Ana içeriğe geç
Sözlük

buyük ile cümle

buyük kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
O oldukça büyük bir adam.He is a pretty great guy.
O ne kadar büyük!How big he is!
O büyük bir servet biriktirdi.He accumulated a large fortune.
O büyük torun görmek için yaşadı.He lived to see great-grandchildren.
O, büyük bir aceleyle yol boyunca uzun adımlarla yürüdü.He strode along the road in a great hurry.
Onun büyük bir sorunu var.He is in great trouble.
O, büyük yeteneğiyle Machbeth rolü oynar.He plays the role of Macbeth with great skill.
Tek başına yaşayacak kadar büyük değil.He is not old enough to live alone.
İngilizcede büyük ilerleme yapıyor.He is making great progress in English.
İngilizcede büyük ilerleme kaydediyor.He is making great progress in English.
Onun büyük bir ağzı var.He has a big mouth.
O, Küçük John adında büyük bir adamdı.He was a big man called Little John.
Küçük bir maaşla büyük bir aileyi geçindirmesi gerekiyor.He has to maintain a large family on a small salary.
Büyük bir atletmiş gibi görünüyor.It seems that he was a great athlete.
O, büyük bir müzisyendi.He was a great musician.
O büyük bir müzisyen oldu.He became a great musician.
O, büyük bir bilim adamıdır.He is a great scientist.
O, büyük bir ressam olarak bilinir.He is known as a great painter.
O, büyük bir şair olarak bilinmektedir.He is known as a great poet.
Onun büyük bir politikacı olması gerekiyor.He is supposed to have been a great statesman.
O büyük bir devlet adamı ve bunun da ötesinde büyük bir bilgindir.He is a great statesman, and what is more a great scholar.
O büyük bir devlet adamı olma tutkusunu hiç unutmadı.He never forgot his ambition to become a great statesman.
Hem büyük bir şair hem de bir doktordu.He was a great poet as well as a doctor.
Büyük hayallerle Tokyo'ya geldi.He came up to Tokyo with a big dream.
O, büyükbabasını yolcu etmek için istasyona gitti.He went to see his grandfather off at the station.
Onun çiçek dolu büyük bir sepeti var.He has a large basket full of flowers.
O, ülkemizdeki en büyük bilimcilerden biri olarak düşünüldü.He is considered one of the greatest scientists in our country.
Bir ressam olarak büyük bir yeteneği var.He has a great talent as a painter.
Yaralanması için tazminat olarak büyük bir miktar para aldı.He received a large sum of money in compensation for his injury.
Ressamlık onun hayatının büyük aşkıydı.Painting was the great love of his life.
O, çok büyük bir evde yaşar.He lives in an enormous house.
O, yaşayan en büyük sanatçıdır.He is the greatest living artist.
O şimdiye kadar yaşamış en büyük devlet adamıdır.He is the greatest statesman that ever lived.
O şimdiye kadar yaşamış en büyük mimar.He is the greatest architect that has ever lived.
Konuşulan İngilizceye büyük önem verdi.He put great emphasis on spoken English.
O büyük bir evde yaşıyor.He lives in a large house.
O şimdi yaşamak için daha büyük bir ev arıyor.He is now looking for a bigger house to live in.
O şu ana kadar yaşamış büyük bir müzisyendir.He is as great a musician as ever lived.
O, şu ana kadar gördüğüm en büyük kaşlara sahip.He's got the biggest eyebrows I've ever seen.
Şu ana kadar yaşamış en büyük şarkıcıdır.He is the greatest singer that ever lived.
Onun yirminci yüzyılda en büyük piyanist olduğu güvenli bir şekilde söylenebilir.It may safely be said that he is the greatest pianist in the twentieth century.
Eşi öldüğünde büyük üzüntü hissetti.He felt great sorrow when his wife died.
O asla büyük iş kayıplarının üstesinden gelemeyecek.He will never get over his huge business losses.
O işi için büyük bir coşku gösterir.He shows great enthusiasm for his work.
Çocuklarına çok büyük bir servet bıraktı.He left an immense fortune to his children.
Ölmeden önce büyük bir servet biriktirdi.He amassed a large fortune before he died.
O, benden büyük miktarda para talep etti.He demanded a large sum of money from me.
Ülkesinin üstünde büyük etkisi var.He has a great influence on his country.
O,genç olduğu için,geçimini sağlayacak büyük bir aileye sahip.Young as he is, he has a large family to provide for.
Onun büyük elleri var.He has big hands.
Etrafındakiler üzerinde büyük bir etkisi vardı.He had great influence on those around him.
Küçük odasında büyük bir masası var.He has a large desk in his small room.
Onun eski bir kamyoneti ve büyük, hırpalanmış bir biçme makinesi vardı.He had an old pickup truck and a big, battered mower.
Ogawa'dan iki yaş büyüktür.He is two years older than Ogawa.
Onun büyük bir gıda stoku var.He has a large store of food.
Şu ana kadar yaşamış en büyük şair.He is the greatest poet that ever lived.
O, dünyanın şimdiye kadar yetiştirdiği en büyük bilim adamı.He is the greatest scientist that the world has ever produced.
Dünyadaki en büyük bilim insanları arasında sayılıyor.He is numbered among the greatest scientists in the world.
O, dünyadaki en büyük bilimcilerden biridir.He is one of the greatest scientists in the world.
Büyük bir bilim adamı oldu.He grew up to be a great scientist.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod