Martılar büyük mesafeler katedebilirler.Seagulls can fly over great distances.
O büyük bir iş adamı.He's a tycoon.
Eminim ki ondan büyük bir şarkıcı olacak.I am sure that she will become a great singer.
Benim için çok büyük bir şok.It's a huge shock to me.
Büyük bir şair olduğunu düşünüyor.He thinks that he is a great poet.
Onun büyük bir evi ve iki arabası var.He has a large house and two cars.
Eskiden büyük bir atletmiş gibi görünüyor.It seems that he used to be a great athlete.
Bu iki ya da üç yıl içinde, büyük miktarda servet sahibi oldu.In these two or three years, he acquired a large amount of wealth.
O büyük bir politikacı olma hırsını asla unutmadı.He never forgot his ambition to become a great politician.
Ben Amerikan kültürünün büyük bir hayranıyım.I am a great admirer of American culture.
O gömlek benim için çok büyük.That shirt is too large for me.
"Büyükbabanla konuşmak istiyorum." "Bu olanaksız, çünkü o birkaç yıl önce öldü. ""I want to talk to your grandfather." "That's not possible, he died a few years back."
O büyük oranda içeriğe bağlı.It depends largely on the context.
Keşke sana büyük bir doğum günü sarılması verebilsem.I wish I could give you a big birthday hug.
Özür dilemek büyük bir erdemdir.Apologizing is a great virtue.
Yeni teleskop büyük bir ahşap kutu içinde gönderildi.The new telescope was shipped in a huge wooden box.
Büyükannem TV izlemeyi gerçekten çok sever.My grandmother really likes watching TV a lot.
Büyük annem TV izlemeyi sever.My grandmother loves watching TV.
Bu arada, Almanların büyük çoğunluğu Wulff'ın istifasını talep ediyor.In the meantime, the majority of the Germans demand Wulff's resignation.
Bugün büyükbabamı ziyaret etmesen iyi olur.It'd be better if you didn't see my grandpa today.
Bugün büyük babamı ziyaret etmemelisin.You shouldn't visit my grandfather today.
São Paulo ülkedeki en büyük yumurta üreticisi.São Paulo is the biggest producer of eggs in the country.
George benden beş yaş daha büyüktür.George is five years older than I am.
George benden beş yaş büyük.George is five years older than me.
Jack benden üç yaş daha büyük.Jack is three years older than me.
O, benden iki yaş daha büyüktür.She's two years older than me.
Bu büyük!That's big!
Jane büyük ihtimalle gelecek.Jane is very likely to come.
Jane büyük bir olasılıkla gelecek.There's an eighty to ninety percent chance that Jane will come.
Büyük olasılıkla Jane gelecek.It's quite likely that Jane will come.
O, büyük olasılıkla gelecektir.He's very likely to come.
Büyük olasılıkla gelecek.There's a good chance that he'll come.
O, büyük ihtimalle gelecek.He's more than likely to come.
Büyük olasılıkla geç kalacak.It's quite likely that he'll be late.
Büyük olasılıkla o geç kalacak.It's very likely that he'll be late.
O, büyük ihtimalle geç kalacak.He's very likely to be late.
O, büyük olasılıkla seçilecek.It's very likely that he'll be chosen.
Jane'den sadece iki yaş daha büyük.He's only two years older than Jane.
Kate büyük bir köpek gördüğünde şaşırdı.Kate was surprised when she saw that big dog.
Senin köpeğinin büyük pençeleri var!Your dog has huge paws!
Abd dünyadaki en büyük ülkedir.The United States is the greatest country in the world.
Kim ondan iki yaş daha büyük.Kim is two years older than he is.
Kim benden dört yaş büyüktür.Kim is four years older than me.
Kim benden dört yaş büyük.Kim is four years older than I am.
Dostluğumuz kavgalarımızdan büyük.Our friendship is greater than our quarrels.
Ben büyük bir sanat hayranıyım.I am a big fan of the arts.
Büyükbabam çok yavaş konuşur.My grandfather speaks very slowly.
"Büyükanne nerede?" "Kanepede uyuyor.""Where is Grandma?" "She's sleeping on the couch."
Pazar günleri büyük ebeveynlerimi ziyaret ederim.I visit my grandparents on Sundays.
Bu büyük memeliye fil denir.That huge mammal is called an elephant.
Onun için hepimiz büyük acı duyduk.We all felt great sorrow for him.
Gözlerin midenden daha büyük olmamalı.You shouldn't have your eyes bigger than your belly.
Ne altın ne de büyüklük bizi mutlu eder.Neither gold nor greatness make us happy.
Kızlarla konuşan erkeklerin en büyük sorunlardan biri, söylenecek şeylerin tükenmesidir.One of the biggest problems guys have talking to girls is running out of things to say.
Köşeye büyük bir kamyon geldi.A large truck came around the corner.
Duvarda büyük bir delik vardır.There is a large hole in the wall.
Çocuğa büyükbabasının adını verdiler.They named the boy after his grandfather.
Büyükbabam kendi mobilyasını yapardı.My grandfather used to make his own furniture.
Mary'nin anne ve babası büyük bir evde yaşarr.Mary's parents live in a big house.
Tom Mary'nin büyükbabası olacak kadar yaşlı.Tom is old enough to be Mary's grandfather.