Ana içeriğe geç
Sözlük

buyük ile cümle

buyük kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
O, büyük bir insan oldu.He grew up to be a great person.
O, ölümünden sonrasına kadar büyük bir yazar olarak tanınmadı.He wasn't recognized as a great writer until after his death.
Büyük bir çoğunlukla seçimi kazandı.He won the election by a large majority.
Büyük babası tarafından eğitilmiştir.He was educated by her grandfather.
O, onun büyük babasının resmi.He is the picture of his grandfather.
O, büyükbabasından korkuyor.He is afraid of his grandfather.
O, büyük babasına tapar.He adores his grandfather.
O, büyük babasına benziyor.He resembles his grandfather.
Büyük annesi tarafından yetiştirildi.He was brought up by her grandmother.
Onun büyük bir hayal gücü var.He has a rich imagination.
O, oldukça büyük bir servete sahiptir.He has a fairly large fortune.
Oğluna büyük bir servet bıraktı.He left his son a large fortune.
O büyük bir hızla yürüdü.He walked at a quick pace.
O büyük kayıplara tahammül etti.He suffered great losses.
Birçok yönden büyük.He is great in many ways.
Enstitüye büyük miktarda para bağışladı.He bestowed a large amount of money on the institute.
O büyük olasılıkla başarısız olacak.He will probably fail.
O büyük bir bardak bira ile susuzluğunu giderdi.He satisfied his thirst with a large glass of beer.
O büyük bir alabalık yakaladı.He landed a big trout.
O, büyük bir ev ve iki arabaya sahipti.He possessed a large house and two cars.
O, büyük bir demet çiçek taşıyarak geldi.He came bearing a large bunch of flowers.
O büyük bir firma tarafından bir katib olarak alınmıştır.He was taken on by a large firm as a clerk.
O büyük bir şehir hastanesinde çalışıyor.He works in a big city hospital.
O, büyük bir arabada geldi.He arrived in a big car.
O, kollarında büyük bir kutu tutuyordu.He was holding a large box in his arms.
Onun büyük bir coşkusu vardır.He has great enthusiasm.
Onun büyük bir ailesi vardır.He has a large family.
O, büyük bir aileyi geçindirmek için çok çalıştı.He worked hard to support a large family.
O, büyük ailesini geçindirmek için sıkı çalışıyor.He works hard to support his large family.
O, büyük ailesini beslemek zorundaydı.He had to feed his large family.
O büyük bir dinleyiciye hitap etti.He addressed a large audience.
Sonunda büyük bir girişimi başardı.He accomplished the great undertaking at last.
O büyük bir yiyicidir.He is a big eater.
O büyük bir siyasetçi ve dahası iyi bir bilgin.He is a great politician, and, what is more, a good scholar.
O büyük ölçekte bir parti verdi.He gave a party on a large scale.
Çok büyük miktarda likör tüketir.He consumes an enormous amount of liquor.
İngiltere'ye büyük elçi olarak atandı.He was appointed ambassador to Britain.
O sadece Japonya'ya ABD Büyükelçisi olarak atandı.He has just been appointed the U.S. Ambassador to Japan.
O, kızılhaç'a isimsiz olarak büyük bir miktarda para bağışladı.He anonymously donated a large sum of money to the Red Cross.
Japonya'daki en büyük bilim adamlarından biridir.He is one of the greatest scientists in Japan.
Japonya'daki en büyük sanatçılardan biridir.He is one of the greatest artists in Japan.
O ekili alanın satışını büyük miktarda gerçekleştirdi.He realized a large sum by the sale of the plantation.
Büyük bir servete konacak.He will come into a large fortune.
Suçunun büyüklüğünü anladı.He realized the magnitude of his crime.
O boşuna onlardan büyük bir meblağ para ödünç almaya çalıştı.He tried to borrow a large sum of money from them in vain.
Ondan büyük bir miktarda para gasp ettiler.He extorted a large amount of money from her.
O hayatta büyük başarı elde etti.He achieved great success in life.
Hastalığı sırasında büyük cesaret gösterdi.He showed great courage during his illness.
Onun gücü, sıradan bir insanınkinden çok daha büyüktür.His strength is much greater than that of an ordinary man.
O, babasının büyük mal varlığının varisi oldu.He succeeded to his father's large property.
O benden iki yıl daha büyüktür fakat benden daha az uzundur.He is older than I by two years, but less tall than I.
O dikkatsiz araç kullanmaktan çok büyük zevk alır.He gets a kick out of reckless driving.
Kızına büyük bir servet bıraktı.He left his daughter a great fortune.
O, beyzbolda büyük bir geleceğe sahip.He has a big future in baseball.
Büyük bir hataydı ki, o caydı.He broke his promise, which was a big mistake.
O büyük bir akşam yemeği yedi. O aç olmalı.He ate a huge supper. He must have been hungry.
Onun seyahat için büyük bir merakı var.He has a great fancy for travelling.
Onun kollarında büyük bir kutu vardı.He had a big box in his arms.
Onların büyük gününün ne zaman olduğunu onlara sormak istiyorum.I want to ask them when their big day is.
Onların konseri büyük bir başarıydı.Their concert was a big hit.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod