip kendisi için günah sunusu olarak sunulacak buzağıyı kesti.A-rôn bèn lại gần bàn_thờ , giết bò con đực dùng làm của lễ chuộc tội .
Böylece Harun sunağa gidip kendisi için günah sunusu olarak sunulacak buzağıyı kesti.Aronne dunque si avvicinò all'altare e immolò il vitello del sacrificio espiatorio, che era per sé
Böylece Harun sunağa gidip kendisi için günah sunusu olarak sunulacak buzağıyı kesti.Då trädde Aron fram till altaret och slaktade sin syndofferskalv.
Böylece Harun sunağa gidip kendisi için günah sunusu olarak sunulacak buzağıyı kesti.Da trådte Aron hen til Alteret og slagtede sin Syndofferkalv;
Böylece Harun sunağa gidip kendisi için günah sunusu olarak sunulacak buzağıyı kesti.Entonces Aarón se acercó al altar y degolló el becerro del sacrificio por su propio pecado
Böylece Harun sunağa gidip kendisi için günah sunusu olarak sunulacak buzağıyı kesti.In Aron pristopi k oltarju in zakolje tele daritve za greh, ki je bila za njega.
Böylece Harun sunağa gidip kendisi için günah sunusu olarak sunulacak buzağıyı kesti.Járula azért Áron az oltárhoz, és megölé a borjút, a mely az övé, bûnért való áldozatul.
Böylece Harun sunağa gidip kendisi için günah sunusu olarak sunulacak buzağıyı kesti.이에 아론이 단에 나아가 자기를 위한 속죄제 송아지를 잡으매
Böylece Harun sunağa gidip kendisi için günah sunusu olarak sunulacak buzağıyı kesti.Maka pergilah Harun ke mezbah dan memotong sapi jantan yang akan dikurbankan untuk pengampunan dosanya sendiri
Böylece Harun sunağa gidip kendisi için günah sunusu olarak sunulacak buzağıyı kesti.Niin Aaron astui alttarin ääreen ja teurasti oman syntiuhrivasikkansa.
Böylece Harun sunağa gidip kendisi için günah sunusu olarak sunulacak buzağıyı kesti.Og Aron trådte frem til alteret og slaktet den kalv som skulde være syndoffer for ham selv.
Böylece Harun sunağa gidip kendisi için günah sunusu olarak sunulacak buzağıyı kesti.Přistoupiv tedy Aron k oltáři, zabil tele své k oběti za hřích.
Böylece Harun sunağa gidip kendisi için günah sunusu olarak sunulacak buzağıyı kesti.Und Aaron trat zum Altar und schlachtete das Kalb zu seinem Sündopfer.
Böylece Harun sunağa gidip kendisi için günah sunusu olarak sunulacak buzağıyı kesti.Vtedy pristúpil Áron k oltáru a zabil teľa obeti za hriech, ktorá bola za neho.
Böylece Harun sunağa gidip kendisi için günah sunusu olarak sunulacak buzağıyı kesti.Zatem rzekł Pan do Aarona, mówiąc:

İlgili Sayfalar