bununla birlikte ile cümle

bununla birlikte kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
16
HARF
6
HECE
9
ORT. KELİME
Bununla birlikte tüm veri ambarları iş zekası için kullanılmaz.Nie wszystkie rodzaje wózków podlegają dozorowi technicznemu.
Bununla birlikte, Kazakların savaşçı gücü de kırılamadı.Nie rozwiązano jednak problemu przynależności kozackich oddziałów kolaboranckich.
Bununla birlikte, Aralık 2007'de Eminem, aşırı dozda uyuşturucu kullanımı nedeniyle hastaneye kaldırıldı.W marcu 1980 roku był hospitalizowany z powodu przedawkowania narkotyków.
Bununla birlikte karar almada bu risk algılayışlarının isabet oranı bilinmemektedir.Zdają sobie sprawę, że nie są w stanie osiągnąć takiego poziomu perfekcji.
Bununla birlikte, bu başarılar doğru bağlamda ele alınmalıdır.Jednak aby wszystko było w pełni jasne, dokonamy ten krok podstawienia.
Bununla birlikte, birleşik (konjuge) materyallerde durum tamamen farklıdır.Jeśli chodzi o współczesne związki rzeczywistość jest niezmiernie różnorodna.
Bununla birlikte batarya fiyatları toplu üretim ile azalmaktadır ve daha da azalması beklenmektedir.Doprowadziło to do obniżenia emisji metali ciężkich przy jednoczesnym wzroście produkcji.
Bununla birlikte, bazı statik derleyiciler, profil bilgilerini girdi olarak da alabilir.Ponadto postacie mogą zdobywać ekwipunek, który wpływa na ich statystyki.
Bununla birlikte, sevkiyat tam anlamıyla bir fiyasko oldu.Bardzo szybko jednak ofensywa zamieniła się w całkowitą klęskę.
Bununla birlikte, bu gibi katı sınırları içeren bu gibi sorunlar viskozite dahil edilmesi gerekebilir.Do takich barier można zaliczyć chociażby cło.
Bununla birlikte şehrin üretimi artmış yeni iletişim bilgi ağları gelişmiştir.Do produkcji nowej generacji komputerów zakupiono za granicą najnowocześniejsze linie produkcyjne.
Bununla birlikte günümüzde de Viyana kahveleri geleneği devam etmektedir.W chwili obecnej w Polsce działają koweny wicca tradycyjnego.
Bununla birlikte antikorlar yeterince spesifik değildirler.Kołakowcy nie wyróżniali się niczym szczególnym.
Ancak bununla birlikte, Hot Dance Club Play listesine girmiş ve listede 39 numaraya çıkmıştır.Jednak znalazł się na U.S. Hot Dance Club Play na miejscu 39.
Bununla birlikte TNT, atomik olmayan geleneksel patlayıcıların en etkilisi değildir.TNT är däremot inte den energirikaste explosionen av de vanliga explosionerna.
Bununla birlikte epey sessizdir.I övrigt är den tyst.
Enron bununla birlikte kurumsal dolandırıcılığın ve bozulmanın en iyi bilinen örneği olmuştur.Enron har sedan dess blivit ett välkänt exempel på avsiktligt företagsbedrägeri och korruption.
Bununla birlikte, Ay, Jüpiter veya Venüs kadar parlak görülmez.Den är dock inte lika ljus som Venus eller Jupiter.
Ona sadece birkaç kere rastladım, bununla birlikte vurdumduymaz yaklaşımı oldukça hoşuma gitti.Jag träffade honom bara några gånger men uppskattade mycket hans respektlösa attityd.
Bununla birlikte, ilk Nogger dondurması 1964'te eski Batı Almanya'da başlatıldı.Dock kom den första Nogger-glassen att lanseras redan 1964 i dåvarande Västtyskland.
Bununla birlikte, bazı semptomlar üç haftaya kadar sürebilir.En del symtom kan emellertid kvarstå i upp till tre veckor.
Bununla birlikte Çin, Sovyetler Birliği ve ABD'nin ardından uzay yürüyüşü gerçekleştiren üçüncü ülke oldu.Därmed är Kina det tredje landet som genomfört en rymdpromenad, efter Ryssland och USA.
Bununla birlikte bu reform kısa ömürlü oldu.Reformen har dock gjort comeback.
Bununla birlikte Alaylar kendi güçlerini abartmışlardı.Legionen hade emellertid överskattat sin makt.
Bununla birlikte, gabapentinin etkisi ile ilgili tavsiyeler farklılık göstermektedir.Rekommendationerna när det gäller effektiviteten varierar däremot för gabapentin.
Bununla birlikte, son yıllarda nominal ücretler rakip ülkelerdeki ücretlerin biraz üstünde olmuştur.Med åren fick de dock allt fler möjligheter till lönearbete utanför hemmen.
Aynı zamanda prodüktördür.Bununla birlikte bir horror punk grubu olan Murderdolls'ta gitaristlik yapmaktadır.Han spelar även gitarr i horrorpunkbandet Murderdolls.
Bununla birlikte içeriği resmi, sembolik ve ciddiyetli Noh tiyatrosuna benzemez.Dess innehåll har emellertid ingen som helst likhet med den formella, symboliska och högtidliaga nō-teatern.
Bununla birlikte höyük kesiminin MÖ 9. binyıl sonuna tarihlenmesi önerilmektedir.Den egentliga dialogen slutar redan med 9:e boken.
Bununla birlikte az sayıda sosyal demokrat grup katıldı.Mycket få Labourledamöter stödde dock regeringen.
Bununla birlikte, pasaport sahiplerinin Mısır'a özgürce geçmesine izin verilmedi.Ledsagarservice har inte beviljats för en semesterresa till Egypten.
Bununla birlikte gerçek güç başbakan yardımcısı ve SED birinci sekreteri Walter Ulbricht'in elinde kaldı.I praktiken innehades den verkliga makten av SED:s partiledning och dess ordförande Walter Ulbricht.
Bununla birlikte 200,000-300,000 kişinin anadilidir .200 000–300 000 människor med funktionsnedsättning.
Bununla birlikte, bazı lisansüstü dersleri de İngilizce verilmektedir.Till detta kom privatlektioner i engelska.
Bununla birlikte savaşlar daha sık görülür.Framöver kommer vi allt oftare att konfronteras med dessa människor.
Bununla birlikte hat, Belçika sınırına uzanmadı.Därefter är banan ej trafikerad till slovenska gränsen.
Bununla birlikte, tarih alanındaki yazılarında bir değişiklikte bulunmadı.Dock ändrades aldrig litterabeteckningen vid dessa byten.
Bununla birlikte açık yaralardan da enfeksiyon kapılabilir.Såret riskerar dessutom att infekteras.
Bununla birlikte nüfus alana eşitsiz dağılmıştır.Men befolkningen är förhållandevis ojämnt fördelad.
Bununla birlikte bu sorunun kesin bir cevabının bulunabilmiş olacağı mümkün değilmiş gibi görünür.Han slår vad om att det inte kommer att komma något svar.
Bununla birlikte, devlet ortaklı kurum olarak faaliyetlerine devam etmektedir.Myndigheterna börjar dock intressera sig för honom på grund av hans politiska aktiviteter.
Bununla birlikte, Stalin aksini kararlaştırdı.Det skulle komma att visa sig att Stalin hade liknande tankegångar.
Bununla birlikte, ülke doğal kaynaklar açısından zengindir.Landet är rikt på naturresurser.
Bununla birlikte dünyanın herhangi bir yerinden üniversiteye devam etmek de mümkündür.Därefter kan man fortsätta till universitetet.
Bununla birlikte Dünya genelinde Kuzey Kutup Dairesi'nin üzerinde nüfus oldukça azdır.Glest fördelade populationer i kontinentens centrum är däremot rätt små.
Bununla birlikte, büyük, az denetimli çekirdeğin (örn.Trots ett flertal ursäkter (eng.
Bununla birlikte, uyumlu donanım yıllar sonra üretilmeye devam etti.Motsvarande baryoner observerades inte förrän många år senare.
Bununla birlikte, ČSSR'deki durumu "karşı devrim" olarak ifade etmiştir.Rådet ska dock fungera som revolutionens ansikte utåt..
Bununla birlikte listede 17 hafta kalmıştır.Totalt stannade den sjutton veckor på listan.
Bununla birlikte, ilkinin kısa sürede üzerindeki ilgiyi kaybetmesi, ikinciyi de etkilemiştir.Han tyckte även att potentialen i första halvan förlorades i andra.
Bununla birlikte, çoğu sanayi hala devlet mülkiyetinde kaldı.Samtidigt övergick fabriken i statlig ägo.
Bununla birlikte, genel olarak, ciddi bir durum değildir.Det är i allmänhet inte falsifierbart.
Bununla birlikte, imparatorluğun çöküşüne kadar, Gironde'de genel kurulda üye olmaya devam etti.Han fortsatte dock att vara medlem av departementet Girondes generalråd fram till kejsardömets fall.
Bununla birlikte, gündemde bu amaçla hazırlanan birçok proje bulunmaktadır.Samtidigt försöker många att stoppa projektet.
Bununla birlikte 5 ileri ve 1 geri vitesten oluşmaktadır.Säkert är i alla fall att det finns fem veck fram, och eventuellt ett eller två bak.
Bununla birlikte antagonist yapının insan olma zorunluluğu yoktur.Den utsattas partner behöver inte vara en man.
Bununla birlikte, onun için tanıklık etmesine yardımcı olanların çoğu serbest bırakıldılar.Många av vittnena var beredda att ge sina liv för sitt vittnesbörd.
Bununla birlikte, Mao Zedong 1976'da öldükten sonra, bu çabalar geri ölçeklendi.Efter Mao Zedongs död 1976 har dock kongresserna hållits med jämna mellanrum.
Bununla birlikte, çocuklar arasındaki görülme sıklığı büyük farklılıklar gösterebilir.Beräkningarna av frekvensen bland barn varierar emellertid kraftigt.
Bununla birlikte hukuk ve adli araştırmalar ilgisini çekiyordu.Några rätts- och processurkunder har bevarats.

İlgili Sayfalar