butünüyle ile cümle

butünüyle kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
İkincisi bu resimleri etkileşimli hale getirin böylelikle bütünüyle bağlantılandırırız.Drugič, te podobe naj bodo interaktivne, ker bolj pritegnejo našo pozornost.
İkincisi bu resimleri etkileşimli hale getirin böylelikle bütünüyle bağlantılandırırız.Em segundo lugar, tornar essas imagens interativas para podermos envolver-nos mais plenamente.
İkincisi bu resimleri etkileşimli hale getirin böylelikle bütünüyle bağlantılandırırız.For det andet gøre disse billeder interaktive, så vi involverer os i højere grad.
İkincisi bu resimleri etkileşimli hale getirin böylelikle bütünüyle bağlantılandırırız.În al doilea rând, să facem imaginile interactive pentru a ne face să ne implicăm mult mai complet.
İkincisi bu resimleri etkileşimli hale getirin böylelikle bütünüyle bağlantılandırırız.Kedua, jadikan gambar itu interaktif agar kita bisa melibatkan pemirsa lebih dalam.
İkincisi bu resimleri etkileşimli hale getirin böylelikle bütünüyle bağlantılandırırız.둘째로 이런 이미지들을 상호 연결 시켜서 좀 더 다양한 의미를 명확하게 전달 할 수 있습니다.
İkincisi bu resimleri etkileşimli hale getirin böylelikle bütünüyle bağlantılandırırız.Másodszor, tegyük ezeket a képeket interaktívvá, hogy sokkal jobban tudjunk kapcsolódni hozzájuk.
İkincisi bu resimleri etkileşimli hale getirin böylelikle bütünüyle bağlantılandırırız.Po druhé, spravte tie obrázky interaktívne, tak, aby oveľa plnšie zaujali.
İkincisi bu resimleri etkileşimli hale getirin böylelikle bütünüyle bağlantılandırırız.Secondo: rendere queste immagini interattive così da coinvolgerci in maniera assai più completa.
İkincisi bu resimleri etkileşimli hale getirin böylelikle bütünüyle bağlantılandırırız.Ten tweede, maak deze beelden interactief zodat we meer actief meedoen.
İkincisi bu resimleri etkileşimli hale getirin böylelikle bütünüyle bağlantılandırırız.Thứ hai là làm cho các hình ảnh có tính tương tác để cho chúng ta được thu hút toàn diện hơn.
İkincisi bu resimleri etkileşimli hale getirin böylelikle bütünüyle bağlantılandırırız.Zadruhé, ať jsou ty obrázky interaktivní, abychom se mnohem více zapojili.
İkincisi bu resimleri etkileşimli hale getirin böylelikle bütünüyle bağlantılandırırız.Zweitens, gestalten wir diese Bilder interaktiv, so dass wir mehr vollständig in Anspruch nehmen.
İkincisi bu resimleri etkileşimli hale getirin böylelikle bütünüyle bağlantılandırırız.Έπειτα κάνουμε αυτές τις εικόνες διαδραστικές και δημιουργούμε περισσότερους συσχετισμούς.
İkincisi bu resimleri etkileşimli hale getirin böylelikle bütünüyle bağlantılandırırız.Второе. Сделать эти образы интерактивными, чтобы вызвать намного более полное участие.
İkincisi bu resimleri etkileşimli hale getirin böylelikle bütünüyle bağlantılandırırız.Второ, направете тези образи интерактивни, за да може да увеличите ангажираността на зрителя.
İkincisi bu resimleri etkileşimli hale getirin böylelikle bütünüyle bağlantılandırırız.Другий. Зробити ці образи інтерактивними, щоби викликати набагато більш повну участь.
İkincisi bu resimleri etkileşimli hale getirin böylelikle bütünüyle bağlantılandırırız.שנית, להפוך את התמונות האלה לאינטראקטיביות כך שנוכל להתערב בצורה הרבה יותר מלאה.
İkincisi bu resimleri etkileşimli hale getirin böylelikle bütünüyle bağlantılandırırız.ثانياً أجعل تلك الصور متفاعلة بحيث نشارك بطريقة أكثر
İkincisi bu resimleri etkileşimli hale getirin böylelikle bütünüyle bağlantılandırırız.遥かに深く関心を持たせられること そして3番目に 視覚的な持続性を創ることで
İslam devrimi İran'ın üzerine çökmüş ve ülkedeki Fars kültürünü bütünüyle değiştirerek이슬람 혁명은 이란에 전해내려오고, 페르시아에서 이슬람 문화로
İslam devrimi İran'ın üzerine çökmüş ve ülkedeki Fars kültürünü bütünüyle değiştirerekla Révolution Islamique a envahi l'Iran et a complètement transformé le pays
İslam devrimi İran'ın üzerine çökmüş ve ülkedeki Fars kültürünü bütünüyle değiştirerekהמהפיכה האיסלאמית חלה על איראן והמירה את המדינה לחלוטין
İslam devrimi İran'ın üzerine çökmüş ve ülkedeki Fars kültürünü bütünüyle değiştirerekوكانت الثورة الاسلامية في ايران تنحدر وحولت البلاد تماما
İslam devrimi İran'ın üzerine çökmüş ve ülkedeki Fars kültürünü bütünüyle değiştirerekイランのペルシア文化は すっかりイスラム風に変容していました
Karşılaştırmak ve tezat oluşturmak akademisyenlerin bir konuyu bütünüyle anlamalarını sağlar.Att jämföra och kontrastera ger forskare möjligheten att förstå ett ämne på ett mer fullkomligt sätt.
Karşılaştırmak ve tezat oluşturmak akademisyenlerin bir konuyu bütünüyle anlamalarını sağlar.Comparar y contrastar, le ofrece a los académicos un entendimiento más profundo de un tema.
Karşılaştırmak ve tezat oluşturmak akademisyenlerin bir konuyu bütünüyle anlamalarını sağlar.Comparer et mettre en opposition donne aux intellectuels une compréhension plus approfondie d'un sujet.
Karşılaştırmak ve tezat oluşturmak akademisyenlerin bir konuyu bütünüyle anlamalarını sağlar.Então, eu pensei: "Se a leitura comparada funciona para a investigação,
Karşılaştırmak ve tezat oluşturmak akademisyenlerin bir konuyu bütünüyle anlamalarını sağlar.비교와 대조는 학자들에게 한 주제에 대한 더욱 완전한 이해를 줍니다.
Karşılaştırmak ve tezat oluşturmak akademisyenlerin bir konuyu bütünüyle anlamalarını sağlar.Komparácia a kontrast dávajú učencom úplnejšie porozumenie danej témy.
Karşılaştırmak ve tezat oluşturmak akademisyenlerin bir konuyu bütünüyle anlamalarını sağlar.La comparazione e il contrasto offrono agli studiosi una comprensione più completa di un tema.
Karşılaştırmak ve tezat oluşturmak akademisyenlerin bir konuyu bütünüyle anlamalarını sağlar.Membandingkan dan membedakan memberikan pengertian yang lebih lengkap akan sebuah topik bagi para cendekiawan.
Karşılaştırmak ve tezat oluşturmak akademisyenlerin bir konuyu bütünüyle anlamalarını sağlar.Porovnání a odlišnosti dávají vědcům ucelenější porozumění tématu.
Karşılaştırmak ve tezat oluşturmak akademisyenlerin bir konuyu bütünüyle anlamalarını sağlar.Porównywanie i kontrastowanie dają badaczom pełniejszy obraz tematu.
Karşılaştırmak ve tezat oluşturmak akademisyenlerin bir konuyu bütünüyle anlamalarını sağlar.Primerjava znanstvenikom nudi bolj celovito razumevanje teme.
Karşılaştırmak ve tezat oluşturmak akademisyenlerin bir konuyu bütünüyle anlamalarını sağlar.Prin comparație și punere în antiteză, învățații capătă o înțelegere profundă a unei teme.
Karşılaştırmak ve tezat oluşturmak akademisyenlerin bir konuyu bütünüyle anlamalarını sağlar.So sánh và đối chiếu khiến cho nhiều học giả có một cái nhìn toàn diện hơn về một chủ đề.
Karşılaştırmak ve tezat oluşturmak akademisyenlerin bir konuyu bütünüyle anlamalarını sağlar.Úgy gondoltam, ha ez az összehasonlítás működik a tudomány világában, miért ne működne a mindennapi életben?
Karşılaştırmak ve tezat oluşturmak akademisyenlerin bir konuyu bütünüyle anlamalarını sağlar.Vergelijkingen en contrasten geven leerlingen een completer beeld van een onderwerp.
Karşılaştırmak ve tezat oluşturmak akademisyenlerin bir konuyu bütünüyle anlamalarını sağlar.Vergleich und Gegenüberstellung ermöglichen ein komplexeres Verständnis eines Themas.
Karşılaştırmak ve tezat oluşturmak akademisyenlerin bir konuyu bütünüyle anlamalarını sağlar.Vertailu ja kontrasti tarjoavat tutkijoille kattavamman ymmärryksen aiheesta.
Karşılaştırmak ve tezat oluşturmak akademisyenlerin bir konuyu bütünüyle anlamalarını sağlar.Η σύγκριση και η αντιπαραβολή δίνει στους επιστήμονες μία περισσότερο ολοκληρωμένη κατανόηση του θέματος.
Karşılaştırmak ve tezat oluşturmak akademisyenlerin bir konuyu bütünüyle anlamalarını sağlar.Порівняння і контраст дає вченим змогу краще зрозуміти тему.
Karşılaştırmak ve tezat oluşturmak akademisyenlerin bir konuyu bütünüyle anlamalarını sağlar.Сравнение и противопоставление дают учёным более полное представление о предмете.
Karşılaştırmak ve tezat oluşturmak akademisyenlerin bir konuyu bütünüyle anlamalarını sağlar.Сравнението и съпоставянето дават на учените по-пълно разбиране на дадена тема.
Karşılaştırmak ve tezat oluşturmak akademisyenlerin bir konuyu bütünüyle anlamalarını sağlar.השוואה וניגודים נותנים לחוקרים הבנה מלאה יותר של נושא.
Karşılaştırmak ve tezat oluşturmak akademisyenlerin bir konuyu bütünüyle anlamalarını sağlar.المقارنة والتباين يعطي الباحثين فهما أكثر للموضوع
Karşılaştırmak ve tezat oluşturmak akademisyenlerin bir konuyu bütünüyle anlamalarını sağlar.より完璧に理解できます そこで 研究に活用されている
Karşılaştırmak ve tezat oluşturmak akademisyenlerin bir konuyu bütünüyle anlamalarını sağlar.比較同對比可以令學者 對某個話題有更全面嘅理解
Kıta, bütünüyle, yardıma muhtaç bir çaresizlik alanına dönüşmüştür.Az egész kontinens a kétségbeesés helyévé változott, és támogatásra számít.
Kıta, bütünüyle, yardıma muhtaç bir çaresizlik alanına dönüşmüştür.Cały kontynent został przekształcony w miejsce rozpaczy, potrzebujące zapomogi.
Kıta, bütünüyle, yardıma muhtaç bir çaresizlik alanına dönüşmüştür.Der gesamte Kontinent wurde in einen Ort der Verzweiflung verwandelt, der wohltätige Zuwendungen braucht.
Kıta, bütünüyle, yardıma muhtaç bir çaresizlik alanına dönüşmüştür.Het hele continent is veranderd in een plek van wanhoop die hulp nodig heeft.
Kıta, bütünüyle, yardıma muhtaç bir çaresizlik alanına dönüşmüştür.Intregul continent a fost transformat intr-un loc al disperarii, al nevoii de caritate.
Kıta, bütünüyle, yardıma muhtaç bir çaresizlik alanına dönüşmüştür.대륙 전체가 자선을 필요로 하는 절망의 공간으로 바뀌어 온 것이죠.
Kıta, bütünüyle, yardıma muhtaç bir çaresizlik alanına dönüşmüştür.Le continent entier a été transformé en un endroit de détresse, en attente de charité.
Kıta, bütünüyle, yardıma muhtaç bir çaresizlik alanına dönüşmüştür.L'intero continente è stato trasformato in un luogo di disperazione, bisognoso di beneficenza.
Kıta, bütünüyle, yardıma muhtaç bir çaresizlik alanına dönüşmüştür.Satu benua Afrika telah menjadi suatu tempat penuh dengan keluh kesah, dimana amal sangat diperlukan.
Kıta, bütünüyle, yardıma muhtaç bir çaresizlik alanına dönüşmüştür.Toàn bộ TG đã chỉ tập trung chú ý vào vùng đất của sự tuyệt vọng và đang cần cứu trợ này.

İlgili Sayfalar