Empati ve saygı ile beraber, bu ekonomik bunalımın getirdiği bir sürü umut verici şeyler görüyoruz.Tak więc obserwujemy empatię i szacunek, wiele naprawdę obiecujących rzeczy narodziło się podczas tej recesji.
Empati ve saygı ile beraber, bu ekonomik bunalımın getirdiği bir sürü umut verici şeyler görüyoruz.ואנו רואים שלצד האמפתיה והכבוד, הרבה דברים מעוררי-תקווה נבעו מן המיתון הזה.
Empati ve saygı ile beraber, bu ekonomik bunalımın getirdiği bir sürü umut verici şeyler görüyoruz.لذا، فما نراه من تعاطف وإحترام والكثير من الأشياء التي تبعث الأمل قد جاءت نتيجة هذا الركود.
Empati ve saygı ile beraber, bu ekonomik bunalımın getirdiği bir sürü umut verici şeyler görüyoruz.不況から多くの希望が生まれました いくつか例をあげましょう
Eskiden böylesine fakir ve bunalımlı olan bu alana gelmeyi gerçekten istiyorlar.Realmente quieren venir a esta área que solía ser muy pobre y deprimido.
Eskiden böylesine fakir ve bunalımlı olan bu alana gelmeyi gerçekten istiyorlar.Sie wollen wirklich zu diesem Platz kommen, der zuvor eher karg und nicht schön war.
Eskiden böylesine fakir ve bunalımlı olan bu alana gelmeyi gerçekten istiyorlar.הם באמת רוצים להגיע לאזור זה, שהיה מאוד עלוב ומדכא.
Fakat bu, kurtulmaya çalıştığınız bunalımın ve baskının ağırlığını artırır.Pero se añade a la carga de la melancolía y la opresión de la que se quieren librar.
George bunalımdan bahsediyor.George ha hablado sobre melancolía.
Hayal bile edemezsiniz. Yargıç, onun Fransa'nın en bunalımlı insanı olduğunu söyledi. Hangi yargıç?Съдията каза, че там били най-депресираните хора във Франция.
Hayal bile edemezsiniz. Yargıç, onun Fransa'nın en bunalımlı insanı olduğunu söyledi.Судья сказал мне, что там каждый третий страдает депрессией.
Hemşire Sam' in haklı olduğunun farkına vardım. Bunalıma girdim.הבנתי שהאחות סאם צדקה.
İlk olarak, Emma'ya kimlik bunalımı geçirdiğini unutmasını ve kimliği için sermaye yaratmasını söyledim.Điều đầu tiên, tôi nói với Emma rằng hãy quên sự khủng hoảng về nhân dạng đi và đầu tư cho nhân cách.
İlk olarak, Emma'ya kimlik bunalımı geçirdiğini unutmasını ve kimliği için sermaye yaratmasını söyledim.Först sa jag till Emma att glömma identitetskrisen och skaffa sig lite identitetskapital.
İlk olarak, Emma'ya kimlik bunalımı geçirdiğini unutmasını ve kimliği için sermaye yaratmasını söyledim.첫째, 전 에마에게 정체성 혼란 같은 건 잊고, 정체성 자본(Identity Capital)을 만들라고 조언했습니다.
İlk olarak, Emma'ya kimlik bunalımı geçirdiğini unutmasını ve kimliği için sermaye yaratmasını söyledim.Innanzitutto, le dissi di scordarsi di avere una crisi di identità e di investire nella sua identità.
İlk olarak, Emma'ya kimlik bunalımı geçirdiğini unutmasını ve kimliği için sermaye yaratmasını söyledim.Întâi, i-am spus Emmei să uite de criza de identitate și să-și investească un capital de identitate.
İlk olarak, Emma'ya kimlik bunalımı geçirdiğini unutmasını ve kimliği için sermaye yaratmasını söyledim.Najprej sem ji rekla, naj pozabi na krizo identitete in si raje pridobi nekaj identitetnega kapitala.
İlk olarak, Emma'ya kimlik bunalımı geçirdiğini unutmasını ve kimliği için sermaye yaratmasını söyledim.Nejprve jsme Emmě řekla, ať zapomene na krizi identity a získá nějaký kapitál identity.
İlk olarak, Emma'ya kimlik bunalımı geçirdiğini unutmasını ve kimliği için sermaye yaratmasını söyledim.Po pierwsze, żeby zapomniała o kryzysie tożsamości, a zdobyła kapitał tożsamości.
İlk olarak, Emma'ya kimlik bunalımı geçirdiğini unutmasını ve kimliği için sermaye yaratmasını söyledim.Po prvé, povedala som jej, aby zabudla na nejakú krízu osobnosti, a získala osobnostný kapitál.
İlk olarak, Emma'ya kimlik bunalımı geçirdiğini unutmasını ve kimliği için sermaye yaratmasını söyledim.Primero, le dije a Emma que se olvidara de esa crisis de identidad y consiguiera capital de identidad.
İlk olarak, Emma'ya kimlik bunalımı geçirdiğini unutmasını ve kimliği için sermaye yaratmasını söyledim.Tout d'abord, j'ai dit à Emma d'oublier sa crise d'identité mais d'avoir un capital d'identité.
İlk olarak, Emma'ya kimlik bunalımı geçirdiğini unutmasını ve kimliği için sermaye yaratmasını söyledim.Πρώτον, είπα στην Έμμα να ξεχάσει την κρίση ταυτότητας και να αποκτήσει κεφάλαιο ταυτότητας.
İlk olarak, Emma'ya kimlik bunalımı geçirdiğini unutmasını ve kimliği için sermaye yaratmasını söyledim.Во-первых, я посоветовала Эмме забыть о кризисе личности и поработать над своим личностным капиталом.
İlk olarak, Emma'ya kimlik bunalımı geçirdiğini unutmasını ve kimliği için sermaye yaratmasını söyledim.По-перше, я сказала Еммі забути про кризу особистості і набути трохи капіталу особистості.
İlk olarak, Emma'ya kimlik bunalımı geçirdiğini unutmasını ve kimliği için sermaye yaratmasını söyledim.Първо, казах на Ема да забрави за идеята, че има криза на личността и да се сдобие с капитал на личността.
İlk olarak, Emma'ya kimlik bunalımı geçirdiğini unutmasını ve kimliği için sermaye yaratmasını söyledim.ראשית, אמרתי לאמה לשכוח ממשבר האישיות ולהשיג קצת הון זהותי.
İlk olarak, Emma'ya kimlik bunalımı geçirdiğini unutmasını ve kimliği için sermaye yaratmasını söyledim.أولاً، قلت لإيما أن تنسى أنها تعاني من كارثة متعلقة بهويتها و أن تحصل على رصيد متعلق بالهوية.
İlk olarak, Emma'ya kimlik bunalımı geçirdiğini unutmasını ve kimliği için sermaye yaratmasını söyledim.何かアイデンティティ・キャピタルを築く よう伝えました 「アイデンティティ・キャピタルを築く」 とは
Milenyum sonrası orta yaş bunalımı kırmızı bir spor araba almak değildir.Az ezredforduló utáni kapuzárási pánik nem egy piros sportkocsi megvételéről szól már.
Milenyum sonrası orta yaş bunalımı kırmızı bir spor araba almak değildir.Criza vârstei mijlocii a mileniului nu e să-ți cumperi o mașină sport roșie.
Milenyum sonrası orta yaş bunalımı kırmızı bir spor araba almak değildir.De post-millennium midlifecrisis koopt je geen rode sportwagen.
Milenyum sonrası orta yaş bunalımı kırmızı bir spor araba almak değildir.Die Post-Milleniums-Midlife-Krise bedeutet nicht, sich einen roten Sportwagen zu kaufen.
Milenyum sonrası orta yaş bunalımı kırmızı bir spor araba almak değildir.새천년 중년의 위기는 철없이 빨간 스포츠카를 사는 것 따위가 아닙니다.
Milenyum sonrası orta yaş bunalımı kırmızı bir spor araba almak değildir.Kriza srednjih let v novem tisočletju ni kupovanje rdečega športnega avtomobila.
Milenyum sonrası orta yaş bunalımı kırmızı bir spor araba almak değildir.Kríza stredného veku v novom tisícročí neznamená, že si nemôžeš kúpiť rýchle červené auto.
Milenyum sonrası orta yaş bunalımı kırmızı bir spor araba almak değildir.Krize středního věku v novém tisíciletí není v tom, že si koupíte červeného sporťáka.
Milenyum sonrası orta yaş bunalımı kırmızı bir spor araba almak değildir.Kryzys wieku średniego po 2000 r. nie prowadzi już zakupu czerwonego sportowego auta.
Milenyum sonrası orta yaş bunalımı kırmızı bir spor araba almak değildir.La crise de la quarantaine post-millénaire ne consiste pas à acheter une voiture de sport rouge.
Milenyum sonrası orta yaş bunalımı kırmızı bir spor araba almak değildir.La crisi di mezz'età del secondo millennio non è comprare una macchina sportiva rossa.
Milenyum sonrası orta yaş bunalımı kırmızı bir spor araba almak değildir.La crisis de la mediana edad post-milenio no se trata de comprar autos deportivos rojos.
Milenyum sonrası orta yaş bunalımı kırmızı bir spor araba almak değildir.Midtvejskrisen for børn fra 80'erne og frem er ikke at købe en rød sportsvogn.
Milenyum sonrası orta yaş bunalımı kırmızı bir spor araba almak değildir.Tvåtusentalets medelålderskris är inte att köpa en röd sportbil.
Milenyum sonrası orta yaş bunalımı kırmızı bir spor araba almak değildir.Η κρίση της μέσης ηλικίας πριν τη χιλιετία δεν είναι να αγοράζεις κόκκινο αγωνιστικό αμάξι.
Milenyum sonrası orta yaş bunalımı kırmızı bir spor araba almak değildir.В новом тысячелетии кризис среднего возраста проходит без покупок красных спортивных машин.
Milenyum sonrası orta yaş bunalımı kırmızı bir spor araba almak değildir.Криза середнього віку епохи 2000-х - це не покупка червоної спортивної машини.
Milenyum sonrası orta yaş bunalımı kırmızı bir spor araba almak değildir.Кризата на средната възраст в третото хилядолетие не е купуване на червена спортна кола.
Milenyum sonrası orta yaş bunalımı kırmızı bir spor araba almak değildir.משבר אמצע החיים שלאחר המילניום זה לא לקנות מכונית ספורט אדומה.
Milenyum sonrası orta yaş bunalımı kırmızı bir spor araba almak değildir.إن كارثة منتصف العمر بعد الألفية الثانية ليست في شراء سيارة رياضية حمراء.
Milenyum sonrası orta yaş bunalımı kırmızı bir spor araba almak değildir.真っ赤なスポーツカーを 買う形では現れず 望むキャリアを歩めないということや
Ne büyük bir facia! ve şimdi 1920'li ve 30'lu yıllarda hızlanalım ve Büyük Bunalım'a rağmen,속도를 약간 줄여 보겠습니다. 대재앙이네요! 1920년대와 1930년대는 좀 빨리 지나가겠습니다. 대공황에도 불구하고
Ne büyük bir facia! ve şimdi 1920'li ve 30'lu yıllarda hızlanalım ve Büyük Bunalım'a rağmen,Che catastrofe! E adesso accelero attraverso gli anni del 1920 e del 1930.
Ne büyük bir facia! ve şimdi 1920'li ve 30'lu yıllarda hızlanalım ve Büyük Bunalım'a rağmen,Đúng là một thảm họa ! Và bây giờ tôi nhanh dần lên qua các năm 1920 và 1930
Ne büyük bir facia! ve şimdi 1920'li ve 30'lu yıllarda hızlanalım ve Büyük Bunalım'a rağmen,Hvilken katastrofe! Og nu sætter jeg farten op igen gennem 1920'erne og 30'erne.
Ne büyük bir facia! ve şimdi 1920'li ve 30'lu yıllarda hızlanalım ve Büyük Bunalım'a rağmen,Kakšna katastrofa! In sedaj bom pospešil skozi 20. in 30. leta.
Ne büyük bir facia! ve şimdi 1920'li ve 30'lu yıllarda hızlanalım ve Büyük Bunalım'a rağmen,Que catástrofe! E agora acelero pelos anos 20 e 30.
Ne büyük bir facia! ve şimdi 1920'li ve 30'lu yıllarda hızlanalım ve Büyük Bunalım'a rağmen,¡Qué catástrofe! Y ahora acelero en las décadas de 1920 y 1930. Y, a pesar de la Gran Depresión,
Ne büyük bir facia! ve şimdi 1920'li ve 30'lu yıllarda hızlanalım ve Büyük Bunalım'a rağmen,Világháború és a spanyolnátha. Micsoda katasztrófa! Gyorsuljunk egy kicsit a '20-as és '30-as években.
Ne büyük bir facia! ve şimdi 1920'li ve 30'lu yıllarda hızlanalım ve Büyük Bunalım'a rağmen,Vilken katastrof! Och nu ökar vi takten genom 1920- och 30-talen.