Ana içeriğe geç
Sözlük

bulut ile cümle

bulut kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Astronomi tarihindeki temel sorunlarda biri de bulutsular ve galaksiler arasındaki tartışmadır.واحدة من أهم القضايا الأساسية في تاريخ علم الفلك هو التمييز بين السدم و المجرات.
Yıldızlararası bulutlar da uzaydaki metallerin varlığını ve oranlarını incelemek için bir ortam sağlar.كما توفر السحب بين النجوم الوسيلة لدراسة وجود ونسب المعادن في الفضاء.
Bulutlarda yanardönerlik.بريق في السحاب.
Bu bulutlar çoğunlukla hidrojenden ve % 23–28 helyum ile az miktarda daha ağır öğelerden ibarettir.هذه السحب تسمى السحابات الجزيئية وتحتوي غالبا على الهيدروجين مع 23-28% هيليوم ونسبة قليلة من عناصر ثقيلة أخرى.
Buluttan gelen bir ses, “Sevgili Oğlum budur, O’ndan hoşnudum.وَكَانَ صَوْتٌ مِنَ السَّمَأوَاتِ: أَنْتَ ابْنِي الْحَبِيبُ الَّذِي بِهِ سُرِرْتُ.}.
Ortalama bulutluluk oranı ise 4,3'dür.حجمه الظاهري هو 13.4.
Üç gün sonra, aşağıda vadide toz bulutları göründü.وجدناه بعد ثلاثة أيام في سياج.
Bulutsunun kütlesi yaklaşık olarak 10,000 Güneş kütlesi olarak hesaplanır.وتقدر القدرة الضيائية نحو 10.000 أشد من ضياء الشمس.
Bu temanın örnekleri arasında Ağaç, Kuş ve Bulut, Rüya, Robenson sayılabilir.وتعتبر أشعاره (الشجره، الطائر والسحاب، الحلم، روبنسن) من بين نماذج هذا الموضوع أيضاً.
Bulutsu, yıldız kümesinin bulunduğu mesafede yaklaşık 4 ışık yılı bir genişliğe sahiptir.تمتد هذه السحابة نحو 8 سنه ضوئية من النجم الموجود في وسطها.
Sonuç: Hava bulutlu.سماء خاليه من الغيوم.
Emir ise sis, duman, bulut anlamlarını taşır.الأبرو كلمة فارسية تعني الغيوم أو السحاب.
Bulutun gözü yaşla doldu.عيون تعشق الحياة.
R136, Tarantula Bulutsusu'nu görünür kılan enerjinin kaynağıdır.R136 produz a maior parte da energia que faz com que a nebulosa de Tarântula seja visível.
Aksine, yıldızlararası bir bulut, yıldızlararası ortamın ortalamasından daha yoğun olan bir bölgedir.Em outras palavras, uma nuvem interestelar é uma região mais densa que a média do meio interestelar.
BULUTLARA ESİR OLDUK".Eu estava nas nuvens."
Bulut mühendisliği mühendislik disiplinlerinin bulut bilişime uygulamasıdır.Engenharia de nuvem é a aplicação de disciplinas de engenharia à computação em nuvem.
Başı bulutlara kadar uzanır.Eles se mudaram para o Topo das Nuvens.
Buluttan gelen bir ses, “Sevgili Oğlum budur, O’ndan hoşnudum.Então da nuvem saiu uma voz: "Este é o meu Filho amado: ouvi-o!"
Jeans kararsızlığı yıldızlararası gaz bulutlarının çöküşü ve ardından gerçekleşen yıldız oluşumunun nedenidir.A instabilidade de Jeans causa o colapso de nuvens de gás interestelar e a subsequente formação de estrelas.
Bulutsunun kütlesi yaklaşık olarak 10,000 Güneş kütlesi olarak hesaplanır.A massa da nebulosa é estimado em cerca de 10.000 massas solares.
Taarruz günü olan 18 Mart 1915 perşembe sabahı bulutsuz ve rüzgarsız, sakin bir sabahtır.A sexta-feira, dia 16 de julho de 1918, amanheceu quente e poeirenta.
Bulutlar yer seviyesinden yüksekte bulunur.É maior que a altura das nuvens.
Bazı medeniyetler bu parçaları şekillerle ayırt ederlerdi ve karanlık bulut gruplarına isim verirlerdi.Algumas culturas distinguiram formas nessas áreas e deram nomes a essas "constelações de nuvem escura".
Omega bulutsusunun toplam kütlesi 800 Güneş kütlesi civarındadır.A massa total da nebulosa está estimada em 800 massas solares.
Yıldızlararası bulut, diğer galaksilerimizdeki gaz, plazma ve toz birikimine verilen genel addır.Nuvem interestelar é o nome genérico dado a um acúmulo de gás, plasma e poeira na nossa ou outras galáxias.
Nova kalıntıları, süpernova kalıntılarından veya gezegenimsi bulutsulardan daha az kütleye sahiptir.Remanescentes de nova são muito menos maciços que remanescentes de supernova ou nebulosas planetárias.
Gökyüzü masmaviydi, buluttan eser yoktu.O dia estava claro com o céu sem nuvens.
1987'de bir süpernova (SN 1987A), Büyük Macellan Bulutu'nda ortaya çıktı.1987 — Supernova 1987A é vista na Grande Nuvem de Magalhães.
Çevresindeki moleküler bulut NGC 1990'ı aydınlatarak, onu bir yansıma bulutsusu yapar.Epsilon Orionis é cercado pela nuvem molecular NGC 1990, que é iluminada com seu brilho.
Moleküler hidrojen bulutları yıldızların oluşumuyla bağlantılıdır.Nuvens moleculares de H2 são associadas a formação de estrelas.
Örnek: “Eğer yağmur yağıyor ise, hava bulutludur.”Exemplo: "Quando chove, a grama fica molhada.
Bu yüzden yansıma bulutsuları tarafından gösterilen titreşim tayfı, aydınlatıcı yıldızlarınkine benzerdir.Por isso, o espectro das nebulosas de reflexão é semelhante ao das estrelas que as iluminam.
Bulutsu, alışılmadık sarmal bir şekle sahiptir.A superfície interior tem uma aparência um pouco irregular.
Orion Bulutsusu gibi H II bölgesinden oluşurlar.Eles se formam em regiões H II, como a nebulosa de Órion.
Su-buzu bulutlarının fotoğrafı Opportunity tarafından 2004’te çekilmiştir.Essas nuvens de água congelada foram fotografadas pela Opportunity em 2004.
Bulutların Ötesi.Sob o Nevoeiro.
Bulutlar büzüşmeye devam ettikçe sıcaklık yükselmeye başlar.Quando a nuvem se contrai, ela começa a aumentar em temperatura.
Çok uzak bulutlar veya karlı dağ zirveleri bu nedenle sarı görünür.Ou as montanhas ao longe que parecem azuladas.
Gökbilim Kataloğunda NGC 2264 gösteriminde sadece bulutsuya değil, iki nesneye de atıfta bulunulur.A designação de NGC 2264 no New General Catalogue refere-se a ambos os objetos e não apenas à nebulosa.
Bu bulutlar gökyüzünde her yeri kaplayabilir.Essas raízes podem brotar de qualquer lugar do solo.
Kaliforniya bulutsusu E. E. Barnard tarafından 1884 yılında keşfedilmiştir.A Nebulosa da Califórnia foi descoberta por Edward Barnard, em 1884.
Uçaktan bulutlara CO2 buzu atarak denediler.Consequentemente, a aeronave decolou com gelo claro nas asas.
Bu küme, Macellan Bulutları ve SagDEG uydu gökadalarından daha uzaktadır.Este aglomerado estelar está mais longe do que as Nuvens de Magalhães e SagDEG, satélites de nossa Galáxia.
Bulutların üstüne çıkacak, kendimi Yüceler Yücesi'yle eşit kılacağım.'Pois eu falo alto, e faço um grande discurso!".
Koni Bulutsusu, Yılbaşı ağacı yıldız kümesi'ni çevreleyen bulutsunun bir parçasıdır.A Nebulosa do Cone faz parte da nebulosidade em torno do Aglomerado Árvore de Natal.
HD 85512 b'nin %50'den fazla bulutla kaplı olması hâlinde yaşanabilir olduğu sanılıyor.HD 85512 b possui massa 3,6 vezes maior que a Terra.
Konuşmasında “Bu bulut sistemi dedikleri bir şey var şimdi.A este sistema dá-se o nome "sistema irradiante".
Hava yıl içinde % 25 açık ve bulutsuzdur.Cerca de 40% do ano é nublado.
C.T.R. Wilson, Bulut Odasını bu rasathanede bir ay çalıştıktan sonra bulmuştur. ^Charles Wilson inventou a câmara de nuvens após ter passado algum tempo a trabalhar nesse observatório.
Bu bulutsu, parlak gezegenimsi bulutsular içinde Dünya'ya en yakın olanıdır.Isso explica parcialmente a aparência mais brilhante do planeta nos solstícios.
Daha sonradan Bulut, Cessi ve Kont arkadaş olur.Mendo Luz, conde e provavelmente seu filho.
Sırt üstü yatıp bulutların geçişini izlemekten hoşlanıyorum.Eu gosto de me deitar de costas e observar as nuvens passando.
Ne deniz, ne güneş, ne de bulutlar kalmıştır.In de zomer niet of weinig in de volle zon laten staan (tegen uitdroging).
Bulutların üstüne çıkacak, kendimi Yüceler Yücesi'yle eşit kılacağım.'Ik zal de storm uitdagen en maken dat de wind mij eerbiedigt."
Uzun Beyaz Bulutların Ülkesi anlamına geliyor.Het land van de lange witte wolk.
Eta Carinae'nın etkileri bulutsu üzerinde doğrudan görülebilir.De effecten van Eta Carinae op de Carinanevel kunnen rechtstreeks geobserveerd worden.
Bulut, Özgür.Onafhankelijk, bevrijd.
Beren Saat Murat Yıldırım Aras Bulut İynemliDit zijn: Parelmoerwolken Lichtende nachtwolken
Bulutsu ilk olarak 1731 yılında John Bevis tarafından gözlemlenmiştir.De nevel bleek in 1731 al beschreven door John Bevis.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod