Ana içeriğe geç
Sözlük

buyük ile cümle

buyük kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
İyi sanatçılar kopyalar, büyük sanatçılar çalar.Good artists copy, great artists steal.
Küçük şirket, büyük bir organizasyon tarafından devralındı.The small company was taken over by a large organization.
Tom Mary 'den biraz daha büyük görünüyor.Tom looks quite a bit older than Mary.
Tom masaya büyük bir bahşiş bıraktı.Tom left a large tip on the table.
Radyonun büyük bir destekçisi değilim.I'm not a big supporter of the radio.
Kadenzi dekadenzle yapmak büyük hata olurdu.Mistaking cadenza with decadence would be a great mistake.
Tom büyük bir motokros binicidir.Tom is a great motocross rider.
Dolaşım sistemi, bir küçük ve bir büyük dolaşımdan meydana gelir.The circulatory system consists of a short and a long circuit.
Eczane yakınında sola dönmeyi unutma ve sağda büyük bir kilise göreceksin.Don't forget to turn left near the drugstore and you will see a big church on the right.
Bütün büyük başarıların kökeninde bir kadın vardır.There is a woman at the origin of all great achievements.
Ben büyük masa lambalarını sevmiyorum.I don't like big desk lamps.
Büyükannemin yeşil bir başparmağı var.My grandmother has a green thumb.
Tom beni büyük bir dertten kurtardı.Tom helped me out of a jam.
Tom'un büyük bir sorunu var.Tom has a big problem.
Yemek yerken en büyük tabak daima masadadır.When eating, the largest plate is always the table.
Meksikalılar Amerika Birleşik Devletlerindeki en büyük İspanyol kökenli gruptur.Mexicans are the largest group of Hispanic origin in the United States of America.
O Sao Paulo'nun içindeki dört tane çok büyük çiftliğin sahibidir.He is the owner of four very big farms in the interior of Sao Paulo.
Dün gece mahallede büyük bir yangın vardı.Last night there was a big fire in the neighbourhood.
Babamdan üç yaş daha büyüktür.He's three years older than my father.
Sen zaten onu kendi başına yapacak kadar büyüksün.You're already big enough to do it by yourself.
Büyük babam havanın iyi olduğu günlerde yürüyüşe gider.My grandfather goes for walks on days when the weather is good.
Çiçekleri satın aldım çünkü bu akşam büyükannemi ziyaret edeceğim.I buy the flowers because I will pay visit to my grandmother this evening.
Büyük bir felaket bekleniyor.A great catastrophe is expected.
Bilgisayarda büyük harfleri yazmak biraz sıkıcı.Typing capital letters on a computer is somewhat tedious.
Büyük Balkabağı'na inanıyor musun?Do you believe in the Great Pumpkin?
İrlanda, dünyadaki en büyük ülkedir!Ireland is the greatest country in the world!
O öyle büyük bir sorun değil. Oldukça fazla üzülüyorsun.It's not such a big problem. You're worrying way too much.
O ceket sizin için çok fazla büyük.That jacket is way too big for you.
Hangisinin daha büyük beyni vardır, bir fil mi yoksa bir insan mı?Which has the biggest brain, an elephant or a person?
Çoğu insanın bildiği bir takım yıldızı Büyükayı'dır.One constellation that most people know is the Big Dipper.
O büyük bir korkak.He's a big coward.
Bir teori ve bir düşünce arasında büyük bir farklılık vardır.There's a great difference between a theory and an idea.
Ben büyük bir golf tutkunuyum.I'm a huge fan of golf.
Anne, baba, ben met bağımlısıyım ve Büyük Jim'e yüz milyon dolar borçluyum.Mom, Dad, I'm addicted to meth and I owe Big Jim a hundred million dollars.
Onlar tarihin en büyük rock grubu olarak kabul edilir.They are considered the greatest rock band in history.
Büyük bir şehirde yaşamak istiyorum.I wish to live in a big city.
Kız kardeşim büyük bir uluslararası şirkette sekreter olarak çalışıyor.My sister works as a secretary in a big multinational.
Büyük bir akşam yemeği yedim ve doydum.I ate a large dinner and felt satisfied.
Ben büyük bir akşam yemeği yedim ve açlığım giderildi.I ate a large dinner and my hunger was satisfied.
O konuda büyük olasılıkla yanılıyorsun.You're very likely wrong about that.
Büyükannemin kurabiyesi için bir tarife bulduk.We found a recipe for grandma's cookies .
Büyükannem sadece biraz çorba içti.My grandma just drank a bit of soup.
Bir ispermeçet balinası, en büyük dişli balinadır.A sperm whale is the biggest toothed whale.
Herkes büyük pizzaları seviyor.Everyone likes big pizzas.
Ben büyük köpekleri sevmiyorum.I don't like big dogs.
Fransa'da büyük miktarda şarap tüketildi.In France, a great amount of wine is consumed.
Açlık en büyük sosyal felaketlerden biridir.Hunger is one of the largest social misfortunes.
Büyükbabam bankamatikten para çekmesini bilmiyor.My grandfather doesn't know how to take money out of an ATM.
Luis Bonfa büyük bir müzisyendir.Luis Bonfa is a great musician.
Okumak, yaşamın büyük keyiflerinden biridir.Reading is one of life's great pleasures.
Büyük bir oda değil ama güzel.It's not a big room, but it's beautiful.
Büyükannem bizimle yaşadı..My grandmother lived with us.
Bizim büyük bir köpeğimiz var.We have a big dog.
İncil tüm zamanların büyük best selleridir.The Bible is the great best seller of all times.
Büyük annem yaşlandı.My grandmother has become old.
Bu yıl büyükbabamı kanserden kaybettim.I lost my grandfather to cancer this year.
Takımımız büyük bir zaferden sonra yuvaya döndü.Our team returned home after a huge victory.
Yani, babam annemden iki yaş büyüktür.That is, my dad is two years older than my mom.
O yaşlı adam büyük bir balık yakaladı.That old man caught a large fish.
Oo! Ne büyük bir kutu!Wow! What a big box!
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod