Ne büyük bir facia! ve şimdi 1920'li ve 30'lu yıllarda hızlanalım ve Büyük Bunalım'a rağmen,Was für eine Katastrophe. Jetzt beschleunigen wir durch die 1920er und 30er.
Ne büyük bir facia! ve şimdi 1920'li ve 30'lu yıllarda hızlanalım ve Büyük Bunalım'a rağmen,Wat een ramp! We gaan wat sneller door de jaren 20 en 30 heen.
Ne büyük bir facia! ve şimdi 1920'li ve 30'lu yıllarda hızlanalım ve Büyük Bunalım'a rağmen,Τι καταστροφή! Τώρα επιταχύνω μέσα από τις δεκαετίες του 20 και του 30.
Ne büyük bir facia! ve şimdi 1920'li ve 30'lu yıllarda hızlanalım ve Büyük Bunalım'a rağmen,Першої Світової війни і епідемії "Іспанки". Це катастрофа! Зараз я швидко покажу зміни 1920-х і 1930-х років.
Ne büyük bir facia! ve şimdi 1920'li ve 30'lu yıllarda hızlanalım ve Büyük Bunalım'a rağmen,ומגפת השפעת הספרדית. איזו קטסטרופה! עכשיו אני מאיץ דרך שנות ה-20 וה-30. ולמרות המיתון הגדול,
Ne büyük bir facia! ve şimdi 1920'li ve 30'lu yıllarda hızlanalım ve Büyük Bunalım'a rağmen,そして1920年代と1930年代 世界大恐慌があったにも関わらず 西洋の国はどんどん先へ
O "Bunalıma gireceksin." dedi."Anda akan menjadi depresi."
O "Bunalıma gireceksin." dedi."Budeš mať depresie."
O "Bunalıma gireceksin." dedi."Cô sẽ rơi vào tình trạng chán nản, tuyệt vọng."
O "Bunalıma gireceksin." dedi."Depressziós leszel." - válaszolta.
O "Bunalıma gireceksin." dedi."Diventerai depressa".
O "Bunalıma gireceksin." dedi."Dostanete se do deprese."
O "Bunalıma gireceksin." dedi."Du bliver deprimeret."
O "Bunalıma gireceksin." dedi."Du wirst depressiv werden."
O "Bunalıma gireceksin." dedi."우울증이 있을수도 있어요" 라고 대답했어요.
O "Bunalıma gireceksin." dedi."Vais ficar deprimida."
O "Bunalıma gireceksin." dedi."Vas a deprimirte".
O "Bunalıma gireceksin." dedi."Vei fi deprimată."
O "Bunalıma gireceksin." dedi." Vous allez déprimer. "
O "Bunalıma gireceksin." dedi."Załamiesz się."
O "Bunalıma gireceksin." dedi.Zij: "Je zal depressief worden."
O "Bunalıma gireceksin." dedi."Θα πάθεις κατάθλιψη".
O "Bunalıma gireceksin." dedi."У тебя начнётся депрессия".
O "Bunalıma gireceksin." dedi."Ще изпаднеш в депресия."
O "Bunalıma gireceksin." dedi.ואני אמרתי, "מה?" והיא אמרה,
O "Bunalıma gireceksin." dedi."ستصابين بالاكتئاب."
O "Bunalıma gireceksin." dedi.「私はならないわ ジャニーン・マシンよ」
O da bunalımdaydı.ÉI también era depresivo.
O da bunalımdaydı.Er hatte auch Depressionen.
O da bunalımdaydı.Hij was ook depressief.
O da bunalımdaydı.Õ is depressziós volt. Ugyanaz.
O da bunalımdaydı.On byl taky v depresi.
O da bunalımdaydı.Şi el era deprimat.
O da bunalımdaydı.Ήταν καταθλιπτικός και αυτός.
O da bunalımdaydı.Он тоже страдал депрессией.
O da bunalımdaydı.Той също беше депресиран.
O olmaz! Yeni evli biri. Bunalımlı.Pero acaba de casarse, está deprimido.
Ordu silahları topluyor... ...ve bunalım bozulmadan kalıyor.Armáda shromažďuje zbraně a s depresí to ani nehne.
Ordu silahları topluyor... ...ve bunalım bozulmadan kalıyor.Armata strânge armele, şi deprimarea rămâne neatinsă.
Ordu silahları topluyor... ...ve bunalım bozulmadan kalıyor.Das Militär sammelt Waffen ein, und die wirtschaftliche Depression ist so wie zuvor.
Ordu silahları topluyor... ...ve bunalım bozulmadan kalıyor.I militari sequestrano le armi, ma la depressione rimane inalterata.
Ordu silahları topluyor... ...ve bunalım bozulmadan kalıyor.군에서는 무기를 모았는데요, 거기에는 우울함이 고스란히 묻어있었습니다.
Ordu silahları topluyor... ...ve bunalım bozulmadan kalıyor.Les militaires ramassent les armes, et l'état de dépression reste inchangé.
Ordu silahları topluyor... ...ve bunalım bozulmadan kalıyor.Los militares juntan armas y la depresión sigue intacta.
Ordu silahları topluyor... ...ve bunalım bozulmadan kalıyor.Militæret samler våben, og depression forbliver intakt.
Ordu silahları topluyor... ...ve bunalım bozulmadan kalıyor.Militairen verzamelen wapens, en de depressie blijft intact.
Ordu silahları topluyor... ...ve bunalım bozulmadan kalıyor.Militer mengumpulkan senjata, dan depresi masih tetap utuh.
Ordu silahları topluyor... ...ve bunalım bozulmadan kalıyor.Os militares recolhem armas e a depressão mantém-se intacta.
Ordu silahları topluyor... ...ve bunalım bozulmadan kalıyor.Trong khi quân đội sưu tầm vũ khí, và nỗi tuyệt vọng thì vẫn còn đó.
Ordu silahları topluyor... ...ve bunalım bozulmadan kalıyor.Wojsko zabiera broń, a depresja pozostaje nietknięta.
Ordu silahları topluyor... ...ve bunalım bozulmadan kalıyor.Военните събират оръжия, и депресията остава непроменена.
Ordu silahları topluyor... ...ve bunalım bozulmadan kalıyor.Военные отбирают оружие, но это не решает проблемы депрессии.
Ordu silahları topluyor... ...ve bunalım bozulmadan kalıyor.הצבא אוסף כלי נשק, אבל אף אחד לא מתייחס לדכאון.
Ordu silahları topluyor... ...ve bunalım bozulmadan kalıyor.وعن طريق جمع الاسلحة ولكن الاحباط مازال معشعشاً
Ordu silahları topluyor... ...ve bunalım bozulmadan kalıyor.しかし うつ病は放り出されたままです なぜでしょうか?
Saçlarını bu şekilde çevirmen beni bunalımdan alıyorLa manière dont tu fais bouger tes cheveux m'excite
Sanki hisleri "mutlu, mutlu, heyecanlı, kahretsin, sıkkın, sıkkın, bunalmış, bunalımda"dan ibaret.Czują się "szczęśliwi, szczęśliwi, podekscytowani, o cholera, sfrustrowani, przytłoczeni, w depresji."
Sanki hisleri "mutlu, mutlu, heyecanlı, kahretsin, sıkkın, sıkkın, bunalmış, bunalımda"dan ibaret.De exemplu se simt "fericit, fericit, entuziasmat, sau oribil, frustrat, frustrat, depăşit, deprimat."
Sanki hisleri "mutlu, mutlu, heyecanlı, kahretsin, sıkkın, sıkkın, bunalmış, bunalımda"dan ibaret.E' come se si sentissero "felici, felici, eccitati, oh merda, frustrati, frustrati,sopraffatti, depressi".
Sanki hisleri "mutlu, mutlu, heyecanlı, kahretsin, sıkkın, sıkkın, bunalmış, bunalımda"dan ibaret.Feliz, feliz, entusiasmado, merda, frustrado, frustrado, esgotado, deprimido.