burun ile cümle

burun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Halkımın yarasından ben de yaralandım. Yasa büründüm, dehşete düştüm.Съкрушен съм поради съкрушението на дъщерята на людете Ми; Помрачен съм; ужас ме обзе.
Halkımın yarasından ben de yaralandım. Yasa büründüm, dehşete düştüm.על שבר בת עמי השברתי קדרתי שמה החזקתני׃
Halkımın yarasından ben de yaralandım. Yasa büründüm, dehşete düştüm.من اجل سحق بنت شعبي انسحقت. حزنت اخذتني دهشة.
Halkımın yarasından ben de yaralandım. Yasa büründüm, dehşete düştüm.先 知 說 、 因 我 百 姓 的 損 傷 、 我 也 受 了 損 傷 . 我 哀 痛 . 驚 惶 將 我 抓 住
Halkımın yarasından ben de yaralandım. Yasa büründüm, dehşete düştüm.先知說 、 因我 百姓 的 損傷 、 我 也 受 了 損傷 . 我 哀痛 . 驚惶將 我 抓住
Hayvan sahildeki ıslak kumlarda burunlarını rüzgara çevirerek yan yan yürüyor.A szörny oldalvást mozog a tengerpart nedves homokján, orrával a szél irányába nézve.
Hayvan sahildeki ıslak kumlarda burunlarını rüzgara çevirerek yan yan yürüyor.Bestia merge în diagonală pe nisipul ud al plajei, cu nasul în vânt.
Hayvan sahildeki ıslak kumlarda burunlarını rüzgara çevirerek yan yan yürüyor.Das Tier bewegt sich seitwärts auf dem nassen Sand am Strand, seine Nase in den Wind gedreht.
Hayvan sahildeki ıslak kumlarda burunlarını rüzgara çevirerek yan yan yürüyor.De beesten lopen zijwaarts over het natte zand van het strand, met hun neus in de wind gericht
Hayvan sahildeki ıslak kumlarda burunlarını rüzgara çevirerek yan yan yürüyor.Hewan ini berjalan menyamping di pasir basah di pantai, dengan hidungnya mengarah ke arah angin.
Hayvan sahildeki ıslak kumlarda burunlarını rüzgara çevirerek yan yan yürüyor.주둥이를 바람으로 향하게 한 채 해변의 젖은 모래 위를 옆으로 걸어갑니다.
Hayvan sahildeki ıslak kumlarda burunlarını rüzgara çevirerek yan yan yürüyor.La bestia camina de costado sobre la arena mojada de la playa, con su trompa apuntando hacia el viento.
Hayvan sahildeki ıslak kumlarda burunlarını rüzgara çevirerek yan yan yürüyor.L" "animale" cammina lungo il bagnasciuga. col naso puntato al vento.
Hayvan sahildeki ıslak kumlarda burunlarını rüzgara çevirerek yan yan yürüyor.Les bêtes se déplacent latéralement sur le sable mouillé, avec leur museau face au vent.
Hayvan sahildeki ıslak kumlarda burunlarını rüzgara çevirerek yan yan yürüyor.Loại động vật này bước về một hướng trên bãi cãi ướt của bãi biển, với chiếc mũi hướng về cơn gió.
Hayvan sahildeki ıslak kumlarda burunlarını rüzgara çevirerek yan yan yürüyor.O animal anda de lado na areia molhada da praia, com o nariz apontado ao vento.
Hayvan sahildeki ıslak kumlarda burunlarını rüzgara çevirerek yan yan yürüyor.Stvorenie kráča bokom po mokrom piesku na pláži a nos mu smeruje proti vetru.
Hayvan sahildeki ıslak kumlarda burunlarını rüzgara çevirerek yan yan yürüyor.Zvíře chodí do stran na mokrém plážovém písku, svým předkem namířeným proti větru.
Hayvan sahildeki ıslak kumlarda burunlarını rüzgara çevirerek yan yan yürüyor.Zwierzę porusza się bokiem po mokrym piasku na plaży, z nosem skierowanym w stronę wiatru.
Hayvan sahildeki ıslak kumlarda burunlarını rüzgara çevirerek yan yan yürüyor.Το κτήνος περπατάει πλαγίως στην υγρή άμμο της παραλίας, με την μύτη του στραμμένη προς τον άνεμο.
Hayvan sahildeki ıslak kumlarda burunlarını rüzgara çevirerek yan yan yürüyor.Зверовете ще вървят настрани по мокрия пясък на плажовете, с носа си, насочен към вятъра.
Hayvan sahildeki ıslak kumlarda burunlarını rüzgara çevirerek yan yan yürüyor.Зверь обходит стороной мокрый пляжный песок, повернув нос против ветра.
Hayvan sahildeki ıslak kumlarda burunlarını rüzgara çevirerek yan yan yürüyor.החיות הולכות הצידה על החול הרטוב של החוף, כשאפם מופנה אל הרוח.
Hayvan sahildeki ıslak kumlarda burunlarını rüzgara çevirerek yan yan yürüyor.الوحش يمشي جانبيا على الرمال الشاطئ المبتلة وأنفه موجه نحو الرياح
Hayvan sahildeki ıslak kumlarda burunlarını rüzgara çevirerek yan yan yürüyor.横向きに歩きます 波打ち際、もしくは乾いた砂を踏むとすぐに立ち止まり
Her bir parçası birimlere bölündü ve farklı bir duyguya büründü.Ed è stata divisa in più parti e in un accordo.
Her bir parçası birimlere bölündü ve farklı bir duyguya büründü.Elemeit először egymás után, majd egyszerre fogják érezni.
Her bir parçası birimlere bölündü ve farklı bir duyguya büründü.Et il a été divisé en plusieurs fragments successifs.
Her bir parçası birimlere bölündü ve farklı bir duyguya büründü.Het is opgedeeld in opeenvolgende deeltjes en een akkoord.
Her bir parçası birimlere bölündü ve farklı bir duyguya büründü.Hương thơm được chia thành các đoạn liên tục và một dây cung.
Her bir parçası birimlere bölündü ve farklı bir duyguya büründü.향수는 음악적으로 말하자면 음과 화음의 연속이라고 할수 있죠.
Her bir parçası birimlere bölündü ve farklı bir duyguya büründü.Rozłożono je na kolejne części i akordy.
Her bir parçası birimlere bölündü ve farklı bir duyguya büründü.Se la ha separado en partes sucesivas y en un acorde.
Her bir parçası birimlere bölündü ve farklı bir duyguya büründü.Şi a fost împărţit în fragmente succesive şi un acord.
Her bir parçası birimlere bölündü ve farklı bir duyguya büründü.Und er wurde aufgespalten in aufeinanderfolgende Stückchen und einen Akkord.
Her bir parçası birimlere bölündü ve farklı bir duyguya büründü.Έχει διαχωριστεί σε διαδοχικά κομμάτια και μια συγχορδία.
Her bir parçası birimlere bölündü ve farklı bir duyguya büründü.Бил е разделен на последователни части и акорд.
Her bir parçası birimlere bölündü ve farklı bir duyguya büründü.Он был разделен на последовательность нот и гамму.
Her bir parçası birimlere bölündü ve farklı bir duyguya büründü.וזה פורק לחלקים עוקבים ולאקורד.
Her bir parçası birimlere bölündü ve farklı bir duyguya büründü.وقد تمّ تقسيمه إلى مجموعة من الأجزاء الصغيرة المتتالية و تناغم واحد.
Her bir parçası birimlere bölündü ve farklı bir duyguya büründü.今匂うのはトップノートです
Her yer hacker eylemlerinin yuvasý haline bürünmüţtü.C'era una sorta di focolaio di attività hacker in corso.
Her yer hacker eylemlerinin yuvasý haline bürünmüţtü.Der var en slags sydende hacker aktivitet i gang.
Her yer hacker eylemlerinin yuvasý haline bürünmüţtü.Había una especie de hervidero de actividad hacker en ese entonces.
Her yer hacker eylemlerinin yuvasý haline bürünmüţtü.Il y avait un sacré regain d'activité chez les hackers.
Her yer hacker eylemlerinin yuvasý haline bürünmüţtü.Rychle narůstala hackerská aktivita.
Her yer hacker eylemlerinin yuvasý haline bürünmüţtü.Wikileaksは外交公電の山を流出させ、
Her yer hacker eylemlerinin yuvasý haline bürünmüţtü.Υπήρχε σε εξέλιξη ένα φυτώριο χάκερ.
Her yer hacker eylemlerinin yuvasý haline bürünmüţtü.Был своего рода рассадник хакерской деятельности происходит.
Her yer hacker eylemlerinin yuvasý haline bürünmüţtü.Случваше се нещо като развъдник за хакерска активност.
Her yer hacker eylemlerinin yuvasý haline bürünmüţtü.كان هناك نوعٌ من نشاط الاختراق يحدث
Heykeller ilahi, tanrısal bir görünüme bürünüyor.Благодаря идеализации они становились божественными, богоподобными.
Heykeller ilahi, tanrısal bir görünüme bürünüyor.І через ідеалізацію, вони виглядали божественно або схожими на богів.
Hiç kimse burun kısmındaki budaklı yapıların benzerliğini farketmemişti.Ingen lade märke till att de knotiga sakerna såg snarlika ut.
Hiç kimse burun kısmındaki budaklı yapıların benzerliğini farketmemişti.Keinem ist aufgefallen, dass die höckerartigen Dinger ähnlich aussahen.
Hiç kimse burun kısmındaki budaklı yapıların benzerliğini farketmemişti.Không ai để ý đến những thứ xương xẩu này nhìn khá là giống nhau.
Hiç kimse burun kısmındaki budaklı yapıların benzerliğini farketmemişti.아무도 돌기들이 서로 닮아 보인다는 것을 눈치채지 못했습니다.
Hiç kimse burun kısmındaki budaklı yapıların benzerliğini farketmemişti.Nadie se dio cuenta de que la parte nudosa se parecía.
Hiç kimse burun kısmındaki budaklı yapıların benzerliğini farketmemişti.Nessuno ha notato le grinze sul naso.
Hiç kimse burun kısmındaki budaklı yapıların benzerliğini farketmemişti.Niemand had opgemerkt dat dat knoestige spul op elkaar leek.

İlgili Sayfalar