Büyükbabamın resmi duvardadır.My grandfather's picture is on the wall.
Ben bir çocukken büyük babam öldü.My grandfather died when I was boy.
Büyük babam 1920'de doğdu.My grandfather was born in 1920.
Büyük babam seksen yaşında hâlâ aktif.My grandfather is still active at eighty.
Büyükbabam seksen dokuz yaşına kadar yaşadı.My grandfather lived till he was eighty-nine.
Büyük babam doksan yaşına kadar yaşadı.My grandfather lived to be ninety.
Benim büyükbabam kısmen Hintliydi.My grandfather was part Indian.
Büyükbabam o gece onun son nefesini verdi.My grandfather breathed his last on that night.
Büyük babam bu sene yetmişine girecek.My grandfather will be seventy this year.
Büyük babam yürümeyi sever.My grandfather likes to walk.
Büyük babam savaş sırasında bir askerdi.My grandfather was a soldier during the war.
Büyükbabam sabah erkenden yürüyüş yapmayı sever.My grandfather is fond of taking a walk early in the morning.
Büyük babam II. Dünya Savaşı'nda öldürüldü.My grandfather was killed in World War II.
Büyükbabam kahvaltıdan önce yürüyüşe çıkmayı bir kural haline getirdi.My grandfather made it a rule to take a walk before breakfast.
Büyük babam uzun bir hayat yaşadı.My grandfather lived a long life.
Büyük babam bir emekli maaşı ile yaşıyor.My grandfather is living on a pension.
Büyük babam her sabah yürür.My grandfather takes a walk every morning.
Hem büyükbabam hem de büyükannem öldü.Both my grandfather and grandmother are dead.
Büyük annem on kişilik bir aile yetiştirdi.My grandmother raised a family of ten.
Büyükannem seksen beş yaşında hâlâ çok aktif.My grandmother is still very active at eighty-five.
Büyük annem motosiklet sürebilir.My grandmother can ride a motorcycle.
Büyükannem bir motosiklet sürebilir, ve dahası bir bisikleti de.My grandmother can ride a motorcycle, and what's more, a bicycle.
Büyük annem giysiler örmeyi seviyor.My grandmother likes to weave things.
Büyük annem sağlıklı ve yalnız yaşıyor.My grandmother is in sound health and lives alone.
Büyükannem bana istediğimden daha fazlasını verdi.My grandmother gave me more than I wanted.
Büyük annem kırsalda yaşar.My grandmother lives in the country.
Büyük annem 82 yaşında hâlâ enerjik.My grandmother is still vigorous at 82 years old.
Büyükannem akşam yürüyüşe gidiyor.My grandmother goes for a walk in the evening.
Benim şehrimde büyük bir kale vardı.There was a large castle in my city.
Erkek kardeşim pul koleksiyonundan büyük keyif alır.My brother takes great delight in his stamp collection.
Babam büyük bir miktar para bırakarak öldü.My father died, leaving a large sum of money.
Babamın odası çok büyüktür.My father's room is very big.
Babamın ve annemin orada büyük bir çiftliği var.My father and mother have a big farm there.
Odam seninkinin iki katı kadar büyük.My room is twice as large as yours.
Odam seninkinden üç kat daha büyük.My room is three times as large as yours.
Benim odam onunkinden 2 kat daha büyük.My room is twice as big as his.
Şapkam Jim'inkinden daha büyüktür.My hat is bigger than Jim's.
Bir sonraki yaz tatilinde büyükbabamın beni oraya götürmesini isteyeceğim.I'll ask my grandfather to take me there during the next summer vacation.
Büyüklerime saygılı olmam öğretildi.I was taught to respect my elders.
Yorumunu büyük ölçüde kabul ediyorum.I agree with your interpretation to a large extent.
Büyük ebeveynlerimin enerjilerine sık sık şaşırıyorum.I am constantly amazed at the energy of my grandparents.
Büyük bir köpeğim var.I have a big dog.
Büyük babamın evine hiç gitmedim.I've never been to my grandfather's house.
Şimdiden büyükannemin yüzünü unutuyorum.I am already forgetting my grandmother's face.
Büyükannemi izleyerek yünü nasıl öreceğimi öğrendim.I learned how to spin wool from watching my grandmother.
Karaokeyi seviyorum fakat büyük bir şarkıcı değilim.I love karaoke, but I'm not much of a singer.
Bunun üç katı kadar büyük bir kutu istiyorum.I want a box three times as large as this.
Bu iş için büyük bir sevinç hissediyorum.I feel a great joy for this job.
Sanırım bu sözlüğün bana büyük yardımı olacak.I think this dictionary will be of great help to me.
Ben golfün büyük bir hayranıyım.I'm a big fan of golf.
Ben nehri görmeye gittim, onu büyük ölçüde şişmiş buldum.I went to see the river, which I found greatly swollen.
Sorunların büyüklüğünü fark etmemiştim.I hadn't realized the magnitude of the problems.
Paltomu büyük bir mağazadan ısmarladım.I ordered my overcoat from a department store.
Başlangıçta büyük zorluk yaşadım.I had great difficulty at the beginning.
Beethoven'ın şimdiye kadar yaşamış olanlar kadar büyük bir besteci olduğunu düşünüyorum.I think Beethoven is as great a composer as ever lived.
Ben ona büyük güçlükle bir yanıt verdim.I gave an answer to him with great difficulty.
İstasyonda biletimi bulurken büyük zorluk yaşadım.I had great difficulty in finding my ticket at the station.
Ben resim yapamam ama kız kardeşim büyük bir sanatçıdır.I can't draw, but my sister is a great artist.
Büyük haritayı masanın üstüne yaydım.I spread the big map on the table.
Geçen yıl büyük bir ameliyat geçirdim.I underwent major surgery last year.