burun ile cümle
burun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ancak bazı insanlarda "eros" kavramı, daha üstün bir niteliğe bürünmüştür.No obstante, hay algunos ejemplos de agape usados con el significado de eros.
Ojivde olduğu gibi, bu yapı sivri uçlu bir burun şeklini ortaya çıkarır.Tal como lo hace en una ojiva, esta construcción produce una forma de cono de morro con una punta afilada.
Sayacılar keçi derisine bürünürler.Caballete o pata de cabra.
Burun siyahtır.La nariz es negra.
İsabella Türk stili giysilere bürünür.Vestíbulo Quevedo Arapiles Gta.
Bu şeklin klasik örneği MGR-1 Honest John füzesinin burun konisidir.El ejemplo clásico de esta forma es el cono de morro del Honest John.
Rinoplasti: Burun estetiği ameliyatıdır.Rinoplastia: tiene la finalidad de mejorar estéticamente la nariz.
Hırka alma; tanrısal niteliklere bürünmek, kutsallık kazanmaktır.Abrumados por el hambre, invocarán la ayuda divina.
Yeşil Burun Cumhuriyeti 135.República de Cabo Verde 135.
Burunca mahallesi Karakeçili Yörüklerine mensuptur.Tercero, las tensiones en las órbitas de sus satélites.
Sahtekar: Öldüreceğiniz kişinin kılığına bürünün.Clastomanía': obsesión por romperle a la pareja la ropa que lleve puesta.
Ülkede University of Burundi adıyla devlet üniversitesi bulunmaktadır.Burundi tiene la Universidad de Burundi.
Burun bölgesinin rengi, cinsiyetler arasında farklılıklar gösterir.El color del plumaje es una característica diferencial entre los sexos.
Onlar da kuğu kılığına bürünebilirler.También es posible que coman garrobos.
Ev tam bir sessizliğe bürünmüştür.El maldito lugar quedó en silencio.
Kafatasının burun kısmı fazlaca noksandır.El techo del cráneo es relativamente grueso.
2. sezonda başka kişiliklere bürünür.En la segunda temporada son todavía más amigas.
Burun tekerleği radarın altındaki gövde içindeki yuvasına ileriye doğru katlanır.El tren de nariz se repliega en la parte delantera del fuselaje bajo el radar.
Bu kıyılar boyunca burunlar ve koylar meydana gelmiştir.Por encima de este se desarrollan los huesos yunque y martillo.
Bununla beraber Federasyon Kupası farklı bir formata büründü.La Copa Federación volvió entonces con un formato de participación y estructura totalmente distinto.
Hacı Bektaş-ı Veli gibi erenler de geyik donuna bürünebilirler.Puede entenderse que quien los acompaña a la gruta es la propia sibila.
Douglas X-3 Stiletto, uzun burunlu ve geniş gövdeli deneysel jet uçak.X-3 Stiletto, avión de reacción experimental.
Kariyerini noktaladı ve dini bir hüviyete büründü.Acabada su carrera, se dedicó algún tiempo a la predicación.
Yeryüzü yeşilliğe büründüğü zaman ağaç altına toplanılıp kurbanlar kesilir.Appena giunti a Terra (dopo un rocambolesco atterraggio) ci si troverà nella città invasa dai Covenant.
Kemiklerde (özellikle de burun kemikleri) şekil bozukluğu oluşabilir.Le ossa (specialmente quelle del naso) possono essere danneggiate.
"Just Dance"in kısa versiyonunu söylerken kendisine eşlik eden dansçılar "deniz insanı" görünümüne büründü.Viene cantata una breve versione di Just Dance, con i suoi ballerini vestiti come "gente di mare".
"I Love New York", Madonna'nın şehri bir kişi hâline büründürerek yaptığı övgülerden oluşur."I Love New York" è un tribute alla città che l’ha resa la persona che è oggi.
Burundi Bilgi Teknolojileri Merkezi tarafından işletilmektedir.È amministrato dal Burundi National Center of Information Technology.
Burundi seçimleri hakkında bilgilerPresidenti del Burundi Burundi Storia del Burundi
Ancak gitiği zamanda, kimliğine büründüğü kişiye ait hiçbir geçmiş ve gelecek bilgisine sahip değildir.Quando riprende conoscenza, l'uomo non ha alcun ricordo di chi sia o del suo passato.
Düşünür ki bu insan olsun o düşündükçe çamur insan suretine bürünür.Quando penso all'uomo, penso allo sfruttato.
İnsanda parainfluenza virüsü tipik olarak burun, boğaz ve hava yollarında iltihaplanmaya yol açar.Il virus parainfluenzale umano produce tipicamente un'infiammazione del naso, della gola e dei bronchi.
Burunsız buz teşer.Bianca-ghiaccio, immutabile.
Bonnie, Osgood'un şekline bürünmüştür.Mīl, pesi a forma di clava.
Karakterlerine bürünüyorlar ve bu her şeyi kolaylaştırıyor."Vi chiedo di essere fedeli ai personaggi, questo è tutto ciò che mi interessa."
Sekizinci hicrî asırda Anadolu hemen hemen tamamıyla Şiî bir hüviyete bürünmüştü.Per gli ottavi, il sorteggio è stato interamente libero.
Duncan volkandan çıkınca kaiju hâline bürünür.Dopo la danza, entra Vulcano.
Sonra 1973'te on yıllık bir suskunluğa büründü ve daha sonra Yeni Gündem yazılarıyla tekrar ortaya çıktı.Arrestato una prima volta nel 1977, collezionerà altri 12 arresti.
Kocaman karga burunlu, kambur olup sivri uçlu bir şapka giyer.È alto e massiccio e indossa un cappellino militare.
Jean-Baptiste Bagaza (29 Ağustos 1946 - 4 Mayıs 2016), Burundili asker ve siyasetçi.Jean-Baptiste Bagaza (29 agosto 1946 – Bruxelles, 4 maggio 2016) è stato un politico burundese.
Norman: Büyük burunlu bir koyundur.È una pecora gialla con occhialoni.
Bu Don Alonzo yeni bir kıyafete bürünmüş Kont Almaviva'dır.In questo periodo conosce don Camillo Salvi curato di Villa d’Almè.
Ailesi aslen Yeşil Burun Adalarılı.Gli immaturi hanno la testa completamente verde.
Fakat burası bir ada değil, burundur.Dunque non si tratta più di un'unica isola, ma di quattro isole.
Hatta bu ilgisi onu birkaç sefer ölümle burun buruna getirmiştir.Io stesso ho udito raccontare più volte l'episodio dalla bocca della contessa.
Bu sırada Zeus, gerçek haline bürünür.Siamo certi che Cristo è veramente risorto.
Yüzü yeniden ciddi bir hâle büründü.Выражение его лица вновь стало серьёзным.
Her kış aralıksız burun akıntım olur.Зимой у меня постоянно насморк.
Burun ve Nazal Kavite External and orta kulak, önden açılan kısım.Наружное и среднее ухо, спереди.
İkinci ya da üçüncü yaşına giren erkekler üreme döneminde mavi ve beyaz lekeli tüylere bürünebilir.У двухлетних и трёхлетних самцов в период размножения может развиться пятнистое бело-синее оперение.
Burun kanaması nedenleri yerel ve sistemik nedenler olarak 2 kategoriye ayrılır.Причины носовых кровотечений можно разделить на две группы — локальных и системных факторов.
Kemiklerde (özellikle de burun kemikleri) şekil bozukluğu oluşabilir.Может развиваться деформация костей (особенно носовых).
Aralık 1758 yılında kırbaçlamaya, burun deliklerinin koparmasına ve ömür boyu hapise mahkûm edildi.В декабре 1758 года Батырша был приговорен к наказанию плетьми, вырыванию ноздрей и пожизненной каторге.
"I Love New York", Madonna'nın şehri bir kişi hâline büründürerek yaptığı övgülerden oluşur.«I Love New York», написана в соавторстве с Мадонной.
Savaş hem daha şiddetli ve kesin sonuca götüren hale gelmiş hem de törensel ögelere bürünmüştür.Они займут еще более скверное место и еще больше сбились с прямого пути».
Körfez Burun Koy Yarımada Tombolo ^ "Coast".Holding Up Half the Sky. (англ.)
Farelerde ağız ile burun arasında bıyıklar vardır.Между ноздрями и ртом пролегают бороздки.
Merminin (çekirdeğin) sivri burunlu olduğunu ifade eder.Фигурировала в громком деле Сухово-Кобылина.
Bujumbura, Burundi'nin eski başkentidir ve en büyük şehridir.Бужумбу́ра (фр. Bujumbura) — бывшая столица и самый большой город Бурунди.
Ndadaye'nin öldürülmesi Hutular ile Tutsiler arasında yaşanan Burundi İç Savaşı'nın başlangıcı olmuştur.Убийство П.Нгендандумве стало началом многолетнего конфликта между хуту и тутси.