butünüyle ile cümle

butünüyle kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Kıta, bütünüyle, yardıma muhtaç bir çaresizlik alanına dönüşmüştür.Todo el continente se ha convertido en un lugar de desesperanza, necesitado de caridad.
Kıta, bütünüyle, yardıma muhtaç bir çaresizlik alanına dönüşmüştür.Todo o continente se transformou num lugar de desespero com necessidade de esmolas.
Kıta, bütünüyle, yardıma muhtaç bir çaresizlik alanına dönüşmüştür.Z celého kontinentu se stalo místo beznaděje, nad kterým je třeba se slitovat
Kıta, bütünüyle, yardıma muhtaç bir çaresizlik alanına dönüşmüştür.Ολόκληρη η ήπειρος έχει μετατραπεί σε ένα μέρος απόγνωσης, που έχει ανάγκη από φιλανθρωπία.
Kıta, bütünüyle, yardıma muhtaç bir çaresizlik alanına dönüşmüştür.Весь континент был превращен в место отчаяния, нуждающееся в благотворительности.
Kıta, bütünüyle, yardıma muhtaç bir çaresizlik alanına dönüşmüştür.Целият континент е превърнат в място на отаянието и на нуждата от дарения.
Kıta, bütünüyle, yardıma muhtaç bir çaresizlik alanına dönüşmüştür.היבשת כולה הפכה להיות מקום של ייאוש, עם דרישה לצדקה.
Kıta, bütünüyle, yardıma muhtaç bir çaresizlik alanına dönüşmüştür.القارة بأكلمها تحولت إلى مكان للبؤس، وتحتاج للإغاثة.
Kıta, bütünüyle, yardıma muhtaç bir çaresizlik alanına dönüşmüştür.絶望的でチャリティーが必要な場所と化すのです。 みなさんの中で一人でも、
Konutu kırıp dökmüşseniz ya da kirayı tam ödemediyseniz, kira güvencesini bütünüyle geri alamazsınız.Jos olet rikkonut asuntoa tai jos et ole maksanut tarpeeksi vuokraa, et saa vuokratakuuta takaisin kokonaan.
Konutu kırıp dökmüşseniz ya da kirayı tam ödemediyseniz, kira güvencesini bütünüyle geri alamazsınız.Om du söndrat bostaden eller inte betalat hela hyran, får du inte tillbaka hyresgarantin i sin helhet.
Konutu kırıp dökmüşseniz ya da kirayı tam ödemediyseniz, kira güvencesini bütünüyle geri alamazsınız.أما إذا كنت قد سببت ضرراً للمسكن أو لم تدفع الأجرة بشكل كاف، فلن تستطيع استرداد الرهن كلياً.
Konutu kırıp dökmüşseniz ya da kirayı tam ödemediyseniz, kira güvencesini bütünüyle geri alamazsınız.如果您损坏了房屋或有拖欠的房租,则无法获得全部押金退款。
Kötü olan bütünüyle küçük düşmüş ve utanmış olmaktı."A řekla mi: "Víš, chudoba nebyla tak špatná.
Kötü olan bütünüyle küçük düşmüş ve utanmış olmaktı."Diceva: "la povertà in sé non era così orribile.
Kötü olan bütünüyle küçük düşmüş ve utanmış olmaktı."Ela disse:
Kötü olan bütünüyle küçük düşmüş ve utanmış olmaktı."Elle m'a dit :
Kötü olan bütünüyle küçük düşmüş ve utanmış olmaktı.""Fattigdomen var inte så hemsk. Det var förödmjukelsen och skammen med det hela."
Kötü olan bütünüyle küçük düşmüş ve utanmış olmaktı."제인은 "사실 빈곤했던 건 참을만했어요. 수치심과 창피함을 견딜 수가 없었죠."라고 하더군요.
Kötü olan bütünüyle küçük düşmüş ve utanmış olmaktı."Me dijo, "Sabes, lo peor no es la pobreza, sino la humillación y la vergüenza de todo ello".
Kötü olan bütünüyle küçük düşmüş ve utanmış olmaktı."Mi-a spus: "Știi, sărăcia nu era așa de rea. Era umilința și rușinea situației."
Kötü olan bütünüyle küçük düşmüş ve utanmış olmaktı."Mówiła mi: "Bieda nie była taka zła. Najgorsze w tym wszystkim było upokorzenie i wstyd".
Kötü olan bütünüyle küçük düşmüş ve utanmış olmaktı."Og hun sagde, "Altså, fattigdommen var ikke så slem. Det var ydmygelsen og pinligheden ved det hele."
Kötü olan bütünüyle küçük düşmüş ve utanmış olmaktı."Povedala mi: "Vieš, chudoba nebola tak strašná. Najhoršie bolo poníženie a rozčarovanie z toho všetkého."
Kötü olan bütünüyle küçük düşmüş ve utanmış olmaktı."Ze zei, "Weet je, de armoede was niet zo erg. Het was de vernedering en de schaamte voor dit alles."
Kötü olan bütünüyle küçük düşmüş ve utanmış olmaktı."Μου είπε, "Ξέρεις, η φτώχεια δεν ήταν τόσο άσχημη. Ήταν η ταπείνωση και όλο αυτό το αδιέξοδο."
Kötü olan bütünüyle küçük düşmüş ve utanmış olmaktı.""Знаєте, бідність не була такою важкою, як приниження і душевний дискомфорт від цього".
Kötü olan bütünüyle küçük düşmüş ve utanmış olmaktı."Она сказала, "Знаете, бедность не самое худшее. Худшим были унижение и стыд от всего".
Kötü olan bütünüyle küçük düşmüş ve utanmış olmaktı."Тя каза: "Знаеш ли, бедността не беше толкова лоша. По-лошо беше унижението и притеснението във всичко това."
Kötü olan bütünüyle küçük düşmüş ve utanmış olmaktı."היא אמרה "את יודעת, העוני לא היה נורא כל כך. זאת הייתה ההשפלה והבושה שבדבר".
Kötü olan bütünüyle küçük düşmüş ve utanmış olmaktı."لقد قالت،" تعرفي، الفقر لم يكن شيئاً سيئاً. كان الإذلال والحرج من كل ذلك. "
Kötü olan bütünüyle küçük düşmüş ve utanmış olmaktı."恥ずかしさなのです。」と言ってました しかし、2001年に、彼女の人生は変わりました。
Kubuntu için bütünüyle eğitimsel masaüstüשולחן העבודה החינוכי המלא עבור Kubuntu
Lezyonun etrafı bütünüyle sağlam ve el değmemiş durumda.Alles rund um diesen Schaden ist vollständig und intakt.
Lezyonun etrafı bütünüyle sağlam ve el değmemiş durumda.Bene, tutto il resto è completamente intatto.
Lezyonun etrafı bütünüyle sağlam ve el değmemiş durumda.Dobre, všetko naokolo zostalo nenarušené.
Lezyonun etrafı bütünüyle sağlam ve el değmemiş durumda.모방체 내부에 말입니다 자, 이것 주변의 모든 것들은 온전합니다
Lezyonun etrafı bütünüyle sağlam ve el değmemiş durumda.Maar alles er omheen blijft geheel en intact.
Lezyonun etrafı bütünüyle sağlam ve el değmemiş durumda.Ok, então tudo à volta da lesão está íntegro e intacto.
Lezyonun etrafı bütünüyle sağlam ve el değmemiş durumda.Oké, tehát körülötte minden egyben marad és sértetlen.
Lezyonun etrafı bütünüyle sağlam ve el değmemiş durumda.Ok, totul în jur e întreg şi intact.
Lezyonun etrafı bütünüyle sağlam ve el değmemiş durumda.Rồi, thế là mọi thứ quanh nó đều còn nguyên vẹn.
Lezyonun etrafı bütünüyle sağlam ve el değmemiş durumda.Tout ce qui est autour reste entier et intact.
Lezyonun etrafı bütünüyle sağlam ve el değmemiş durumda.Všechno okolo je celistvé a neporušené.
Lezyonun etrafı bütünüyle sağlam ve el değmemiş durumda.Vse okrog nje pa je ostalo celo in nedotaknjeno.
Lezyonun etrafı bütünüyle sağlam ve el değmemiş durumda.Wszystko wokół jest całe i nietknięte.
Lezyonun etrafı bütünüyle sağlam ve el değmemiş durumda.Y todo lo que lo rodea sigue entero e intacto.
Lezyonun etrafı bütünüyle sağlam ve el değmemiş durumda.Ωραία, όλα γύρω του λοιπόν είναι ακέραια και άθικτα.
Lezyonun etrafı bütünüyle sağlam ve el değmemiş durumda.В същото време всичко наоколо е цяло и непокътнато.
Lezyonun etrafı bütünüyle sağlam ve el değmemiş durumda.Итак, все вокруг него целое и невредимое.
Lezyonun etrafı bütünüyle sağlam ve el değmemiş durumda.Тож все навколо цієї ділянки залишається цілісним і непошкодженим.
Lezyonun etrafı bütünüyle sağlam ve el değmemiş durumda.בתוך החיקוי. הכל סביב החבורה נשאר שלם וללא פגע כפי שהיה.
Lezyonun etrafı bütünüyle sağlam ve el değmemiş durumda.بداخل الجسم. حسنا ، وكل شيء حوله سليم تماما.
Lezyonun etrafı bütünüyle sağlam ve el değmemiş durumda.はい こうして周囲は 損傷なくそのままです 内側に形成された損傷だけです
Muazzam, her tarafa yayılan Kütleçekim Kuvveti'ni bütünüyle anlamaya çalışmak.Chciał zrozumieć wszechobecną siłę grawitacji.
Muazzam, her tarafa yayılan Kütleçekim Kuvveti'ni bütünüyle anlamaya çalışmak.새로운 프로젝트를 시작하게 됩니다.
Muazzam, her tarafa yayılan Kütleçekim Kuvveti'ni bütünüyle anlamaya çalışmak.לנסות ולהבין במלואו את כוחה המרשים והמתפשט של הכְּבִידָה (גרוויטציה).
Muazzam, her tarafa yayılan Kütleçekim Kuvveti'ni bütünüyle anlamaya çalışmak.في محاولة منه لفهم القوى الشاملة و النافذة للجاذبية.
Muazzam, her tarafa yayılan Kütleçekim Kuvveti'ni bütünüyle anlamaya çalışmak.当時、多くの人々は
Ne bütünüyle tekdüze, ne de gelişigüzeldirler.Den er hverken for monoton, eller for tilfældig

İlgili Sayfalar