Ana içeriğe geç
Sözlük

buyük ile cümle

buyük kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Kendi güneşimizden daha büyük bir sürü yıldız var.There are a lot of stars larger than our own sun.
Tom'un büyük bir penisi var.Tom has a large penis.
O, ondan üç yıl daha büyüktür.He's three years older than she is.
Hangisi daha büyüktür, Japonya mı yoksa İngiltere mi?Which is larger, Japan or England?
Büyük babamın öldüğü yıl doğdum.I was born the year my grandfather died.
Büyük Frederick patatesi Prusya'ya tanıttı.Frederick the Great introduced the potato to Prussia.
Mary'nin büyük gözleri var.Mary has big eyes.
Bu hafta büyük babamı ziyaret edeceğiz.We will visit my grandfather this week.
Bu dergi Japonya'daki herhangi bir büyük şehirde mevcut.This magazine is available in any big city in Japan.
Büyük gün bizi bekliyor.A big day awaits us.
Benden üç yaş daha büyüktür.She's three years older than me.
Benden üç yaş daha büyük.She's three years older than I am.
John benden iki yaş daha büyük.John is two years older than I am.
O, benden iki yaş büyüktür.He's two years older than I am.
Benden iki yaş daha büyüktür.She's two years older than I am.
Büyük bir çukur var.There's a big hole.
Mary büyük bir futbol hayranı değildir.Mary is not a huge football fan.
Büyük şehirlerde hava kirlidir.The air is polluted in the big cities.
Neden en büyük bankalar en büyük kurtarma paketlerine ihtiyaç duyuyorlar?Why do the largest banks need the biggest bailout?
Rusya büyüktür.Russia is big.
Titicaca Gölü, Güney Amerika'da en büyük göl, Peru'dadır.Lake Titicaca, the biggest lake in South America, is in Peru.
Bay Suzuki büyük bir bilim adamıdır.Mr. Suzuki is a great scientist.
Büyükbabam yaşlandığı için emekli oldu.My grandfather has retired because he's grown old.
Abisi benden iki yaş büyük.Her older brother is two years older than I.
Büyükbaba merdivenlerden düştü ve ciddi biçimde yaralandı.Grandpa fell down the stairs and was seriously injured.
Bu salon çok büyüktür.This hall is very big.
Annem rafa büyük bir vazo koydu.My mother put a large vase on the shelf.
O, büyük bir konağa sahiptir.She has a large mansion.
O, benden altı yaş daha büyüktür.She's six years older than me.
Benden altı yaş daha büyüktür.She's six years older than I am.
Paris'le karşılaştırıldığında, Londra büyüktür.When compared to Paris, London is large.
Dağlarımız gerçekten çok yüksek değil. Seninkiler çok daha büyük.Our mountains aren't really very high. Yours are much bigger.
Büyükannem çok iyi yemek pişirebilir.My grandmother can cook very well.
O benden iki yaş daha büyük fakat daha kısa.He's two years older than me, but he's shorter.
O benden iki yaş büyük ama boyu benden kısa.He's two years older than I am, but he's shorter than I am.
Sao Paulo'daki büyük bir eğlence parkını ziyaret ettik.We visited a huge amusement park in São Paulo.
Bay Aoyama'nın geçindirecek büyük bir ailesi var.Mr. Aoyama has a large family to support.
Büyük şehirlerde çok miktarda suç var.There is a lot of crime in big cities.
Dünya Ay'dan çok daha büyüktür.The earth is much larger than the moon.
Manila ve Filipinler'in büyük kentleri dışında, insanlar fazla İngilizce konuşmazlar.Outside Manila and the big cities of the Philippines, people don't speak much English.
O, senden on yaş daha büyüktür.He's ten years older than you.
Büyük değişiklikler ayakta.Big changes are afoot.
UBS, Avrupa'daki en büyük özel varlık yönetimi bankasıdır.UBS is the largest bank in private wealth management in Europe.
O, yaklaşık olarak büyük kız kardeşimle aynı yaşta.She's about the same age as my older sister.
Tom'un büyük bir horozu var.Tom has a huge cock.
Tom büyük bir kaza geçirdi.Tom had a major accident.
Rusya çok büyük bir ülkedir.Russia is a very big country.
O büyük olan.It's the big one.
Amerika dünyanın en büyük ekonomisine ve en güçlü ordusuna sahiptir.America has the world’s largest economy, and its army is the most powerful.
Sana büyük bir klasör vereceğim.I will give you a large folder.
Büyükannem mektubu bu sabah postaladı.My grandmother mailed the letter this morning.
Büyükbabam kitap okumayı sever.My grandfather likes reading books.
Samanyolunda Jüpiter kadar büyük olan birçok gezegen var.There are many, many planets in the Milky Way which are just as big as Jupiter.
Genellikle büyük adam kazanır.The bigger man often wins.
Büyük olasılıkla, onlardan önce varacağız.In all probability, we'll arrive before them.
Büyük olasılıkla, onlar varmadan önce varırız.In all probability, we'll arrive before they do.
Tom ülkesinin dünyadaki en büyük ülke olduğunu düşünüyor.Tom thinks his country is the greatest country in the world.
Bay Hill'in evinin önünde yatan büyük bir köpek gördüm.I saw a big dog lying in front of Mr. Hill's house.
Sana büyük bir şey göstermek istiyorum.I want to show you something great.
Tom'un başı büyük dertte.Tom is in deep trouble.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod