Burun boşluğunu (apertura nasale) ve burun boşluğunda bulunan ve solunum sistemine ait olan conchaları taşır.وجد منه ومن بقاياه اجزاء مصنوعة من الفاينس أو من الخشب حيث يحلى رأسه برأس "ست " وذيله .
Saido Berahino (4 Ağustos 1993) Burundi doğumlu, İngiliz futbolcudur.سايدو بيراهينو (بالإنجليزية: Saido Berahino) (ولد 4 أغسطس 1993)، هو لاعب كرة قدم إنجليزي يلعب في مركز الهجوم.
Neredeyse kırık burun.Um nariz quase quebrado.
1962 - Ruanda ve Burundi bağımsızlığını ilan etti.1962 — Independência do Ruanda e do Burundi.
Kemiklerde (özellikle de burun kemikleri) şekil bozukluğu oluşabilir.Os ossos (especialmente aqueles do nariz) podem se tornar disformes.
Bu sırada şehirde büyük bir kalabalık toplanıp burunu aramaya koyulmuştur.Logo ao chegar na cidade este procurou Viana e assistiu vários dos seus cultos.
Ön burun kemiği olan premaxilla, burnun uzunluğunun %32'sini işgal eden düzleştirilmiş bir burun oluşturur.A pré-maxila, o osso do queixo dianteiro, forma um focinho achatado, ocupando 32% do comprimento da boca.
2002 yılında bir çeşit burun ve ağız arkası (nazofarenks) kanserine yakalandığını öğrendi.Em 2002 ficou a saber que padecia de um tipo de cancro de nariz e boca.
Gitega, Burundi'nin başkentidir.Gitega é uma província do Burundi.
Burunları domuz burnuna benzer.O seu aspecto se assemelha ao miolo de uma noz.
2009 yılında Kulak Burun Boğaz alanında Doçent, 2010 yılında Klinik Şefi unvanını aldı.Em 2009, esteve no elenco da microssérie Deu a Louca no Tempo.
Takım üyelerinin hepsinde burun açıklıkları bir tüpe açılır.Todos teriam que inserir uma bala de prata na boca.
Burundi seçimleri hakkında bilgilerHistória do Burundi
Burunları daima uzun olur.Ele terá um nariz comprido?
Ağız boşluğunu burun boşluğundan ayırır.Seu objeto inseparável é seu piercing de nariz.
Filin hortumu burun ile üst dudağın kaynaşmasından oluşur.Por exemplo, encolher os ombros é uma elevação da omoplata.
Burundi Bwacu (Türkçe:Sevgili Burundi), Afrika ülkesi Burundi'nin ulusal marşıdır."Burundi bwacu" ("Nosso Burundi") é o hino nacional do Burundi.
Red Nose Day yani "Kırmızı Burun Günü" Comic Relief'in en dikkat çekici faaliyetlerinden birisidir.Red Nose Day is de belangrijkste inzamelingsactie van Comic Relief.
1962 - Ruanda ve Burundi bağımsızlığını ilan etti.1962 - Onafhankelijkheid van Rwanda en Burundi.
İki ya da daha fazla gün sonra burun akıntısı ve öksürük gibi diğer semptomlar belirir.Binnen twee of meer dagen komen daar symptomen bij zoals een loopneus en hoesten.
Genellikle iri kulaklı ve uzun burunludurlar.De mannen hebben meestal grote neuzen en oren.
Birleşmiş Milletler 2004 yılından bu yana Burundi'de bulunmaktadır.De VN-vredesmacht is in Haïti sinds 2004 aanwezig.
Ağız ve burunları hortum gibi uzamıştır.De oren en neus voelen aan als leder.
Daha sonra burun ve dudak çizildi.Zij zou haar neus en lippen afgesneden hebben.
Bu yaşananlar neticesinde Burundi İç Savaşı şiddetini arttırmıştır.Is ervan overtuigd dat het geweld tegen Botswana de situatie hebben verergerd.
Bujumbura, Burundi'nin eski başkentidir ve en büyük şehridir.Bujumbura is de voormalige hoofdstad van Burundi.
Genellikle burun epiteline zarar vermez.Doorgaans wordt daarbij geen schade toegebracht aan het neusepitheel.
Hutular, Burundi ve Ruanda'da yaşayan Bantulardan bir halk.De Hutu zijn een Bantoevolk dat vooral leeft in Rwanda, Burundi en Oeganda.
Beyaz olanlarında kahverengi burun olabilmesine rağmen siyah tercih edilmektedir.Zwarte neus, behalve wanneer het een bruine hond betreft, dan mag de neuskleur bruin zijn.
Burunları domuz burnuna benzer.De oren lijken op die van een konijn.
Genellikle burun epiteline zarar vermez.Zazwyczaj nie następuje uszkodzenie tkanki nabłonkowej nosa.
İki burun deliği vardır.Zamiast nosa miał dwie dziury.
RSV, burun epiteline zarar verir.Wirus RSV przyczynia się do uszkodzenia nabłonka nosa.
Orta boyda bir buruna sahiptir.Posiada średniej wielkości dziób.
Kulaklar, gözler ve burun delikleri kafa profilinde oldukça yükselmiştir.Oczy, uszy i nozdrza są umieszczone wysoko na sklepieniu czaszki.
Burunları domuz burnuna benzer.Nos podobny do świńskiego.
Burundi Bwacu (Türkçe:Sevgili Burundi), Afrika ülkesi Burundi'nin ulusal marşıdır.Burundi bwacu (Kochana Burundi) to hymn państwowy Burundi.
Burundi frangı (Fransızca: franc burundais; ISO 4217: BIF), Burundi'de kullanılan resmî para birimidir.Frank burundyjski (oznaczenie ISO 4217: BIF) – waluta Burundi.
Ön burun kemiği olan premaxilla, burnun uzunluğunun %32'sini işgal eden düzleştirilmiş bir burun oluşturur.Kość przedszczękowa współtworzy spłaszczony pysk stanowiąc 32% jego długości.
Hatta bu ilgisi onu birkaç sefer ölümle burun buruna getirmiştir.Przez tę aktywność złamał kilka razy nos.
Nkurunziza, Afrika ülkesi Burundi'de 2005 yılından bu yana devlet başkanlığı makamında bulunmaktadır.Od 2010, prezydentem Burundi jest Pierre Nkurunziza.
Burun öyküsünün dünyada ilk ve tek çekilen filmidir.Filmen är Myklegårds första och enda filmregi.
İnsanda parainfluenza virüsü tipik olarak burun, boğaz ve hava yollarında iltihaplanmaya yol açar.Humant parainfluensvirus leder i vanliga fall till att näsan, halsen och luftvägarna inflammeras.
Burun delikleri başının üstünde yer alır.Klockorna hänger direkt över hans huvud.
Orta boyda bir buruna sahiptir.Arten har medellång tunga.
Neredeyse kırık burun.Näbben är skärtonad.
Çoğu bakteri akciğerlere boğaz veya burunda bulunan organizmaların azar azar aspirasyon ile girer.De flesta bakterier kommer in i lungorna via små aspirationer av organismer, som finns i hals eller näsa.
Koku almada burun deliklerini değil dillerini kullanırlar.De skapar klickljudet istället med tungan.
Fakat Kovalyov burununu yüzüne geri takmayı başaramaz.Men näsan vägrar stanna kvar hos Kovaljov.
Burunları domuz burnuna benzer.Öronsälars skalle liknar björnars.
Ülkede University of Burundi adıyla devlet üniversitesi bulunmaktadır.University of Burundi är ett universitet i Burundi.
Burunda kabarcıklar da meydana gelebilir.Mörka fläckar kan även förekomma.
246</ref> Yetişkinlerde, burun akması birinci jenerasyon antihistaminler tarafından azaltılabilir.Hos vuxna kan symtom i form av rinnande näsa lindras genom första generationens antihistaminer.
Gözleri, burunları ve kulakları başlarının üst kısmında bulunur.Ögonen, öronen och näsan sitter högt uppe på huvudet.
Burunları büyük ve genellikle siyahtır.Kroppen är mycket mörk, vanligtvis svart.
Genellikle burun epiteline zarar vermez.I allmänhet skadas inte näsepitlet.
Daha sonra ellerden gözlere ya da buruna geçerek hastalığı bulaştırırlar.Virus kan därefter överföras från händerna till ögonen eller näsan där infektionen äger rum.
Burun ayılarının haricinde tüm rakungiller akşam ve gece aktif olan hayvanlardır.Med undantag av släktet näsbjörnar är halvbjörnar aktiva under gryningen eller natten.
Snape gibi kanca bir buruna sahip.Hannar har en stor uppblåsbar nos som liknar en snabel.
Burun siyahtır.Näbben är svart.