Ana içeriğe geç
Sözlük

buyük ile cümle

buyük kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
İnsan çevresel değişikliklere uyum sağlamak için büyük bir kapasiteye sahiptir.Man has a great capacity to adapt to environmental changes.
Hayatta büyük zevk insanların yapamayacağını söylediği şeyi yapmaktır.The great pleasure in life is doing what people say you cannot do.
Dünya yüzeyi büyük ölçüde sularla kaplıdır.Water makes up most of the earth's surface.
Bufaloların büyük boynuzları var.Buffaloes have big horns.
Dünyadaki en büyük ikinci ülke hangisidir?What is the second largest country in the world?
Beyzbol stadyumunun üzerinde büyük bir ışık yayılmıştı.A great light was diffused over the baseball stadium.
Sadece soyadınızı büyük harflerle yazın.Write only your family name in capitals.
Bebeğe büyük babasının anısına hürmeten Richard adı verildi.The baby was named Richard after his grandfather.
Hayatımın en büyük hatasıydı.It was the biggest mistake of my life.
Bazı öğretmenler, öğrencilerinin üzerinde büyük bir etkiye sahiptirler.Some teachers have a great effect on their students.
Aomori ilinin ekonomisi büyük ölçüde elma yetiştiriciliğine bağlıdır.The economy of Aomori Prefecture depends heavily on apple growing.
Orada büyük bir sedir ağacı vardı.There used to be a large cedar tree there.
Burada büyük bir park vardı.There used to be a large park here.
Eskiden evimin önünde büyük bir çam ağacı vardı.There used to be a big pine tree in front of my house.
Sorumluluk büyük oranda benimdi.The responsibility was in large part mine.
Kırmızı şemsiye ona büyükannesini hatırlattı.The red umbrella reminded her of her grandma.
Bebek bu oyuncak bebekten daha büyük değildir.The baby is no bigger than this doll.
Bebeğe büyük babasının anısına hürmeten Peter adı verildi.The baby was named Peter after his grandfather.
Sizden büyük bir iyilik istiyorum.I want to ask you a big favor.
Gemi ile seyahat etmek bize büyük zevk veriyor.Traveling by ship gives us great pleasure.
Bütün büyük şehirlerin trafik sorunu var.All big cities have traffic problems.
Onların hepsini büyük bir çantaya koyar mısın?Could you put all of them in a large bag?
Ailem, benim büyük büyükbabamın zamanında Tokyo'da yaşamak için geldi.My family came to live in Tokyo in my great-grandfather's time.
Büyükbabam üç yıl önce vefat etti.My grandfather passed away three years ago.
Şirketi bugünkü durumuna büyükbabam getirdi.My grandfather made the company what it is today.
Onun büyükbabasının ölümünü işitmesinin ilk şokundan sonra, kız ağlamaya başladı.After the initial shock of hearing of her grandfather's death, the girl started to cry.
Büyükbabam öleli on yıl oldu.It is ten years since my grandfather died.
Beni bugünkü durumuma büyükbabam getirdi.My grandfather has made me what I am.
Büyük babasına hürmeten ona Thomas adını koyduk.We named him Thomas after his grandfather.
Büyükbabam önümüzdeki yıl emekli olmayı planlıyor.My grandfather is planning to retire the year after next.
Büyükbabam beş yıl önce öldü.My grandfather died five years ago.
Büyükbabam seksen yaşın üzerindedir fakat o iyi bir yürüyücüdür.My grandfather is over eighty years old, but he is a good walker.
Büyükbabam seksen yaşında bir hastalık nedeniyle hayatını kaybetti.My grandfather died of a disease at eighty.
Büyükbabam 90 yaşında ve çok canlı.My grandfather is 90 years old and very lively.
Büyükbabam doksanlı yaşlarında.My grandfather is in his nineties.
Büyükbabam her zaman bu sandalyede oturur.My grandfather always sits in this chair.
Büyükbabam her zaman, şu ya da bu nedenle söyleniyor.My grandfather was always grumbling about something or other.
Büyükbabam bir baston olmadan yürüyemiyor.My grandfather cannot walk without a stick.
Büyükbaba kanepede uyukluyor.Grandfather is napping on the sofa.
Yalnızken, büyükbabam bazen kendi kendine konuşur.My grandfather sometimes talks to himself when he's alone.
Büyükbabam kendisi için mobilya yapardı.My grandfather used to make furniture for himself.
Büyükbabam hâlâ yeni fikirleri almak için çabalıyor.My grandfather still endeavors to absorb new ideas.
Büyükbaba bana doğru kafasını salladı.Grandfather nodded toward me.
Büyükbabam başını salladı ve gülümsedi.My grandfather nodded and smiled at me.
Büyükbabam bana bir doğum günü hediyesi verdi.My grandfather gave me a birthday present.
Büyükbabam benim doğumumdan kısa bir süre sonra öldü.My grandfather died shortly after my birth.
Büyükbabam hayatının geriye kalan kısmını sakin bir şekilde yaşamak istiyor.My grandfather wants to live quietly for the rest of his life.
Büyükbabam bize eski şeylerden bahseder.My grandfather tells us about old things.
Büyükbabamın kar beyazı saçı var.My grandfather has snowy white hair.
Büyükbabam savaşta yaralandı.My grandfather was wounded in the war.
Büyükbabam Osaka'lıdır.My grandfather comes from Osaka.
Yaşından dolayı, büyükbabam iyi duymaz.Because of his age, my grandfather doesn't hear well.
Büyükbaba kendi yaşı için hâlâ çok aktif.Grandfather is still very active for his age.
Büyükbaba yaşlandığından dolayı emekli oldu.Grandfather has retired because he is getting old.
Büyük babam çok sağlıklı.My grandfather is very healthy.
Bizim büyük ebeveynlerimiz hafta sonlarında bizi görmeye gelirlerdi.Our grandparents would come to see us on the weekends.
Büyükannem, Boston'a gidiş ücretimi ödedi.My grandmother paid my way to Boston.
Büyükannemin eski saati yıllardır çekmecede duruyordu.My grandmother's old watch has been lying in the drawer for years.
Büyükannem doksan beş yaşına kadar yaşadı.My grandmother lived to be ninety-five years old.
Büyükannem çok iyi göremez.My grandmother can't see very well.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod