bununla birlikte ile cümle
bununla birlikte kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
16
HARF
6
HECE
9
ORT. KELİME
Bununla birlikte, bu yeni parçacıkların özellikleri belirsizdir.Contudo, a fonte sobre eses fragmentos é incerta.
Bununla birlikte epey sessizdir.Uma delas é, claro, Quiet.
Bununla birlikte, hastaların %60'ı bir yıl içerisinde ikinci bir atak geçirir.60% van de patiënten krijgt echter binnen een jaar een tweede aanval.
Bununla birlikte, bazı semptomlar üç haftaya kadar sürebilir.Sommige symptomen kunnen echter tot drie weken aanhouden.
Bununla birlikte, ANC'nin kendisi esas itibarıyla sosyal-demokrat bir örgüt olarak kalmıştır.Het ANC zelf bleef echter een sociaaldemocratische organisatie.
Bununla birlikte iki hafta yetecek kadar akaryakıt ve ikmal malzemesi stokları vardı.Ze hadden echter voorraden en brandstof voor niet meer dan twee weken.
Bununla birlikte çağrıldıklarında çok çevik bir şekilde karşılık verirler.Nadat zij hadden gebeden stonden zij op.
(Bununla birlikte milletvekili olmayan kişiler de bakan olarak atanabilir.)(Voorbeeld: sommige collega's kunnen ook vrienden zijn).
Bununla birlikte BDNF uzun süreli hafızanın kalıcılığı için önemlidir.Deze laatste is een cruciaal onderdeel van het langetermijngeheugen.
Bununla birlikte UNAMID'e karşı yapılan saldırıları kınayarak tekrar gerçekleşmemesi talebinde bulunmuştur.Men veroordeelde ook de aanvallen op UNAMID en eiste dat die zich niet zouden herhalen.
Bununla birlikte, daha sonra Thomas başpiskoposla tartıştı ve onu Yanya'ndan sürdü.Niettemin kreeg Thomas spoedig ruzie met de nieuwe aartsbisschop en verbande hem uit Ioannina.
Bununla birlikte dünyanın herhangi bir yerinden üniversiteye devam etmek de mümkündür.Ze kunnen hierdoor naar elke universiteit in het land.
Bununla birlikte toprakların dar oluşu halkı başka geçim kaynakları aramaya yöneltmiştir.De bewoners van de stad gingen op zoek naar andere bronnen van inkomsten.
Bununla birlikte epey sessizdir.Het is er weliswaar zéér rustig.
Bununla birlikte, Fujiwara-kyō ismi Nihon Shoki'de hiç kullanılmamış olup Aramashi-kyō olarak kaydedilmiştir.De naam Fujiwara-kyō werd echter nooit gebruikt in de Nihonshoki.
Bununla birlikte, devlet ortaklı kurum olarak faaliyetlerine devam etmektedir.De parlementsleden blijven echter als fractie samenwerken.
Bununla birlikte III. tabakada kırmızı boyalı sıvalara da rastlanmaktadır.Uitzonderlijk was zelfs het lijnnummer 30 in het rood geschilderd.
Bununla birlikte diğer kaplumbağa türlerinde de görülebilir.Dit komt bij andere schildpadden niet voor.
Bununla birlikte oyuncu istediğini yapabilmekte özgürdür.Hierin is de speler vrij en kan hij doen wat hij wil.
Bununla birlikte, bazıları bunu hayranlık duydu.Enkele zijn nog steeds te bewonderen.
Bununla birlikte daha düşük tahminler de yapılmış.Er zijn echter ook schattingen die veel lager uitkomen.
Bununla birlikte, 2009 yılına kadar ilk proje personellerini almaya başlamıştır.Het werk wacht anno 2009 nog op haar eerste publieke uitvoering.
Bununla birlikte, 4:3 çerçeve oranlı eski programlar yine 4:3 olarak gösterilmektedir.Oude programma's worden meestal nog in 4:3 uitgezonden.
Bununla birlikte bazı faktörler hastalığın ortaya çıkma riskini arttırabilir.Sommige geneesmiddelen kunnen het risico doen toenemen.
Bununla birlikte hepsini enstrümanlarla çalmaya başlarlar.Allen spelen ze op elektrische strijkinstrumenten.
Bununla birlikte, De Gaulle'ün siyasi zaferi kısa süreli olur.Maar de triomf van Hawkins is van korte duur.
Bununla birlikte Komsomol tarafından "Genç Korosu" şeklinde de söylenmiştir.In de volksmond werd de jeugdbeweging ook wel Komsomol genoemd.
Bununla birlikte o dönemde ABD, Mao'nun kuvvetlerinin önemini daha yeni kavramaya başlamış görünüyordu.Hierna begon Mao de invloed van de factie uit het leger te verminderen.
Bununla birlikte bunların bir çekirdek ve halkası olur.Het brengt Toet en Henkie echter wel op een idee.
Bununla birlikte, iki yıl sonra 1946'da ölmüştür.Hij overleed twee jaar later in 1996.
Bununla birlikte, çoğu sanayi hala devlet mülkiyetinde kaldı.De meeste werken bevinden zich nog in privébezit.
Bununla birlikte güçlü tarım, sanayi ve ticaret sektörleri bulunmaktadır.Daarnaast is er landbouw, veeteelt en een behoorlijk industriële en commerciële activiteit.
Bununla birlikte sadece Orta Avrupa ve Doğu Avrupa'da satışa sunuldu.Alleen in Midden- en Oost-Europa gingen de verkopen omhoog.
Bununla birlikte eklektizmden farklıdır.Verder verschilt hij qua habitatkeuze.
Bununla birlikte aynı adlı bir canlı aksiyon filmi 2017'de gösterime girdi.Een remake van de gelijknamige film was in 2017 te zien in de bioscoop.
Bununla birlikte, çifti sonunda ayrıldı.Uiteindelijk zijn ze toch uit elkaar gegaan.
Bununla birlikte Muhammed'in çevresindekilere kıyametin alametlerinin bir kısmından bahsetmiş bulunmaktadır.Israëls profeten had ze voor een goed deel laten doden.
Bununla birlikte, bölgesel farklılık 1933'te yapılan referandumdakiyle aynıydı.De plot kwam wel overeen met de versie uit 1932.
Bununla birlikte, Kasım 2016'dan itibaren gerçekleşmedi.In november 2016 is de constructie nog steeds niet begonnen.
Bununla birlikte Toplam ısı yükünü etkileyen diğer faktörleri de göz önünde bulundurmamız gerekmektedir.Het is belangrijk om alle factoren die van invloed kunnen zijn op de klachten in kaart te brengen.
Bununla birlikte, hiperürisemi derecesine bağlı olarak risk değişiklik gösterir.Het risico varieert echter, afhankelijk van de mate van hyperurikemie.
Bununla birlikte, gezegenin merkezi yaklaşık 5000 °C kadar sıcaktır.Deze planeet kent temperaturen rond de 1500 graden Celsius.
Bununla birlikte, Türkçe çoğunluk dili hâlini almıştır.Hoewel de Nederlandstaligen er wel in de meerderheid waren.
Bununla birlikte, modern standartlara göre çıktı büyük değildi.Deze was naar hedendaagse maatstaven niet bijster comfortabel.
Bununla birlikte, Güney Kore ekonomisi 11 Eylül saldırılarından etkilenmiştir.De economie van Virignia leed erg als gevolg van de aanslagen van 11 september 2001.
Bununla birlikte hadisin senedinde bulunan Sâlih b.De B-kant werd gevormd door (opnieuw) How Dare You.
Bununla birlikte Sakarya ili ile aynı tarihe sahip olduğu anılmaktadır.Daar ontdekt hij dat Carl hetzelfde idee heeft.
Bununla birlikte, her iki çikolata markası da yine de Barry Callebaut şemsiyesi altında varlığını sürdürüyor.Als chocoladeproducent bestaat het bedrijf nog steeds onder de naam Barry Callebaut.
Bununla birlikte nüfus alana eşitsiz dağılmıştır.De bevolking is ongelijkmatig over het land verdeeld.
Bununla birlikte, 2013'te toplam maliyetin 5 milyar dolara yaklaştığı tahmin edilmektedir.In 2003 werd de totale investering geraamd op zo’n $ 5 miljard.
Bununla birlikte 2014 yıllı içinde bölgesel yayınlar yapılmamıştır.Er is anno 2014 nog geen commerciële uitgave van verschenen.
Bununla birlikte, ČSSR'deki durumu "karşı devrim" olarak ifade etmiştir.Verzet tegen deze kerk gold als contrarevolutionair.
Bununla birlikte, Windows Mobile 6.5'e yükseltilebilir.Een upgrade naar Windows Mobile 6.5 is mogelijk.
Bununla birlikte, kumaş genellikle vulva'yı kapladığı alanda daha kalındır. ^ terlikDe meeste DAFs hadden vreemd genoeg wel de voor Volvo zo kenmerkende schuine streep over de grill.
Bununla birlikte trompetin bazı frekansları sürdinde soğurulur.De lenzen bevroren soms in de camera's.
Bununla birlikte, şarkı Portekiz'de popüler olduğu kanıtlandı.De reeks is dan ook redelijk populair in Australië.
Bununla birlikte, Herakleios, bir dizi manevra ile kuşatmayı önledi.Toch wist Delwaide zich met een verzetsaureool te omgeven.
Bununla birlikte, ülke doğal kaynaklar açısından zengindir.De provincie is rijk aan natuurlijke hulpbronnen.
Bununla birlikte tarım da yapılır.Daarnaast werd er landbouw bedreven.
Bununla birlikte, sevkiyat tam anlamıyla bir fiyasko oldu.Wat er precies gebeurde is in nevelen gehuld.