buzağı ile cümle
buzağı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Adamlar denileni yaptılar. Süt veren iki inek getirip arabaya koştular, buzağılarını da ahıra kapadılar.ויעשו האנשים כן ויקחו שתי פרות עלות ויאסרום בעגלה ואת בניהם כלו בבית׃
Adamlar denileni yaptılar. Süt veren iki inek getirip arabaya koştular, buzağılarını da ahıra kapadılar.ففعل الرجال كذلك واخذوا بقرتين مرضعتين وربطوهما الى العجلة وحبسوا ولديهما في البيت
Adamlar denileni yaptılar. Süt veren iki inek getirip arabaya koştular, buzağılarını da ahıra kapadılar.非 利 士 人 就 這 樣 行 、 將 兩 隻 有 乳 的 母 牛 套 在 車 上 、 將 牛 犢 關 在 家 裡
Adamlar denileni yaptılar. Süt veren iki inek getirip arabaya koştular, buzağılarını da ahıra kapadılar.非利士人 就 這樣行 、 將兩隻 有乳 的 母牛 套在 車上 、 將牛犢關 在 家裡
Altın buzağılardan birini Beytel, ötekini Dan Kentine yerleştirdi.A aşezat unul din aceşti viţei la Betel, iar pe celalt l -a pus în Dan.
Altın buzağılardan birini Beytel, ötekini Dan Kentine yerleştirdi.A postavil jedno v Bét-ele a druhé dal do Dána.
Altın buzağılardan birini Beytel, ötekini Dan Kentine yerleştirdi.Den ene lod han opstille i Betel, den anden i Dan.
Altın buzağılardan birini Beytel, ötekini Dan Kentine yerleştirdi.E pôs um em Betel, e o outro em Dã.
Altın buzağılardan birini Beytel, ötekini Dan Kentine yerleştirdi.És az egyiket helyhezteté Béthelbe, a másikat pedig Dánba.
Altın buzağılardan birini Beytel, ötekini Dan Kentine yerleştirdi.Il plaça l`un de ces veaux à Béthel, et il mit l`autre à Dan.
Altın buzağılardan birini Beytel, ötekini Dan Kentine yerleştirdi.In postavi eno v Betel, eno pa v Dan.
Altın buzağılardan birini Beytel, ötekini Dan Kentine yerleştirdi.I postavil jedno v Bethel, a druhé postavil v Dan.
Altın buzağılardan birini Beytel, ötekini Dan Kentine yerleştirdi.I postawił jednego w Betel, a drugiego postawił w Dan.
Altın buzağılardan birini Beytel, ötekini Dan Kentine yerleştirdi.Ja hän pystytti toisen Beeteliin, ja toisen hän asetti Daaniin.
Altın buzağılardan birini Beytel, ötekini Dan Kentine yerleştirdi.하나는 벧엘에 두고 하나는 단에 둔지라
Altın buzağılardan birini Beytel, ötekini Dan Kentine yerleştirdi.Lalu Yerobeam menempatkan satu dari sapi emas itu di Betel dan yang lainnya di Dan
Altın buzağılardan birini Beytel, ötekini Dan Kentine yerleştirdi.Ne collocò uno a Betel e l'altro lo pose in Dan
Altın buzağılardan birini Beytel, ötekini Dan Kentine yerleştirdi.Người đặt con này tại Bê-tên , và con kia tại Ðan .
Altın buzağılardan birini Beytel, ötekini Dan Kentine yerleştirdi.Người đặt con này tại Bê-tên, và con kia tại Ðan.
Altın buzağılardan birini Beytel, ötekini Dan Kentine yerleştirdi.Och han ställde upp den ena i Betel, och den andra satte han upp i Dan.
Altın buzağılardan birini Beytel, ötekini Dan Kentine yerleştirdi.Og han stilte den ene op i Betel, og den andre satte han i Dan.
Altın buzağılardan birini Beytel, ötekini Dan Kentine yerleştirdi.Puso el uno en Betel y el otro lo puso en Dan
Altın buzağılardan birini Beytel, ötekini Dan Kentine yerleştirdi.Und er setzte eins zu Beth-El, und das andere tat er gen Dan.
Altın buzağılardan birini Beytel, ötekini Dan Kentine yerleştirdi.Και εθεσε τον ενα εν Βαιβηλ και τον αλλον εθεσεν εν Δαν.
Altın buzağılardan birini Beytel, ötekini Dan Kentine yerleştirdi.И единия идол постави и във Ветил, а другия постави в Дан.
Altın buzağılardan birini Beytel, ötekini Dan Kentine yerleştirdi.И поставил одного в Вефиле, а другого в Дане.
Altın buzağılardan birini Beytel, ötekini Dan Kentine yerleştirdi.וישם את האחד בבית אל ואת האחד נתן בדן׃
Altın buzağılardan birini Beytel, ötekini Dan Kentine yerleştirdi.ووضع واحدا في بيت ايل وجعل الآخر في دان.
Altın buzağılardan birini Beytel, ötekini Dan Kentine yerleştirdi.他 就 把 牛 犢 一 隻 安 在 伯 特 利 、 一 隻 安 在 但
Altın buzağılardan birini Beytel, ötekini Dan Kentine yerleştirdi.他 就 把 牛犢 一 隻 安在 伯特利 、 一 隻 安在 但
Ama sonra doğurttuğu bir buzağıya aşık olmuş.Aber er verliebte sich in ein Kalb, dem er auf die Welt geholfen hatte.
Ama sonra doğurttuğu bir buzağıya aşık olmuş.Ale zakochał się w cielaku którego poród sam odebrał.
Ama sonra doğurttuğu bir buzağıya aşık olmuş.Dar s-a îndrãgostit de un viþel pe care el însuºi îl livra.
Ama sonra doğurttuğu bir buzağıya aşık olmuş.Un jour, il est tombé amoureux de la génisse qu'il a fait naître.
Ama sonra doğurttuğu bir buzağıya aşık olmuş.Αλλά ερωτεύτηκε ένα μοσχαράκι το οποίο είχε ξεγεννήσει ο ίδιος.
Ardından sığırlara koştu. Körpe ve besili bir buzağı seçip uşağına verdi. Uşak buzağıyı hemen hazırladı.Abraham pak běžel k stádu; a vzav tele mladé a dobré, dal služebníku, kterýžto pospíšil připraviti je.
Ardından sığırlara koştu. Körpe ve besili bir buzağı seçip uşağına verdi. Uşak buzağıyı hemen hazırladı.Abraham pa teče h govedi in vzame najboljše tele pri sescu ter ga dá hlapcu, ki ga pripravljat hiti.
Ardından sığırlara koştu. Körpe ve besili bir buzağı seçip uşağına verdi. Uşak buzağıyı hemen hazırladı.Áp - ra-ham bèn chạy lại bầy , bắt một con bò con ngon , giao cho đầy_tớ mau mau nấu dọn ;
Ardından sığırlara koştu. Körpe ve besili bir buzağı seçip uşağına verdi. Uşak buzağıyı hemen hazırladı.Áp-ra-ham bèn chạy lại bầy, bắt một con bò con ngon, giao cho đầy tớ mau mau nấu dọn;
Ardından sığırlara koştu. Körpe ve besili bir buzağı seçip uşağına verdi. Uşak buzağıyı hemen hazırladı.Em seguida correu ao gado, apanhou um bezerro tenro e bom e deu-o ao criado, que se apressou em prepará-lo.
Ardından sığırlara koştu. Körpe ve besili bir buzağı seçip uşağına verdi. Uşak buzağıyı hemen hazırladı.아브라함이 또 짐승 떼에 달려가서 기름지고 좋은 송아지를 취하여 하인에게 주니 그가 급히 요리한지라
Ardından sığırlara koştu. Körpe ve besili bir buzağı seçip uşağına verdi. Uşak buzağıyı hemen hazırladı.Så ilede han ud til Kvæget, tog en fin og lækker Kalv og gav den til Svenden, og han tilberedte den i Hast.
Ardından sığırlara koştu. Körpe ve besili bir buzağı seçip uşağına verdi. Uşak buzağıyı hemen hazırladı.Şi Avraam a alergat la vite, a luat un viţel tînăr şi bun, şi l -a dat unei slugi să -l gătească în grabă.
Ardından sığırlara koştu. Körpe ve besili bir buzağı seçip uşağına verdi. Uşak buzağıyı hemen hazırladı.А Авраам се завтече при чердата, взе едно младо, добро теле и го даде на слугата, който побърза да го сготви.
Ardından sığırlara koştu. Körpe ve besili bir buzağı seçip uşağına verdi. Uşak buzağıyı hemen hazırladı.И побежал Авраам к стаду, и взял теленка нежного и хорошего, и дал отроку, и тот поспешил приготовить его.
Ardından sığırlara koştu. Körpe ve besili bir buzağı seçip uşağına verdi. Uşak buzağıyı hemen hazırladı.ואל הבקר רץ אברהם ויקח בן בקר רך וטוב ויתן אל הנער וימהר לעשות אתו׃
Ardından sığırlara koştu. Körpe ve besili bir buzağı seçip uşağına verdi. Uşak buzağıyı hemen hazırladı.ثم ركض ابراهيم الى البقر واخذ عجلا رخصا وجيدا واعطاه للغلام فاسرع ليعمله.
Ardından sığırlara koştu. Körpe ve besili bir buzağı seçip uşağına verdi. Uşak buzağıyı hemen hazırladı.亞 伯 拉 罕 又 跑 到 牛 群 裡 、 牽 了 一 隻 又 嫩 又 好 的 牛 犢 來 、 交 給 僕 人 、 僕 人 急 忙 豫 備 好 了
Ardından sığırlara koştu. Körpe ve besili bir buzağı seçip uşağına verdi. Uşak buzağıyı hemen hazırladı.亞伯拉罕 又 跑到 牛群裡 、 牽 了 一 隻 又 嫩又 好 的 牛 犢來 、 交給 僕人 、 僕人 急忙 豫 備好了
Bacakları dimdikti, ayakları buzağı ayağına benziyor ve cilalı tunç gibi parlıyordu.A ich nohy boly rovné, a spodok ich nôh bol ako spodok nohy teľaťa, a leskly sa na pohľad ako vyleštená meď.
Bacakları dimdikti, ayakları buzağı ayağına benziyor ve cilalı tunç gibi parlıyordu.Chơn nó thẳng , bàn chơn như bàn chơn bò con đực ; sáng_ngời như đồng bóng_nhoáng .
Bacakları dimdikti, ayakları buzağı ayağına benziyor ve cilalı tunç gibi parlıyordu.Chơn nó thẳng, bàn chơn như bàn chơn bò con đực; sáng ngời như đồng bóng nhoáng.
Bacakları dimdikti, ayakları buzağı ayağına benziyor ve cilalı tunç gibi parlıyordu.Deres ben var rette, og deres fotblad var som kloven på en kalv, og de blinket likesom skinnende kobber.
Bacakları dimdikti, ayakları buzağı ayağına benziyor ve cilalı tunç gibi parlıyordu.Ja säärivarret niillä oli suorat ja jalkaterät kuin vasikansorkat, ja ne välkkyivät kuin kiiltävä vaski.
Bacakları dimdikti, ayakları buzağı ayağına benziyor ve cilalı tunç gibi parlıyordu.Kakinya lurus dan mengkilap seperti perunggu yang digosok. Jari kakinya berkuku seperti kuku banteng
Bacakları dimdikti, ayakları buzağı ayağına benziyor ve cilalı tunç gibi parlıyordu.그 다리는 곧고 그 발바닥은 송아지 발바닥 같고 마광한 구리같이 빛나며
Bacakları dimdikti, ayakları buzağı ayağına benziyor ve cilalı tunç gibi parlıyordu.och deras ben voro raka och deras fötter såsom fötterna på en kalv och de glimmade såsom glänsande koppar.
Bacakları dimdikti, ayakları buzağı ayağına benziyor ve cilalı tunç gibi parlıyordu.Sus piernas eran rectas, y sus pezuñas eran como pezuñas de becerro que centelleaban como bronce bruñido
Bacakları dimdikti, ayakları buzağı ayağına benziyor ve cilalı tunç gibi parlıyordu.Und ihre Beine standen gerade, und ihre Füße waren gleich wie Rinderfüße und glänzten wie helles glattes Erz.
Bacakları dimdikti, ayakları buzağı ayağına benziyor ve cilalı tunç gibi parlıyordu.а ноги их – ноги прямые, и ступни ног их – как ступня ноги у тельца, и сверкали, как блестящая медь.