Onun büyükannesi seksen sekiz yaşına kadar yaşadı.Her grandmother lived to be 88 years old.
Tom benim büyük babam.Tom is my grandfather.
Ben bunu büyük bir sorun olarak görmüyorum.I don't see this as a major issue.
Büyükannem hasta.My grandmother is sick.
Saatli bomba büyük bir gürültüyle patladı.The time bomb exploded with a loud noise.
Büyük Herod, Masada kalesini inşa etti ve tapınağı yeniden inşa etti.Herod the Great built the Masada fortress and rebuilt the Temple.
Sir Humphry Davy- en büyük kimyagerlerden biri.Sir Humphry Davy - one of the greatest chemists.
Onlar büyük olasılıkla önümüzdeki hafta gelecekler.They're very likely to arrive next week.
Onların büyük olasılıkla önümüzdeki hafta geleceklerini düşünüyorum.I think it's very likely that they'll arrive next week.
Japonya'daki en büyük dağ nedir?What is the largest mountain in Japan?
En büyük projen nedir?What is your greatest project?
Bu büyük bir fark yaratıyor.It makes a big difference.
Bu, ileriye yönelik büyük bir adımdır.This is a big step forward.
O çok büyük bir organ.That's a huge organ.
Mary kilisedeki büyük orgdan etkilenmişti.Mary was impressed by the big organ in the church.
O bana büyük bir hayranlıkla bakıyor.He looks to me with much admiration.
Bu alışveriş merkezi o kadar büyük ki çıkışı bulamıyorum.This mall is so big that I can't find the exit.
Talep çok büyük.The demand is huge.
Bundan daha büyük köpek bulamazsın.You won't find a dog bigger than this one.
Tom'un büyükannesi salmonelladan öldü.Tom's grandmother died from salmonella.
İsviçre'deki en büyük göl Cenevre Gölü'dür.Lake Geneva is the largest lake in Switzerland.
İsviçre'nin en büyük gölü Cenevre Gölü'dür.Lake Geneva is the largest lake in Switzerland.
Bunun o kadar büyük olmasını beklemiyordum.I did not expect it to be that big.
Amerika, Avrupa'dan büyük mü? - Evet, Amerika, Avrupa'dan daha büyüktür.Is America larger than Europe? - Yes, America is larger than Europe.
Mary, Tom'dan birkaç yaş büyük.Mary is a few years older than Tom.
Orada büyük bir kilise olduğunu biliyorum.I know there was a big church there.
Tom büyük bir kuş gördü.Tom saw a large bird.
Ağabeyimin büyük bir şirkette bir pozisyonu vardı.My older brother had a position in a large company.
Aşık olduktan sonra en büyük sevinç birinin aşkını itiraf etmektir.The greatest joy after being in love is confessing one's love.
Ho Chi Minh kenti Vietnam'ın en büyük şehridir.Hochiminh City is the largest city in Vietnam.
Bu kasabadan birçok büyük insan çıktı.Many great men came from this town.
Bu küçük bir araba büyüklüğünde.It's the size of a small car.
Sovyetler Birliği zamanında "Pravda" ve "Izvestia" olmak üzere iki büyük gazete vardı.During the Soviet Union, there were two big newspapers - "Pravda" and "Izvestiia."
En büyük zayıflığınız nedir?What is your greatest weakness?
Senin en büyük gücün nedir?What is your greatest strength?
Odamda büyük bir kara dul örümceği var!There's a huge black widow spider in my room!
Tom'un büyük bir dairesi var.Tom has a big apartment.
Pekin büyük bir hızla değişiyor.Beijing is changing with great speed.
O benim büyükannem değil; o benim annem.She's not my grandma; she's my mom.
Ama koltuk onun için fazla büyük.But the seat is too big for him.
Daha büyük havuçlar var mı?Are there bigger carrots?
Büyükannemin cildi kağıt gibi görünüyordu.My grandma's skin seemed like paper.
Brezilya dünyanın en büyük altıncı ekonomisi oldu.Brazil became the sixth largest economy in the world.
Büyükbaba ve büyükannelerim ben doğmadan önce öldüler.My grandparents died before I was born.
Lütfen bana en büyük ananası ver.Please, give me the biggest pineapple.
Kalmius Nehri üzerindeki Donetsk, doğu Ukrayna'nın en büyük bir kentidir.Donetsk is a large city in eastern Ukraine on the Kalmius river.
Büyük jerboa kemirgenlerin bir türüdür.The Great Jerboa is a species of rodent.
Mars ince atmosferli büyük bir kayadır.Mars is a large rock with a thin atmosphere.
Mary şimdiye kadar gördüğüm en büyük klitorise sahip.Mary has the biggest clitoris I've ever seen.
Büyükbabam bir değirmenciydi.My grandfather was a miller.
Afrika filinin, Asya filinden daha büyük kulakları vardır.The African elephant has bigger ears than the Asian elephant.
Greta büyük elçiliğe gidiyor.Greta is going to the embassy.
Onların evinin ne kadar büyük olduğunu gördün mü?Did you see how big their house is?
Bu mağaza çok büyük değil.This store isn't very big.
Benim için dört tane büyük patates satın al.Buy four big potatoes for me.
Neden senin kedin çok büyük?Why is your cat so big?
Aslan ve kaplanlara büyük kediler denir.Lions and tigers are called big cats.
Bu büyük bir zafer.This is a great victory.
Bira büyük bira bardağı ile satılır.Beer is sold by the pint.
Bu oda çok büyük.This room is too big.