butünüyle ile cümle
butünüyle kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
15 yaşına geldiklerinde, bütünüyle siyah-beyaz beneklerle kaplanırlar.Và vào khoảng 15 tuổi, chúng hình thành đầy đủ các đốm đen và trắng.
15 yaşına geldiklerinde, bütünüyle siyah-beyaz beneklerle kaplanırlar.Vers 15 ans, ils sont complètement tachetés noir et blanc.
15 yaşına geldiklerinde, bütünüyle siyah-beyaz beneklerle kaplanırlar.W wieku około 15 lat, są już zupełnie w czarne i białe plamki.
15 yaşına geldiklerinde, bütünüyle siyah-beyaz beneklerle kaplanırlar.Περίπου στην ηλικία των 15, είναι γεμάτα με άσπρα και μαύρα στίγματα.
15 yaşına geldiklerinde, bütünüyle siyah-beyaz beneklerle kaplanırlar.Примерно к 15-ти годам они полностью покрываются чёрно-белыми пятнами.
15 yaşına geldiklerinde, bütünüyle siyah-beyaz beneklerle kaplanırlar.У 15 років вони вже майже повністю вкриті цятками,чорними та білими.
15 yaşına geldiklerinde, bütünüyle siyah-beyaz beneklerle kaplanırlar.בערך בגיל 15, הם כבר מנומרים באופן מלא שחור-לבן.
15 yaşına geldiklerinde, bütünüyle siyah-beyaz beneklerle kaplanırlar.وعند عمر ١٥ سنة، يكون جسمها مليئاً بالنقاط السوداء.
15 yaşına geldiklerinde, bütünüyle siyah-beyaz beneklerle kaplanırlar.これは母イルカのマグジーです
20.yüzyıl bu probleme bir çözüm önerdi, ama bütünüyle beklenmedik, taşları yerinden oynatan bir biçimde.1920年代にクルト・ゲーデルが 連続体仮説を偽であると 証明することは不可能だと示し
20.yüzyıl bu probleme bir çözüm önerdi, ama bütünüyle beklenmedik, taşları yerinden oynatan bir biçimde.20세기에 와서 전혀 기대하지 않았던 패러다임이 깨지는 방법으로 이 문제의 해결책을 보게 되었습니다.
20.yüzyıl bu probleme bir çözüm önerdi, ama bütünüyle beklenmedik, taşları yerinden oynatan bir biçimde.A 20. század eldöntötte a problémát, de igen váratlan, meghökkentő módon.
20.yüzyıl bu probleme bir çözüm önerdi, ama bütünüyle beklenmedik, taşları yerinden oynatan bir biçimde.Secolul XX a rezolvat acestă problemă, neaşteptat, printr-o schimbare radicală a paradigmei.
20.yüzyıl bu probleme bir çözüm önerdi, ama bütünüyle beklenmedik, taşları yerinden oynatan bir biçimde.Thế kỉ 20 đã có những bước tiến trong vấn đề này, nhưng theo cách hoàn toàn ngoài mong đợi.
20.yüzyıl bu probleme bir çözüm önerdi, ama bütünüyle beklenmedik, taşları yerinden oynatan bir biçimde.Решение данной проблемы было найдено в XX веке, однако оно заставило полностью пересмотреть научную парадигму.
20.yüzyıl bu probleme bir çözüm önerdi, ama bütünüyle beklenmedik, taşları yerinden oynatan bir biçimde.Розв'язок цієї задачі з'явився у 20 столітті, несподівано зруйнувавши усталену парадигму.
20.yüzyıl bu probleme bir çözüm önerdi, ama bütünüyle beklenmedik, taşları yerinden oynatan bir biçimde.במאה ה-20 נמצא פתרון לבעיה, בצורה לגמרי בלתי צפויה ומהפכנית.
20.yüzyıl bu probleme bir çözüm önerdi, ama bütünüyle beklenmedik, taşları yerinden oynatan bir biçimde.وقد تم إيجاد حل لهذه المشكلة في القرن العشرين، ولكن بطريقة نموذجية غير متوقعة أبداً.
40 yıl içerisinde, fizikçiler bunu bütünüyle açıkladılar, her zamanki gibi zarif bazı semboller ile.그 후, 불과 40년 이내로 물리학자들은 별빛에 대한 완전한 설명을 평소 실력대로 우아한 수식으로 해냈지요.
40 yıl içerisinde, fizikçiler bunu bütünüyle açıkladılar, her zamanki gibi zarif bazı semboller ile.Během 40 let fyzici objevili celé vysvětlení, vyjádřené, jako obvykle, elegantními symboly.
40 yıl içerisinde, fizikçiler bunu bütünüyle açıkladılar, her zamanki gibi zarif bazı semboller ile.En 40 años los físicos descubrieron la explicación completa expresada, como es usual, en elegantes símbolos.
40 yıl içerisinde, fizikçiler bunu bütünüyle açıkladılar, her zamanki gibi zarif bazı semboller ile.En moins de 40 ans, les physiciens ont tout découvert, exprimé, comme d'habitude, en symboles élégants.
40 yıl içerisinde, fizikçiler bunu bütünüyle açıkladılar, her zamanki gibi zarif bazı semboller ile.În 40 de ani, fizicienii au descoperit întreaga explicaţie, exprimată, ca de obicei, în simboluri elegante.
40 yıl içerisinde, fizikçiler bunu bütünüyle açıkladılar, her zamanki gibi zarif bazı semboller ile.Inden for 40 år opdagede fysikere hele forklaringen, udtrykt, som altid, i elegante symboler.
40 yıl içerisinde, fizikçiler bunu bütünüyle açıkladılar, her zamanki gibi zarif bazı semboller ile.Počas 40 rokov fyzici odhalili kompletné vysvetlenie, vyjadrené, ako obyčajne, v elegantných symboloch.
40 yıl içerisinde, fizikçiler bunu bütünüyle açıkladılar, her zamanki gibi zarif bazı semboller ile.W ciągu 40 lat, fizycy odkryli kompletne wyjaśnienie, wyrażone, jak zwykle, poprzez eleganckie symbole.
40 yıl içerisinde, fizikçiler bunu bütünüyle açıkladılar, her zamanki gibi zarif bazı semboller ile.Μέσα σε 40 χρόνια, οι φυσικοί ανακάλυψαν ολόκληρη την εξήγηση, εξεφρασμένη, όπως συνήθως, με κομψά σύμβολα.
40 yıl içerisinde, fizikçiler bunu bütünüyle açıkladılar, her zamanki gibi zarif bazı semboller ile.За 40 години физиците открили цялото обяснение, изразено, както обикновено, в елегантни символи.
40 yıl içerisinde, fizikçiler bunu bütünüyle açıkladılar, her zamanki gibi zarif bazı semboller ile.За 40 лет ученые наши полное объяснение, выраженное, как всегда, изящными символами.
40 yıl içerisinde, fizikçiler bunu bütünüyle açıkladılar, her zamanki gibi zarif bazı semboller ile.ותוך 40 שנים, הפיזיקאים גילו את ההסבר המלא, המבוטא, כרגיל, בסמלים אלגנטיים.
40 yıl içerisinde, fizikçiler bunu bütünüyle açıkladılar, her zamanki gibi zarif bazı semboller ile.خلال أربعين سنة أكتشف علماء الفيزياء التفسير كله في شكل رموز راقية كالعادة .
40 yıl içerisinde, fizikçiler bunu bütünüyle açıkladılar, her zamanki gibi zarif bazı semboller ile.全体的な説明を発見した物理学者は いつものように美しい記号でそれを表しました。 しかし記号に関しては気にしないでください。
Altı aylık tedavinin sonunda, at bütünüyle iyileşti.6달이 지난 후, 완전히 치료가 되었습니다.
Altı aylık tedavinin sonunda, at bütünüyle iyileşti.Após o decurso de 6 meses, o cancro já dava sinais de remissão.
Altı aylık tedavinin sonunda, at bütünüyle iyileşti.E in capo a sei mesi, Guinness ebbe una remissione completa.
Altı aylık tedavinin sonunda, at bütünüyle iyileşti.Et au bout de six mois, il était en rémission complète.
Altı aylık tedavinin sonunda, at bütünüyle iyileşti.Hat hónap alatt teljesen meggyógyult.
Altı aylık tedavinin sonunda, at bütünüyle iyileşti.I w ciągu sześciu miesięcy doszło do całkowitej remisji.
Altı aylık tedavinin sonunda, at bütünüyle iyileşti.Na zes maanden ondervond hij een volledige remissie. en hier zie je hem zes laar na datum,
Altı aylık tedavinin sonunda, at bütünüyle iyileşti.Po šestih mesecih se je rak popolnoma umaknil.
Altı aylık tedavinin sonunda, at bütünüyle iyileşti.Šestiměsíční léčba skončila úplnou remisí.
Altı aylık tedavinin sonunda, at bütünüyle iyileşti.Setelah enam bulan dia menjadi sembuh total.
Altı aylık tedavinin sonunda, at bütünüyle iyileşti.Seuraavien kuuden kuukauden aikana hän parani täysin.
Altı aylık tedavinin sonunda, at bütünüyle iyileşti.Şi după şase luni, şi-a revenit complet.
Altı aylık tedavinin sonunda, at bütünüyle iyileşti.Und innerhalb von sechs Monaten hat er eine vollkommene Genesung erlebt.
Altı aylık tedavinin sonunda, at bütünüyle iyileşti.Và trong sáu tháng, chú ta đã phục hồi hoàn toàn.
Altı aylık tedavinin sonunda, at bütünüyle iyileşti.Y en el transcurso de 6 meses, experimentó una remisión completa.
Altı aylık tedavinin sonunda, at bütünüyle iyileşti.Μετά την πάροδο έξι μηνών, επέδειξε πλήρη ύφεση.
Altı aylık tedavinin sonunda, at bütünüyle iyileşti.За шест месеца конят преживя абсолютна ремисия.
Altı aylık tedavinin sonunda, at bütünüyle iyileşti.И после курса в 6 месяцев у него произошла полная ремиссия.
Altı aylık tedavinin sonunda, at bütünüyle iyileşti.І протягом шестимісячного курсу лікування в нього сталася повна ремісія.
Altı aylık tedavinin sonunda, at bütünüyle iyileşti.לאחר תהליך של שישה חודשים, הוא החלים לחלוטין.
Altı aylık tedavinin sonunda, at bütünüyle iyileşti.و خلال ستة أشهر كان قد شفي تماما.
Altı aylık tedavinin sonunda, at bütünüyle iyileşti.ガンは完治しました これはその6年後
Ama onun dışında iki yarıküre birbirinden bütünüyle ayrıdır.2つの脳半球は 完全に分かれています 別々に情報を処理するため
Ama onun dışında iki yarıküre birbirinden bütünüyle ayrıdır.Dar în afară de aceasta, cele două emisfere sunt complet separate.
Ama onun dışında iki yarıküre birbirinden bütünüyle ayrıdır.De ettől eltekintve a két félteke teljesen különálló.
Ama onun dışında iki yarıküre birbirinden bütünüyle ayrıdır.Drugače pa sta ti dve možganski polobli popolnoma ločeni.
Ama onun dışında iki yarıküre birbirinden bütünüyle ayrıdır.두 개의 반구는 완전히 분리되어 있습니다. 두 개의 반구가 서로 다르게 정보를 처리하기 때문에,
Ama onun dışında iki yarıküre birbirinden bütünüyle ayrıdır.les deux hémisphères sont tout à fait séparés.