"Bundan böyle" dedim.And I have said: Seek pardon of your Lord.
Bundan böyle artık geride kalanlarla beraber oturup kalın."So sit still, with the useless.
Bundan böyle sizden sabreden yüz kişi olsa, iki yüz(kafir)i yenerler.So if there are from you one hundred [who are] steadfast, they will overcome two hundred.
Bundan böyle Rabbimiz'e hiç kimseyi ortak koşmayacağız."And we will never associate with our Lord anyone.
Bu ülkelerin vatandaşları bundan böyle bölge içinde pasaportsuz seyahat keyfini yaşayabilecekler.Their citizens will now enjoy passport-free travel within the zone.
Yalnızca %3 oy alan parti bundan böyle temsilcisiz kalabilir.It got only 3% of the vote and may no longer be represented.
Ülkelerini birleştirme umudu bundan böyle, kendi ellerinde bulunuyor," dedi.The prospects for the reunification of their country now rest primarily in their hands," Annan said.
Bundan böyle bölgede doğal olarak daha fazla büyüme görülecektir.Further growth in the region will henceforth arise organically.
Polt, bundan böyle 23 Haziran'ın iki ordu arası ilişkilerde özel bir gün olacağını söyledi.From now on, 23 June will be a special day in relations between the two militaries, Polt said.
Yunanistan'da tıbbi hatalar bundan böyle daha sıkı incelenecekMedical malpractice comes under increased scrutiny in Greece
Tito'lu hediyelik eşyalar üretmek isteyenler bundan böyle aileden izin almak zorunda kalacak.Those seeking to produce Tito souvenirs now need to obtain permission from the family.
Bundan böyle ise Ptolemaios Mısırlı denizciler yolculuğun tamamını kendileri yapmaya başladılar.Henceforth sailors from Ptolemaic Egypt began to make the full journey themselves.
Bundan böyle, büyük ve küçük ayılar olan Ursa Major ve Ursa Minor olarak anıldılar.They are now referred to as Ursa Major and Ursa Minor, the big and little bears.
Ulusal Koalisyona bundan böyle zirvede Şam'ın koltuğu verildi.The National Coalition was henceforth granted Damascus' seat at the summit.
"Şirketimiz bundan böyle daha çok kâr elde edecek çünkü yeni bir yapılanmaya gidiyoruz.""The department will become more profitable because it has been reorganized."
Bundan böyle toplum, çabalarını Osmanlı egemenliğinden kurtulmaya adadı.Henceforth the society dedicated its efforts to liberation from Ottoman domination.
Antoine bundan böyle onun berber salonunda oturmakta ve eşi Mathilde'yi izlemektedir.Antoine genügt es, im Salon zu sitzen und seine Frau Mathilde zu beobachten.
(Bundan böyle namazda) yüzünü Mescid-i Haram tarafına çevir.Lasse ab vom Reichtum und suche statt dessen nach dem, das atmet.
Bundan böyle her türlü radikal fikir ticari düşüncelerle yumuşatıldı."Dabei bewegten sich die „hochdramatischen Songs … gänzlich unabhängig von kommerziellem Denken und Kalkül“.
Bundan böyle ülkelerde zeka potansiyelinin değerlendirilmediği sonucuna ulaşmıştı.Er schloss daraus, dass in solchen Ländern potentielle Intelligenzressourcen ungenutzt blieben.
Bıçaklama olayları bundan böyle devam etti .Die Teufarbeiten wurden weiter fortgeführt.
Bundan böyle kardeşler Argos hükümdarlığını paylaşırlar.Die beiden Brüder werden daraufhin gemeinsam Könige von Norwegen.
Bundan böyle daha çok çalışacağım.Dorénavant je travaillerai plus dur.
Deneylerinden birinde doktor Woyzeck'e bundan böyle sadece bezelye yemesi gerektiğini söyler.Per un esperimento, il dottore comanda a Woyzeck di non mangiare nient'altro che piselli per un lungo periodo.
Yapımevi bundan böyle bilezik-saat yapımına odaklanır .L'anno seguente l'azienda decide di dedicarsi alla produzione di orologi da polso.
Ve bundan böyle sadece Radyo veya Apple Müzik Radyo ismini aldı.Apple Music venne successivamente rinominato Radio o Apple Music Radio.
Ben varken sen de bundan böyle "Küçük Ağa olarak anılacaksın."Di qui allora l'invito a «Pensare piccolo».
Bıçaklama olayları bundan böyle devam etti .Le attività del memoriale continuarono da allora.
II. Tahmasb’ı bundan böyle kendisine bağlılıktan ayrılmayacağına dair güvence vermeye mecbur etti.Ma proprio De Palma ci ha insegnato a non prenderlo sul serio".
Bundan böyle ülkenin bütün iç ve dış işlerinde yüksek otorite kullanılacaktır.Мы должны и в дальнейшем осуществлять верховную власть во всех внутренних и внешних делах страны.
Ona sihirli yeteneklerini korumak için "bundan böyle lâl olması" gerektiğini söyledi.Спасла своими чарами то, что неспособна была сохранить своим мужеством.
Aramızda Bundan Böyle 09.До встречи 09.
Yapımevi bundan böyle bilezik-saat yapımına odaklanır .С тех пор мануфактура занимается производством наручных часов.
Bu tür görüşler bundan böyle General Georg Thomas'a iletildi.Некоторые из этих мер предлагались в своё время генералом Томасом Гейджем.
Bundan böyle kardeşler Argos hükümdarlığını paylaşırlar.Seus meio-irmãos conspiravam com o rei de Aragão.
(Bundan böyle), yüzünü Mescid-i Haram yönüne çevir.Maak de rug lang en buig vanuit de heupen (niet vanuit de taille).
Boğazdan geçecek gemiler bundan böyle geçiş parası ödemek zorundaydı.Schepen die doorvaart wilden moesten eerst tol betalen.
Bundan böyle, Çağatay Hanı'nın bendesi olacaktı.Het zou vanaf nu zetel van de hertogen zijn.
Bundan böyle işler Chris için işten çok kişisel bir hal alır.Chris heeft ondertussen te maken met familieproblemen.
Yapımevi bundan böyle bilezik-saat yapımına odaklanır .Obecnie cała produkcja koncentruje się na wytwarzaniu zegarków mechanicznych.
Burada bundan böyle kendini esas adaması gerekenler hayatta kalmış olanlardır.Pozostawione samym sobie będą to bardzo mocno przeżywać.
Bundan böyle işler Chris için işten çok kişisel bir hal alır.Det visar sig även att Chris har personliga skäl att resa till Afrika.
Bıçaklama olayları bundan böyle devam etti .Cupframgångarna fortsatte dock.
Yapımevi bundan böyle bilezik-saat yapımına odaklanır .Відтоді мануфактура займається виробництвом наручних годинників. .
Bu tür görüşler bundan böyle General Georg Thomas'a iletildi.На даний час цю посаду обіймає генерал-майор Джері Томас.
Aramızda Bundan Böyle 09.Буде час 09.
Yapımevi bundan böyle bilezik-saat yapımına odaklanır .Od této chvíle se manufaktura zaměřila na výrobu náramkových hodinek.
Ben varken sen de bundan böyle "Küçük Ağa olarak anılacaksın."Každopádně od té doby zůstaly mé vlasy, jaké jsou."
Bıçaklama olayları bundan böyle devam etti .Po této epizodě obléhání pokračovalo.
Yapımevi bundan böyle bilezik-saat yapımına odaklanır .Manufactura se consacră, începând din acel moment, ceasurilor cu brățară..
Bıçaklama olayları bundan böyle devam etti .Astfel de incidente implicând înjunghieri au continuat.
Bundan böyle, Çağatay Hanı'nın bendesi olacaktı.Ea va trăi de acum încolo conform regulii dominicane..
Bıçaklama olayları bundan böyle devam etti .A napórás adatgyűjtést azóta is folytatja.
Bundan böyle kardeşler Argos hükümdarlığını paylaşırlar.Kaupunkia hallitsivat Argoksen kuninkaat.
Bıçaklama olayları bundan böyle devam etti .Με την πάροδο των χρονών αυτή η χρήση των φτυαριών συνεχιζόταν.
Aramızda Bundan Böyle 09.Άργιλος 9.
Bıçaklama olayları bundan böyle devam etti .Edelweisspiraten forsøgte af fortsætte.
(Bundan böyle namazda) yüzünü Mescid-i Haram tarafına çevir.Maka pergilah dia dan bertemu dengan bendahara negeri itu.
Yapımevi bundan böyle bilezik-saat yapımına odaklanır .Sejak saat itu, pabrik tersebut memusatkan kegiatannya pada pembuatan jam tangan..
Yapımevi bundan böyle bilezik-saat yapımına odaklanır .Xưởng chế tạo kể từ đó bắt đầu tập trung vào việc sản xuất đồng hồ đeo tay.