İdam cezası karşıtları Teksas'taki oranların tarihteki en düşük seviye olması ile teselli buluyorlardı.Contestatarii ei se mândresc că susținerea pentru pedeapsa capitală în Texas e un la record minim.
İdam cezası karşıtları Teksas'taki oranların tarihteki en düşük seviye olması ile teselli buluyorlardı.Gegner der Todesstrafe sehen mit Erleichterung, dass die Todesstrafe in Texas so unbeliebt ist wie noch nie.
İdam cezası karşıtları Teksas'taki oranların tarihteki en düşük seviye olması ile teselli buluyorlardı.사형 반대론자들은 텍사스의 사형 지지율이 사상 최저라는 사실에 커다란 위안을 얻습니다.
İdam cezası karşıtları Teksas'taki oranların tarihteki en düşük seviye olması ile teselli buluyorlardı.Odpůrci trestu smrti se utěšují, že podpora trestu smrti je v Texasu na historickém minimu.
İdam cezası karşıtları Teksas'taki oranların tarihteki en düşük seviye olması ile teselli buluyorlardı.Przeciwników kary śmierci cieszy to, że w Teksasie poparcie dla niej jest teraz rekordowo niskie.
İdam cezası karşıtları Teksas'taki oranların tarihteki en düşük seviye olması ile teselli buluyorlardı.בעונש המוות. מתנגדי עונש המוות מוצאים נחמה בעובדה שהתמיכה בעונש המוות נמצאת בשפל של כל הזמנים.
İdam cezası karşıtları Teksas'taki oranların tarihteki en düşük seviye olması ile teselli buluyorlardı.死刑反対派は大いに喜んでいます 過去最低とはどういう意味かわかりますか?
Komik çünkü bu insanlar "miras kalan para"yı, "kazanılmış para"ya üstün buluyorlar.Et cest drôle de parler du nouveau argent, nouveau argent il n'est pas aussi bon que le vieil argent
Komik çünkü bu insanlar "miras kalan para"yı, "kazanılmış para"ya üstün buluyorlar.Και είναι φαιδρό, όταν μιλούν για "νέα" χρήματα σα να μην είναι τόσο καλά όσο τα "παλιά".
Ortada böyle ödüller var. Peki ne buluyorlar?Mereka melakukan tes ini, dan mereka memberikan insentif ini, dan inilah hasil yang mereka temukan:
Ortada böyle ödüller var. Peki ne buluyorlar?Провеждат теста с тези стимули и ето какво открили.
Öyle ki robotlar binanın özelliklerinin ne olduğunu buluyorlar.Depois o robô descobre quais são as características.
Öyle ki robotlar binanın özelliklerinin ne olduğunu buluyorlar.De robot zoekt uit wat de kenmerken zijn.
Öyle ki robotlar binanın özelliklerinin ne olduğunu buluyorlar.Dieser Roboter findet heraus, was diese Merkmale sind.
Öyle ki robotlar binanın özelliklerinin ne olduğunu buluyorlar.El robot descubre las características.
Öyle ki robotlar binanın özelliklerinin ne olduğunu buluyorlar. Harita oluşturuyorlar.После роботът разбира какви са отличителните предмети и изгражда картата.
Öyle ki robotlar binanın özelliklerinin ne olduğunu buluyorlar.그 로봇은 무슨 구조물들이 있는지를 알아냅니다.
Öyle ki robotlar binanın özelliklerinin ne olduğunu buluyorlar.Le robot détermine ensuite les caractéristiques.
Öyle ki robotlar binanın özelliklerinin ne olduğunu buluyorlar.Quindi il robot analizza le caratteristiche dell'ambiente.
Öyle ki robotlar binanın özelliklerinin ne olduğunu buluyorlar.Robot określa cechy budynku.
Öyle ki robotlar binanın özelliklerinin ne olduğunu buluyorlar.Robot pak zjistí, jaké prvky tu jsou.
Öyle ki robotlar binanın özelliklerinin ne olduğunu buluyorlar.Robotul calculează caracteristicile.
Öyle ki robotlar binanın özelliklerinin ne olduğunu buluyorlar.Takže robot si zistí, aké sú črty.
Öyle ki robotlar binanın özelliklerinin ne olduğunu buluyorlar.Tehát a robot maga határozza meg az objektumokat.
Öyle ki robotlar binanın özelliklerinin ne olduğunu buluyorlar.Έτσι, το ρομπότ βρίσκει ποια χαρακτηριστικά υπάρχουν.
Öyle ki robotlar binanın özelliklerinin ne olduğunu buluyorlar.Робот определяет объекты вокруг.
Öyle ki robotlar binanın özelliklerinin ne olduğunu buluyorlar.Таким чином, робот визначає окремі деталі.
Öyle ki robotlar binanın özelliklerinin ne olduğunu buluyorlar.אחר-כך הרובוט מחשב מהם המאפיינים האלה.
Öyle ki robotlar binanın özelliklerinin ne olduğunu buluyorlar.ومن ثم يحدد الروبوت ما هي المعالم.
Öyle ki robotlar binanın özelliklerinin ne olduğunu buluyorlar.地図を作成します
PROGRAMCILAR SUÇLANMAYACAKLARI BİR YAZILIM YAZMAYI ESKİYE GÖRE DAHA ZOR BULUYORLARI PROGRAMMATORI TROVANO DIFFICOLTA' CRESCENTI NELLO SCRIVERE PROGRAMMI PER CUI NON VENGANO CITATI IN GIUDIZIO
Sahip oldukları mevcut sorunlara çözüm buluyorlardı.Ei răspundeau unor nevoi imediate.
Sahip oldukları mevcut sorunlara çözüm buluyorlardı.Ellos estaban respondiendo a lo que les preocupaba en ese momento.
Sahip oldukları mevcut sorunlara çözüm buluyorlardı.Essi rispondevano a bisogni immediati.
Sahip oldukları mevcut sorunlara çözüm buluyorlardı.Họ chỉ đang phản ứng lại với những vấn đề cấp thiết.
Sahip oldukları mevcut sorunlara çözüm buluyorlardı.Ils répondaient à des préoccupations immédiates
Sahip oldukları mevcut sorunlara çözüm buluyorlardı.그들은 즉각적인 문제들에 대응하고 있었죠.
Sahip oldukları mevcut sorunlara çözüm buluyorlardı.Mereka hanya merespons masalah yang ada saat itu.
Sahip oldukları mevcut sorunlara çözüm buluyorlardı.Ők csak a közvetlen következményekre reagáltak.
Sahip oldukları mevcut sorunlara çözüm buluyorlardı.Reagowali na aktualne potrzeby.
Sahip oldukları mevcut sorunlara çözüm buluyorlardı.Sie reagierten auf ihre unmittelbaren Erfordernisse.
Sahip oldukları mevcut sorunlara çözüm buluyorlardı.Ze waren bezig met te reageren op hun onmiddellijke behoeften.
Sahip oldukları mevcut sorunlara çözüm buluyorlardı.Εκείνη τη στιγμή φρόντιζαν να ικανοποιήσουν τις άμεσες ανάγκες τους.
Sahip oldukları mevcut sorunlara çözüm buluyorlardı.Вони відповідали на нагальні виклики.
Sahip oldukları mevcut sorunlara çözüm buluyorlardı.Они удовлетворяли насущные потребности.
Sahip oldukları mevcut sorunlara çözüm buluyorlardı.Те са отговаряли на незабавните нужди.
Sahip oldukları mevcut sorunlara çözüm buluyorlardı.הם הגיבו לדאגות מיידיות.
Sahip oldukları mevcut sorunlara çözüm buluyorlardı.فهم كانوا يستجيبون للأخطار اللحظية
Sahip oldukları mevcut sorunlara çözüm buluyorlardı.片付けていただけなのです 彼らがしていたことは
SD kartlar buluyorlardı.그리고 SD 카드들을 찾아냈지요.
SD kartlar buluyorlardı.Zdjęcia, albumy, aparaty i karty pamięci.
SD kartlar buluyorlardı.ומצלמות וכרטיסי זכרון.
SD kartlar buluyorlardı.وآلات تصوير وبطاقات SD.
SD kartlar buluyorlardı.それらを見つけると
Ve bu hissi kullanarak açık denizlerde yollarını buluyorlar.A umí tento smysl využít k orientaci ve stovkách mil širého oceánu.
Ve bu hissi kullanarak açık denizlerde yollarını buluyorlar.E elas podem usar esse sentido para navegar centenas de quilómetros em pleno oceano.
Ve bu hissi kullanarak açık denizlerde yollarını buluyorlar.E possono usare quel sesto senso per navigare attraverso centinaia di miglia di oceano aperto.
Ve bu hissi kullanarak açık denizlerde yollarını buluyorlar.És arra tudják használni ezt az érzéket, hogy sok száz mérföldön át tájékozódjanak a nyílt óceánon.
Ve bu hissi kullanarak açık denizlerde yollarını buluyorlar.그리고 이 감각을 이용해서 엄청난 거리의 바라를 헤엄쳐 나갈 수 있습니다.
Ve bu hissi kullanarak açık denizlerde yollarını buluyorlar.Și pot folosi acel simț pentru a naviga sute de mile de ocean.