bununla birlikte ile cümle
bununla birlikte kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
16
HARF
6
HECE
9
ORT. KELİME
Bununla birlikte, onun hala güzel bir kalbi vardır ve bazen davranışları için özür diler.Ennek ellenére úgy tűnik, hogy még van benne némi jóság, és néha az érzelmei is befolyásolják a döntéseit.
Bununla birlikte Orta ya da Geç Halaf Dönemi olarak bir yaklaşım ileri sürülebileceği belirtilmektedir.Az időtávot tekintve lehet középtávú vagy éves tervezés.
Bununla birlikte şarkı, Amerikan Müzik Ödülleri tarafından "Favori R&B/Soul Müzik" ödülüyle şereflendirildi.A dal díjat nyert az American Music Awards díjkiosztón legjobb soul/R&B-dal kategóriában.
Bununla birlikte musiki meclislerine katılmaktan zevk alırdı.Szívesen játszott kortárs zenét.
Bununla birlikte bu sorunun kesin bir cevabının bulunabilmiş olacağı mümkün değilmiş gibi görünür.Ez a kérdés nem elég konkrét ahhoz, hogy meg lehessen válaszolni.
Tipik olarak 75 mm'lik bir namluya sahiptir, bununla birlikte 90 mm'lik bir namlu da takılabilmektedir.A lövegnek egy jellegzetes 75 mm-es lövegcsöve volt; habár egy 90 mm-es lövegcsövet is be lehetett szerelni.
Bununla birlikte bazı ülkelerde ek olarak özel branşlarda bulunmaktadır.Emiatt több országban is speciális engedély szükséges a tartásukhoz.
Bununla birlikte ilksel kara deliklerin varlığı halihazırda doğrulanmış değildir.Az ex nihilo teremtés ugyanakkor még így sem bizonyítható.
Bununla birlikte Baze v.Oláhbesenyő v.
Bununla birlikte bunların bir çekirdek ve halkası olur.Ezért farka kissé rojtosnak és csapzottnak tűnik.
Bununla birlikte, o zamandan beri çift haneli yıllık büyüme oranları ile toparlanabildi.Ezen időtől kezdve, a nagyobb szabású műőrlésre berendezett malmok évről évre szaporodtak.
Bununla birlikte, tekli Hot 100 listesine giremedi ama Adult Top 40 listesinde 28. sıraya yükseldi.Ennek ellenére a dal nem jutott fel a Billboard-listára, de a Hot Adult 40-es listáján a 28. lett.
Bununla birlikte, listenin ilk onundaki yerini bir hafta koruyabilmiştir.Vezető helyét több mint egy hétig sikerült megőriznie.
Bununla birlikte balıkçılık ve deniz ürünleri avcılığı da yapılmaktadır.Valójában horgász- és vadászfelszerelés üzlet.
Bununla birlikte, Internet Explorer Mobile tarayıcısının yeni bir sürümü geldi.Ez azt jelenti, hogy az Internet Explorer webböngésző alapváltozataiból hiányzik a Java.
Bununla birlikte eski döneme ait kanıtlar halkın bir valiye de kral diyebildiğini göstermektedir.Néha nehéz eldönteni, hogy egy törzs vezetőjét nevezhetjük-e királynak.
Bununla birlikte plan genelde başarılı oldu.Ez a gesztus szinte minden esetben sikeres volt.
Bununla birlikte 1928'de Mussolini tarafından senatör yapıldı.Mussolini nimitti hänet siitä huolimatta senaattoriksi vuonna 1928.
Ona sadece birkaç kere rastladım, bununla birlikte vurdumduymaz yaklaşımı oldukça hoşuma gitti.Tapasin hänet vain muutaman kerran, mutta nautin suuresti hänen epäkunnioittavasta asenteestaan.
Nefertari'nin en az dört oğlu ve iki kızı olmuştur; bununla birlikte bu çocuklardan hiçbiri tahta çıkmamıştır.Nefertarilla oli ainakin neljä poikaa ja kaksi tytärtä, tosin kukaan näistä ei saanut kruunua.
Bununla birlikte diğer ülkelerde üretimi devam etmiştir.He jatkavat kuitenkin tuottamista muissa projekteissa.
Bununla birlikte Alman kayıpları da ağır olmuştur.Saksalaisten tappiot olivat kuitenkin raskaat.
Bununla birlikte Croix de Guerre nişanı takdim edildi.Tästä hänelle myönnettiin Croix de Guerre -kunniamitalli.
Bununla birlikte çoğunlukla ABD Ordusu için üretilmiştir.Usein tämä kaikki tehtiin Yhdysvaltain armeijan suojeluksessa.
Bununla birlikte, Hitler'in, Viyana sanat akademisine girişi iki kez reddedildi.Hitler haki Wienin taideakatemiaan kahdesti, mutta ei päässyt kouluun.
Bununla birlikte kara ve demiryolları da kullanılmaktadır.Tarvitaan myös teitä tai rautateitä.
Bununla birlikte Hindistan'da resmi bir devlet dini bulunmamaktadır.Intialla ei ole virallista valtionuskontoa.
Bununla birlikte tarıma dayalı sanayi gelişmekte olan sektörlerden biridir.Meillähän Ruikonperällä teollisuutta jonkun verran...
Bununla birlikte tarım da yapılır.Lisäksi harjoitetaan maanviljelyä.
Bununla birlikte 5 yıl sonra Hubble Uzay Teleskobuyla yapılan gözlemlerde bu leke gözlenemedi.Viisi vuotta myöhemmin myrskyä ei yrityksistä huolimatta löydetty uudelleen Hubble-avaruusteleskoopilla.
Bununla birlikte halen operasyon yapacak gücü kalmıştı.Hänen voimansa jäivät yhä toimiviksi.
Bununla birlikte belki de dehasını biraz sezmiş olduklarından pek ileri varmayı göze alamadılar.Sitä paitsi hän tuskin olisi edes voinut pitää lupaustaan häiriöttömästä kulusta.
Bununla birlikte, kesin bir genetik ve ailevi risk henüz saptanmamıştır.Todellinen EU:n yhteinen turvapaikka- ja maahanmuuttopolitiikka ei silti ole toteutunut.
Bununla birlikte, sevkiyat tam anlamıyla bir fiyasko oldu.Mutta Lapatossu ehti juuri parahiksi hätiin.
Bununla birlikte mezarlık ve çöp alanı olarak kullanılmış olmalıdır.Luolaa on käytetty hauta- ja palvontapaikkana.
Bununla birlikte, değişik başarı derecelerine sahip uygulanabilen çeşitli tedavi yöntemleri vardır.Erilaisilla hoitoimenpiteillä saavutetaan vaihtelevia tuloksia.
Bununla birlikte, babasının Rus İmparatorluğu'na yönelik yalın politikasını tersine çevirmekte başarılı oldu.Hän onnistui kuitenkin lopettamaan isänsä Venäjään kohdistaman nöyristelypolitiikan.
Bununla birlikte, bu yeni parçacıkların özellikleri belirsizdir.Nimenomaan uusien ainesosien turvallisuus jää tällöin epävarmaksi.
Bununla birlikte modern evlerde yaşayan İnuitler de vardır.Nykyisin tämänkin osuuden varrella on moderneja asuintaloja.
Bununla birlikte devamlı polis baskınlarını önlemek için polise para öderlerdi.Mafia kuitenkin maksoi poliisille lahjuksia jatkuvien ratsioiden välttämiseksi.
Bununla birlikte gözlemciler aslan ve diğer tehlikeli yırtıcılarla dolu bir alan buldular.Ryhmä kuitenkin löysi useita vaarallisia puolia, kuten leijonia ja muita villieläimiä.
Bununla birlikte belli kimyasal reaksiyonlara girer.Se pätee mille tahansa kemialliselle reaktiolle.
Bununla birlikte oyuncu istediğini yapabilmekte özgürdür.Peli on avoin, joten pelaaja voi tehdä mitä haluaa.
Bununla birlikte bu reform kısa ömürlü oldu.Reformi eteni yhä hitaasti.
Bununla birlikte, tremissis denilmiyordu.Aristoteles ei kuitenkaan unohtunut.
Bununla birlikte, seçim kanunu nedeniyle bunun illere dağılımı eşit olmadı.Vaalioikeuden menettämistä koskeva sääntely oli muutenkin epäjohdonmukaista.
Bununla birlikte, ilanın önemi açıktı.Kaupungin tärkeys säilyi kaikesta huolimatta.
Bununla birlikte, tüm e-kitaplar ön sipariş için mevcut değildir.Luonnollisesti kaikki boonukset eivät tule heti.
Bununla birlikte, başlangıç koşulları genellikle iyi bilinmemektedir.Hinnat eivät yleensä kuitenkaan ole täydellisiä.
Bununla birlikte, evde uzun vakitler kitap okurdu.Lisäksi Aula on lukenut pitkään äänikirjoja.
Bununla birlikte, çifti sonunda ayrıldı.Lopulta he kuitenkin erosivat.
Bununla birlikte onun bulunduğu yer sürekli değişir.Majapaikkaansa näätä vaihtaa jatkuvasti.
Bununla birlikte nüfus alana eşitsiz dağılmıştır.Silti se oli jakautunut eriarvoisiin yhteiskuntaluokkiin.
Bununla birlikte, listenin ilk onundaki yerini bir hafta koruyabilmiştir.Se säilytti paikkansa listan kärjessä kuuden viikon ajan.
Bununla birlikte Türkiye'deki Suriyeli mültecilere yönelik yardım faaliyetlerinde de bulunuyor."Tällä hetkellä heitä palvelee myös miehitetyssä Irakissamilloin?.
Bununla birlikte, Fenerbahçe'nin play-off'a girmesi şanssızlıklar sonucu mümkün olmadı.Flash Playerissa on kuitenkin sen estämiseen asetuksia.
Bununla birlikte, Kazakların savaşçı gücü de kırılamadı.He eivät kuitenkaan saaneet karthagolaisten vastarintaa murrettua.
Bununla birlikte anlaşma yürürlüğe girmedi.Näin ollen sopimus ei astunut voimaan.
Bununla birlikte sendika böyle bir projeyi desteklemeyi reddetti.Nämä liikkeet puolestaan kieltäytyivät auttamasta tällaista järjestöä.
Bununla birlikte daha düşük tahminler de yapılmış.Pienempiäkin arvioita voidaan esittää.