Büyük Ekonomi Bunalımı bu eksponansiyel gelişime ufak bir çentik bile atamamış.Η Μεγάλη Οικονομική Ύφεση ('29-'31 ΗΠΑ) δεν έκανε ούτε μία γρατζουνιά σε αυτή την εκθετική πρόοδο.
Büyük Ekonomi Bunalımı bu eksponansiyel gelişime ufak bir çentik bile atamamış.Великая депрессия никак не смогла повлиять на этот экспоненциальный рост.
Büyük Ekonomi Bunalımı bu eksponansiyel gelişime ufak bir çentik bile atamamış.Голямата Депресия не успя дори малко да забави експонентното развитие.
Büyük Ekonomi Bunalımı bu eksponansiyel gelişime ufak bir çentik bile atamamış."המיתון הגדול" לא גרם אפילו לקמט קל בגידול האקספוננציאלי הזה.
Büyük Ekonomi Bunalımı bu eksponansiyel gelişime ufak bir çentik bile atamamış.الكساد الكبير لم يخدش هذا التقدم الأسي
Büyük Ekonomi Bunalımı bu eksponansiyel gelişime ufak bir çentik bile atamamış.最近の景気の悪化も、同じことがおこるでしょう
Bu yüzden bunalıma düştüm, Yüreğim perişan.(142:4) и уныл во мне дух мой, онемело во мне сердце мое.
Bu yüzden bunalıma düştüm, Yüreğim perişan.Aku sudah patah semangat, hatiku sangat kebingungan
Bu yüzden bunalıma düştüm, Yüreğim perişan.Ånden hensygner i mig, mit Hjerte stivner i Brystet.
Bu yüzden bunalıma düştüm, Yüreğim perişan.Elcsügged bennem a lelkem, felháborodik bennem a szívem!
Bu yüzden bunalıma düştüm, Yüreğim perişan.Ik weet mij geen raad meer en ben zo verschrikkelijk bang.
Bu yüzden bunalıma düştüm, Yüreğim perişan.Îmi este mîhnit duhul în mine, îmi este turburată inima în lăuntrul meu.
Bu yüzden bunalıma düştüm, Yüreğim perişan.In duh moj v meni omaguje, srce mi je otrpnilo v notranjščini moji.
Bu yüzden bunalıma düştüm, Yüreğim perişan.In me languisce il mio spirito, si agghiaccia il mio cuore
Bu yüzden bunalıma düştüm, Yüreğim perişan.I ściśniony jest we mnie duch mój, a we wnętrznościach moich niszczeje serce moje.
Bu yüzden bunalıma düştüm, Yüreğim perişan.그러므로 내 심령이 속에서 상하며 내 마음이 속에서 참담하니이다
Bu yüzden bunalıma düştüm, Yüreğim perişan.Mi espíritu desmaya dentro de mí; mi corazón queda asombrado
Bu yüzden bunalıma düştüm, Yüreğim perişan.Minun henkeni nääntyy minussa, sydäntäni kouristaa minun rinnassani.
Bu yüzden bunalıma düştüm, Yüreğim perişan.môj duch nyje vo mne, a moje srdce hynie v mojom vnútri.
Bu yüzden bunalıma düştüm, Yüreğim perişan.Mon esprit est abattu au dedans de moi, Mon coeur est troublé dans mon sein.
Bu yüzden bunalıma düştüm, Yüreğim perişan.Och min ande försmäktar i mig, mitt hjärta är stelnat i mitt bröst.
Bu yüzden bunalıma düştüm, Yüreğim perişan.Og min ånd er vansmektet i mig, mitt hjerte er forferdet inneni mig.
Bu yüzden bunalıma düştüm, Yüreğim perişan.Pelo que dentro de mim esmorece o meu espírito, e em mim está desolado o meu coração.
Bu yüzden bunalıma düştüm, Yüreğim perişan.Tak že se svírá úzkostmi duch můj ve mně, u vnitřnosti mé hyne srdce mé.
Bu yüzden bunalıma düştüm, Yüreğim perişan.Und mein Geist ist in mir geängstet; mein Herz ist mir in meinem Leibe verzehrt.
Bu yüzden bunalıma düştüm, Yüreğim perişan.Vì vậy, thần linh tôi nao sờn, Tấm lòng sầu não trong mình tôi.
Bu yüzden bunalıma düştüm, Yüreğim perişan.Vì_vậy , thần_linh tôi nao sờn , Tấm_lòng sầu_não trong mình tôi .
Bu yüzden bunalıma düştüm, Yüreğim perişan.Δια τουτο το πνευμα μου ειναι κατατεθλιμμενον εν εμοι, και η καρδια μου τεταραγμενη εντος μου.
Bu yüzden bunalıma düştüm, Yüreğim perişan.Защото духът ми до ден изнемогва в мене, Сърцето ми е съвсем усамотено.
Bu yüzden bunalıma düştüm, Yüreğim perişan.ותתעטף עלי רוחי בתוכי ישתומם לבי׃
Bu yüzden bunalıma düştüm, Yüreğim perişan.اعيت فيّ روحي. تحيّر في داخلي قلبي.
Bu yüzden bunalıma düştüm, Yüreğim perişan.所 以 我 的 靈 在 我 裡 面 發 昏 . 我 的 心 在 我 裡 面 悽 慘
Bu yüzden bunalıma düştüm, Yüreğim perişan.所以 我 的 靈在 我 裡面 發昏 . 我 的 心 在 我 裡面 悽慘
Dalganın üstünde sörf yaparken, coşkunsunuzdur. Dolayısıyla coşkudan bunalıma geçersiniz, derinlik yoktur.Así se pasa de euforia a depresión y no hay profundidad.
Dalganın üstünde sörf yaparken, coşkunsunuzdur. Dolayısıyla coşkudan bunalıma geçersiniz, derinlik yoktur.Přecházíte mezi povznesením a depresí, není tam žádná hloubka.
Dolayısıyla coşkudan bunalıma geçersiniz, derinlik yoktur.Aşa că treci direct de la extaz la depresie; nu există adâncime.
Dolayısıyla coşkudan bunalıma geçersiniz, derinlik yoktur.Così vai dall'entusiasmo alla depressione, non c'è profondità.
Dolayısıyla coşkudan bunalıma geçersiniz, derinlik yoktur.Donc de l'ivresse aux bas fonds, rien, aucune profondeur.
Dolayısıyla coşkudan bunalıma geçersiniz, derinlik yoktur.Dus je gaat van verrukking naar depressie, er is geen diepte.
Dolayısıyla coşkudan bunalıma geçersiniz, derinlik yoktur.Então, passamos do êxtase à depressão, não há qualquer profundidade.
Dolayısıyla coşkudan bunalıma geçersiniz, derinlik yoktur.Jadi dari gembira ke depresi, tidak ada perbedaan.
Dolayısıyla coşkudan bunalıma geçersiniz, derinlik yoktur.들뜸과 침울함 사이를 오갈 뿐, 깊이라고는 없죠.
Dolayısıyla coşkudan bunalıma geçersiniz, derinlik yoktur.Så du går från upprymdhet till missmod, det är inget djup.
Dolayısıyla coşkudan bunalıma geçersiniz, derinlik yoktur.Sie gehen also von Euphorie zu Depression, es gibt keine Tiefe.
Dolayısıyla coşkudan bunalıma geçersiniz, derinlik yoktur.Siirtyy ekstaasista alakuloon, syvyys puuttuu.
Dolayısıyla coşkudan bunalıma geçersiniz, derinlik yoktur.Takže idete z povznesenia do depresie - neexistuje žiadna hĺbka.
Dolayısıyla coşkudan bunalıma geçersiniz, derinlik yoktur.Tehát az emelkedettségből a depresszióba esünk, nincs mélység.
Dolayısıyla coşkudan bunalıma geçersiniz, derinlik yoktur.Vì vậy, bạn đi từ hứng khởi đến phiền muộn, không có chiều sâu.
Dolayısıyla coşkudan bunalıma geçersiniz, derinlik yoktur.W przejściu z euforii do depresji nie ma głębi.
Dolayısıyla coşkudan bunalıma geçersiniz, derinlik yoktur.Οπότε πηγαίνεις από την χαρά στην κατάθλιψη.
Dolayısıyla coşkudan bunalıma geçersiniz, derinlik yoktur.Значит, при переходе от восторга к падению нет глубины.
Dolayısıyla coşkudan bunalıma geçersiniz, derinlik yoktur.І ви проходите шлях від піднесення до пригнічення - в цьому немає глибини.
Dolayısıyla coşkudan bunalıma geçersiniz, derinlik yoktur.Минавате от ликуване в депресия, няма дълпочина.
Dolayısıyla coşkudan bunalıma geçersiniz, derinlik yoktur.אז אתה נע בין רוממות לדיכאון, אין שום עומק.
Dolayısıyla coşkudan bunalıma geçersiniz, derinlik yoktur.لذا فأنتم تذهبون من الفرحة إلى الإكتئاب , لا يوجد عمق فى المشاعر .
Dolayısıyla coşkudan bunalıma geçersiniz, derinlik yoktur.外洋をごらんなさい そこには鏡のように美しく穏やかな海があるかもしれません
Empati ve saygı ile beraber, bu ekonomik bunalımın getirdiği bir sürü umut verici şeyler görüyoruz.Deci, ceea ce vedem cu empatie si respect, multe lucruri incurajatoare care au rezultat din aceasta recesiune.
Empati ve saygı ile beraber, bu ekonomik bunalımın getirdiği bir sürü umut verici şeyler görüyoruz.Dus, wat we zien bij empathie en respect, is dat veel hoopgevende dingen uit deze recessie zijn gekomen.
Empati ve saygı ile beraber, bu ekonomik bunalımın getirdiği bir sürü umut verici şeyler görüyoruz.그래서 우리가 이 공감과 존중을 가지고 보게 되는 것은, 이 불황으로 부터 유래된 많은 수의 정말 희망적인 것들입니다.
Empati ve saygı ile beraber, bu ekonomik bunalımın getirdiği bir sürü umut verici şeyler görüyoruz.Por tanto, vemos con empatía y respeto muchos elementos prometedores originados por esta recesión.