bununla birlikte ile cümle

bununla birlikte kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
16
HARF
6
HECE
8
ORT. KELİME
Bununla birlikte, benim için bu 500 sit alanı sadece bir başlangıç.No entanto, para mim, os 500 são realmente apenas os primeiros 500.
Bununla birlikte, benim için bu 500 sit alanı sadece bir başlangıç.Pro mne je však těch 500 památek opravdu jenom prvních 500.
Bununla birlikte, benim için bu 500 sit alanı sadece bir başlangıç.Sin embargo, para mí, en realidad estos 500 sólo son los primeros 500.
Bununla birlikte, benim için bu 500 sit alanı sadece bir başlangıç.Számomra azonban ez az 500 valójában csak az első 500-at jelenti.
Bununla birlikte, benim için bu 500 sit alanı sadece bir başlangıç.Tuttavia, per me, 500 significa solo i primi 500.
Bununla birlikte, benim için bu 500 sit alanı sadece bir başlangıç.Tuy nhiên, với tôi con số 500 này thực sự chỉ là con số 500 đầu tiên.
Bununla birlikte, benim için bu 500 sit alanı sadece bir başlangıç.Voor mij zijn de 500 eigenlijk alleen maar de eerste 500.
Bununla birlikte, benim için bu 500 sit alanı sadece bir başlangıç.Ωστόσο, για μένα, τα 500 μνημεία είναι στην πραγματικότητα μόνο τα πρώτα 500.
Bununla birlikte, benim için bu 500 sit alanı sadece bir başlangıç.Обаче, за мен 500 са наистина само първите 500.
Bununla birlikte, benim için bu 500 sit alanı sadece bir başlangıç.Однако я полагаю, что эти 500 это всего лишь первые пять сотен.
Bununla birlikte, benim için bu 500 sit alanı sadece bir başlangıç.עם זאת, בשבילי, ה 500 הוא בעצם רק ה 500 הראשונים.
Bununla birlikte, benim için bu 500 sit alanı sadece bir başlangıç.لكن بالنسبة لي فإن الخمس مائة هي في الحقيقة الخمس مائة الأولى فقط
Bununla birlikte, benim için bu 500 sit alanı sadece bir başlangıç.ほんの手始めにすぎません 将来にわたって作業を継続していくため
Bununla birlikte bir tür eşitlik ruhu var.Cùng với đó là tinh thần về sự bình đẳng.
Bununla birlikte bir tür eşitlik ruhu var.En même temps il y a une sorte d'esprit d'égalité.
Bununla birlikte bir tür eşitlik ruhu var. Hepimiz temel olarak eşitiz.Daarbij hoort het idee van gelijkheid: in wezen zijn we allen gelijk.
Bununla birlikte bir tür eşitlik ruhu var. Hepimiz temel olarak eşitiz.Det sägs att alla kan göra vad som helst.
Bununla birlikte bir tür eşitlik ruhu var. Hepimiz temel olarak eşitiz.여기에는 평등의 정신이 깃들어 있습니다. 우리는 모두 기본적으로 평등하죠.
Bununla birlikte bir tür eşitlik ruhu var. Hepimiz temel olarak eşitiz.La acompaña un espíritu de igualdad, todos somos básicamente iguales.
Bununla birlikte bir tür eşitlik ruhu var. Hepimiz temel olarak eşitiz.לזה מתלווה רוח של שוויון. כולנו בעצם שווים.
Bununla birlikte bir tür eşitlik ruhu var. Hepimiz temel olarak eşitiz.و بالاضافة الى ذلك هنالك نوع من المساواة.فنحن جميعا متساوون بشكل اساسي.
Bununla birlikte bir tür eşitlik ruhu var. Hepimiz temel olarak eşitiz.厳格に定められた
Bununla birlikte bir tür eşitlik ruhu var.Hinzu kommt ein Art Geist der Gleichheit.
Bununla birlikte bir tür eşitlik ruhu var.Inoltre, c'è una sorta di spirito di uguaglianza.
Bununla birlikte bir tür eşitlik ruhu var.Juntamente com isso há um espírito de igualdade.
Bununla birlikte bir tür eşitlik ruhu var.K ní se váže určitá duchovní rovnost.
Bununla birlikte bir tür eşitlik ruhu var.Mellette ott van egyfajta egyenlőség is.
Bununla birlikte bir tür eşitlik ruhu var.Sammen med den idé er der en slags ligeværdighedsånd.
Bununla birlikte bir tür eşitlik ruhu var.Sejalan dengan itu juga ada semangat sama rata.
Bununla birlikte bir tür eşitlik ruhu var.Siihen liittyy tasavertaisuuden henki.
Bununla birlikte bir tür eşitlik ruhu var.Şi odată cu aceasta un spirit de egalitate.
Bununla birlikte bir tür eşitlik ruhu var.S tým ide ruka v ruke duch rovnosti.
Bununla birlikte bir tür eşitlik ruhu var.Vsebuje nekakšen duh enakosti.
Bununla birlikte bir tür eşitlik ruhu var.Za którą idzie duch równości.
Bununla birlikte bir tür eşitlik ruhu var.Συγχρόνως υπάρχει και μια αίσθηση ισότητας.
Bununla birlikte bir tür eşitlik ruhu var.Вместе с ней нога в ногу идет дух равенства.
Bununla birlikte bir tür eşitlik ruhu var.С нея има и един дух на равенство.
Bununla birlikte bir tür eşitlik ruhu var.Це - певний дух рівності.
Bununla birlikte bizim de farkında olmadığımız önyargılarımız vardır.우리도 인지하지 못한 편견이 있지만,
Bununla birlikte bizim de farkında olmadığımız önyargılarımız vardır.Мы все бессознательно предвзяты.
Bununla birlikte bizim de farkında olmadığımız önyargılarımız vardır.יש לכל אחד מאיתנו גם את ההטיות התת-הכרתיות שלו,
Bununla birlikte bizim de farkında olmadığımız önyargılarımız vardır.نحن أيضاً لدينا تحيزات غير واعية
Bununla birlikte bizim de farkında olmadığımız önyargılarımız vardır.しかしタイムズは
Bununla birlikte böyle bir anlaşmamuhtemelen ulusal yasalar kapsamındadır.Esta es la razón por la que el derecho europeo no esaplicable a este tipo de situación.
Bununla birlikte böyle bir anlaşmamuhtemelen ulusal yasalar kapsamındadır.Jednakże tego rodzaju porozumienie może podlegać przepisomprawa krajowego.
Bununla birlikte böyle bir anlaşmamuhtemelen ulusal yasalar kapsamındadır.Men en sådan aftale ville formentlig væreomfattet af en national konkurrencelov.
Bununla birlikte böyle bir anlaşmamuhtemelen ulusal yasalar kapsamındadır.Na tuto dohodu by sevšak pravděpodobně použilo vnitrostátní právo.
Bununla birlikte böyle bir anlaşmamuhtemelen ulusal yasalar kapsamındadır.Om die reden is het Gemeenschapsrecht niet vantoepassing op een dergelijke situatie.
Bununla birlikte böyle bir anlaşmamuhtemelen ulusal yasalar kapsamındadır.Takéto dohody však budepravdepodobne riešiť národné právo.
Bununla birlikte böyle bir anlaşmamuhtemelen ulusal yasalar kapsamındadır.Totuși, cadrul legislativ în vigoareîntr-o anumită ţară s-ar putea să acopere și astfel de situaţii.
Bununla birlikte böyle bir anlaşmamuhtemelen ulusal yasalar kapsamındadır.Vendar bo za tak primer verjetno veljaldomači zakon.
Bununla birlikte, bu benim son senem...Además, es mi último año...
Bununla birlikte, bu benim son senem...Aparte, este es mi último año...
Bununla birlikte, bu benim son senem...Dessutom är det mitt sista år...
Bununla birlikte, bu benim son senem...Dù sao thì đây cũng là năm cuối của mình...
Bununla birlikte, bu benim son senem...En plus, c'est ma dernière année...
Bununla birlikte, bu benim son senem...Je suis de retour. Je suis en Corée, devant le bureau de la section.
Bununla birlikte, bu benim son senem...Kromě toho, je to můj poslední rok...
Bununla birlikte, bu benim son senem...Selain itu, tahun lalu aku ...
Bununla birlikte, bu benim son senem...Selain itu, tahun lalu aku ...

İlgili Sayfalar